𝗪𝗮𝘀𝗵𝗶𝗻𝗴𝘁𝗼𝗻 𝗘𝘅𝗮𝗺𝗶𝗻𝗲𝗿 (𝟱 𝗔𝘂𝗴𝘂𝘀𝘁 𝟮𝟬𝟮𝟲): "Erdogan’s Iraq play: A bigger game than oil" 𝗯𝘆 𝗦𝗶𝗻𝗮𝗻 𝗖𝗶𝗱𝗱𝗶 + 𝗔𝗻𝗮𝗱𝗼𝗹𝘂 𝗔𝗷𝗮𝗻𝘀ı (𝟮𝟵 𝗧𝗲𝗺𝗺𝘂𝘇 𝟮𝟬𝟮𝟲): "Türkiye ile Irak'ın enerji işbirliği Kerkük ortaklığıyla üretim eksenine taşınıyor"

0 views
Skip to first unread message

EMI P

unread,
Aug 5, 2026, 7:59:13 PM (5 days ago) Aug 5
to acao.az...@gmail.com, FloridaliTurkler, Özgür Gündem, paxturcica, Turkishforum
https://www.washingtonexaminer.com/op-eds/4675157/erdogan-zaidi-meeting-turkey-iraq-deal-pipeline-strategy/


Washington Examiner logo (color).jpeg

Erdogan’s Iraq play: A bigger game than oil



Published August 5, 2026



There is an easy way to read Turkish President Recep Tayyip Erdogan’s decision to host Iraqi Prime Minister Ali al Zaidi in Ankara on July 28, and to call the visit “historic”: as an energy story, a pipeline story, a story about barrels and stakes. That reading is not wrong, but simply incomplete.

For two decades, Turkey’s dealings with Baghdad focused on strategizing against the Kurdistan Workers’ Party — a separatist Kurdish entity intent on seceding territory from Turkey, conducting cross-border raids, and maintaining a network of bases holding no fewer than 4,000 Turkish troops across Erbil, Duhok, and Nineveh. That narrow, security-first relationship is being folded into something much more expansive, and Iraq’s Kurds are not reassured: a courtship of Baghdad, quietly encouraged by Washington’s own envoy Tom Barrack, to the region is widely felt in Kurdish circles to come at their expense.

None of this is happening in isolation. It fits a template Ankara has been running since 2024: rapprochement with Cairo, a defense framework with Riyadh, and coordination with Islamabad that a growing number of analysts now describe as an emergent Sunni-majority bloc. Erdogan has paired that outreach with a two-decade buildup across Africa, where Turkey’s embassy count has nearly quadrupled since 2002, and drone sales, military academies, and scholarships have built the kind of durable loyalty a single arms contract cannot. Iraq, hoping to leverage its geographic position as an economic and trade asset rather than a security liability, is eager to engage. And Washington, intending to wrest Iraq from Iran’s sphere of influence, is eager to support an expanded relationship between Baghdad and Ankara.

Aside from Kurdish issues, Iraq’s historic importance centers on oil, including the over-50-year agreement that governs oil exports via the Iraq-Turkey Pipeline, which transports crude from Kirkuk to Turkey’s Mediterranean Ceyhan port. The pipeline is Iraq’s primary alternative to the Persian Gulf, which usually carries more than 90% of Iraq’s oil exports.

Shortly after Zaidi’s visit, Baghdad and Ankara reached a one-year extension on the ITP agreement, which expired on July 27. The interim deal enables exports of up to 750,000 barrels per day, only half of the pipeline’s capacity despite Ankara’s hopes to utilize the pipeline fully. Following Iran’s closure of the Strait of Hormuz, Iraq’s exports to Ceyhan have not exceeded 200,000 bpd due to production constraints. The two countries are negotiating a broader deal that would encompass a lasting pipeline agreement and a resolution of Ankara’s $1.5 billion arbitration loss for permitting Iraq’s semiautonomous Kurdistan region to export oil via the pipeline without Baghdad’s permission.

Erdogan also confirmed that Turkish Petroleum has taken a 15% stake in BP’s Kirkuk redevelopment consortium, a project intended to boost crude production and associated gas capture in major northern Iraqi oil fields.

None of this is incidental. Since the closure of the Strait of Hormuz sharpened the case for alternative export routes, Ankara has pursued Turkey as a corridor bypassing both the Strait of Hormuz and Bab al Mandeb, and equity in the ground gives Turkey a producer’s stake rather than a landlord’s fee.

