Felsefenin halis bir tilmizi, bir firavundur. Fakat menfaati için en hasis şeye ibadet eden bir firavun-u zelildir. Her menfaatli şeyi kendine "Rab" tanır. Hem o dinsiz şakird, mütemerrid ve muanniddir. Fakat bir lezzet için nihayet zilleti kabul eden miskin bir mütemerriddir. Şeytan gibi şahısların, bir menfaat-ı hasise için ayağını öpmekle zillet gösterir deni bir muanniddir. Hem o dinsiz şakird, cebbar bir mağrurdur. Fakat kalbinde nokta-i istinad bulmadığı için zatında gayet acz ile aciz bir cebbar-ı hodfüruştur. Hem o şakird, menfaatperest hodendiştir ki; gaye-i himmeti, nefs ve batnın ve fercin hevesatını tatmin ve menfaat-ı şahsiyesini, bazı menfaat-ı kavmiye içinde arayan dessas bir hodgamdır.
(Bediüzzaman Said Nursi - 12. Söz'den)
Lügatler
|
Âciz :güçsüz, zayıf Acz: âcizlik, güçsüzlük Batn :iç, karın, insanın içi Cebbar :istediğini mutlaka yapan, dilediğine muktedir Cebbar-ı hodfuruş :kendini beğenmiş zorba Deni :soysuz, alçak, ahlâksız Dessas :çok aldatıcı, çok hilekâr Ferc :dişi tenâsül yeri, yarık, çatlak, cinsel uzuv Firavun :ilâhlık iddia eden dinsiz ve azgın insan Firavun-u zelil :alçaklık sahibi azgın insan Gaye-i himmet :kalben yönelme gayretinin gayesi Halis :katıksız, saf, duru, hilesiz Hasis :kötülük, fenâ tabiat, fenalık Hevesat :hevesler, boş batıl ve günah olan istek ve arzular Hodendiş :kendi için endişe eden, kendini düşünen Hodgam :kendi keyfini düşünen,kendini beğenmiş İbadet :Allah’ın emirlerini yapmak, sevaplı ve ihlâslı iş yapmak Mağrur :gururlu, boş bir şeye güvenen, kibirli
|
Menfaat :fayda, kâr, gelir Menfaat-ı hasise :kötü menfaat Menfaat-i kavmiye :kabilenin menfaati Menfaat-i şahsiye :şahsi menfaat Menfaatperest :yaptığı işin sadece şahsi çıkar yönünü düşünen Miskin :çok fakir, uyuşuk, tenbel, zavallı Muannid : inatçı, direnen Mütemerrid :inatçı, ısrar eden, dik kafalılık eden Nefis :insanın kendisi Nihayet: son Nokta-i istinad :dayanak noktası Rabb :âlemleri ve içindekileri idare edip terbiye ve rızık veren(Allah) Şâkird: talebe Tatmin :ikna etmek, rahatlatmak Tilmiz :çırak, talebe Zat : hürmete layık kimse, kişi Zillet :alçaklık, aşağılık
|