Haçlı Şövalyesi Olan Halife
*Osmanlı Devleti, Sultan Abdülmecit döneminde (
1839- 1861), İngiltere,
Fransa ve Sardinya- Piyemote'nin yanında Rus
Çarlığı'na karşı Kırım
Savaşı'na girmişti.*
*Kırım Savaşı sebepleri, oluşumu ve sonuçları
bakımından ayrı bir inceleme
konusudur.*
*Kırım Savaşı askerlik tarihinde her iki tarafın
yaklaşık 250'şer bin kişi
gibi beklenmedik derecede yüksek kayıplara uğradığı
bir felâket sayılır.*
*Askerlik uzmanları Kırım Savaşı'nı 20 nci
yüzyıldaki savaşların habercisi
olarak da değerlendirirler.*
*Ancak sonuçta Avrupa'yı Rus yayılmasından
kurtarmak amacıyla girişilen
Kırım Savaşı yüzünden Osmanlı bütçesi tamtakır
kalmış, devlet kendi
memurlarının aylıklarını bile ödeyemez duruma
düşmüştür.*
*Osmanlı Devleti, bu yüzden, tarihinde ilk kez
1854'te Mısır'ın gelirini
İngiltere ve Fransa'ya ipotek ederek Yahudi
bankerlerden borç almıştır.*
*Ne var ki, Kırım Savaşı'nın yarattığı
bir başka tahribat daha vardır ki,
pek hatırlanmaz.*
*Kırım Savaşı sonrasında Fransa İmparatoru 3.
Napolyon, Sultan Abdülmecit'e
"Legion d' Honneur " nişanının "Grand- Croix"
(Büyük Haç)' ını göndermişti.*
*O zamana kadar, hiçbir Osmanlı hükümdarı, yabancı
bir ülkenin madalya ve
nişanını kabul etmemişti, bu ilk
oluyordu.*
*Sultan Abdülmecit, bu nişanı çok önemsedi ve
olağanüstü bir merasimle
kabul etti.*
*Törende konuşan Fransa'nın İstanbul'daki
Büyükelçisi M. Thouvenel, şunları
söyledi:*
*"Gururla takdimine tavassut ettiğim bu nişan,
...günümüz siyasi şartlarında
ayrı bir önem kazanmaktadır. Bu nişan artık
Osmanlı İmparatorluğu'nun ...bütün
halklarının geleceğini Avrupa hukukunun
sağlayacağı ... emsalsiz ittifak
anlaşmasının bir
göstergesidir."*
* [image:
Image] *
*(Sultan Abdülmecit'e verilen Legion d'Honneur
Büyük Haç Nişanı'nın tam
ortasındaki yuvarlak içerisinde çapraz iki
Fransız bayrağı ve bayrakların
altında Fransızca olarak "Honeur et Patrie"
(Vatanın Namusu) yazısı yer
alıyor. Burada sözü edilen vatan
Fransa'dır.)*
*Sultan Abdülmecit, bundan sonra
kendisine İngiltere Kraliçesi'nin
sunduğu "Diz Bağı" nişanı için merasim
düzenledi.*
*Önce, bir konuyu hatırlayalım.*
*Güney İngiltere'de, Berkshire ilinde Windsor-
Maidenhead ilçesinde İngiliz
Kraliyet malikanesi olan Windsor Şatosu
bulunur. (Windsor Şatosu'nun eski
adı "Saxe-Cobourg-Gotha" idi. Almanca
kökenli olan bu isim Birinci Dünya
Savaşı sırasında "Windsor Şatosu" olarak
değiştirilmiştir. )*
[image: Image]
*Kral 3 ncü Edward, burasını 1348 yılında, " The Most Noble Order
of The
Garter" adlı tarikatın merkezi yapmıştır.*
*Tarikatın kilisesi, Windsor Şatosu'ndaki St George Şapeli'dir.*
*Saint George, tarikatın Koruyucu Azizi olarak kabul edildiğinden
onun
yortu günü olan 23 Nisan, Aziz George Günü olarak kutlanır.*
*Sultan Abdülmecit ve Padişah'ın arması Windsor Şatosu'ndeki St.
