“Dost” olarak takdim edilen Donald Trump başkanlık koltuğuna oturduğundan bu yana, ABD resmi kurumlarının Türkiye düşmanı kararları şöyle oldu:
- ABD Kongresi GKRY’ye silah ambargosunun kaldırılması kararını iki kere uzattı. (Eylül 2025, Eylül 2026)
- Dedeağaç ve Girit’teki üslerin tahkimatı Kongre onaylarıyla genişletildi. Trump yönetiminde onaylanan ABD Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) ile Girit Suda Üssü’ndeki nükleer denizaltı iskelesi modernizasyonu ile Dedeağaç lojistik demiryolu hatlarının askeri tahkimatı için özel fonlar aktarıldı. (Aralık 2025)
- Savunma bütçelerine eklenen maddelerle, GKRY ve Yunanistan’a yönelik Uluslararası Askeri Eğitim ve Talim (IMET) fonları artırıldı. (Aralık 2025)
- Zengezur Koridoru’nun kontrolü ve güvenliği projesine Trump Yolu adı verilerek ABD müdahil oldu. Böylece Türkiye’yi Trakya, Ege ve Doğu Akdeniz üzerinden kuşatma girişimine Kafkaslar da eklendi. Rusya ve İran dışlandı. (Ağustos 2025)
- Türkiye’yi Doğu Akdeniz’de tamamen saf dışı bırakmayı amaçlayan Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) hattının liman altyapıları mevzuata bağlandı. Senato’ya sunulan yasa tasarısında Türkiye ABD tarafından dışlanırken İsrail, Yunanistan ve GKRY için “Doğu Akdeniz’de kilit müttefikler” tanımı yapıldı. (Mayıs 2026)
Bu listeyi uzatmak mümkün… ABD, Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi değil İsrail, Yunanistan ve GKRY’yi “kilit müttefik” olarak görüyor.
ABD ONAYLAMAZSA UÇAK KALKMAZ
Teknik olarak da ABD, İsrail ya da Yunanistan’a karşı bu uçakları kullanmak mümkün değil. F-35’ler “uçan bilgisayar” olarak adlandırılıyor. Bu dev platformun kontrolü de ABD merkezli güvenlik ağlarında. Pilot; uçuşa başlayabilmek için kullanıcı adı ve şifre giriyor. Merkez onay verirse sistem çalışıyor ve uçak havalanıyor. ABD’li şirket onay vermezse, pilot hiçbir şey yapamıyor.
Uçak üzerindeki silah sistemlerinin kullanımı da şifrelenmiş yazılım anahtarları ile kontrol ediliyor. ABD’den bağımsız yazılım güncellemesi yapmak mümkün değil. Operasyonel görevler için de yazılım güncellemesi gerekiyor.
Haberleşme sistemleri uçtan uca şifrelemeyle korunuyor. ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Yiğit, geçen mayıs ayında katıldığı bir panelde F-35’lerin alınmaması yönünde görüş verdiklerini şu sözlerle açıklamıştı:
“Pilotun katkısı bu uçakların uçmasında çok sınırlı. Her şey o sistemi geliştirenlerin elinde ve kontrolünde. Uçağın her havalanışında size bir şifre veriyorlar. O şifreyi giriyorsunuz, uçak böyle havalanıyor.”
KATAR DERSİNE GÖZLERİNİ KAPATANLAR
Basında CAATSA yaptırımları kalkacak diye bir bayram havası var. Abdülkadir Selvi dün Hürriyet’teki köşesinde bunu bir adım ileriye götürerek, “Türkiye S400’leri elinden çıkararak sadece CAATSA yaptırımlarından kurtulmayacak. Aynı zamanda S400’leri satarak para kazanacak.” diyor. Selvi’ye göre Türkiye Rusya, Çin, İran kampından uzaklaşarak ray değiştirirken üstelik bir de para kazanacak! O yazıda bir de Katar dersi var. Ama anlaşılan Abdülkadir Selvi o dersi alamamış. ABD-İsrail ve İran Savaşı’nda Katar, İsrail’e karşı korunmasız olduğunu keşfetti. Selvi, “İsrail saldırısı, güvenliğini Amerika’ya teslim eden Katar’da büyük bir travmaya neden olmuştu. Katar’ın, Amerikan savunma sistemi Patriotlarının İsrail’i dost ülke olarak kodlandığı için saldırı sırasında aktif hale gelmediği ortaya çıktı. Ondan sonra alternatif savunma sistemleri için arayışlara başladılar.” diyor. Katar bu yüzden Türkiye’nin S-400’lerine talip olmuş. F-35’ler için avuç açanlar bu gerçeği görmezden geliyor. Türkiye’ninde F-35’leri ABD, İsrail ve Yunanistan’a karşı kullanma şansı bulunmuyor.
ÇÖPÜNÜ BİLE ABD’YE GÖTÜRECEKLERDİ
Eski Savunma Sanayi Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, 2021 yılında katıldığı bir canlı yayında F-35’lerin Türkiye’yi bağımlı hale getireceğini şu sözlerle anlatmıştı: “F-35 motorlarının ABD dışındaki tek bakım-onarım ve final montaj tesisi Türkiye’de kurulacaktı. Sistem görüşmeleri sürerken ‘pat’ diye bir şart geldi. Dediler ki ‘Bu tesisleri yaparken özel bir bölüm yapacaksınız, kafesli kilitli olacak. Biz oraya bir Amerikalı koyacağız. Orada motorun sıcak bölümlerindeki malzemelerin olduğu yere girmeyeceksiniz ve dokunmayacaksınız. Radarda görünmezlik sağlayan boyanın değişmesi sırasında da atıkları ellemeyeceksiniz, biz alıp Amerika’ya götüreceğiz.”