Cenab-ı Hak kemal-i rahmetinden, şeriat-ı İslamiyenin ebediyetine bir eser-i himayet olarak, her bir fesad-ı ümmet zamanında bir muslih veya bir müceddid veya bir halife-i zişan veya bir kutb-u a'zam veya bir mürşid-i ekmel veyahud bir nevi Mehdi hükmünde mübarek zatları göndermiş; fesadı izale edip, milleti ıslah etmiş; Din-i Ahmediyi (A.S.M.) muhafaza etmiş. Madem adeti öyle cereyan ediyor, ahirzamanın en büyük fesadı zamanında; elbette en büyük bir müçtehid, hem en büyük bir müceddid, hem hakim, hem mehdi, hem mürşid, hem kutb-u a'zam olarak bir zat-ı nuraniyi gönderecek ve o zat da Ehl-i Beyt-i Nebeviden olacaktır. Cenab-ı Hak bir dakika zarfında beyn-es sema vel-arz âlemini bulutlarla doldurup boşalttığı gibi, bir saniyede denizin fırtınalarını teskin eder ve bahar içinde bir saatte yaz mevsiminin numunesini ve yazda bir saatte kış fırtınasını icad eden Kadir-i Zülcelal; Mehdi ile de âlem-i İslamın zulümatını dağıtabilir. Ve va'detmiştir, va'dini elbette yapacaktır.
(Bediüzzaman Said Nursi - 29. Mektub'dan)
Lügatler
|
Âdet :usul, görenek, alışılmış şey, huy, tabiat Âhirzaman :dünyanın son zamanı ve son devresi Âlem :dünya, kâinat Âlem-i İslam :İslam âlemi Beyn-essema vel-arz :yer ile gök arasında Cenâb-ı Hakk :Hakkın kendisi olan yücelik sahibi Allah Cereyan etmek :akmak, gidiş, hareket, akış Din-i Ahmedi :Muhammed(a.s.) getirdiği din, İslam Ebediyet: sonsuzluk Ehl-i Beyt-i Nebevi :Peygamber(a.s.)’ın evine mensup olanlar Eser-i himayet :koruma eseri Fesad :bozukluk, karışıklık, fenalık, haddi tecavüz edip zulmetmek Fesad-ı ümmet :ümmetin karışıklığı, toplumun bozulması Hâkim :hükmeden, galip, başkasını müdahale ettirmeden idare eden Halife-i Zişan :şan ve şeref sahibi elçi, halife Islah :iyileştirmek, düzeltmek İcad :yaratma, var etme, vücuda getirmek İzâle :gidermek, ortadan kaldırmak
|
Kadîr-i Zülcelal :her türlü eksiklikten yüce kuvvet ve kudret sahibi Kemâl-i rahmet :tam bir merhamet Kutb-u âzam :en büyük kutub, devrin en büyük maneviyat önderi Mehdi :hidayete eren veya hidayete vesile olan Muhafaza :koruma, saklama Muslih :ıslah eden, iyileştiren, terbiye edici Mübarek :bereketli, uğurlu, hayırlı, çoğalmış Müceddid :yenileyen, yenileyici, her yüzyılda gelip dinin hakikatlerini ihya eden zat Müçtehid :ayet ve hadislerden hükümler çıkaran büyük İslam âlimleri Mürşid-i ekmel :en mükemmel yol gösterici Nev’ :çeşit, sınıf, cins Nümune: örnek Şeriat-i İslamiye :İslam kanunları, emir ve yasakları Teskin :sakinleştirmek, rahatlandırmak, yatıştırmak Va’detmek :söz vermek Zarfında: içinde Zat : hürmete layık kimse, kişi Zat-ı Nurani :nurlu zat, nur saçan zat Zulümat :karanlıklar, dinsizlik ve zulüm devri
|