--
- - - - - - - - - - - - - - - -
Yanlış olan, yosunlu taşlar gibi kalmaktır
~Taha AKYOL~
- - - - - - - - - - - - - - - -
Dünyada Makamlar, Mevkiler Bâki Değildir.
~Recep Tayyip ERDOĞAN(RTE)~
- - - - - - - - - - - - - - - -
AK PARTİ SAFLARINA DAVET VAR…
https://www.youtube.com/watch?v=HjlcIjdQ0-A
- - - - - - - - - - - - - - - -
COK SEVDIM BIR ZAMANLAR, SEVIYORUM YINE DE
Cok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
Alip basimi gitmeyi yollar boyunca
Seyretmek bir bozkir aksamini camindan bir otobusun
Masal sehirlerini gecerken hizla
Cok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
Urpertili, simsicak tenini kadinlarin
Salmak serin sulara govdemi
Dusup gitmek ardina siirin ve askin
Cok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
Varoldugumu dusunmeyi, urpererek..
Karanlik bir odada kucuk bir cocuk gibi
Yagmurdan ve yalnizliktan urperek
Cok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
Dusuncemi genis ve sonsuz olanla birlestirmeyi
Hircin ve ele gecmezce atilgan
Uysal ve usulcacik benim olan seyi…
Cok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
Ve hep sevecegim beynim ve tenim varoldukca bu dunyada
Piril piril olani, her zaman bir guz diriliginde
Degismez ve degisken olani sonsuzca…
~ATAOL BEHRAMOGLU
Eylul 1978~
- - - - - - - - - - - - - - - -
Bir adam bir dus gordu ve uyandiginda yorumcuya giderek dusunu
kendisi icin yorumlamasini istedi.
Yorumcu adama dedi ki, bana uyanikken gordugun duslerle gel ki
anlamlarini soyleyebileyim.
Ama uykunun dusleri ne benim bilgeligime aittir ne de senin
imgelemine.
~Halil CIBRAN~
- - - - - - - - - - - - - - - -
Bozcaada Yolunda Volvo V40 Testi
~24 Temmuz 2013
Geçtiğimiz hafta Volvo’nun yeni üretimi V40 serisi için #osensin
kampanyası dahilinde arabayı test etmek için Bozcaada’ya
gidecektik. Arabayı henüz görmeden beğenmiştim. Sonuçta bu bir
arabaydı ve her halükarda belediye otobüslerinden iyiydi.
Yola çıkış Hollywood filmlerini aratmayacak bir tempodaydı. Altı
üstü Bozcaada’ya gidecektik ama hazırlıklar bir rehine kurtarma
operasyonunu aratmıyordu. Yol haritaları, kameraların kurulması,
takip aracı, kahve termosu, yol gözlüğü, araç kiti… Kampanyayı
yürüten Havas Engage İstanbul hiçbir ayrıntıyı atlamamıştı. Takip
aracıyla her daim irtibat halinde olmamızı sağlayan bir telsiz
bile verdiler. İşte o an kuşkulanıp Yasa dışı bir şeyin içinde
değiliz, öyle değil mi? diye sordum gözlerimi kısarak.
V40’ı ilk gördüğümde tepkim Belediye otobüsüne göre oldukça küçük
oldu. Yıllardır belediye otobüsünde seyahat edince insan bütün
kıyaslamaları ona göre yapıyor. Şoför mahalline oturduğumda
alışkanlıktan olsa gerek yaşlı bir teyzenin gelip yer isteyeceği
tedirginliğini yaşadığımı itiraf etmeliyim. Çok şükür böyle bir
şey yaşanmadı.
Dolmabahçe’den Bozcaada’ya doğru hareket ettik. İlk olarak hız
kadranını fotoğrafladım. Bunu 127 km hızla giderken yapmak çok
kolay değil. Kimseye tavsiye etmiyorum. Yanımdan belediye
otobüsleri geçiyordu. Orada tıkış tıkış seyahat edenleri görünce
ağladım. Ama onlar gülüyordu. İki gün sonra tekrardan aramıza
döneceksin bakışlarıyla beni süzdüler. Yaptıkları hoş değildi.
