El Şark El Osat gazetesi hakaret içeren bir makale yayımlayarak Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’in sonu geldiğini öngördüğünü yazdı.
Suud rejimine bağlı gazete Erdoğan’ı “Tüm dünyaya karşı adam” niteleyerek ve hakaret içeren tabirler kullanarak siyasi çabalarını “Başı kesilen tavuğun debelenmesi”ne benzetti.
Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Osmanlı’ya hakaretlerinin devamında gazete şu ifadelere yer verdi:
İlginçtir ki Erdoğan, asi hayal gücü ona karanlık Osmanlı imparatorluğunun tarumar olan ihtişamını geri getireceğini telkin ettikten sonra bizzat siyasi İslam’ın sonunu yazacak.
Suudi gazete ayrıca Amerikan patentli Fethullah Gülen’in Suud rejimi ve BAE’nin himayesi ile yapmaya çalıştığı 15 Temmuz 2016 darbesini de “göstermelik devrim” niteleyerek şöyle ekledi:
Erdoğan karşıtı göstermelik devrimin üzerine dört yıl geçtiği bir sırada, Erdoğan hükümeti 99 bin güvenlik operasyonu düzenledi, 282 bin kişiyi yakaladı ve 25 bin kişiyi mahkum ederek hapse attı ve 597 bin kişi hakkında yasal işlem başlattı. Bu sürede 15 bin asker ve subay ordudan atıldı. Bu veriler Stockhlom hukuk merkezinin 2019 raporunda yer aldı. Şimdi kim Erdoğanizm’in sonu geldiğinden kuşku duyabilir acaba?
Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’a baştan başa hakaretler içeren bu makaleyi El Arabiye kanalı gibi birçok Suud medya organı da yayımladı.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Pınarhisar Cezaevi’ndeki görüntülerini paylaşarak bir ayrıntıyı anlattı.
“Görüntü Pınarhisar Cezaevi’nden” diyerek sosyal medya hesabından Pınarhisar Cezaevi görüntülerini yayımlayan Hayati Yazıcı, şunları yazdı:
‘Muhtar bile olamaz’ diyorlardı. Bugün halk tarafından seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı
24Temmuz1999’da şartlı tahliyesi günışığında değil gece üstelik arka kapıdan yapılmıştı. Hey gidi günler.”
Meteo: 28 Şubat.
1 Temmuz'da açılan perde kapsamında, Erdoğan'a girdiği yol'un sonu hakkında altyazı geçiliyor.
Mursi, Saddam, Kaddafi vb.
Erbakan'dı, Erdoğan oldu.
Brexit / AB makas'ı.
Vs vs.
Nokta.
...
"Belki şu an için Yüksek Hızlı Trenleri kendimiz tasarlayıp üretemiyoruz ama Türk sanayicisinin ürettiği yüksek hızlı tren fren diskleri 40 ülkeye ihraç ediliyor"
Siyasi ayak nedir ne değildir!?
Vs vs.
Nokta.
...
SÖYLEMMETRE 3
Enstantane x:
Diyanet İşleri Başkanı, hutbeye elinde kılıçla çıktı, İlahiyatçı Cemil Kılıç saydırdıDiyanet İşleri Başkanı hutbeye elinde kılıçla çıkıp hutbe okuması tartışmaları beraberinde getirdi. Emevi dönemine gönderme olarak nitelen harekete ilişkin sert eleştiriler geldi.
Bütün dinler barış vaadiyle doğdu. Ancak bir süre sonra savaşın sözde kutsal nedeni oldular. İnsanlığın dincilere tutsak düşen dinlerden çektiği nedir Allah aşkına?!
Tıpkı Muaviye'nin cami kürsülerinden ehlibeyte lanet okutması gibi bugün de kürsülerden Cumhuriyet'in kurucusuna ad vermeden lanet okunuyor.
Maaş karşılığı namaz kıldıran birinin arkasında namaza duracak kadar İslam'dan habersiz değilim.
Ayasofya'ya 3 imam 5 müezzin atanmış. Bir camiye neden birden fazla görevli atanıyor? 1 imam 1 müezzin neden yetmiyor? Aynı anda birden çok cemaat ve birden çok ezan mı okunacak? Yağma Hasan'ın böreği...
https://abcgazetesi.com/diyanet-isleri-baskani-hutbeye-elinde-kilicla-cikti-ilahiyatci-cemil-kilic-saydirdi-352987(...)
