Bütün eşya bir tek zata verilmesi, vücub ve lüzum derecesinde bir kolaylık ve müteaddid esbaba verilmesi, imtina' ve muhal derecesinde müşkilatlar bulunduğu gibi; her şey Zat-ı Vahid-i Ehad'e verilse, nihayet derecede ucuzluk içinde gayet derecede kıymetdar ve fevkalade san'atlı ve çok manidar ve gayet kuvvetli olur. Eğer şirk yolunda müteaddid esbaba ve tabiata havale edilse; nihayet derecede pahalılık içinde, gayet derecede ehemmiyetsiz, san'atsız, manasız, kuvvetsiz olur.
(Bediüzzaman Said Nursi - 2. Şua'dan)
Lügatler
Ehemmiyet: önem
Esbab: sebebler
Eşya :nesneler, şeyler
Fevkalade : adetin üstünde, yüksek bir şekilde
Havale :ısmarlama, işi veya şeyi başkasına bırakma
İmtina :imkansızlık, yapmamak
Kıymetdar : kıymetli, önemli, değerli
Lüzum :gereklilik, lazım olmak
Manidar :manalı, anlamlı
Muhal :imkansız, olması mümkün olmayan
Müşkilat: zorluklar
Müteaddid: birçok, birden fazla, çeşitli
Nihayet: son
Şirk : Allah’a ortak koşmak
Şua :ışık, parıltı
Tabiat : doğa, canlı cansız bütün varlıklar, maddî âlem
Vücub :gerekli olmak, vacip olmak
Zat : hürmete layık kimse, kişi
Zat-ı Vahid-i Ehad :birlerin arasında tek olan zat, hiçbir yönden benzeri olmayan tek zat(Allah)