Yolda V40’ın Adaptive Cruise Control sistemini test ettim. Öndeki
araca göre hızı ayarlayan bir sistem bu. Yokuş yukarı ya da aşağı
fark etmiyor, öndeki araçla aranızda sizin belirlediğiniz mesafeyi
koruyacak şekilde ilerliyor araba. Gaza ya da frene kendi basıyor.
Büyük kolaylık şeklinde değerlendirilebilir ama şoför karizması
dediğimiz olgu yara alıyor. Yaa cruise control olduktan sonra ben
de sürerim şeklinde insanı yaralayan ifadelere maruz kalıyorsunuz.
Bir de dalgınlıkla şeridinizi aşarsanız direksiyon titriyor ve
sizi gerisin geri şeridinize döndürüyor. Bunu da 2013 yılına
geldiğimiz bugünlerde bir insan hakları ihlali ve kişi iradesine
saygısızlık olarak değerlendirdim. Trafiğin emniyeti açısından
doğru olabilir fakat özgür irade yerlerde. 1789 Fransız
İhtilalinin kazanımlarını birer birer kaybettiğimiz hissine
kapıldığımı söylemeliyim. Elbette bu özelliği kapatabildiğinizi
veya sinyal verdiğiniz zaman devre dışı kaldığını belirtmek lazım.
Sorunsuz bir şekilde yola devam ediyorduk. Çanakkele’ye doğru
çeşitli ilçelerin ve kasabaların içinden geçtik. Burada etraftaki
tabelalara bakınca bir gerçeği fark ettim. İstanbul’dan
uzaklaştıkça dükkan isimlerinde bir özensizlik, bir
vurdumduymazlık göze çarpıyor. Mıstık Büfe, Ejder Pansiyon,
Çoğumlu Solaryum bunlardan sadece birkaçı. Özellikle Ejder
Pansiyon’da durup hangi kafayla böyle bir ismi seçtiklerini ve
neden hala batmadıklarını sorasım geldi. Fakat yolumuz uzundu.
Gelibolu’da arabalı vapura binip karşıya geçtik. Oradan
Bozcaada’ya bizi götürecek vapura binmek üzere Geyikli’ye doğru
yola çıktık. Yol üzerinde mola yerimiz Manzara Restaurant’tı.
Adından da anlaşılacağı gibi muhteşem bir manzarası vardı. Ama
inanır mısınız bir kere bile dönüp bakmadım, çünkü yemek daha
önemliydi. Manzara her yerde vardı.
Yolda, kırmızı ışıklarda, benzincilerde, vapurda hep ilgi
odağıydık. Ünlü biri olduğum için ilgiden sıkılmamayı
öğrenmeliydim. Fakat sorular genelde kaç beygir, fiyatı ne kadar
minvalinde olunca hayal kırıklığına uğradım. Daha yeni piyasaya
çıkmış bir arabanın benden çok ilgi görmesi üzücüydü. Arabayı
süren ben olduğum için bana da hayranlıkla bakıyorlardı. Ayağımızı
yerden kesiyo işte türünde cevaplarla tevazumu ve efendiliğimi
gösterince bana bir kez daha hayran kaldılar.
BOZCAADA
Bozcaada’ya vardığımızda akşam olmuştu. Hemen otele yerleşip bizi
bekleyen yemek masasına kavuşmak için Cabali Balıkçısına gittik.
Harika bir ortamda, adaya özgü yemeklerle birlikte leziz bir balık
ziyafeti çektik. Yemek yerken balıkların nasıl olup da bin
yıllardır aynı ucuz numarayı yiyip oltaya geldiklerini sorguladım.
Bu konuda kendilerini birazcık olsun geliştirseler şu an masada
kızarmış halde olmazlardı.
