Gen Bilimine Göre Kürtler Kimdir
Konuştukları dili esas alarak halkları isimlendiren Türklerin ve Müslüman
Arapların “Kürt” olarak adlandırdığı, gerek Türkistan coğrafyasında gerekse
Mezopotamya ve Anadolu’da Türklerle iç içe binlerce yıldır birlikte yaşayan
Kürtlerin, PKK ve bazıları tarafından “Kürt Irkı” olarak adlandırıldığı
görülmektedir. Ancak gen araştırmaları bizzat “Irk” kavramının yanlışlığı
yanında Kürtler ve Türklerin aynı bileşenlerden oluştuğunu göstermiştir. “The
Origin of Kurds” isimli [Advances in Anthropology 2012. Vol.2, No.2]
makalesinde, internette yer alan özgeçmiş bilgilerine göre, uzun yıllar
Kürtlerle ilgili insani misyonlarda çalışan ve Kürtler hakkında birçok makalesi
bulunan Avusturyalı araştırmacı diplomat, halen Süleymaniye Üniversitesi
Kürdoloji Merkezinde Profesör olan Ferdinand Hennerbichler; “İrani dil
konuşmaları nedeniyle İrani kökene sahip olduğu ve Hint-Avrupalı sayılan Kürt
topluluklarının, yeni gen araştırmaları sonucunda, İran’ın kuzeybatısından ve
Avrasya’dan olmadıkları, Mezopotamya’nın yerli halkı olan ilk atalarının, Orta
Asya’dan gelen (R1a1) ata-genini taşıyan askeri elitler tarafından dil olarak
İranileştirildiklerinin anlaşıldığını, ancak hem Asya’dan gelen antik (R1a1)
ata-geni taşıyıcıları hem de ilk Mezopotamya yerlilerinin, bugünkü çeşitli
tarihi, genetik, kültürel ve etnik tabana dayalı Kürt topluluklarının ataları
olmadığının anlaşıldığını” belirtmektedir. Makalesinin sonuç bölümünde de, “Kürt
gruplarının Avrasya ve Yakındoğu’daki çeşitli antik ataların nesli olduklarını,
tarih içinde her birinin ayrı diller konuştuğunu” ifade etmekte ve “Güneydoğu
Anadolu’dan Zagros dağlarına kadar olan Kürt gruplarının (J) klanından geldiği
ifade edilse de, bunların da ortak ata veya ortak kabileye mensup olmadıklarının
hatta aynı yer, alan veya bölgede oluşmadıklarının anlaşıldığı” açıklamasını
yapmaktadır. Gen araştırmalarına göre de, gerek Kürtlerin gerekse Zazaların
İrani sayılan diller konuşmalarına rağmen Farsların (G2) ata-genini, yok denecek
oranda (Türkiye Kürtleri %2 ve Zazalar %3,7) taşıdıkları; Kürtlerin ve Zazaların
en büyük grubunu Altay-Sibirya kökenlilerin oluşturduğu; Kürt erkek nüfusunun
%34’ünün, Zazaların ise %41’inin Altay-Sibirya ata-genleri taşıdığı
anlaşılmıştır. [Journal of Human Genetics 50 (2005): pages 435-441] ve [Advances
in Anthropology 2012. Vol.2, No.2] Yine yukarıda gösterilen araştırmalara göre,
Türkiye Kürtlerinin %34 Altay-Sibirya ata-geni yanında bazı araştırmalarda ( J )
ata-geni oranları içinde gösterilen Orta Asya-Pamir kökenli F-M89 ata-genini bir
araştırmaya göre %11,5 diğer araştırmaya göre 14,3 oranında taşıdıkları, yine
Pamir yaylalarından Avustralya kıtasına kadar alana yayılan K-M9 ata-genini
%12,7 ve (C) ata-genini de %1,1 oranında taşıdıkları göz önüne alındığında,
Türkiye Kürtlerinin en az %60’ının Altay-Sibirya ve Orta Asya-Pamir kökenli
oldukları; aynı durumun %41 oranında Altay-Sibirya ata-geni yanında %3,7
oranında (C) ata-geni ve %7,4 oranında F-M89 ata-geni taşıyan Zazalar için de
geçerli olduğu görülmektedir. Profesör Ferdinand Hennerbichler “The Origin of
Kurds” isimli makalesinde; (E, I, J gibi) diğer ata-genleri taşıyan Kürt
gruplarının da, Avrasya ve Yakındoğu’daki çeşitli antik ataların nesli
olduklarını, tarih içinde her birinin ayrı diller konuştuğunu ifade etmektedir.
