Son yıllarda bazı devletlerin ısrarla Türkiye'nin önüne sürdükleri Sözde Ermeni Soykırımı meselesi,Dünyanın ve ülkemizin gündemini fazlasıyla meşgul etmektedir.İşte bu Ermeni meselesi hakkında yazılan eserlerden biriside Doçent Doktor Ahmet Halaçoğlu tarafından yazılan "1895 Trabzon Olayları ve Ermenilerin Yargılanması" isimli eserdir.
1879 yılında gerçekleşen Fransız İhtilali ile başlayan milliyetçilik fikirleri ,1800 yıllarından itibaren Osmanlı Devleti'ne de sıçramıştır.Özellikle Balkanlardaki gayri Müslim unsurlar arasında bağımsızlık fikirleri
canlanmıştır.Büyük devletlerin de desteğiyle Sırplar ve Yunanlılar bağımsızlıklarını kazanmışlardır.Rusların 1828 Türkmençay anlaşmasından sonra başlattıkları Ermeni politikası,Ermenilerin de komiteler kurarak bağımsızlık mücadelesine başlamalarına neden
olmuştur.Bu döneme kadar devletin en üst kademelerinde görev almış,Osmanlı dönemi Türk kültür ve hayat tarzını büyük ölçüde benimsemiş ve devlete olan hizmetleri dolayısıyla "millet-i sadıka" ünvanını kazanmış Ermeniler,iş hayatında da büyük başarılar göstererek Osmanlı toplumunun zengin sınıfı arasında yer
almıştır.XIX.yüzyılın başlarında Rusların başlattığı bu politika,yüzyılın ikinci yarısından sonra,diğer devletlerinde müdahalesiyle,Osmanlı devleti için bir "Ermeni Meselesi" haline gelmiştir.Bu arada Amerikan misyonerlerin Osmanlı coğrafyasında faaliyetlerini arttırması ve eğitim kurumları açarak azınlıkları eğitmeleri,Osmanlı Devleti'ni paylaşmak arzusunda bulunanlar için büyük fırsatlar
doğurmuştur.Neticede, XIX.yüzyıla kadar pek fazla bilinmeyen ve kimselerin ilgilenmediği Ermeniler bu yüzyılda büyük devletlerin ilgi odağı haline gelmişlerdir.Aslında batı,Ermenilerden çok, Osmanlı Devleti'nde kendi çıkarlarının peşinde bir strateji
izlemekteydi.Bu strateji sonucudur ki Ermeniler,Büyük Devletlerin desteğiyle yeni bir arayış içine girdiler.Yani bağımsızlık ve bir ülke edinme hedefi doğrultusunda mücadeleye başladırlar.Bu da Ermeni meselesini ortaya çıkardı.
İşte bu mücadele,sadece 1895 yılı içerisinde,kitabımızın konusunu teşkil eden Trabzon Ermeni Olayları'nın da içerisinde bulunduğu, 27 civarında Ermeni isyanı ve olayı meydana gelmiştir.Anadolu'da çıkan bu Ermeni isyanlarının her birisinin tek tek incelenmesi halinde,1915 yılına nasıl gelindiğinin tahlilinden başka,bugüne taşınmış bulunan Ermeni sorunun da daha iyi bilinmesine yardımcı
olucaktır.Burada şunu da belirtmekte fayda vardır ki,bu kitap,isyana karışan Ermenilerin mahkemede yargılanmaları açısından bir ilktir.*
Mahkeme kayıtlarının ağırlıklı olarak yer aldığı kitapta,çeşitli eserlerin yanı sıra,Başbakanlık Osmanlı arşivi'yle, söz konusu yılda Trabzon İngiliz elçisi olarak görev yapan Longworth'un raporlarından da faydalanılmıştır.
