Bloomberg yazdı: Türkiye, petrol ve uzay istasyonuyla Afrika açılımını hızlandırıyor
Türkiye’nin “Çağrı Bey” derin deniz sondaj gemisinin Somali’ye doğru yola çıkması, Ankara’nın Afrika’daki enerji ve güvenlik odaklı stratejisinde yeni bir aşamaya işaret etti. Bloomberg'e göre Türkiye askeri iş birliği, ticaret dahil olmak üzere bölgede kalıcı olmayı hedefliyor
Türkiye’nin Çağrı Bey derin deniz sondaj gemisi 15 Şubat’ta Somali’ye doğru hareket etti. Somali kıyılarında yürütülecek ortak petrol ve doğalgaz arama faaliyetleri, Türkiye’nin enerji kaynaklarını çeşitlendirme hedefinde kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Bloomberg'in haberine göre bu girişim aynı zamanda Ankara’nın son 20 yılda Afrika genelinde istikrarlı biçimde genişlettiği varlığında yeni bir yatırım alanı anlamına geliyor. Türkiye, kıtada sivil altyapı projeleri yürütürken savunma sanayii ihracatını ve askeri yardımlarını da artırdı.
Çin ve Rusya’dan farklı bir model
Türkiye’nin Afrika stratejisi, Çin’in uzun yıllar büyük ölçekli altyapı projelerine dayanan yaklaşımından ve Rusya’nın güvenlik desteği karşılığında kaynak erişimi sağlamaya yönelik modelinden ayrılıyor.
Ankara, askeri destek, ticari anlaşmalar ve diplomatik angajmanı bir araya getiren daha dengeli bir yöntem izliyor. Bu stratejiyle güvenlik bağlarını kalıcı siyasi ve ekonomik nüfuza dönüştürmeyi amaçlıyor.
Ankara merkezli Pros&Cons Güvenlik ve Risk Analiz Merkezi Direktörü Serhat Erkmen, Türkiye’nin Doğu Afrika’yı enerji ve uzay programı dahil uzun vadeli hedeflerinin merkezinde gördüğünü belirterek, “Türkiye askeri destek yoluyla kalıcı bir ayak izi oluşturuyor” değerlendirmesinde bulundu.
Erkmen, Türkiye’nin dünyanın en stratejik deniz ticaret koridorlarından biri üzerinde etki alanı kurmayı hedeflediğini söyledi
Somali’de askeri ve stratejik varlık
Türkiye’nin Afrika’daki kazanımlarının en görünür olduğu ülke Somali olarak öne çıkıyor. Ankara, Mogadişu’da yurt dışındaki en büyük askeri üssünü işletiyor. 2017’den bu yana Somali ordusunun üçte birinden fazlası bu merkezde eğitildi. Türkiye ayrıca Somali’ye, El Kaide bağlantılı eş-Şebab örgütüne karşı kullanılmak üzere silahlı insansız hava araçları sattı.
Son bir ay içinde Türkiye, Somali hükümetinin pozisyonlarını güçlendirmek amacıyla F-16 savaş uçakları, tanklar ve helikopterler konuşlandırdı. Somali Devlet Savunma Bakanı Omar Abdi Ali, bu sevkiyatın yaklaşık kırk yıldır çatışmalarla sarsılan ülkede istikrarı destekleyeceğini açıkladı.
Somali’de ayrıca Türk donanmasına ait bir deniz üssü ve balistik füze test sahası inşa ediliyor. Türkiye’nin ilk uzay limanı projesinin de bu ülkede temeli atıldı.
Sivil altyapıdan diplomatik arabuluculuğa
Ankara, Somali’de askeri iş birliğinin yanı sıra okul, hastane ve havalimanı inşası gibi sivil altyapı projelerine de imza attı. Türkiye, 2024 yılında Somali ile Etiyopya arasındaki gerilimi azaltmaya yönelik bir anlaşmaya da aracılık etti.
Türkiye’nin Afrika ile ticareti geçen yıl yüzde 10 artarak 35 milyar dolara yükseldi. Bu rakam, Türkiye’nin ABD ile ticaret hacmine neredeyse eşit seviyeye ulaştı. Ticaret ağırlıklı olarak kimyasallar, tarım ürünleri, çelik ve demir sektörlerinde yoğunlaşıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği bilgilere göre Türk müteahhitler bugüne kadar Afrika genelinde toplam değeri 100 milyar doları aşan 2 binden fazla projede yer aldı.
Diplomatik ağ genişliyor
Türkiye, 2000’li yılların başından bu yana Afrika’daki diplomatik misyon sayısını yaklaşık dört kat artırdı. Türk Hava Yolları kıta genelinde çok sayıda yeni uçuş hattı açtı. Türk üniversiteleri ise on binlerce Afrikalı öğrenciye ev sahipliği yaptı.
Bu etkinin siyasi yansımaları da oldu. Ankara, 2016’daki darbe girişiminin ardından Fethullah Gülen’in takipçilerini sorumlu tuttu ve Gana, Kenya ile Sudan hükümetlerinden bu hareketle bağlantılı okulları kapatmalarını talep etti. 2024’te Kenya, Ankara’nın talebi üzerine Gülen bağlantılı olduğu belirtilen bazı Türk sığınmacıları sınır dışı etti. Aynı dönemde madencilik anlaşmaları ve Libya’dan açık deniz petrol arama lisansı gibi gelişmeler yaşandı.
Kızıldeniz'de güç dengesi
Türkiye’nin Afrika’daki angajmanı, Kızıldeniz hattında güç dengelerini şekillendirme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Ankara, çoğu zaman Suudi Arabistan, Mısır ve Katar ile paralel hareket ediyor.
