- TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ'nin bütün programlarının umdesi şu iki esastır: İSTİKLAL-I TAM, kayıtsız şartsız MİLLİ HAKİMİYET!..
- TÜRKİYE CUMHURİYETİ YALNIZ İKİ ŞEYE GÜVENİR: Biri MİLLET KARARI... diğeri ORDUMUZUN KAHRAMANLIĞI!..
Şu halde TAM İSTİKLAL nedir, MİLLİ HAKİMİYET nedir, MİLLET KARARI yani MİLLİ İRADE nedir, bunları iyi bilmek gerekir...
Ancak en "atatürkçü" geçinenlere bile sorduğunuzda, bunlara doğru dürüst bir cevap alamazsınız...
Biz bu 3 TEMEL KAVRAM'a, yine ATATÜRK'ün kullandığı ifadelerden MİLLİ SİYASET, MİLLİ ÜLKÜ ve MİLLİ AHLAK'ı da ekledik... Böylece ATATÜRK'ün kurduğu yeni DEVLET'in, yani TÜRKİYE CUMHURİYETİ'nin istinat ettiği vazgeçilmez 6 ESAS'ını tesbit etmiş olduk...MİLLİ MÜCADELE'nin gereği ve semeresi olan TAM İSTİKLAL'den MİLLİ AHLAK'a kadar hepsinin bariz özelliği MİLLİ oluşlarıdır!
Bu 6 ESAS'ı yine ATATÜRK'ten öğrenelim:
TAM İSTİKLAL
- TÜRK'ün HAYSİYET, İZZETİNEFİS ve KAABİLİYET'i çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet ESİR yaşamaktansa, mahvolsun, evladır!.. Binaenaleyh YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM!..(Mayıs 1919)
- Bu DEVLET'in dayandığı temeller İSTİKLAL-İ TAM ve kayıtsız şartsız MİLLİ HAKİMİYET'tir!.. (5.2.1923)
- İSTİKLAL-İ TAM denildiği zaman tabii SİYASİ, MALİ, İKTİSADİ, ADLİ, ASKERİ, KÜLTÜREL ve HER HUSUSTA TAM İSTİKLAL, TAM SERBESTLİK denilmektedir!... Bu saydıklarımın HERHANGİ BİRİNDE İSTİKLALDEN MAHRUMİYET, MİLLET VE MEMLEKETİN hakiki mânâsıyla BÜTÜN İSTİKLALİNDEN MAHRUMİYETİ DEMEKTİR!.. (Mayıs 1919)
- Bir millette şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi; mutlaka o milletin HÜRRİYET ve İSTİKLAL'e sahip olmasıyle kaimdir!.. (1921)
- Ne kadar ZENGİN ve MÜREFFEH olursa olsun, İSTİKLAL'den mahrum bir millet, UŞAK olmak mevkiinden yüksek bir muameleye liyakat kazanamaz!.. (Nutuk)
- HANGİ İSTİKLAL VARDIR Kİ, YABANCILARIN NASİHATLARIYLA, YABANCILARIN PLANLARIYLA YÜKSELEBİLSİN!..Tarih böyle bir olay kaydetmemiştir!.. (6.3.1922)
- Dünyada MÜSTAKİL bir DEVLET tasavvur olunabilir mi ki, İÇİŞLERİ'ne henüz DÜŞMAN sıfatını haiz olanların değil, DOSTLAR'ının dahi müdahalesine müsamaha etsin?.. (18.6.1922)
- Milletimizin kurduğu yeni DEVLETİN MUKADDERATINA, MUAMELATINA, İSTİKLALİNE, unvanı ne olursa olsun, HİÇ KİMSEYİ MÜDAHALE ETTİRMEYİZ!.. (Mayıs 1919)
- TAM BAĞIMSIZLIK bizim bugün üzerimize aldığımız görevin temelidir.. Uygulanıp uygulanamıyacağı üzerinde çok düşündük. Sonunda edindiğimiz kanı ve inanç, bunda başarı kazanacağımız oldu!..
***
- Bütün cihan bilmelidir ki, artık bu DEVLET'in ve MİLLET'in aında hiç bir kuvvet yoktur, hiç bir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da MİLLİ HAKİMİYET'tir!..Yalnız bir makam vardır. O da MİLLETİN KALBİ, VİCDANI ve VARLIĞIDIR!..(16.1.1923)
- Milletimizin kurduğu yeni DEVLETİN MUKADDERATINA, MUAMELATINA, İSTİKLALİNE, unvanı ne olursa olsun, HİÇ KİMSEYİ MÜDAHALE ETTİRMEYİZ!.. (Mayıs 1919)
- Mutlak ve sınırsız EGEMENLİK ERKİ yalnız ve yalnız halkın kendisindedir... HALKIN toplu halde KENDİNİ SATMASI, KENDİNE İHANETİ, ya da KÖTÜLÜK ETMESİ DÜŞÜNÜLEMEZ!..