Eserin başında,yazarın kitabı ağabeyi Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'na atfettiğini belirten bir yazı bulunmaktadır**,Önsözden sonra kısaltmalar verildikten sonra eserin giriş bölümü verilmiştir.Giriş bölümünde Ermeniler ile Türklerin karşılaşmaları ve Ermenilerin Türk idaresine girmeleri,Osmanlı Devletinin kurulup,gelişmesiyle birlikte Ermenilerin Osmanlı tebaası haline gelmeleri,Ermeni patrikhanesinin kurulması,İstanbul'un fethinden sonra patrikhanenin Bursa'dan İstanbul'a getirtilmesi bununla beraber İstanbul'un Ermeniler için bir çekim merkezi haline gelişi,Ermeniler arasındaki mezhep dağılışı,Protestan misyonerlerin faaliyetleriyle bir kısım Ermenilerin Protestanlığı benimsemeleri,Osmanlı Devleti tarafından uygulanan ıslahat hareketleriyle birlikte Ermenilerin vatandaşlık haklarının kuvvetlenmesi,bu çerçevede Ermenilerin,Osmanlı toplumu içinde imtiyazlı bir konuma gelmesi
anlatılmaktadır.Giriş bölümünden sonra kitabın en geniş bölümünü teşkil eden birinci bölümü gelmektedir.
* Kitabın sunuş kısmında,yazar tarafından açıklanmıştır,s.10
** Her zaman destek ve yardımlarını esirgemeyen sevgili ağabeyciğim Prof. Dr. Yusuf Halaçoğluna
Eserin birinci bölümünde özetle,Ermenileri ayrılıkçı hareketlere sevk eden şartlardan bahsedilmektedir,Özellikle Osmanlı Devleti'nin zaafa uğradığı XIX.yüzyılın son çeyreğinden itibaren,yabancı devletlerin Osmanlı Devletine karşı sürdürdükleri politikalarının bir parçası olarak bu cemaati tahrik etmeye ve dini,siyasi ve ekonomik menfaatleri doğrultusunda kullanmaya
başladılar.Avrupa devletlerinin takip ettikleri bu politika,"Şark Meselesi" olarak ünlenmiştir.
Bilindiği üzere "Şark Meselesi",Avrupa devletlerinin Osmanlı tebaası Hıristiyanlarının haklarını korumak iddiası ile Osmanlı topraklarını parçalayarak aralarında bölüşmesini ifade
eder.Osmanlı Hıristiyanları için sırasıyla imtiyaz,özerklik ve bağımsızlık istemeleri adeta değişmez bir politika olmuştur.Balkanlarda Yunanlılar,Sırplar,Romanyalılar,Bulgarlar bağımsızlıklarını ilan ettikten sonra sıra Anadolu Hıristiyanlarına
gelmişti.Emperyalist güçler,Anadolu Hıristiyanlarından Ermenileri seçtiler.İlk olarak ,24 Nisan 1877' de başlayan Osmanlı-Rus harbinde Rusya,Doğu Anadolu'da yaşayan Ermenilerden yararlanma yoluna gitmiştir.Buna karşılık Ermenilerde savaş sonunda hizmetlerinin karşılığını Derhal almak istemiş ,Patrik Nerses ve İzmirliyan başkanlıklarında gizli olarak toplanan Ermeni meclisi,Çar
II.Aleksandr'a ulaştırılmak üzere bir muhtıra hazırlamıştır.Ermeniler bu muhtırada Rus Çarından şunları istemişlerdi:
1. Fırat'a kadar olan bölgenin Türklere geri verilmemesi ve buraların Ararat ili ile birleştirilerek,Rusya'ya bağlı bir Ermenistan kurulması
2. Arazi ilhakı olmayacaksa ,Bulgaristan'a ve Bulgar milletine verilecek imtiyazların,Ermeni milletine de verilmesi,
3. İşgal edilen topraklar boşaltılacaksa,Bab-ı Ali'den ıslahat için maddi teminat alınması ve ıslahatın uygulama ve tamamlanmasına kadar Rus askerlerinin işgal ettikleri toprakları boşaltmaması
Bunun üzerine Rusya ve diğer emperyalist devletler Balkanlı Hıristiyanlara bağımsızlık verecek olan Ayestefanos ve Berlin Antlaşmalarına Ermeniler ile ilgili ıslahat maddeleri ilave ettiler.Bu şekilde hem Ermeniler ile ilgili bir konu ilk defa uluslararası Antlaşmalarda yer
almış.Hem de Şark meselesi içinde bir Ermeni konusu yaratılmış oldu.Ermeniler Doğu Anadolu'da müstakil bir devlet kurmak için planlı ve uzun vadeli bir strateji takip etmişlerdir.Ermenileri bu hedefe iten şartlar şu şekilde sıralanmıştır.
