Dur bırak, kaynasın kahvenin suyu. Bana istanbulu anlat nasıldı, bana bogazı anlat nasıldı. Hazıran titreyişlerle, kacak yağmurlarla, yıkanmış kurumuş o yedi tepe ana şevkati gibi sıcak güneşte insanlar gülüyordu de trende vapurda otobüsde yalanda olsa hoşuma gidiyor söyle hep kahır,hep kahır,hep kahır bıktım be dur bırak kalsın açma titreyişim, bana istanbulu anlat nasıldıç Şehirlerin şehrini anlat nasıldı. Beyoğlu sırtlarından bir yasak gözlerimle bakıp, köprüler, saray burnu, minareler ve halice diyiverdim bir merhaba gizlice. insanlar gülüyordu de, trende vapurda otobüsde, yalanda olsa hoşuma gidiyor, söyle hep kahır,hep kahır,hep kahır bıktım be dur kıpırdama kal biraz öylece ne olur kokun istanbul gibi gözlerin istanbul gecesi gibi simdi gel sarıl bana kınalım gök kubbenin altında ordada beraber çok şükür diyerek yeniden baslamanın hayali hasretemin köyünde sanki bir pınar gibi insanlar gülüyordu de trende vapurda otobüsde yalanda olsa hoşuma gidiyor söyle hep kahır hep kahır hep kahır bıktım be... CEM KARACA |