Enstantane x:
AHMET HAKAN: Ali Erbaş: Vefat edene dua edilir, beddua değil
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Erbaş’ın Ayasofya hutbesinde şöyle bir cümle geçti:
“Fatih Sultan Mehmet Han, gözbebeği olan bu muhteşem mabedi kıyamete kadar cami olmak kaydıyla vakfedip müminlere emanet bırakmıştır. Bizim inancımızda vakıf malı, dokunulmazdır. Dokunanı yakar. Vakfedenin şartı vazgeçilmezdir, çiğneyen lanete uğrar”.
İşte hutbede geçen bu bölüm nedeniyle özellikle CHP ve İYİ Parti’den isimler, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Erbaş’a büyük tepki gösterdiler.
Mesela CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Ali Erbaş ant olsun ki, o koltukta oturup Atatürk’e lanet okumanın bedelini ödeyeceksin” dedi. Mesela CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, “Türkiye’nin hiçbir memuru Atatürk’e hakaret edemez. Hele Atatürk sayesinde işgalden kurtarılan Ayasofya’da bunu yapmak sadece ahlak değil akıl bozukluğudur” dedi. Mesela CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi, “Atatürk’e lanet, vatana ihanettir” dedi. Mesela İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, “Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş bugün Atatürk’e lanet okuyarak, birilerine selam çakmış olabilir. Ama unutulmamalı ki gün gelir bunun siyasi ve hukuki sonuçları olur” dedi. Mesela İYİ Parti İzmir Milletvekili Aytun Çıray, Atatürk’e dil uzatan Ali Erbaş Fatih’in vakfiyesinde ne yazdığını bile bilmiyor. İstifa istifa!” dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Erbaş’la konuştum.
“Atatürk’e lanet ettiğiniz şeklinde bir eleştiriyle karşı karşıyasınız. Bu konuda ne söylemek istersiniz?” dedim.
Ali Erbaş, yazılı bir açıklamayla konuya açıklık getirmeyi tercih etti.
Ali Erbaş’ın gönderdiği açıklamayı, noktasına virgülüne dokunmadan aynen yayınlıyorum:
Merhaba Ahmet Bey.
Ayasofya hutbemde temas ettiğim “Vakıf malı dokunulmazdır, dokunanı yakar; vâkıfın şartı vazgeçilmezdir, çiğneyen lanete uğrar” ifadesiyle ilgili şu açıklamayı yapabilirim:
Genel olarak vakfiyelerin sonu, vâkıfın bedduasıyla biter.
“Bu vakfımı kimler amacı dışında kullanırsa Allah’ın, meleklerin, peygamberlerin, tüm Müslümanların laneti onların üzerine olsun” şeklinde.
Ben de hutbede buna atıfta bulundum.
Sadece Ayasofya’yı değil tüm vakıf mallarını kastettim.
Geçmişi değil, bundan sonrasını kastettim. “Uğramıştır” demedim, “Çiğnerse lanete uğrar” dedim.
Atatürk 82 sene önce vefat etti. Vefat eden insanlara dua edilir, beddua değil. Geçen geçmiştir, Allah Teala da “tilke ümmetün kad halet, lehâ mâ kesebet ve leküm mâ kesebtüm” (Onlar gelip geçen bir ümmettiler. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınız sizedir. Siz onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz) (Bakara 141) ayetiyle bizi uyarmaktadır.
Biz geçmişe takılmadan geleceğe bakmalıyız.
Kaldı ki Ayasofya’nın müzeye dönüştürülmesi hususunda Atatürk’ün dahlinin olup olmadığı da tarihçiler arasında tartışmalı bir konudur.
Velhasıl bizim millet olarak vakıf mallarını koruma konusunda çok titiz olmamız gerekir. Bunu sağlamanın tek yolu kanunlarla korkutarak olmamalı. Farklı yollarla vicdanlar harekete geçirilmeli ve inanç ilkeleri de devreye sokulmalı.
Diyanet İşleri Başkanı olarak bunu Müslümanlara hatırlatmak benim görevim. Ben görevimi yapıyorum.
Ama birileri benim görevim gereği hatırlattığım hususlar üzerinden bilerek ya da bilmeyerek tefrika çıkarıyor.
Bizim inancımızda vâkıfın (vakfedenin) vasiyeti nass hükmündedir. Ona uymak gerekir.
Bunu Müslümanlara Diyanet İşleri Başkanının camide, hutbede hatırlatması son derece normal bir davranıştır, polemik konusu yapmak iyi niyetli bir tavır değildir.
Allah yar ve yardımcımız olsun.
Benim konuyla ilgili yorumum şudur:
Bu tartışmayı sürdürmek tabii ki mümkün. Ama tartışmayı sürdürürken Prof. Ali Erbaş’ın yaptığı bu son açıklamayı dikkate almak şart.
ATATÜRK VE AYASOFYA İÇİN BEŞ MADDELİK MANİFESTO
- MADDE BİR: Atatürk, verdiği o muazzam kurtuluş mücadelesiyle İstanbul’u düşman işgalinden kurtarmıştır. Atatürk’ün önderlik ettiği o mücadele olmasaydı bugün belki de Ayasofya’yı ibadete açabilecek bir irademiz olmayacaktı.
- MADDE İKİ: Ayasofya’yı ibadete açmak, Atatürk’e karşı bir eylem değildir. Ayasofya’nın ibadete açılmasından memnun olanlar, Atatürk’le hesaplaşma içine girenler değildir. Ayasofya’da Atatürk için de dua edenler vardı, bunu biliyorum.
- MADDE ÜÇ: Vakıf hassasiyetine yapılan vurgudan yola çıkılarak “Atatürk’e lanetler okundu” diye atılan başlıklar, olaydan tam haberdar olmayanlar için kışkırtıcı bir nitelik taşıyor. Meselenin aslını faslını bilmeyenlerin kışkırtılması, kime ne fayda sağlayacak?
- MADDE DÖRT: Ülkenin bir kısmını Ayasofyacı, bir kısmını da Atatürkçü olarak bölerek ne elde edilecek? Ne yani? Atatürkçü olup da Ayasofyacı olanlar ya da Ayasofyacı olup da Atatürk’e şükran duyanlar yok mu?
- MADDE BEŞ: Kaşıyarak, didikleyerek, abartarak, olduğundan daha farklı yansıtarak, kışkırtarak, düşmanlaştırarak, kamplaştırarak, tahrik ederek, gereksiz tartışmalara yol açarak, karşı karşıya getirerek... Nereye kadar gidebiliriz ki?
https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/ali-erbas-vefat-edene-dua-edilir-beddua-degil-41572912(...)
Enstantane x:
"Erdoğan ve Bahçeli ile soğuk latte keyfi"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ayasofya'da kıldıkları Cuma namazı sonrasın Fatih'te gençlerin sık sık gittiği ünlü bir kahveciye uğradı...
https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/erdogan-ve-bahceli-ile-soguk-latte-keyfi-1753866(...)
Enstantane x:
Atatürk'e lanet okunurken TSK'dan dikkat çeken Anıtkabir paylaşımı!https://abcgazetesi.com/ataturke-lanet-okunurken-tskdan-dikkat-ceken-anitkabir-paylasimi-353181(...)
Enstantane x:
Yeni genel merkeze özel Atatürk portresiAli Babacan’ın liderliğini üstlendiği DEVA Parti, yeni merkez binasına özel bir Atatürk portresi astırdı. Portre, İbrahim Çallı’nın torununa ait.
https://www.sozcu.com.tr/2020/gundem/yeni-genel-merkeze-ozel-ataturk-portresi-5954363/(...)
Enstantane x:
HaberTürk yazarı Nagehan Alçı: Kadınlar adına teşekkürler sayın Devlet Bahçeli "Siyasetin lisan-ı münasip üslubuyla mükemmel ve vicdanlı çıkış yaptınız"HaberTürk gazetesi yazarı Nagehan Alçı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye İstanbul Sözleşmesi'ne yönelik sözleriyle nedeniyle 'kadınlar adına' teşekkür etti.
Alçı, "Devlet Bahçeli geçen hafta işlenen kan dondurucu Pınar Gültekin cinayetinden sonra çok hayati bir uyarıda bulundu. Yoğun gündem nedeniyle bu uyarı kaynayabilir, gözden kaçabilir. Zira İstanbul Sözleşmesi ile ilgili karar aşaması yaklaşıyor. Bitmeyen kadın cinayetleri... Azalmayan aile içi şiddet... Pandemi sürecinden sonra daha da artan kadına karşı erkek vandalizmi... Tüyler ürperten cinayetler… Tüm bunlar yaşanırken hala tek dertleri ve tek konuları İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi olanları görüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
https://t24.com.tr/haber/haber-turk-yazari-nagehan-alci-kadinlar-adina-tesekkurler-sayin-devlet-bahceli,893223(...)
Enstantane x:
Fransız siyaseti İslamofobiden İslam ve Müslüman karşıtlığına evriliyor
Fransa'da sürekli gündemde tutulan "radikal İslam" ya da "İslam'ın radikalleşmesi" olarak ifade edilen kavramlar birer politik manivela haline getirildi.
Ağır ithamların, suçlamaların ve genellemelerin tahammül sınırlarını zorladığı bir eşiğe doğru ilerlediğimiz şu günlerde, Fransız toplumunun İslam konusunda aydınlatılması bir yana dursun, birilerinin adeta iç huzuru bozma yönünde gayret içerisinde olduğu aşikâr
Sorulması gereken soru, Fransa iç siyasetinde Müslümanlara yönelik ani bir yaklaşım değişikliğine neden gidildiğidir. Zorla bir entegrasyon süreci başlatılarak netice alınacağı ve Müslümanların sindirileceği mi öngörüldü?
Fransa'daki Müslüman varlığının devlet nezdinde nasıl algılandığı konusundaki tahliller farklılık arz etmekte. Bunlardan en çarpıcı olanı, Afrika Müslümanlarının Türkiye'ye olan ilgisinin ve gönül bağının Fransız çıkarları için tehlike oluşturduğu hususudur
Eski paradigma efendi-köle ilişkisi üzerine kuruluydu. Efendisi "lütfundan" kölesinin dini yaşantısına karışmazdı. Ama 2020'de mevcut sosyo-politik ortam, XIX. yüzyılın ikinci yarısında yaşanandan farklıdır. Afrika Müslümanları başta olmak üzere, Fransa'nın yerli Müslümanları da dini hayatlarında özgürlük talebinde bulunuyorlar; Müslüman kimlikleriyle siyasette, ekonomide, sanatta ve sporda var olmak istiyorlar
[Doktora derecesini 2010'da Strasbourg Üniversitesi'nde Hatay'ın Türkiye'ye katılması ve Fransa'nın Levant (Yakındoğu) politikası üzerine yaptığı çalışmayla alan Dr. Yaşar Demir "Fransa'nın Yakındoğu Politikası", "Suriye ve Hatay" kitaplarının yazarıdır.]
https://www.aa.com.tr/tr/analiz/fransiz-siyaseti-islamofobiden-islam-ve-musluman-karsitligina-evriliyor/1920922(...)
Enstantane x:
Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu: Ali Erbaş'ın çalıştığı FETÖ Vakfı, Erdoğan imzasıyla kapatıldı, haliyle sözlerin muhatabı belki de Atatürk değil Erdoğan'dıCumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın 15 Temmuz'un kritik ismi Adil Öksüz'le Sakarya İlahiyat'tan çalışma arkadaşı olduğunu, Öksüz'ün tezine 'uygun' imzası atarak, doktor unvanı veren jüride olduğunu belirterek, "Sahiden Erbaş, kendisini “Dinlerarası Diyalog Projesi”ne adamıştı. Bir kitap sitesine girip eserlerine baktığınızda, çalışmalarının neredeyse tamamının bu konuda olduğunu göreceksiniz. Arama motoruna adını yazdığınızda, FETÖ’nün Dinlerarası Diyalog Projesi’ni teorileştiren Prof. Suat Yıldırım’la birlikte çalıştığını okuyacaksınız. Firardaki Yıldırım ile birlikte Vatikan’da papazlarla yaptıkları Dinlerarası Diyalog faaliyetlerine, kilisede İsa ikonu önünde Yıldırım ile omuz omuza pozlarına bakıp şaşıracaksınız." diye yazdı.
Barış Terkoğlu, Ali Erbaş'ın FETÖ'nün kurduğu KADİP'in (Kültürlerarası Diyalog Platformu) yönetim kurulu üyesi olduğunu, onursal başkanlığını Fethullah Gülen'in yaptığı vakfın kapatıldığını ve mal varlığının devlete geçtiğini belirterek, "İşte bu yüzden “Erbaş’ı yanlış mı yorumladık” diye sormadan edemiyorum. Sonuçta, “Geçmişi değil bugünü, Ayasofya’yı değil tüm vakıfları kastettim” diyen Erbaş’ın çalıştığı FETÖ Vakfı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla kapatılmıştı. Haliyle sözlerin muhatabı belki de Atatürk değil Erdoğan’dı." ifadelerini kullandı.
https://t24.com.tr/haber/cumhuriyet-yazari-baris-terkoglu-ali-erbas-in-calistigi-feto-vakfi-erdogan-imzasiyla-kapatildi-haliyle-sozlerin-muhatabi-belki-de-ataturk-degil-erdogan-di,893172(...)
Enstantane x:
SONER YALÇIN: DÜN DİYALOG, BUGÜN SAVAŞ
Allah'ın insana bahşettiği en büyük nimet akıl.
Akıl, bedenin efendisi.
İnsan aklıyla görür. Ancak. Bir insanın aklı, bilgi edinme yeteneğine göre ölçülür.
Şunu sormak istiyorum:
İktidar, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş kim bilmiyor mu?
Vatikan-FETÖ ittifakının eseri “Dinler Arası Diyalog” projesinin uygulayıcılarından Erbaş, bu hedefle kitaplar yazdı, çeviriler yaptı ve bu amaçla kurulan örgütlerde yönetici olarak bulundu. (Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu'nun yazdığı “Metastaz” adlı kitabı okumalısınız. Mesela Erbaş, 15 Temmuz FETÖ darbesinin kilit ismi Adil Öksüz'ün hocası. Heyhat. Dinler Arası Diyalog yöneticisi Ali Erbaş, Ayasofya'da elinde -fethin sembolü- kılıçla minbere çıkıp Atatürk'e lanet yağdırıyor; Barış Pehlivan ise “yazmasın” diye Silivri'de hücreye kapatılıyor!)
İktidar aklını mı kaybetti:
Dün Dinler Arası Diyalog yöneticisi Ali Erbaş'ın, bugün elinde dinler arası savaşın sembolü kılıçla minbere çıkıp lanet okuması kasıtlı değil mi?
Katolik Vatikan projesi çalışanı Erbaş'ın bu tavrı başta Rusya olmak üzere Ortodoksları kışkırtmayı hedeflemiyor mu? AKP'de bunu değerlendirebilecek insanların sesi neden cılız çıkıyor?
Ne yazık ki biz gerçekleri AKP/Erdoğan'a anlatamıyoruz. Yetmezmiş gibi “bir güç” arkadaşlarımızı hapse attı, Odatv'yi kapattı.
Akıllı insan gelecekle yüzleşir. Ama dün olduğu gibi bugün de duygusal düşünme, iktidarın aklını köreltmiş görünüyor. FETÖ “imalatı” Ali Erbaşların niyetini okuyamıyor!
https://www.sozcu.com.tr/2020/yazarlar/soner-yalcin/bu-ucuyle-hesaplasan-iktidarda-kalamaz-5955846/(...)
Enstantane x:
Davutoğlu: "Bu iktidar yoksulluğu da, yolsuzluğu da, yasakları da unuttu"
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu partisinin genel merkezi açılış töreninde konuştu.
https://gazetemanifesto.com/2020/davutoglu-bu-iktidar-yoksullugu-da-yolsuzlugu-da-yasaklari-da-unuttu-374414/(...)
Enstantane x:
Ahmet Davutoğlu: AK Parti yüzde 1 oy alamayan 28 Şubat artıklarına muhtaç olduCumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'nin Türkiye’ye vereceği tek şeyin kriz olduğunu söyleyen Davutoğlu "Yüzde 1 oy alamayan 28 Şubat artıklarına muhtaç oldular. Memleketi akrabalarınızdan oluşan bir atanmışlar kalabalığına bıraktınız. Nepotizme asla izin vermeyeceğiz. Devlet binasına yakınlarımızı almayacağız" diye konuştu.
https://t24.com.tr/haber/ahmet-davutoglu-ak-parti-yuzde-1-oy-alamayan-28-subat-artiklarina-muhtac-oldu,893216(...)
Enstantane x:
AK Parti’den Gerçek Hayat’ın hilafet çağrısına tepki: Türkiye laik bir devlettir, cumhuriyet tüm nitelikleriyle göz bebeğimizdir"Ülkemizin siyasal rejimi büyük sosyal ve siyasal tecrübelerden geçmiş ve geleceğe yürümektedir"
Mustafa Albayrak’ın imtiyaz sahibi olduğu ve genel yayın yönetmenliğini Kemal Özer’in üstlendiği Gerçek Hayat adlı dergi 27 Temmuz tarihli sayısında kapağına, “Hilafet için toparlanın” ifadesini taşıdı.
AK Parti’den söz konusu kapağa tepki geldi.
Parti sözcüsü Ömer Çelik, Türkiye’nin laik bir devlet olduğunu hatırlattığı Twitter mesajında şunları yazdı:
Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir. Bu nitelikleriyle Cumhuriyetimiz hepimizin ortak çatısıdır. Ülkemizin siyasal rejimi büyük sosyal ve siyasal tecrübelerden geçmiş ve geleceğe yürümektedir.
Çelik, Türkiye’nin siyasal rejimiyle ilgili bir kamplaşma üretmenin yanlış olduğunu söylerken “Cumhuriyetimiz tüm nitelikleriyle göz bebeğimizdir. Dünden beri sosyal medyada siyasal rejimimizle ilgili ortaya çıkan sağlıksız tartışma ve kamplaşma, Türkiye’nin gündemi değildir” dedi.
Çelik, şunları söyledi:
Türkiye Cumhuriyeti güçlü ve büyük bir devlet olmasının yanı sıra, tüm dünyada “bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.” Sorumluluğumuz ahlaki ve siyasidir. Siyasal temeli olmayan kamplaşmalar yerine ortak ideallerimizle geleceğe yürümeliyiz.
https://www.indyturk.com/node/217296/ak-parti’den-gerçek-hayat’ın-hilafet-çağrısına-tepki-türkiye-laik-bir-devlettir
(...)
Enstantane x:
Şeriatçılardan bir 'meydan okuma' yürüyüşü daha: İstanbul'un göbeğinde hilafet sesleriAyasofya'nın açılışının ardından; Lozan Anlaşması'na, Cumhuriyet'e ve Atatürk'e yönelik saldırılar yoğunlaşırken bugün Siyasal İslamcılar yeni bir adım daha attı. İstanbul'da şeriatçı gruplardan hilafet yürüyüşü geldi.
https://abcgazetesi.com/seriatcilardan-bir-meydan-okuma-yuruyusuyu-daha-istanbulda-hilafet-sesleri-353325(...)
Enstantane x:
Hürriyet yazarı Nedim Şener Ayasofya'nın açılışında dikkat çeken bir anons yaptı.
Hürriyet'in haberinde anons yapmak için eline mikrofonu alan Nedim Şener Aysofya'nın açılışında duyduğu hissi anlattı. Nedim Şener " Fatih Sultan Mehmet'in sancaklarının asılı olduğu minberin karşısında namaz kılarken insan kendini İstanbul'u fetheden Yeniçerilerden biri olarak hissediyor" ifadelerini kullandı.
https://abcgazetesi.com/nedim-senerden-ayasofya-rezilligi-yeniceri-olmaya-kadar-geriledi-353302(...)
Enstantane x:
Bahçeli, Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'a sahip çıktı
MHP lideri Devlet Bahçeli, Atatürk'e lanet okuduğu gerekçesiyle tepkilerin odağına oturan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'a sahip çıktı.
Bahçeli şu ifadeleri kullandı:
*Diyanet İşleri Başkanı’nın Cuma Hutbesi esnasında Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerif’in minberinde yaptığı değerlendirmeleri bağlamından koparıp Atatürk’e lanet şeklinde tavzih ve tevil edenler bu ülkeye en büyük kötülük yapan sorumsuzlardır.
*Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi, ilk Cumhurbaşkanımız, istiklal mücadelemizin Lideri ve Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, bu topraklarda lanet okuyacak bir hayasız ve hamiyetsiz henüz anasından doğmamıştır.
https://gazetemanifesto.com/2020/bahceli-diyanet-isleri-baskani-erbasa-sahip-cikti-374636/(...)
