· Dün yükselen dolar karşısında emtialardan özellikle petrolün nasıl hareket ettiğinden bahsetmiştik (alttaki mailimiz);
· Benzer şekilde uzun vadeli grafiklere baktığımızda da, 2009’dan bu yana, kısa vadelerde altın ve dolar ilişkisi zaman zaman kopsa da, aslında uzun vadede temel fiyatlamanın geçerli olduğunu görüyoruz.
· Global ekonomi Çin önderliğinde yavaşlıyor, dünyanın geri kalanının aksine ABD’de ise toparlanma var (yine de ABD’nin de potansiyel büyümesi muhtemelen %3’lerden %2-2.5’a gerilemiş durumda), ve dolar değer kazanıyor. Doların değer kazandığı ortamda da genel makro kural “emtiaların zayıflaması” gündemimize giriyor.
· Yine de, riskin yükseldiği ortamlarda önemli bir yatırım aracı olmasından dolayı, altının diğer emtialarla aynı kefeye konulmaması gerektiğini düşünüyoruz.
2009 başından bu yana altın ve dolar endeksi (DXY)

From: Gizem Oztok (G.Yatirim-Arastirma)
Sent: Wednesday, September 24, 2014 11:17 AM
Subject: Düşen petrol fiyatı (DXY vs Crude Oil)
· Aşağıdaki grafikte 2010 yılından bu yana dolar ve petrol ilişkisini görüyoruz.
· Doların değer kazandığı dönemlerde (dolar endeksi yukarı giderken) petrol altın gibi emtialarda genelde yön aşağı olur.
· Son dönemde de dolar hızla değer kazanırken, petrolün değer kaybettiğini görüyoruz. Bundan sonra da doların değer kazandığı bir döneme girdiğimiz göz önünde bulundurulmalı.
Bunun Türkiye için önemi ne?
· Cari açığımız 50 milyar dolar seviyesinde ve bunun tamamı da neredeyse net enerji ithalatından kaynaklanıyor. Son 1 yıllık dönemde de ortalama petrol fiyatı (Aug13-Aug14 arası) 108 dolar.
· Petrol fiyatının 10 dolar düşüyor olması cari açığımızı yaklaşık 4-5 milyar dolar geriletiyor.
· Dolayısıyla bundan sonraki süreçte daha düşük bir petrol fiyatı ile karışılacaksak cari açık hesaplarımızı da ona göre yeniden gözden geçirmemiz gerekebilir.
· Daha düşük petrol fiyatı, daha düşük enerji açığı ve daha düşük cari açık anlamına geliyor (ceteris paribus: özellikle de büyümeyi sabit tutmak şartıyla)

Regards
Gizem Oztok Altinsac
Chief Economist