Ertesi gün güzel bir kahvaltının ardından kısa bir Bozcaada
turuyla adadaki üzüm bağlarını, plajları ve yel değirmenlerini
görme şansımız oldu. Üzüm bağları neyse de o yel değirmenleri bana
çok işe yarıyormuş gibi gelmedi. Sanki Biz de ülke ekonomisine
katkıda bulunuyoruz, boş durmuyoruz dercesine yapılmışlardı. Çok
üzerlerine gitmedim.
Sonunda kısa süre kaldığımız ve bir daha gelme isteği uyandıran bu
adadan gitme vaktimiz geldi. Eşyalarımı toplarken otelin
duvarlarına son kez baktım. Zorla duygusallaşmaya çalıştım ama
beceremedim.
Dönüş yolu gidişe nazaran biraz daha ağır tempoda geçti. Saatlerce
araba kullanmış olmaktan mütevellit kendimi tır şoförlerinde
görülen birtakım tuhaf hareketleri yaparken buldum. Arabadan inip
bacakları ayırarak hafif kambur yürümek, ileride çevirme var
selektörleri yapmak, arabesk dinlemek bunlardan birkaçıydı.
Takip aracında bize eşlik eden Volvo yetkilisi Serdar’dan telsiz
vasıtasıyla V40’ın bir özelliğini daha öğrendim. Dünyada ilk defa
kaputta hava yastığı teknolojisi de V40’ta kullanılmış. Allah
göstermesin bir yayaya çarpma durumunda kaputtaki hava yastığı
devreye girip yayanın kazayı en az zararla atlatmasını
sağlıyormuş. Serdar’a İşte şimdi gönül rahatlığıyla birkaç yayaya
çarpabilirim, tamam dedim. Bunu yapmamak daha uygun olur, tamam
dedi. Bu bir test sürüşü ve bunu denemek için can atıyorum, tamam
diye üsteledim. İç çekti ve Lütfen sağa çeker misin, tamam dedi.
Sağa çektim, bana kendince haklı sebeplerle bunu test etmememizin
herkesin hayrına olacağı konusunda kafa şişiren bir nutuk attı.
Gönülsüzce kabul ettim.
Gerek kaputta hava yastığı teknolojisi gerekse araçtaki
sensörlerin iki kollu ve iki bacaklı bir silüet algıladığında
devreye giren alarm ve otomatik fren sistemi yıllar boyu severek
yaptığımız bir geleneğin tarihe karışması anlamına geliyordu:
Arkadaşın üzerine araba sürmek. Bir geleneğin daha yok oluşunu
gözyaşları içinde fark ettim.
Sonuç olarak:
Rampayı 6. Viteste 165 km hızla çıkma keyfini yaşadım.
Havas Engage İstanbul en ufak ayrıntıya kadar bizimle ilgilendi.
Son baktığımda takip aracında Yusuf bana çorap örüyordu.
Belediye otobüslerine bir daha binmek istemiyorum.
V40’ın iki günde test edilemeyeğini öğrendim. En az 5 yıl
kullanmak gerekiyor.
İstanbul’a yaklaştığımızda arabayı biraz daha kullanmak için
Nişantaşı’ndaki partiye Kars üzerinden gitmeyi teklif ettim. Bunun
biraz zaman alacağı ve daha kestirmeden gidersek vaktinde
yetişeceğimiz söylendi.
V40’tan ayrılırken son kez dönüp baktım. Bir daha benim gibi şoför
bulamayacaksın, biliyorsun değil mi? dedim. Sarıldık.
http://beyinsizadam.net/turkiyede-bilim-neden-ilerlemiyor/
lukas...@gmail.com~
- - - - - - - - - - - - - - - -
Kendini fazla ciddiye alma, kimse almiyor ki zaten…
~Ohio’lu 90 yasindaki Regina Brett’in kaleminden~
- - - - - - - - - - - - - - - -
Egitimdir ki, bir milleti ya ozgur, bagimsiz, sanli, yuksek bir
topluluk halinde yasatir; ya da esaret ve sefalete terk eder.