Günümüzde de, tümü İrani diller grubuna giren diller konuşan Kürtlerden, Türkiye
ve Suriye Kürtlerinin Kurmançi, Irak ve İran Kürtlerinin Sorani dili konuştuğu,
yine İrani dil ailesine giren Zazaların dilinin ise bu dillerden farklı bir dil
olduğu belirtilmektedir. Yine, bazı araştırmalarda İran Kürtlerin bir bölümünün
de Altay-Sibirya (R1) Haplogrubu taşıdıkları belirtilmesine rağmen, Boris
Malyarchuk ve ekip arkadaşları tarafından 30 Kasım 2012 tarihinde yayınlanan
“Y-chromosome variation in Tajiks and Iranians” isimli makalede [DOI:
10.3109/03014460.2012.747628] İranlı Kürtlerde (R1) Haplogrubu taşıyıcılarına
rastlanmadığı, (J) ata-genine ise %60 oranında rastlandığı belirtilmektedir.
İran ve Irak Kürtlerinde (J) ata-geni taşıyanların oranının yüksek olmasına
rağmen, Zazalarda (J) ata-genini taşıyanlara rastlanmadığı, Türkiye
Kurmançilerinde ise, İran ve Irak Kürtlerine göre düşük oranda (%13,8)
rastlandığının belirtilmesi, [Advances in Anthropology 2012. Vol.2, No.2,
Tablo;1] Kürt grupları arasındaki dil farklılığının nedenini açıklayabilecek
nitelikte görünmektedir. Bu bağlamda, Türkiye Kürtlerinin çoğunluğunu oluşturan
Kurmanç ismi konusunda, (birçok araştırmacının dikkate almadığı görülen) bir
yaklaşımın açıklandığı Ali Rıza Özdemir’in “Kurmançlar Kimlerdir” makalesinin,
Kurmançi isminin kökenini araştıranlar tarafından mutlaka dikkate alınması
gereken bir mahiyette olduğunun da belirtilmesi gerekmektedir. Yine Kurmançi ve
Zazaların erkek nüfuslarının en büyük gruplarını Altay-Sibirya kökenlilerin
oluşturması yanında “Gen bilimine göre Türk kadınları kimdir” bölümünde
ayrıntılı olarak açıklandığı gibi, Türkiye Kürtleri ve Zaza kadınlarının da
içinde bulunduğu, Türkiye’deki tüm kadınların %90 civarındaki bölümünün Sibirya
kökenli oldukları, coğrafya ve iklim şartlarına adaptasyonlarının oluşturduğu ve
babalarından aldıkları bazı özellikler yanında, gen araştırmalarının Türkiye
Kürtleri ve Zaza kadınlarının da %90 civarındaki bölümünün Sibirya MtDNA
Haplogruplarını (anne/kadın genlerini) taşıdıklarını göstermiştir. Gen Bilimine
Göre Kürtler Kimdir Konuştukları dili esas alarak halkları isimlendiren
Türklerin ve M... Beğen Yorum Yap
Facebook
Bahtiyar Aydın ve TC Halil Azmi Alpay, CUMHURİYETÇİ GÜMÜŞHANE PLATFORMU'da
bir şey paylaştı.