- Sultanlarla yönetilen memleketlerde VATAN için en büyük TEHLİKE, sultanların düşmanlar tarafından satın alınmalarıdır... Meclislerle yönetilen memleketlerde de EN YIKICI YAN, bazı MİLLETVEKİLLERİMİZİN ECNEBİ NAM VE HESABINA ÇALINMIŞ VE SATIN ALINMIŞ OLMALARIDIR!.. MİLLET MECLİSLERİNE KADAR GİRMEK YOLUNU BULABİLEN VATANSIZLARIN VARLIĞI, TARİHİ ÖRNEKLERİYLE BELLİDİR!.. (Ekim 1927)
***
- MEVCUDİYETİMİZİ MUHAFAZA ve MİLLİ EMELLERİMİZİN TEMİNİ İÇİN HAKİKİ DAYANAĞI HARİÇTE DEĞİL, DAHİLDE BULMAK prensibini İcra Heyeti kabul etmiştir... Şuradan buradan gelecek kuvvetlere dayanarak EMEL takip edersek, hayal kırıklığına uğrarız!.. Bunun için önce KENDİ KUVVETİMİZ'e önem veriyoruz!..
- Bir millet varlığı ve hakları için bütün kuvvetiyle bütün fikri ve maddi güçleriyle alakadar olmazsa, BİR MİLLET KENDİ KUVVETİNE DAYANARAK VARLIĞINI VE BAĞIMSIZLIĞINI TEMİN ETMEZSE; ŞUNUN BUNUN OYUNCAĞI OLMAKTAN KURTULAMAZ!..
- Yüzyıllardır milletimizi idare eden HÜKÜMETLER, DOĞU'yu ve BATI'yı TAKLİT'ten kurtulamadıklarından, sonuç milletin CEHALET'ten kurtulamaması olmuştur!..
- MİLLET İŞLERİ ancak MİLLİ KARARLAR dayanmakla, MİLLETİN GENEL DUYGULARI'na TERCÜMAN olmakla gerçekleşir!..
- Bizim vuzuh ve tatbik kaabiliyeti gördüğümüz siyasi meslek, MİLLİ SİYASET'tir!..
- MİLLİ SİYASET'ten kastettiğim mânâ şudur: MİLLİ SINIRLARIMIZ İÇİNDE en önce KENDİ KUVVETİMİZE DAYANARAK VARLIĞIMIZI KORUYUP, MEMLEKETİN İÇ SAADET VE İMARINA ÇALIŞMAK!..
- MİLLETİMİZİN YÜKSEK KARAKTERİNİ, YORULMAZ ÇALIŞKANLIĞINI, ZEKÂSINI, İLME BAĞLILIĞINI, EL SANATLARINA OLAN SEVGİSİNİ, MİLLİ BİRLİK DUYGUSUNU MÜTEMADİYEN ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besliyerek İNKİŞAF ETTİRMEK, MİLLİ ÜLKÜMÜZDÜR!..
- Nasıl bakarken gözlerimizin farkında değilsek, ama bizim görmemizi sağlıyorsa, MİLLİ ÜLKÜ de bütün davranışlarımızda, farkında olmadan yaşar ve bize yön verir!..
- Aynı iman ve kat'iyetle söylüyorum ki, MİLLİ ÜLKÜ'yü tam bir bütünlükle yürütmekte olan TÜRK milletinin BÜYÜK MİLLET olduğunu, bütün MEDENİ ÂLEM az zamanda bir kere daha tanıyacaktır!..
- YÜKSEL TÜRK!.. SENİN İÇİN YÜKSEKLİĞİN HUDUDU YOKTUR!.. İşte PAROLA budur!..
- MİLLETİN İÇTİMAİ NİZAM VE SÜKUNU, günümüzde ve gelecekte REFAHI, SAADETİ, SELAMETİ ve GÜVENLİĞİ, MEDENİYETTE İLERLEMESİ ve YÜKSELMESİ İÇİN İNSANLARDAN her hususta İLGİ, GAYRET, nefsin feragatını gerektiği zaman SEVE SEVE NEFSİNİN FEDASI'nı istiyen MİLLİ AHLAK'tır!..
- Bir milletin namuskâr bir mevcudiyet, şayan-ı hürmet bir mevki sahibi olması için, o milletin yalnız ÂLİM ve MÜTEFENNİN bulunması kafi değildir!.. Her ilmin, her şeyin fevkinde bir HASSA'ya sahip olması lazımdır!.. Ki, o da o milletin muayyen ve MÜSBET bir SECİYE'ye malik bulunmasıdır!..