1. Osmanlı Devleti "Hasta adam" olarak görülmekte ve Ermenilerde kendilerine düşen payı almak için gerekli hazırlıkları yapmaya başlamışlardır.
2. Milliyetçilik akımının ve Milli devlet modelinin yükselen değer haline gelmesiyle,Ermenilerde bu fikirlerden
etkilenmişlerdir.Bağımsız bir Ermenistan kurmayı kendilerine hedef seçmişlerdir.
3. Misyonerlerin ve misyoner okullarının Osmanlı coğrafyasına sızmaları üzerine,Ermenilerin dini sömürü vasıtasıyla Hıristiyan kamuoyunun merhamet ve alakasını üzerlerine çekmeyi ve her türlü maddi-manevi desteği arkalarına almayı düşünmüşlerdir.
4. Sömürgesi-emperyalist devletlerin,Osmanlı Devleti üzerinde ki emellerine hizmet ederek,karşılığında bir Ermeni devleti beklentisine girmişlerdir
5. Osmanlı ıslahatlarının yarattığı ortamı suiistimal etmekten çekinmemişlerdir.
Sonuç olarak Doçent Doktor Ahmet Halaçoğlu tarafından yazılan, "1895 Trabzon Olayları ve Ermenilerin Yargılanması" isimli eser tarih metodolojisi açısından bakıldığı çok güzel yazılmıştır özellikle kaynakları kullanılmakta çok ustaca davranılmıştır,eser bir çok kaynaktan yararlanılarak yazılmıştır,ayrıca yazar kendi görüşlerinde eserde belirtmiştir."Ermeni Meselesi" gibi güncelliğini koruyan bir konu hakkında yazılmış en güzel,en kolay anlaşılır eserlerden birisidir beklide, ."Ermeni Meselesi"'ni öğrenmek isteyenler için mutlaka okunması gereken kaynaklar
arasındadır.Ayrıca Trabzon'un tarihi araştırması içinde kullanılabilecek kaynaklardan birisidir,şüphesiz kaynak olarak kullanılan "Trabzon Vilayet Salnamesi" Trabzon şehrinin 19. yüzyılda ki nüfusu hakkında önemli bilgiler
vermektedir.Özetle eser ."Ermeni Meselesi" üzerinde araştırma yapmak isteyenler için ve Osmanlı'nın son dönemindeki,stratejik vilayetlerden birinin dini,ekonomik ve kültürel durumunu ortaya koyması nedeniyle bölge ve şehir tarihçiliği ile uğraşanlar açısından okunmaya değer niteliktedir.
