05 Ağustos 2005
DÜŞÜNCEYE ÖZGÜRLÜK
YARGIDA KEYFİLİĞE SON!
Üyelerimizden Zehra Çomaklı Türkmen, yaptığı bir konuşmadan dolayı Atatürk’e hakaret suçlamasıyla yargılanıyor. Duyarlılık sahibi herkesi 10 Ağustos Çarşamba günü saat 10.30’da Sultanahmet Adliyesi’nde görülecek duruşmayı takip etmeye ve konu ile ilgili yapacağımız basın açıklamasına katılmaya çağırıyoruz!
Bu ülkede resmi tarihe aykırı görüş belirten birçok yazarın yolu yıllardır cezaevinden geçiyor. Çünkü yaşadığımız ülkede resmi ideoloji, çelikten duvar misali yasalarla korunuyor. Onlarca yıldır dayatmalarla sürdürülen resmi ideoloji, pervasızca ifade özgürlüğüne pranga vurmaktadır.
Haksöz Dergisi yazarı ve Özgür Çocuk Kulübü yöneticilerinden Zehra Çomaklı Türkmen Atatürk’e hakaret ettiği suçlamasıyla yargılanıyor. Irak’ta Savaşa Hayır Koordinasyonu’nun 4 Temmuz 2003 tarihinde Kadırga Kültür Merkezi’nde düzenlediği “Savaşa Karşı Şarkılar” adlı etkinlikte yaptığı konuşmasından dolayı Zehra Çomaklı hakkında açılan dava, karar aşamasında.
Konuyla ilgili olarak Cumhuriyet gazetesinde çıkan ihbar nitelikli haber üzerine açılan ve İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın bugüne kadarki seyrinde mahkemenin tavrı dikkat çekmekte. Sanık avukatının ısrarına rağmen ne etkinliği organize eden kişilerin, ne de davaya konu olan haberi yazan muhabirin şahit olarak dinlenmesi taleplerini kabul etmeyen mahkeme, bilirkişiden konuşmada suç unsuru olup olmadığının belirlenmesini istemişti. İÜ. Hukuk Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi ise ifade özgürlüğünden değil, yasakçılıktan yana olduğunu ortaya koyan bir karar bildirmişti. Hakaret bir yana, eleştiri boyutu içerdiği bile tartışılabilir ifadeleri bilirkişi heyeti suç kapsamında değerlendirerek YÖK düzenine uygun bir tutum takındı.
Son savunmaların yapılacağı 10 Ağustos tarihli duruşmada mahkemenin karar vermesi bekleniyor. Saat 10.30’da Sultanahmet Adliyesi’nde görülecek duruşmada verilecek karar Zehra Çomaklı Türkmen’in şahsında düşünce özgürlüğünün sınırlarına işaret etmekle kalmayıp, yargı mekanizmasının resmi ideolojik dayatmalar karşısında ne ölçüde bağımsız davranabildiğinin de göstergesi olacaktır. Tabularla örülü ve kişi putlaştırılması içerikli yasalarla korunmaya çalışılan bir yargı sisteminin artık değişmesi gerektiğine inanan, düşünce ve inanç özgürlüklerinin kısıtlanmasına, denetim ve baskı altına alınmasına karşı çıkan herkesi bu davayı takip etmeye ve konuyla ilgili yapacağımız basın açıklamasına katılmaya çağırıyoruz.