Çok sevdiğim ve saydığım Necdet Kestelli ( bu yıldan itibaren 75+ yaş diliminde turnuva oynayacak
ve inşallah bu sene de ülkemizi Dünya Süper Senyörler Ülkelerarası Şampiyonasında
temsil edecek ) , Tenis Milli Takımlarımızın Çiftler kategorisindeki '' zafiyetlerinden '' bahseden
ve bu konuyu tartışmaya açmak için çağrıda bulunan bir yazı yayınladı.
Onun çağrısına uyarak, şunları söylemek istiyorum :
Ülkemizdeki performans tenisi dünyasının pek içinde değilim .
Ama, 2015 yılında toplam 20 TTF Senyör turnuvası oynamış bir Süper Senyör turnuva
tenisçisi olarak Senyör Tenisi'nin çok '' içindeyim''.
Bu nedenle, sözlerim çoğunlukla Senyör tenisi için.
Yurt dışında seyrettiğim double maçlarından edindiğim gözlemlerim şunlar :
- Çiftler Oyunu konusunda uzmanlaşan ve sivrilen ATP tenisçileri , en az saatte 200 km hızında
servis atıyorlar.(İyi double'cı olmak için sürekli ve tutarlı olarak ,çok etkili
servis atabilmek gerekiyor.)
- İyi ATP doublecılarının çoğunun boyu 1.90 metre civarında .
- İyi doublecıların hepsi , sahanın her yerinden çok iyi smaç vuruyorlar.
- İyi doublecıların hepsi son derece atletik , anında patlama refleksine sahip ve öldürücü.
- İyi doublecıların hepsi çok iyi vole vuruyorlar.
Dolayısıyla,örneğin Senyör Milli Takımına girmeye ve ülkemizi çiftlerde de
temsil etmeye arzulu Senyör oyuncularımıza sormak gerekli :
- Antreman yaparken , haftada kaç adet birinci servis, kaç adet ikinci servis
atıyorsun ? ( Maçlarda değil,'' antremanda'' ! Gerçekten,özel olarak ikinci servis de
çalışıyor musun ? Etkili ikinci servis atıyor musun yoksa topu içeri itiyor musun ? )
Haftada kaç adet smaç vuruyorsun ? Ama, sahanın her yerinden ,sadece filenin
dibinden değil .
Hayatında top spin lob antremanı yaptın mı ? Haftada kaç adet top spin lob atıyorsun ?
Haftada kaç adet paralel passing shot , kaç adet çapraz passing shot vuruşu çalışıyorsun ?
Bu örnekleri çok daha fazla artırabilirim .
Ben senenin 12 ayı boyunca,bir çok kulüpte tenis oynuyorum .
Tenis oynadığım kulüplerin hiçbirinde yukarıda saydığım spesifik vuruşları
defalarca çalışan bir Senyör tenisçi görmedim .
( Performans oyuncuları ciddi,sürekli,tutarlı bir double antremanı yapıyorlar mı ,bilmiyorum.)
Burada double dersi vermek benim haddim değil .
Ama biliyorum ki, özel olarak double çalışmaz iseniz ,iyi doublecılara yenilirsiniz.
Bir de en az bunlar kadar önemli olan, double'ın psikolojik yanı var.
Single oyununda , '' bireysel psikoloji '' ilkeleri geçerli iken,
Double'da 4 kişi oynadığı için grup interaksiyonu vardır,'' sosyal psikoloji''
ilkeleri geçerlidir. Ortağınıza pozitif enerji vermeniz için ,
'' I am OK , You are OK '' yaklaşımıyla oynamanız gerekir .
Double'da oyun psikolojisi ve performansı çok dalgalanır .
Önemli olan, oyunun ortasından itibaren yükselen dalgayı oluşturmaktır.
You Tube'da double oyunu üzerine güzel dersler var.
Meraklılarına seyretmelerini tavsiye ederim.
Ayrıca , iyi double oynamak istiyorsanız, grup psikolojisi/eşler interaksiyonları
üzerine de bir iki güzel yazı okumanızı tavsiye ederim .
( Tenis dışı ilişkilerinizde de işe yarar ! )
Son yorumum da şu :
(Necdet Bey değindiği için,söylemeden edemedim.)
Sizin takım topa vurduktan sonra, top karşı takıma doğru giderken,
hiçbir şekilde konuşamazsınız,fauldür. Bazı Senyör arkadaşlarımızın turnuva maçlarında da
yaptıkları gibi '' Haydi Bastır '' diye bağıramazsınız ! '' Karşı takımın dikkatini dağıtma '' maddesine
göre faul'dür, puan karşı takıma verilir. Ancak karşı taraf topa vurduktan sonra,
top sizin takıma doğru gelirken, '' benim'', '' senin '' , '' bırak '' gibi makul bir sesle,
kısa uyarılarda bulunabilirsiniz .
Şimdilik bu kadar .
Dediğim gibi, double dersi vermek haddim değildir.
Necdet Üstadım '' Konuşun '' dedi , ben de konuştum.
Tenise gönül veren herkese,saygı ve sevgilerimle.
Zühtü Sezer