Bu durum zaman zaman başka aktörlerle rekabet anlamına geliyor. Erdoğan, Etiyopya ziyareti sırasında İsrail’in Somaliland’i tanımasını eleştirerek bunun ne Somaliland’e ne de Afrika Boynuzu’na fayda sağlayacağını söyledi ve bölgenin “yabancı güçlerin mücadele alanına dönüştürülmemesi” gerektiğini ifade etti.
Somali hükümetinin Suudi Arabistan’ın baskısıyla Birleşik Arap Emirlikleri ile yaptığı güvenlik ve liman anlaşmalarını sona erdirmesinin ardından Türkiye’nin Somali’ye yeni askeri sevkiyat yapması da dikkat çekti. BAE ise Somaliland ile ilişkilerini güçlendiriyor.
Benzer bir tablo Sudan’da da ortaya çıktı. Ankara, Sudan ordusuna Türk yapımı insansız hava araçları sağladı. Sudan, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler uzmanları, paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri’ne BAE’nin silah verdiğini öne sürerken, Abu Dabi yönetimi bu iddiaları reddetti. Erdoğan ise her iki tarafla da temasını sürdürerek arabuluculuk teklifinde bulundu.
Yeni kapı: Etiyopya
Erdoğan, Etiyopya dönüşü yaptığı açıklamada Başbakan Abiy Ahmed ile ticaret ve yatırım fırsatlarını görüştüklerini belirtti. Türk şirketlerinin Addis Ababa yakınlarında planlanan büyük bir havalimanı projesine katılmasını istediğini ifade etti.
_ _ _ _ _ _ _ _ _ _
Turkey Steps Up Africa Drive With Push Into Oil and Spaceports
Turkey’s deep-sea drilling vessel Cagri Bey, leaves for Somalia from Tasucu Port in Mersin, Turkey, on Feb. 15.
Photographer: Serkan Avci/Anadolu/Getty Images
When Turkey’s Cagri Bey deep-sea drilling vessel set off for Somalia on Feb. 15, it marked the latest manifestation of President Recep Tayyip Erdogan’s ambitions in Africa.
Joint oil-and-gas exploration off the Somali coast is a crucial development in Turkey’s aims to diversify energy sources. It also represents a new domain of Turkish investment across the continent, where Ankara has steadily widened its footprint for the past two decades by building out civic infrastructure and expanding arms sales and military aid.
.webp?part=0.5&view=1)
Unlike China’s approach to the continent, which centered for years on massive infrastructure projects, or that of Russia, which trades security support for resource access, Turkey is pursuing a kind of middle course — combining military assistance with business agreements and diplomatic engagement to turn security ties into lasting influence. In Somalia, this sway has given it a purchase in the Red Sea that regional powers including Saudi Arabia and the United Arab Emirates also covet.
“Turkey sees East Africa as central to its long-term ambitions — from energy to space — and is using military support to secure a foothold,” said Serhat Erkmen, director of the Ankara-based Pros&Cons Security and Risk Analysis Center. Erkmen added that Turkey is also positioning itself to project “influence over one of the world’s most strategic shipping corridors.”
Article coThe country’s involvement in the continent is multifaceted. In Niger, it invested in public health and clean water systems. In Sudan, it built a neonatal ICU and is seeking to develop a port. In Libya, it deployed military trainers, armed drones and allied Syrian fighters to help a UN-recognized government.
The country’s involvement in the continent is multifaceted. In Niger, it invested in public health and clean water systems. In Sudan, it built a neonatal ICU and is seeking to develop a port. In Libya, it deployed military trainers, armed drones and allied Syrian fighters to help a UN-recognized government.
But nowhere are Turkey’s gains more visible than in Somalia. Ankara operates its largest overseas military base in Mogadishu, where it has trained more than a third of the Somali army since 2017 and sold it armed drones to use against al-Shabaab, the local al-Qaeda affiliate. In the past month, Turkey has deployed F-16 jets, tanks and helicopters to further shore up government positions — a delivery Somalia’s State Minister of Defense Omar Abdi Ali said would help stabilize the country, which has been wracked by conflict for almost four decades.
A Turkish naval base and ballistic-missile test range are also under development in Somalia, as is Turkey’s first spaceport, which broke ground earlier this year.
At the same time, Ankara helped develop the country’s civic infrastructure by building schools, hospitals and an airport. In 2024, it brokered a deal to ease tensions between Somalia and Ethiopia.
Turkey’s annual trade with Africa rose 10% last year to $35 billion — almost equal to its trade with the US — largely concentrated in chemicals, agriculture, steel and iron. To date, Turkish contractors have been involved in more than 2,000 projects across the continent worth $100 billion, Erdogan said last week.
Ankara has nearly quadrupled its diplomatic missions in Africa since the early 2000s. Turkish Airlines has added scores of new flight routes while Turkish universities have welcomed tens of thousands of African students.
This influence also materializes as leverage. After a failed coup attempt in 2016 that Ankara blamed on the followers of Fethullah Gulen, Erdogan pressed the governments of Ghana, Kenya and Sudan to shutter schools in their countries linked to the late cleric’s movement. In 2024, Kenya abducted and repatriated at Ankara’s request a group of Turkish asylum seekers believed to be Gulen followers. There also came mining contracts and, earlier this month, a license from Libya to explore offshore oil.
Far reach
At its core, Turkey’s engagement is a way of positioning itself to shape the balance of power — often in alignment with Saudi Arabia, Egypt and Qatar — along the Red Sea corridor, one of the world’s most strategic maritime trading routes.