8-Esbaba tesir-i hakiki verilmemiş, vahdet ve celal öyle ister. Lakin mülk cihetinde esbab dest-i kudrete perde olmuştur, izzet ve azamet öyle ister. Ta nazar-ı zahirde, dest-i kudret mülk cihetindeki umur-u hasise ile mübaşir görülmesin.
9-Mahall-i taalluk-u kudret olan her şeydeki melekutiyet ciheti şeffaftır, nezihtir.
10-Âlem-i şehadet, avalim-ül guyub üstünde tenteneli bir perdedir.
(Bediüzzaman Said Nursi - Hakikat çekirdeklerinden 8-10 arası)
Lügatler
Âlem-i şehadet :görünen, hissedilen, yaşanan âlem
Avâlim’ül guyub :görünmeyen âlemler, gizli dünyalar
Azamet : büyüklük, yücelik
Celal :azamet, haşmet
cihet :yön, taraf
Dest-i kudret :Allah’ın kudret eli
Esbab : sebebler
Hakikat: gerçek
İzzet :üstünlük, değer, kıymet, muhterem ve muteber olmak
Lâkin :fakat, ama
Mahall-i taalluk-u kudret :kudretin sergilendiği yer
Melekutiyet : bir şeyin görünmeyen iç yüzü, aslı, hakikati
Mübaşir :dokunan
mülk :mal, sahip olunan şey
Nazar-ı zâhir :dışa dönük bakış
Nezih :temiz, hoş
Şeffaf :ışık geçiren parlak cisim
Tentene :tül gibi, ince ve şeffaf
Tesir-i hakiki :gerçek etki
Umur-u hasise :alçak ve değersiz işler
Vahdet: birlik