Layered atop the pipeline sits the “Iraq Development Road,” a roughly $17 billion rail-and-highway corridor linking Iraq’s Grand Faw port to the Turkish border and onward into Europe, Baghdad’s self-styled “third river.” The project, though launched three years before Zaidi emerged in Baghdad’s political scene, is part of the new prime minister’s vision of Iraq as a regional hub and enables Ankara’s bid to become a key transit state between Asia and the West. Transportation and infrastructure projects related to the Iraq Development Road featured heavily in the five agreements signed during Zaidi’s visit, but not without drama. At one point, Zaidi had to order the minister of transport, Wahab al Hassani, to sign one such deal. Reportedly, Hassani and his allies from Iran-aligned factions in Iraq are concerned that these agreements between Iraq and Turkey could come at the expense of Iran’s status as a regional connection point. 

Taken together, the equity stake and the corridor point past a bilateral relationship altogether, toward Erdogan’s real objective: a Turkey positioned not simply as a regional power but a global one — built, in no small part, on the same anti-Israel alignment that led Ankara to suspend trade with Jerusalem in 2024 and now anchors its courtship of Sunni and African capitals alike. While integrating Iraq more deeply with its neighbors to reduce reliance on Iran is an important American objective, Baghdad can’t fall prey to another domineering neighbor.

Sinan Ciddi is a senior fellow at the Foundation for Defense of Democracies, where he directs the Turkey program. Bridget Toomey is a research analyst at the Foundation for Defense of Democracies, focusing on Iranian proxies.

_ _ _ _ _ _ _ _ _ _






Anadolu Ajansı Değişen Dünyanın Habercisi logosu.png


Türkiye ile Irak'ın enerji işbirliği Kerkük ortaklığıyla üretim eksenine taşınıyor

- 1973 tarihli Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması'nın sona ermesiyle iki ülke, petrol taşımacılığının ötesine geçen yeni bir enerji işbirliği modeli oluşturmayı hedefliyor


29.07.2026



Türkiye ile Irak'ın enerji işbirliği Kerkük ortaklığıyla üretim eksenine taşınıyor (AA).webp



Ankara

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının (TPAO) Kerkük'teki petrol sahalarına ortak olması, Türkiye ile Irak arasındaki enerji işbirliğine petrol taşımacılığının ötesinde yeni bir boyut kazandırıyor.

Ülkenin yurt dışındaki petrol üretimini artırma ve enerji arz güvenliğini güçlendirme hedefi doğrultusunda TPAO, bp ve ConocoPhillips ile birlikte Kerkük'teki petrol sahalarını geliştirmek üzere kurulan konsorsiyuma yüzde 15 ortak oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'yi kabulü öncesinde imzalanan anlaşma kapsamında bp, ConocoPhillips ve TPAO'dan oluşan konsorsiyum, Kerkük'teki Baba ve Avanah kubbeleri ile Bai Hassan, Jambur ve Khabbaz sahalarında üretimi artırmak için birlikte çalışacak.

Irak'ın Maden Çıkaran Endüstriler Şeffaflık Girişimi'nin (EITI) kamuya açık son saha bazlı üretim verilerine göre, TPAO'nun ortak olduğu sahalarda günlük yaklaşık 300 bin varil petrol üretiliyor. Bunun yaklaşık 133 bin varili Bai Hassan, 107 bin varili Baba ve Avanah kubbeleri, 38 bin varili Jambur ve 25 bin varili Khabbaz sahalarından geliyor.

Projenin ilk aşamada 3 milyar varil petrol eş değerinin üzerinde hidrokarbon kaynağını kapsadığı değerlendirilirken bp, sözleşme alanının toplamda 20 milyar varil petrol eş değerine ulaşabilecek kaynak potansiyeli taşıdığını öngörüyor.



Harita - Türkiye ile Irak'ın enerji işbirliği Kerkük  ortaklığıyla üretim eksenine taşınıyor (AA).jpg



- Türkiye-Irak enerji işbirliğinde yeni sayfa

Söz konusu ortaklık, Türkiye ile Irak arasında enerji ilişkilerinin petrol taşımacılığının ötesine geçerek ortak üretim, yatırım ve enerji altyapısı projelerini kapsayacak şekilde yeniden şekillendiği bir dönemde hayata geçirildi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 1973 tarihli Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması'nın sona ermesinin ardından tarafların petrolün yanı sıra doğal gaz ve enerji altyapısını da kapsayan yeni bir işbirliği modeli üzerinde çalıştığını açıklamıştı.

Bayraktar, bu kapsamda Irak tarafına, BOTAŞ'ın bir yıl süreyle petrol taşımaya devam etmesini öngören geçiş düzenlemesi teklif edildiğini, bu süreçte yeni boru hattı anlaşmasının müzakere edilmesinin planlandığını belirtmişti.