~K.Ataturk~
- - - - - - - - - - - - - - - -
Sevgi en buyuk meydan okumadir.
~Anonim Nasihat~
- - - - - - - - - - - - - - - -
GONLUMLE KESEM
* * *
Benim gonlum gayet comert
Fakat kesem basima dert …
* * *
Gonlum diyor: Bir keyif cat,
Su kumralin kucaginda …
Kesem diyor: rahatca yat,
Bu gece de yataginda …
* * *
Gonlum diyor: Ne hos hele,
Manzarasi su levregin,
Kesem diyor: Kos acele,
Evde soguyor yemegin …
* * *
Gonlum diyor: Tramvaya
Binme, otomobil varken …
Kesem diyor: Yuru yaya,
Yolun boyle duz yollarken …
* * *
Gonlum diyor: Sampanya ic,
Daha sureklidir keyfi.
Kesem diyor: Muskirat hic
Sana yaramiyor, Seyfi …
* * *
Benim gonlum gayet comert,
Her turlu zevki tat, diyor.
Fakat kesem basima dert,
Beni hesaba kat diyor.
~Orhan Seyfi Orhon~
- - - - - - -





- - - - - - -
Divan-i_Kebir_den_Secmeler_Cilt1-Sefik_Can.epub
Philip_K._Dick-Yuksek_Satodaki_Adam.epub
Jean_Paul_Sartre-Varolusculuk_Materyalizm_ve_Devrim.pdf
Klasik_Turk_Muzikisi_PDF.pdf
Jean_Tardieu-16KisaOyun.pdf
Lucretius_Carus-Varligin_Yapisi_I.pdf
Insan_Insana-Dogan_Cuceoglu.epub
TurkSoylenceSozlugu.pdf
Murder_Maker-Margaret_Johnson.epub
Veysel_Atayman-Varolmanin_Acisi-Schopenhauer_Felsefesi.epub
icindekiler.doc
AHMED_CEVDET_PASA-01FAIDELI_BILGILER.epub
Cankaya-Falih_Rifki_Atay.mobi
Wilbur_Smith-Meleklerin_Gazabi.epub
David_Eagleman-Beyin_Senin_Hikayen.pdf
Anadolu_Selcuklu_Devleti.pdf
Engin_Gectan-Insan_Olmak.epub
David_Eagleman-Incognito_Beynin_Gizli_Hayati.epub
Alp_Er_Tunga-Saka_Turklerinin_Hakani-_Ahmet_Haldun_terzioglu.pdf
Cengiz_Aytmatov-Kizil_Elma_Ogulla_Bulusma_Beyaz_Yagmur_Asker_Cocugu_Deve_Gozu.epub
F.G.Lorca_H.Ibsen-Ikioyun.pdf
dici.pdf
Friedrich_Nietzsche-Tan_Kizilligi.epub
Federico_Garcia_Lorca-Cante_Jondo_Siiri.pdf
Babil_Kitapligi_19_Leopoldo_Lugones-Tuzdan_Heykel_CS_.pdf
Alice-Claude_Askew-Hayalet_Oykuleri_.epub
Alice_harikalar_ulkesinde-Ozlem_Basbay.epub
Pucca-Gunluk_1-Kucuk_Aptalin_Buyuk_Dunyasi.epub
ESER-YAZAR_ALFABETIK_.doc
Ebu_l_Hasan_Ali_En-Nedvi-Rahmet_Peygamberi.epub
- - - - - - -
Your browser does not support the video tag.
">
Your browser does not support the video tag.
">
Your browser does not support the video tag.
">
Your browser does not support the video tag.
">
Your browser does not support the video tag.
">
Your browser does not support the video tag.
">
Your browser does not support the video tag.
">
Your browser does not support the video tag.
">
- - - - - - -
- - - - - - -
- - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -