On
yıllarca devlette görev yaptım.
Pek
çok kez vekil oldum.
Vekil
olduğumda her zaman vekaletimin sınırlarını bildim.
Örneğin;
Baştabip izne çıktığında hiçbir zaman ciddi işler
yapmadım.
Misal
büyük çaplı tedarik, tadilat, tamir işlerine
girişmedim.
Bekledim
ki, esas yetki ve sorumluluk sahibi olan gelsin o karar
versin.
Diyelim
baştabip geçici bir göreve gitti.
Hemen
onun masasına oturmadım.
Bütün
hastaneyi toplayıp, yetkilerimi ve etkilerimi dikte etmedim.
Türk
devlet örf ve adetleri böyledir.
Osmanlı’da
olsa kelle alırlardı.
Herkes
haddini, yerini bilmeli.
Şimdi
ne anlıyoruz?
Bin
yılların imbikten geçmiş, incelmiş, rafine olmuş her şeyi
çöpe atılmış.
Bakın
beğenmediğimiz Afganistan’da bile BÜYÜK
ŞURA
anlamını taşıyan, LOYA
JİRGA
denilen büyük meclis toplanır.
Öyle
sanıldığı gibi dötüm iki kanat, inadım inat dayatmacılığı
olmaz.
Zorlarsanız
silahlı çatışma çıkar.
Bu
meclis düzenli toplanmaz.
Ama
olağanüstü hallerde, büyük ihtilaflarda, barış ve savaşların
kararları alınacağı zaman toplanır.
Tarafların
bütün hassasiyetlerinin uzlaştırılması sağlanır.
Bir
tür anayasa oluşturulur.
Demek
ki, meclisler en ilkel toplumlarda bile başattır.
Önemlidir.
Demek ki, toplumun uzlaştığı ortak payandalarla uğraşmak tehlikelidir, kan akmasına sebep olabilir.
Şimdi konu CHP olunca, partinin bütün meclisleri bir kenarda dururken, atanmış bir KAYYUM'un, bir VEKİLİN kalkıp da boyunu, haddini aşacak işler yapması olacak şey değil.
Şunu
belirteyim Türk devlet geleneğinde ne varsa bunların tamamı
da
ayaklar altına alınmıştır.
Devletin
askeri, hukuki, idari, diplomatik ne kadar geleneği, örfü,
adeti
varsa hepsi.
Yalnızca
yazılı olmayan kurallar ve ilkeler değil, kurucu meclislerce
imza
altına alınmış en temel anayasa ilkeleri, maddeleri,
devletin
düzgün çalışması için ortaya konmuş olan idari şema,
devleti
devlet yapan bütün yazılı kurallar çiğnenmiştir,
devletin
temellerini yansıtan ilkelere muhalif yepyeni kadrolar
oluşturulmuştur.
Ve
en önemlisi bunlar kendi yazdıkları kanunları, anayasayı
çiğnemekten kaçınmamaktadır.
Dolayısıyla,
bunların mevcut ANAYASAYA,
ve KANUNLARA
UYMAZKEN,
yeni hukuki düzenlemelere de uymaları beklenmez.
Halen
çağdaş devletlerde hükumetleri denetlemekle görevli olan
idari,
hukuki, mali, anayasal denetim kurumlarının tamamı doğrudan
devlet başkanına bağlanmıştır, hiçbirisi denetim ve yaptırım
etkisi taşımamaktadır.
Hükumetin
zimmet, irtikap, rüşvet, siyasi nüfuzun suistimali, haksız
zenginleşme, mala çökme, organize uyuşturucu madde
kaçakçılığı,
ve benzeri ağır suçlarını denetleyebilecek bir mekanizma
yoktur.
Hükümetin
insan haklarına yönelik yoğun tecavüzlerini, artık rutin ve
gündelik hale gelmiş olan hukuk tecavüzlerini
denetleyebilecek, sınırlayabilecek bir kurumsal yapı yoktur.
Bu vakitten sonra halkımız, seçimlerin ertelenmesi, toptan kaldırılması, göstermelik olarak yapılması, muhalefet partilerini yasaklaması, yasa dışı ilan etmesi, kendi yandaşları dışında tüm vatandaşlara düşman hukuku uygulamasını BEKLEMELİSİNİZ.
Son zamanlarda Sibel Edmonds’un bahsettiği PARAMİLİTER YAPILAR iddiası içi boş bir laf salatası değildir.
Kapıda ödemeli popmalı tüfek satışlarının modası geçmiştir, onun yerine devlet eliyle dağıtılmış ağrı silahların dönemini yaşıyoruz.
15 Temmuz gecesi dağıtılan otomatik silahların sonradan pek çok kez adli olaylara karıştığı bir gerçektir. Bu silahlar toplanmamıştır.
Önümüzdeki
günlerde Sibel Edmonds’un bahsettiği yapının da, İsmail Ağa
cemaati gibi 15 Temmuz'da sahaya çıkmış olan pek çok
cemaatin, taraf olduğu,
askerlerin, polis ve jandarmanın taraf ya da karşı taraf
olduğu
çatışmaları beklemeliyiz.
Çünkü,
Türk siyaseti kilitlenmiştir.
Barışçıl
iktidar devri yolları mevcut iktidar tarafından
kilitlenmiştir.
İktidarın
dövüşerek çekileceğinden eminim.
Çünkü
iktidar yasaların tanımladığı bütün organize suçları ağır
şekilde işlemiştir.