Kitabın birinci bölümü Ermenilerin kurduğu İhtilalci-Siyasi cemiyetlerle devam etmektedir.Özellikle Hınçak ve Taşnak cemiyetleri ve onlara yardım eden İstanbul'daki Ermeni hayırseverler cemiyeti,Van'daki Araratlı,Muş'ta Mektep sevenler ve Erzurum' da milliyetçi kadınlar gibi cemiyetlerin faaliyetleri ile ilgili verilen bilgilerle devam
etmektedir.Ermeni cemiyetlerinin genel olarak amaçları "Avrupa'nın fiili müdahalesini temin etmek,Hıristiyan kamuoyunun dikkatini üzerlerine çekmek,iç politika kanalıyla Avrupalı hükümetlerin Bab-ı Ali üzerinde ki baskısını arttırmak ve nihayet Osmanlı hükümetini oldu bitti karşısında bırakmak için suikast,gösteri,baskın,katliam ve genel isyan metodları kullanmaktır." Şeklinde
sıralanmıştır.Kitabın birinci bölümü 1895 yılı içerisinde Ermeni komitelerince düzenlenen şiddet olaylarının kronolojik sırasıyla verilmesiyle sona erer.
Kitabın ikinci bölümünde Anadolu'da ve Trabzon'da ki Ermeni nüfusu
verilmektedir.Bu dönemde ki en güvenilir kaynak durumunda bulunan Tapu-Tahrir Defterleri nüfus bilgileri verilirken kaynak olarak kullanılmıştır.Ayrıca 1830 yılında yapılan,ilk genel nüfus ve arazi sayımından da yararlanılmış olup,özellikle 1890'lardan itibaren gerek Osmanlı Devleti ve gerekse yerli ve yabancı yazarlar ve müesseseler tarafından yapılan nüfus sayımları ve istatistikleri de,eserimizde
kullanılmıştır.Örnek vermek gerekirse,Başbakanlık arşivinde tarih verilmeyen ancak 1896-97 yıllarına ait olduğu sanılan belgelerde Anadolu ve Rumeli de ki toplam Ermeni nüfusu 970.536 olarak verilmektedir.Yine diğer bir belgeye bakacak olursak Vital Cuinet de aynı tarihlerde bir araştırma yapmış olup,
13.282.624 olan genel nüfusun 12.130.257 sinin Müslüman,1.152.367 sininde Ermeni olduğunu belirtmiştir.Eserin en can alıcı noktalarından birisi olan Trabzon Vilayetinde ki Ermeni nüfusu,kitabın ikinci bölümünde ayrı bir başlık olarak verilmiştir. Trabzon Vilayetinde ki Ermeni nüfusu için de Hicri 1313 (
M.1895-96) tarihli Vilayet Salnamesi'nden yararlanılmıştır.Salnameye göre vilayetin toplam nüfusu 1.071.477 kişi olarak gösterilmiştir.Bunun 869.727 si Müslüman,157.212 sinin Rum, 42.329'unun Ermeni olduğu yazmaktadır.Yine
aynı yıllarda yayınlanan Kamusü'l-a'lam ' da ki Trabzon vilayet nüfusunun,1313 tarihli salname ile aşağı yukarı aynı rakamları verdiği eserde belirtilmiştir. Trabzon Vilayetinde ki Ermeni nüfusu hakkında kullanılan kaynaklardan bir diğeri de Trabzon İngiliz Başkonsolosu Longworth'un Trabzon Vilayeti hakkında verdiği bilgidir,bu bilgiler diğer kaynaklarla uyuşmakta olup,onun raporunda, Trabzon Vilayetinde 1898 yılında
1.163.815 kişi olan nüfusun,181.044'ünün Rum,47.196'sının Ermeni olduğu kaydedilmektedir
Kitabın ikinci bölümü 1895 Trabzon Ermeni Olayları başlığı altında devam etmektedir.Trabzon'un stratejik konumuyla ilgili bilgilerle konuya giriş
yapılmıştır.Trabzon'un,İran ve Doğu Anadolu'nun Karadeniz'e açılan limanı olduğu belirtilmiş olup,özellikle buraya yerleşen Ermenilerin,bölgeyi silah kaçakçılığı ve casusluk gibi faaliyetlerinde kullandığı belirtilmiştir.Ermenilerin