Bahtiyar Aydın
20
Kasım, 19:53
Gen Bilimine Göre Kürtler Kimdir
Konuştukları dili esas alarak halkları isimlendiren Türklerin ve Müslüman
Arapların “Kürt” olarak adlandırdığı, gerek Türkistan coğrafyasında gerekse
Mezopotamya ve Anadolu’da Türklerle iç içe binlerce yıldır birlikte yaşayan
Kürtlerin, PKK ve bazıları tarafından “Kürt Irkı” olarak adlandırıldığı
görülmektedir.
Ancak gen araştırmaları bizzat “Irk” kavramının yanlışlığı yanında Kürtler
ve Türklerin aynı bileşenlerden oluştuğunu göstermiştir.
“The Origin of
Kurds” isimli [Advances in Anthropology 2012. Vol.2, No.2] makalesinde,
internette yer alan özgeçmiş bilgilerine göre, uzun yıllar Kürtlerle ilgili
insani misyonlarda çalışan ve Kürtler hakkında birçok makalesi bulunan
Avusturyalı araştırmacı diplomat, halen Süleymaniye Üniversitesi Kürdoloji
Merkezinde Profesör olan Ferdinand Hennerbichler;
“İrani dil konuşmaları nedeniyle İrani kökene sahip olduğu ve Hint-Avrupalı
sayılan Kürt topluluklarının, yeni gen araştırmaları sonucunda, İran’ın
kuzeybatısından ve Avrasya’dan olmadıkları, Mezopotamya’nın yerli halkı olan ilk
atalarının, Orta Asya’dan gelen (R1a1) ata-genini taşıyan askeri elitler
tarafından dil olarak İranileştirildiklerinin anlaşıldığını, ancak hem Asya’dan
gelen antik (R1a1) ata-geni taşıyıcıları hem de ilk Mezopotamya yerlilerinin,
bugünkü çeşitli tarihi, genetik, kültürel ve etnik tabana dayalı Kürt
topluluklarının ataları olmadığının anlaşıldığını” belirtmektedir.
Makalesinin sonuç bölümünde de, “Kürt gruplarının Avrasya ve Yakındoğu’daki
çeşitli antik ataların nesli olduklarını, tarih içinde her birinin ayrı diller
konuştuğunu” ifade etmekte ve “Güneydoğu Anadolu’dan Zagros dağlarına kadar olan
Kürt gruplarının (J) klanından geldiği ifade edilse de, bunların da ortak ata
veya ortak kabileye mensup olmadıklarının hatta aynı yer, alan veya bölgede
oluşmadıklarının anlaşıldığı” açıklamasını yapmaktadır.
Gen araştırmalarına
göre de, gerek Kürtlerin gerekse Zazaların İrani sayılan diller konuşmalarına
rağmen Farsların (G2) ata-genini, yok denecek oranda (Türkiye Kürtleri %2 ve
Zazalar %3,7) taşıdıkları; Kürtlerin ve Zazaların en büyük grubunu Altay-Sibirya
kökenlilerin oluşturduğu; Kürt erkek nüfusunun %34’ünün, Zazaların ise %41’inin
Altay-Sibirya ata-genleri taşıdığı anlaşılmıştır. [Journal of Human Genetics 50
(2005): pages 435-441] ve [Advances in Anthropology 2012. Vol.2, No.2]
Yine yukarıda gösterilen araştırmalara göre, Türkiye Kürtlerinin %34
Altay-Sibirya ata-geni yanında bazı araştırmalarda ( J ) ata-geni oranları
içinde gösterilen Orta Asya-Pamir kökenli F-M89 ata-genini bir araştırmaya göre
%11,5 diğer araştırmaya göre 14,3 oranında taşıdıkları, yine Pamir yaylalarından
Avustralya kıtasına kadar alana yayılan K-M9 ata-genini %12,7 ve (C) ata-genini
de %1,1 oranında taşıdıkları göz önüne alındığında, Türkiye Kürtlerinin en az
%60’ının Altay-Sibirya ve Orta Asya-Pamir kökenli oldukları; aynı durumun %41
oranında Altay-Sibirya ata-geni yanında %3,7 oranında (C) ata-geni ve %7,4
oranında F-M89 ata-geni taşıyan Zazalar için de geçerli olduğu görülmektedir.
Profesör Ferdinand Hennerbichler “The Origin of Kurds” isimli makalesinde;
(E, I, J gibi) diğer ata-genleri taşıyan Kürt gruplarının da, Avrasya ve
Yakındoğu’daki çeşitli antik ataların nesli olduklarını, tarih içinde her
birinin ayrı diller konuştuğunu ifade etmektedir.
Günümüzde de, tümü İrani
diller grubuna giren diller konuşan Kürtlerden, Türkiye ve Suriye Kürtlerinin
Kurmançi, Irak ve İran Kürtlerinin Sorani dili konuştuğu, yine İrani dil
ailesine giren Zazaların dilinin ise bu dillerden farklı bir dil olduğu
belirtilmektedir.
Yine, bazı araştırmalarda İran Kürtlerin bir bölümünün de
Altay-Sibirya (R1) Haplogrubu taşıdıkları belirtilmesine rağmen, Boris
Malyarchuk ve ekip arkadaşları tarafından 30 Kasım 2012 tarihinde yayınlanan
“Y-chromosome variation in Tajiks and Iranians” isimli makalede [DOI:
10.3109/03014460.2012.747628] İranlı Kürtlerde (R1) Haplogrubu taşıyıcılarına
rastlanmadığı, (J) ata-genine ise %60 oranında rastlandığı belirtilmektedir.
İran ve Irak Kürtlerinde (J) ata-geni taşıyanların oranının yüksek olmasına
rağmen, Zazalarda (J) ata-genini taşıyanlara rastlanmadığı, Türkiye
Kurmançilerinde ise, İran ve Irak Kürtlerine göre düşük oranda (%13,8)
rastlandığının belirtilmesi, [Advances in Anthropology 2012. Vol.2, No.2,
Tablo;1] Kürt grupları arasındaki dil farklılığının nedenini açıklayabilecek
nitelikte görünmektedir.
Bu bağlamda, Türkiye Kürtlerinin çoğunluğunu
oluşturan Kurmanç ismi konusunda, (birçok araştırmacının dikkate almadığı
görülen) bir yaklaşımın açıklandığı Ali Rıza Özdemir’in “Kurmançlar Kimlerdir”
makalesinin, Kurmançi isminin kökenini araştıranlar tarafından mutlaka dikkate
alınması gereken bir mahiyette olduğunun da belirtilmesi gerekmektedir.
Yine Kurmançi ve Zazaların erkek nüfuslarının en büyük gruplarını
Altay-Sibirya kökenlilerin oluşturması yanında “Gen bilimine göre Türk kadınları
kimdir” bölümünde ayrıntılı olarak açıklandığı gibi, Türkiye Kürtleri ve Zaza
kadınlarının da içinde bulunduğu, Türkiye’deki tüm kadınların %90 civarındaki
bölümünün Sibirya kökenli oldukları, coğrafya ve iklim şartlarına
adaptasyonlarının oluşturduğu ve babalarından aldıkları bazı özellikler yanında,
gen araştırmalarının Türkiye Kürtleri ve Zaza kadınlarının da %90 civarındaki
bölümünün Sibirya MtDNA Haplogruplarını (anne/kadın genlerini) taşıdıklarını
göstermiştir.
Gen Bilimine Göre Kürtler Kimdir
Konuştukları dili esas alarak halkları isimlendiren Türklerin ve M...
--------
Bu tecavüz yasasını çıkaran ve
destekleyenlere sırf bunu desteklemek için paylaşım yapanlara tek diyeceğim
şudur. ALLAH SİZİN ÇOCUKLARINIZA DA YAŞATSIN.