George
Şapeli' nin duvarına diğer şövalyelerin yanına
takılacaktı.*
*Böylece tüm İslâm dünyasının Halifesi olan Sultan Abdülmecit,
salt
Osmanlı'yı Avrupa Birliği'ne sokup toprak bütünlüğünü koruyabilmek
uğruna
kendisinden önce hiçbir Osmanlı Padişahı'nın yapmadığı aklına
bile
getirmediği bir davranışta bulunuyor, adını Saint George
Hıristiyan
Tarikatı' nın müritleri arasına yazdırıp Hıristiyanlığı
yüceltmekle yükümlü
bir Garter Haçlı Şövalyesi oluyordu.*
*Şüphesiz bu durum, Padişah'ın halife sıfatıyla bağdaşmıyordu.*
*Bu konuyu anlatan kaynaklar:*
*İngiliz Büyükelçiliği'nin Piskoposu, Halife Padişah
Abdülmecit'in
Hıristiyan tarikatına giriş töreninde ona Garter Haçlı
Şövalyesi diz bağını
takarken;*
*"Siz, bundan sonra, İsa yolunda çalışacak, onun için her türlü
özveriyi
yapacak bir şövalyesiniz" dediğini;*
*İslâm Halifesi Osmanlı Padişahı Abdülmecit'in de, bunu "Evet"
diye
yanıtladığını, belirtirler..*
[image: Image]
*(Sultan Abdülmecit'in Osmanlı Devleti'ni Avrupa Birliği'ne sokmak
uğruna
girdiği Hıristiyan Tarikatı Garter Şövalyeleri'nin amblemi ve
logoları
yukarıda...
Haçın çevresinde dolanan eski Fransızca Honi soit qui
mal y pense
sözcükleri İngilizce "shame upon him who thinks evil of it",
Türkçe "Onun
(Haçın, Hıristiyanlığın) kötülüğünü düşünene lânet olsun"
anlamına geliyor.)
*
*Sonuçta, Sultan Abdülmecit, Osmanlı Devleti'nin varlığını ve
toprak
bütünlüğünü Avrupa devletlerinin güvencesi altında korumak
amacıyla,
Osmanlı Devleti' ni Avrupa Devletler Konseyi'ne sokmayı
başarabildi; fakat
bunun karşılığında Osmanlı Devleti' ni Avrupa' nın yarı
sömürgesi haline
getirmiş, kendisi de bu uğurda Hıristiyan Tarikatı' na
yazılıp Haçlı
Şövalyesi olmuş bir Padişah- Halife olarak öldü.*
*Günümüzde Avrupa Birliği ülkelerinin çoğunluğu, Türkiye'nin
Avrupa
Birliği'ne girmesine sıcak bakmıyor.*
*Yine günümüzde Avrupa Birliği, ekonomik olarak çökmek üzere ve
sorunları
çözmek için çareler aramakla meşgul !...*
*Türk halkının önemli bir bölümünün Avrupa Birliği'ne yaklaşımının
çok
sıcak olduğu da söylenemez !..*
*Avrupa'nın Osmanlı Devleti' ni kabul etmesi için her türlü
tavizi
vermekten kaçınmayan Sultan Abdülmecit' in, TBMM tarafından özel
bir
programla anılmak istenmesinin, Türkiye ve Avrupa Birliği
ilişkilerinin
giderek soğuduğu bir döneme rastlaması, igi çekici değil
de nedir ?!..*
*NOT: Yukarıdaki yazı ve resimler, bazı küçük ilâve bilgi ve
yorumlar
dışında Sayın Cengiz Özakıncı' nın "Türkiye'nin Siyasi İntiharı
Yeni-
Osmanlı Tuzağı", isimli kitabından alınmıştır.*
*Ahmet AKYOL
YALOVA
18 Kasım 2011*