bölgede çıkaracakları olaylar için önceden yaptığı hazırlıklar da anlatılmıştır.Örneğin bölgeye av için gönderilen barutun,gayri Müslim memurlar tarafından,büyük çoğunluğunun Ermenilere dağıtıldığı tespit edilmiştir. Buna ek olarak,Rus yapımı silahların,Karadeniz yoluyla Trabzon'a getirildiği ve burada Ermenilerce satın alındığı
belirtilmiştir.Ayrıca yaşları 20 ile 45 yaş arasında ki Ermenilerin üçerli guruplar halinde,kara ve deniz mıntıkalarında keşif hareketlerinde bulundukları Redif Mukaddem Taburu Kolağası Hamdi Efendi tarafından rapor edilmesi eserin bize sunduğu bilgiler
arasındadır.Ermenilerin bu hazırlıklardan sonra Trabzon Vilayetinde çıkardıkları olaylar sırasıyla anlatılmıştır.Olayların başlangıcı olarak,21 Eylül 1311 (3 ekim 1895) günü misafir olarak Trabzon da bulunan Van eski valisi Bahri ve Trabzon Fırka-i Askeriye kumandanı Hamdi paşa'ya sokakta Ermeniler tarafından saldırılması
gösterilmiştir.Bunun üzerine olayı duyan Müslüman ahali sokağa dökülmüştür.Bu olaylardan 3 gün sonra Osep adlı bir Ermenin evinde ve dükkanında çok sayıda silah ve doküman bulunmuştur,bunun üzerine teslim olan isyancı sayısının 40'ı bulduğu eserde anlatılmaktadır.
Bu olanlara rağmen olayların tamamen bastırılamadığını belirten eserde bir han odasından Müslümanların üzerine ateş açıldığı ve dört Müslüman'ın bu ateş sonucunda öldüğü bunun üzerine Müslüman ahali ile Ermeniler arasında çatışmaların çıktığı ve olayların yeniden alevlendiği
belirtilmektedir.Bu olaylarda ölenler hakkında raporlar tutulmuştur.Bu raporlardan birisi Trabzon valisi bulunan Kadir Bey'in raporu eserimizde yayınlanmıştır.Bu rapora göre Ermenilerden 177'si erkek ve 5'i kadın olmak üzere 182 kişinin öldüğü ve 19 kişinin yaralandığı,Müslümanlardan ise 11 kişinin öldüğü ve 25 kişinin yaralandığından
bahsedilmektedir.Yayınlanan bir başka rapor ise Trabzon İngiliz Başkonsolosu Longworth'un yazdığı rapordur,bu raporda ölen Ermenilerin sayısı hakkında verilen rakamlarla,Türk kaynaklarının verdiği rakamlar birbirini tutmamaktadır.Buna
göre civar kasaba ve köylerde (Gümüşhane dahildir) toplam 507 Ermenin öldüğü,5197 kişinin göç ettiği,16.979'unun yerinde kaldığı ,1510 ev ve dükkanın yağmalandığı ve 320 ev ve dükkanında yakıldığı belirtilmektedir. Trabzon İngiliz Başkonsolosu Longworth'un raporunda geçen bir hususa kitabımız özellikle vurgu
yapmıştır.Bu husus ise Trabzon merkezde verilen ölü sayısının 298 olmasına rağmen,raporda,Trabzon İngiliz Başkonsolosu Longworth'un 400'den fazla kişinin defnedildiğini yazmasıdır.Eserimiz bunun sebebinin olaylara katılmak üzere Trabzon'a gelen Ermeni çetecilerinin cenazelerinin olduğunu
belirtmiştir.Eserimiz ayrıca Ermeni kaynaklarında verilen rakamların herhangi bir vesikaya dayandırılmadan verilmiş olduğunu,verilen sayıların mübalağalı olduğunu,ölen Müslümanların bu kaynaklarda geçmediğini ve verilen rakamların küsüratsız olduğu için güvenilmez olduğunu da
belirtmektedir.Buna karşılık Osmanlı kaynaklarının ne kadar Müslüman ve ne kadar gayri Müslim öldüğünü vermesi dolayısıyla daha güvenilir olduğunu belirtmiştir.