Irak'ın günlük 750 bin varillik taşıma kapasitesine ihtiyaç duyduğunu ifade eden Bayraktar, mevcut akış günlük yaklaşık 180-200 bin varil seviyesinde olsa da Türkiye'nin bu kapasiteyi tahsis etmeye hazır olduğunu söylemişti.

Yeni anlaşmanın petrolün yanı sıra enerji altyapısını kapsaması ve mevcut boru hattının Basra'ya kadar uzatılmasının da hedefler arasında yer aldığı belirtilmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Irak tarafıyla en kısa sürede kapsamlı bir enerji işbirliği anlaşması imzalamayı hedeflediklerini açıklamıştı.

Kerkük ortaklığı, TPAO'nun günlük 1 milyon varil petrol ve doğal gaz üretimi hedefi doğrultusunda atılan en önemli adımlardan biri olarak değerlendirilirken Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi de ülkesinin Türkiye'ye günlük 1 milyon varile kadar petrol sağlayabilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade etti.

- 750 bin varil hedefi Kerkük ortaklığını öne çıkarıyor

Washington Arap Körfez Ülkeleri Enstitüsü Misafir Öğretim Üyesi Kate Dourian, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, TPAO'nun Kerkük ortaklığının Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı konusunda yürütülen müzakerelerle yakından bağlantılı olduğunu söyledi.

Dourian, mevcut anlaşmanın sona ermesinin ardından tarafların nihai anlaşma üzerinde çalıştığını belirterek, geçiş dönemini kapsayan düzenlemenin Irak ham petrolünün Ceyhan Limanı'na ihracatının sürmesini sağlayacağını, yeni anlaşmanın ise petrolün yanı sıra doğal gaz ve elektrik akışını da kapsamasının beklendiğini ifade etti.

TPAO'nun projeye ortak olmasının stratejik açıdan anlamlı olduğunu vurgulayan Dourian, şunları kaydetti:

"Günlük yaklaşık 220 bin varil seviyesindeki petrol akışının 750 bin varile çıkarılması Kerkük sahalarının daha fazla geliştirilmesini gerektirecek. Bu nedenle TPAO'nun projeye ortak olması stratejik açıdan anlamlı. Ayrıca bp ve ConocoPhillips ile kurulan ortaklık, TPAO'nun Irak'ta veya bu şirketlerin faaliyet gösterdiği diğer ülkelerde yeni projelerde yer almasının önünü açabilir."

- TPAO küresel petrol devleriyle aynı masada

Londra Enerji Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Öğütçü de ortaklığın, Türkiye'nin enerjiyi yalnızca ithal eden değil, kaynağında üreten ve yöneten ülke olma stratejisinde önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

Enerji güvenliğinin yalnızca petrol satın almakla değil, üretime ortak olmakla güçlendirilebileceğini belirten Öğütçü, "Kerkük dünyanın en büyük ve en verimli petrol havzalarından biri. Irak yaklaşık 145 milyar varillik kanıtlanmış rezerviyle dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip ülkeleri arasında yer alıyor. TPAO'nun bp ve ConocoPhillips gibi küresel şirketlerle aynı projede yer alması, Türkiye'nin uluslararası enerji ligindeki konumunu güçlendirecektir." dedi.

Öğütçü, TPAO'nun Kerkük'teki varlığının şirketin uluslararası üretim portföyünü büyüteceğini, döviz gelirini artıracağını ve Türkiye'nin enerji arz güvenliğine katkı sağlayacağını dile getirerek, Kerkük-Ceyhan Boru Hattı'nın yeniden etkin kullanılmasının Türkiye'nin bölgesel enerji ticaret merkezi olma hedefini destekleyeceğini ifade etti.

Bu yatırımın TPAO'nun gelecekte daha büyük uluslararası projelerde rol almasına katkı sağlayacağını kaydeden Öğütçü, şu değerlendirmede bulundu:

"Bu anlaşmayı yalnızca yüzde 15'lik bir ortaklık olarak görmek eksik olur. Asıl değer, TPAO'nun dünyanın en önemli petrol havzalarından birinde bp ve ConocoPhillips gibi küresel enerji şirketleriyle aynı masada yer almasıdır. İlk aşamada 3 milyar varilden fazla petrol eş değeri üretim potansiyeline sahip bu proje, Türkiye'nin enerji güvenliği, uluslararası üretim kapasitesi ve bölgesel enerji merkezi olma hedefi açısından uzun vadeli stratejik bir kazanımdır. Gelecekte enerji jeopolitiğinde güçlü ülkeler, sadece enerji tüketenler değil, üretime ortak olan, rezerv geliştiren ve küresel enerji şirketleri oluşturabilen ülkeler olacaktır."




Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages