Malum günümüzde boks
müsabakaları 3 dakikalık 12 round halinde oynanıyor.
Anlaşılan İran-ABD/İsrail çatışması bu şekle evrildi.
Bundan sonra alevlenmeler, sakin dönemler şeklinde uzayıp
gidecek.
İran buna dayanabilir mi?
Sanırım dayanabilir.
ABD dayanabilir mi?
Doğrusu ABD'nin durumu sürdürülebilir değil.
Malum boks maçında esas olan indirici yumruğu atmaktır.
Ya da hiç olmazsa, gardı düşürecek yumrukda işe yarar.
Ama bununla birlikte müsabaka boyunca pek çok yumruk da yersin.
Bu nedenle boks müsabakalarında hasmın yumruğunu kabul edebilmek
de önemlidir.
Her yediğin yumrukta kendini yere atacaksan, ikinci round falan
olmaz.
Şu haliyle İran çok iyi dayak yiyor.
Adeta Rocky'nin maçın sonuna doğru ağız burun darma duman, kan
içindeki hali gibi.
Önemli sivil ve askeri tesisleri yerle bir edildi.
Ancak, bu İran'ın savaşma azmini tüketmedi.
Savaşlarda esas olan savaşma azmini yok etmektir.
Düşmanı yenilgiye razı etmektir.
2. Dünya Savaşında ve sonraki çatışmalarda hep gördük.
İşler çıkmaza girdiğinde, çatışmalar artık operasyon olmaktan
çıktığında, artık savaşla ilgili bütün ahlaki sınırlamalar
anlamını yitirdiğinde hep aynı şey olmuştur.
Sivil halkın cezalandırılması.
2. Dünya Savaşında kullanılan atom bombaları stratejik, ya da
taktik hedeflerin imhası için değildi.
Japonların savaşma azmini kırmak içindi.
Peki ya Amerika ve yandaşlarının durumu ne?
İran ne kadar çok dayak yemiş olursa olsun,
Hürmüz Boğazı hâlâ daha kapalı,
Körfezde, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri,
Umman'da bulunan bütün ABD tesisleri artık kullanılamaz halde.
Deniz üsleri, hava üsleri, radar tesisleri, on yılların birikimi
ve yatırımı yok oldu.
Bu tesisler o kadar rahat ve yoğun ateş altına alındı ki, ABD
bunların çoğunu terk etti.
Daha elim ve vahim olmak üzere, Suudi Arabistan, Irak, Suriye,
hatta Ürdün'deki üslerde de büyük zarar var.
En büyük zarar Suudi Arabistan'daki üslerde.
İran etkili olsun, olmasın Diago Garcia üssüne de füze
atabildiğini kanıtladı.
ABD donanmasını Körfeze sokmaya cesaret edemiyor.
Hatta uçakgemilerini Hürmüz Boğazının 300 kilometreden fazla
uzağına çekmek zorunda kaldı.
Bu da uçak gemilerinin etkinliğini sınırlayan bir şey.
Çünkü bu sefer de daha kolay hedef olan tanker uçakları
kullanmak zorunda kalıyorlar.
Ve zaten son dönemde tanker uçak kayıplarının artmasının sebebi
de bu.
ABD'nin İran'ın 10 maddelik geçici(!) ateşkes anlaşmasını kabul
etmiş olması dahi büyük facia.
Körfezden çıkış için büyük gemilerin yuan ya da bitkoin ödemeye
razı olmaları da çok büyük ekonomik etkileri olacak bir şey.
Bu vakitten sonra Çin ve Rusya'nın İran'a yönelik hava ve deniz
köprülerinin daha da aktif olması çok olasıdır.
En önemlisi ABD'nin ileride Çin ve Rusya'ya karşı kullanacağı,
ya da caydırıcılık sağlayacağı çok önemli bir mühimmat stoku
ciddi miktarda harcanmıştır.
ABD'nin envanterini eski seviyelere çıkarması öyle üç-beş yılda
olabilecek bir şey değil.
Dahası, bu envanterin yenilenmesi için gereken toprak
elementler, önemli ham maddelerin kaynağı, şimdiden düşmanlığını
ilan ettiği Çin.
Peki nolcak?
Bunu anlayabilmek için ilk tesbitimiz şu olmalı.
ABD'yi yönetenler Evangelist ve Yahudi siyonistler.
Bunlar Judea-Hristiyanlardır.
Cilasını kazıdığınızda altından pırıl pırıl Yahudilik çıkar.
ABD İsrail büyükelçisinin açıklamalarını görüyorsunuz.
ABD'yi AKLI SELİM değil, iman, dogmalar ve
cemaatler yönetiyor.
Tıpkı bizde olduğu gibi.
Bu nedenle ABD ve İsrail'in takip edeceği dış politikayı
öngörmek için AKLI SELİM yöntemlere hiç bakmayın.
Eski Ahit ne diyor, takipçilerine ne emrediyor?
Bunlara bakmak lazım.
Evanjeliklerin kıyamet beklentisi, "Hristiyan Siyonizmi"
olarak da bilinen bir teolojik kurguya dayanır.
Bu inanca göre kıyametin kopması için gerçekleşmesi gereken
temel unsurlar şunlardır:
Evet bu kadar basit.
Stratejik analizlerin temel unsurları olan hedef (menzil),
mevcut durum analizi, yol ve yöntem (kapsam), kaynak tahsisi,
esneklik ve denetim gibi kavramların artık bir anlamı yoktur.
Öyle derin analizler yapmayın, yapanlara da kulak vermeyin.
İsrail ve ABD teolojik hedeflerine ulaşabilmek için
yapabiliyorlarsa, yapacaktır.
Bu anlamda Türkiye ve bölge ülkeleri Evangelistlerin teolojik
hedeflerinin neresinde ona bakmalı.
Eğer ülkenizi hedef tahtasında görüyorsanız ki, bence biz de
hedef tahtasındayız, buna uygun ittifaklar, yığınak, seferberlik
hazırlıklarını yapmak gerekir.
Saygılar
Oraj POYRAZ
L2fSIJNoA0xfSNxA
--------------
- - - - -
- - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
| Gruba mesaj göndermek icin | : | ozgur-...@googlegroups.com |
| Gruba uye olmak icin | : | ozgur-gunde...@googlegroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak icin | : | 0raj....@neomailbox.net / oraj....@openmail.cc |
| Grup Sayfamiz | : | https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ |
| Arzu ederseniz bloğuma da göz atabilirsiniz | : | http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
| Eposta adresleri (Derdiniz varsa buradan ulaşın.) |
: |
0raj....@neomailbox.net oraj....@openmail.cc |