Eserin üçüncü bölümünde "Divan-ı Harbe Sevkedilen Ermeniler ve Yargılanmaları"
anlatılmıştır.Olayları incelemek üzere isyan bölgesine gönderilen "Tahkik Heyeti" konusunda bazı bilgiler verilmiştir.Özellikle İngiltere'nin diplomatik çabaları sonucu bu heyete Fransa,Rusya ve İngiltere'nin Erzurum konsoloslarının dahil edildiğinden bahsedilmiştir. Tahkik Heyeti'nin 4 Ocak 1895'ten 21 Temmuz 1895'e kadar 6 aylık sürede yaptığı faaliyetler belgeleriyle
verilmiştir.Bu faaliyetler arasında 108 toplantından,109 dan fazla şahidin dinlenmesinden bahsedilmiştir. Tahkik Heyeti'nin bu faaliyetler sonucu yayınladığı rapor,New York Herald gazetesi aracılığıyla tüm dünyaya duyurulmuştur.Eser
gazetede yayınlanan bu haberi aynen yayınlamıştır.Bu rapora göre Ermenilerin dış tahrikçilerle birlikte isyan ettiğini,İngiltere'den gelen modern silahlarla askeri birliklere de karşı koyduklarını ve Osmanlı Hükümetinin asilere karşı asker göndermekle en meşru hakkını koruduğunu
belirtilmiştir.Raporda ayrıca asilerin nasıl teşkilatlandıkları,bölgeye nasıl sızdıkları ve olayları nasıl başlattıkları şahitlerin ağzından aktarılmıştır.Eserin üçüncü bölümü Manok Tatosyan'ın ve Agop Svarş'ın Divan-ı Örfi'de yargılanması ile bitmektedir.
Eserin son bölümü olan sonuç bölümünde ise "millet-i sadıka" unvanı kazanmış Ermenilerin,dış güçlerce nasıl kışkırtıldığı ve nasıl Ermeni Meselesi'nin yaratıldığı özet halinde yeniden sunulmaktadır.Ayrıca Coğrafya,tarih ve nüfusun Ermenilerin lehine olmadığı bu mücadelenin,batılı devletler tarafından da çoğu defa kabul edilmesine de vurgu
yapılmıştır.Son olarak o günlerde başarıya ulaşamayan politikaların,günümüzde farklı şekilde tekerrür etmesine, suni gündemlerle Türkiye Cumhuriyeti'nin bütünlüğü üzerine politikaların geliştirilmesine karşı tarihten ders alınması gerektiğinin önemine değinilmiştir.
Eserin sonuç bölümünden sonra dizin bölümü gelmektedir.12 sayfadan oluşan dizin bölümünden sonra ise bibliyografya verilmiştir.Bibliyografya iki ana bölümden oluşmakta olup bunlar :
1. Arşiv belgeleri
2. Araştırma ve incelemeler adlı bölümlerdir.
Arşiv belgeleri bölümü kendi içinde 3'e ayrılmaktadır.Bunlar:
1-Yıldız Tasnifi
2-İrade Tasnifi
3-Osmanlı Belgelerinde Ermeniler
Araştırma ve incelemeler bölümünde eserde yararlanılan çeşitli kaynaklar verilmiştir. Bunlar:
1313 Tarihli Trabzon Vilayet Salnamesi ,Trabzon 1313
Ahmet Cevdet,Tarih-i Cevdet,XI,İstanbul 1309.
Bayar,Celal-,Ben De Yazdım,c.5,s. 194.
Çark,Y.G-,Türk Devleti Hizmetinde Ermeniler (1453-1953),İstanbul 1953
Çaycı Abdurrahman-,"Türk –Ermeni ilişkilerinde Gerçekler" Ankara 1995.s86.