Bu
vakitten sonra ADALETE
TESLİM
OLMALARI
imkansızdır.
Kendi
bekaları için ülkeyi, halkı feda etmeye hazır olduklarına
ilişkin çok fazla emare vardır.
Son günlerde tertemiz çalışan başarılı CHP'li belediyelere ve başkanlarına yönelik fütursuz tutuklamalar köprülerin atıldığının BİR BAŞKA işaretidir.
24
yıldır bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete.
Bu
giderek netleşmektedir.
Saygılar
Oraj POYRAZ
L2fSIJNoA0xfSNxA
--------------
‘Mutlak butlan’ kararıyla CHP genel başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde yaptığı açıklamada, "Sürecin tüm aşamaları TBMM merkezli yürütülmeli. Çerçeve yasa açık hukuk ilkelerinin ürünü olmalı" dedi.
Fotoğraf: ANKA
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin 21 Mayıs ‘ta CHP kongrelerine yönelik verdiği ‘mutlak butlan’ kararıyla CHP genel başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, ‘süreç’ ve Meclise gelmesi beklenen ‘çerçeve yasa’ konusunda parti genel merkezinde değerlendirmelerde bulundu.
Sabah saatlerinde basın danışmanının duyurduğu şekilde saat 14.00 ‘te kameraların karşısına geçen Kılıçdaroğlu, "Çözüm Türkiye’ yi rahatlatacaktır" diyerek ‘çözümün mimarisine’ dair dört madde sıraladı. Kılıçdaroğlu ‘çerçeve yasa’ konusunda ise "Açık hukuk ilkelerinin ürünü olmalı" dedi.
Kürt meselesinin çözümü için CHP ‘nin 2013 yılındaki ilk ‘çözüm sürecine’ de destek verdiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, sözlerine şöyle devam etti:
"Gizli kapaklı yapmayın, Meclise getirin diye TBMM'yi adres gösterdik. Nihayet 13 yıl sonra bizim önerimize gelindi. Sorunun çözüm adresi olarak TBMM gösterildi. Gerçekçi bir çözüm mimarisi en az dört konuyu içermek zorundadır:
1- Terör örgütünün örgütsel tasfiyesi.
2- Türkiye’ nin bütün yurttaşlarını kapsayan demokratik ve hukuki reformların yapılması.
3 - Irak ve Suriye’ deki bağlantılı yapıları kapsayan bölgesel güvenliğin artırılması.
4- Dış güçlere karşı egemenlik stratejisi oluşturulması."
Türkiye’ nin iç barışı kurarken jeopolitik durumlara da hazırlıklı olması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Türkiye hem güvenlik mimarisini hem de toplumsal barışını hukuk ve demokrasi temelinde oluşturmak zorunda. Bugün konuştuğumuz mesele yalnızca bir güvenlik başlığı, örgütün silah bırakması veya kendisini feshetmesi değildir. Terörün bitmesi tarihsel bir fırsattır" ifadelerini kullandı.
"Terörün bitmesi" ve "üniter devlet yapısının" kırmızı çizgileri olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Biz bu sürece ‘cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırma süreci’ diyoruz" dedi.
Meselenin sadece ‘demokrasi ve hukuk meselesi’ olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Bu mesele Türkiye’ nin güvenliği ve dış politika için de hayatidir. Bu meselemizi çözmeden Türkiye’ nin güçlü bir bölgesel aktör haline gelmesi çok zor" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu:
"Silahın siyasetin dışına çıkmasına evet.
TBMM merkezli sürece evet.
Hukuk devletine evet.
Eşit yurttaşlığa evet.
Demokratik siyasetin güçlenmesine evet.
Üniter yapının korunmasına evet.
Bölgesel barışa evet.
Bu nedenle çağrımız açıktır.
Sürecin tüm aşamaları TBMM merkezli yürütülmelidir.
Çerçeve yasa, açık hukuk ilkelerinin ürünü olmalıdır.
Silahsızlanma gerçek, denetlenebilir ve geri dönüşsüz olmalıdır.
Demokratik siyasetin alanı genişletilmelidir.
Üniter yapı ve egemenlik ilkesi korunmalıdır.
Bu ülkeyi kuran parti olarak, sorumluluğumuzu biliyoruz.
Hiçbir siyasi menfaat düşünmeden elimizi taşın altına koyuyoruz.
Ülkemizin huzuru, bölgenin huzuru için açıkladığım çerçeve içinde çözüm Türkiye’ yi rahatlacaktır.
Yeter ki bir kişi daha ölmesin, yeter ki Türkiye bu meseleden kurtulsun"
(Politika Servisi)





- - - - - - -
- - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
| Gruba mesaj göndermek icin
To send a message to the group |
: |
ozgur-...@googlegroups.com |
| Gruba üye olmak icin To join the group |
: |
ozgur-gunde...@googlegroups.com |
| Grup kurucusuna yazmak
için To write to the group founder |
: |
0raj....@neomailbox.net / oraj....@openmail.cc |
| Grup Sayfamız Our Group Page |
: |
https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/ |
| Arzu ederseniz bloğuma da
göz atabilirsiniz You can also check out my blog if you wish |
: |
http://orajpoyraz.blogspot.com/ |
| Yeni web sayfam Our new website |
: |
https://erkin.cc/ |
| Eposta adresleri (Derdiniz
varsa buradan ulaşın.) Email addresses (Contact us here if you have any problems.) |
: |
Oraj....@erkin.cc 0raj....@neomailbox.net oraj....@openmail.cc |