Unsurları zihayatın imdadına, hususan bulutları nebatatın mededine ve nebatatı dahi hayvanatın yardımına ve hayvanat ise insanların muavenetine ve memelerin kevser gibi sütleri, yavruların beslenmelerine ve zihayatların iktidarları haricindeki pek çok hacetleri ve erzakları, umulmadık yerlerden onların ellerine verilmesi, hatta zerrat-ı taamiye dahi hüceyrat-ı bedeniyenin tamirine koşmaları gibi teshir-i Rabbani ile ve istihdam-ı Rahmani ile, hakikat-ı teavünün pek çok misalleri doğrudan doğruya, bütün kainatı bir saray gibi idare eden bir Rabb-ül Alemin'in umumi ve rahimane rububiyetini gösteriyorlar.
Evet camid ve şuursuz ve şefkatsiz olan ve birbirine şefkatkarane, şuurdarane vaziyet gösteren muavenetçiler, elbette gayet Rahim ve Hakim bir Rabb-i Zülcelal'in kuvvetiyle, rahmetiyle, emriyle yardıma koşturuluyorlar.
(Bediüzzaman Said Nursi - 7. Şua'dan)
Lügatler
|
Camid :cansız, ruhsuz, sert Emir :iş, husus, şey, hadise, madde, buyruk Erzak :rızıklar, azıklar, yiyecek ve içecekler Hacet: ihtiyaç Hakikat-i teavün :yardımlaşma gerçeği Hakîm :iş ve emirleri hikmetli ve yanlışsız olan(Allah) Hariç :dış, dışarı, dışında Hayvanat: hayvanlar, canlılar Hususan :bilhassa, özellikle Hüceyrat-ı bedeniye :vücudun hücreleri İktidar :güç, takat, kudret İmdad :yardım, yardıma yetişmek İstihdam-ı Rahmani :Rahmanın merhametini sergilemek için hizmet ettirilme Kâinat : evren, yaratılanların hepsi Kevser :bereket, hayır, cennetteki havuz Medet: yardım Misal : benzer, örnek Muavenet: yardımlaşma Nebatat: bitkiler Rabb-i Zülcelal :büyüklük , heybet sahibi terbiye edici(Allah)
|
Rabb-ül âlemin :Âlemlerin terbiye, tedbir, idare ve terbiye edicisi(Allah) Rahîm :rahmet edici, merhamet eden(Allah) Rahimane :merhamet edercesine Rahmet :merhamet, acımak, şefkat etmek, ihsan etmek, esirgemek Rububiyet : Rablık, terbiye edicilik, yaratılmışlara muhtaç olduğu her şeyi vermek Şefkat :acıyarak sevmek, karşılıksız yardım ve sevgi Şefkatkarane :şefkat edercesine Şua :ışık, parıltı Şuur :anlayış, idrak, bilinç Şuurdarane :şuurlucasına, bilinçli olarak Tamir :imar etme, onarma Teshir-i Rabbani :Rabbe boyun eğmek, teslim olmak Umumî :herkesle alakalı, herkese dair, genel Usul :esas, kural, asıl,kök, metod Vaziyet :durum, hal Zerrat-ı taamiye :atomların gıdaları, atomlara lazım olan ihtiyaçlar Zihayat : hayat sahibi, canlı Zülcelal :büyüklük ve heybet sahibi
|