Dağlı,Yücel-Üçer,Cumhure-,Tarih Çevirme Kılavuzu,Ankara 1997
Ermeni komitelerinin İhtilal Hareketleri ve Besledikleri Emeller,Haz. İsmet Parkmaksızoğlu,Ankara
1981.Göyünç,Nejat-,Osmanlı İdaresinde Ermeniler,İstanbul 1983.
Gürün,Kamuran-,"Ermeni Sorunu Yahut Bir Sorun Nasıl Yaratılır",Türk Tarihinde Ermeniler Sempozyumu Tebliğler ve Panel Konuşmaları,İzmir,1983,s.15-28
Gürün,Kamuran-,Ermeni Dosyası,İstanbul 1983.
Halaçoğlu,Ahmet,"1866-68 Yıllarında Harput'ta Kullanılan Şahıs İsimleri Üzerine Bir Derleme",Türk Folkloru Araştırmaları,Ankara 1988,s.71-86
Halaçoğlu,Ahmet-, "İngiliz Başkonsolosu Longworth'a göre Trabzon Vilayeti(1892-98)",Belleten,
c.LXVII,sayı 250,Aralık 2003,Ankara 2004,s.881-909.
Halaçoğlu,Yusuf-,Ermeni Tehciri ve Gerçekler (1914-1918),Ankara 2001.
Hocaoğlu,Mehmed-,Arşiv Vesikalarıyla Tarihte Ermeni Mezalimi ve Ermeniler,İstanbul
1976.
Hüseyin Nazım Paşa,Ermeni Olayları Tarihi,I, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel
Müdürlüğü,Ankara,1994
Işıksal,Turgut,"Ermenilerle İlgili Araştırmalarda Osmanlı Belgelerinin Önemi ve 1893
Merzifon Olayı,",Belgelerle Türk Tarihi Dergisi,nr. 79,80,81,(1974),s.47-52.
Karabekir,Kazım-,Ermeni Dosyası,İstanbul,1995
Karal,Enver Ziya-,Osmanlı Tarihi,c.V,Ankara 1983.
Kodaman,Bayram-,Türkler Ermeniler ve Avrupa,Ankara 1994,
s.45
Kurat,Yuluğ Tekin-,Osmanlı İmparatorluğu'nun Paylaşılması,Ankara 1986.
Lewis,Bernard-,Modern Türkiye'nin Doğuşu,Çevr. Metin Kıratlı,Ankara 1970.
Osmanlı Devleti'nin İlk İstatistik Yıllığı (1897),
Haz.Tevfik Güran,c.5,Ankara 1997.
Öke,Mim Kemal-,Ermeni Sorunu 1914-1923,Ankara 1993
Sakarya,İhsan-,Belgelerle Ermeni Sorunu,Ankara 1984.
Şemseddin Sami,Kamusü'l-a'lam,c.IV,İstanbul 1980
Türk Ermenilerinden Gerçekler,İstanbul 1980
Uras,Esat-,Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi,İstanbul 1987.
Yıldız,Hakkı Dursun-,"10. Yüzyılda Türk Ermeni Münasebetleri",Tarih Boyunca
Türklerin Ermeni Toplumu İle İlişkileri Sempozyumu,Ankara 1985,
s.29-51
BANA ÖZELDEN YAZARSANIZ SEVNİRİM.
NEDEN DERSENİZ?
GRUPLARDA ADRESİM EPOSTA YOK OLARAK AYARLIDIR..
SEVİYELİ BİR PAYLAŞIM ADINA:
İYİ GÜNLER DİLERİM VE HERŞEY GÖNLÜNÜZCE OLSUN...
<=== SAYGILAR ===>
((¯`•.¤¥§¦§¥¤.•´¯ ·š£âšhºº7¯`•.¤¥§¦§¥¤.•´¯))