Enstantane x:
Sıra buna mı geldi... "Atatürk'e hakaret serbest bırakılsın" talebiSosyal medyada bazı AKP’li troller, HKP’nin suç duyurusunun ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk aleyhine işlenen suçlar hakkında kanunun, yani 5816 sayılı Kanunu’n kaldırılmasını istediler.
https://odatv4.com/ataturke-hakaret-serbest-birakilsin-talebi-26072054.html(...)
Enstantane x:
'Ayasofya'yı cami yapmak Mustafa Kemal'in kemiklerini sokağa atmakla birebir'
FETİH TV'de Ayasofya'nın yeniden ibadete açılmasına ilişkin dikkat çeken ifadeler kullanıldı. Programa 'Ayasofya'yı cami yapmak Mustafa Kemal'in kemiklerini sokağa atmakla birebir' sözleri damga vurdu.
https://abcgazetesi.com/ayasofya-ile-rejim-tartismalarinin-fitilini-atesledi-kefenimi-giydim-diyenler-artik-sandi-353198(...)
Enstantane x:'Ege'de Yunanistan ve ABD'nin ortak tatbikat yapacağı' iddiaları gerçek dışıYunanistan'ın ABD ile Ege Denizi'nde ortak tatbikat yapacağı iddialarının doğru olmadığı belirtildi.
AA muhabirinin güvenlik kaynaklarından edindiği bilgiye göre, söz konusu haberler gerçeği yansıtmıyor.
Uçak gemisinin beraberinde 3 ABD savaş gemisi refakatinde Cebelitarık Boğazı'na intikal ettiği belirtilirken, Ege Denizi’nde Yunanistan unsurları ile herhangi bir tatbikatın planlı olmadığı vurgulandı.
Buna karşılık Eisenhower uçak gemisinin önümüzdeki günlerde Akdeniz Kalkanı Harekatı'na iştirak eden Türk Deniz Kuvvetleri gemileri ile Akdeniz'de deniz eğitimleri icra edeceği öğrenildi.
https://www.aa.com.tr/tr/dunya/egede-yunanistan-ve-abdnin-ortak-tatbikat-yapacagi-iddialari-gercek-disi/1923250(...)
Yorum şu:
Meteo: 28 Şubat
Siyon Topaç dönmeye devam
ediyor.ve/veya parmak bir şeyi işaret ederken...
Nüans?!
Tüm operasyon'lar, Bahçeli'nin "iktidar" içinde tuttuğu pozisyon üzerinden yükseliyor.
Demem o ki:
Recep Tayyip Erdoğan ve Mustafa Kemal Atatürk düşmanlığı üzerinden, 28 Şubat süreç'ini yükseltmeye çalışıyor, Bahçeli'nin de içinde olduğu Gökçek / Çiçek yapı.
Kılıçdaroğlu "kötü polis"!
Bahçeli "iyi polis"!
TESEV ve/veya Ekmeleddin İhsanoğlu koalisyon'unun parçaları, bu defa da Çiçek için sahada pozisyon almış, saflaşmış.
Oyun içinde oyun!
Demem şu ki:
Ticani, yobaz, narko koalisyonu çerçevesi'nde, 3 Y'nin iktidar olduğu konjonktür'de:
Babacan, Atatürk resim'i asıyor!
Davutoğlu, 3 Y'nin altını çizip, yolsuzlukla mücadele poz'u kesiyor.
Kılıçdaroğlu da, ne kadar düne dair "akil adam" varsa ya da "II. Cumhuriyetçi" saflaşması üzerinden, "büyük barzan devleti" açılımı yapıyor.
Bahçeli ise FETÖ'nün izli mermi'si, Gökçek network'ün adamı, Diyanet İşleri Başkanı yobaz'a sahip çıkıyor!?
Atatürk Türkiyesi'ne ihanet eden edene ve/veya Atatürk Türkiye'sine kılıç çeken çeken'e!
Hasılı:
TSK da, büyük resim'deki "real politik" kapsamında, süreç'in içine konuşlanıyor!
Brexit / AB makas'ı.
30 Ağustos med / cezir.
Ezcümle:
1 Mart Tezkeresi bumerang.
Ayasofya Cuma Namazı Mitingi ve/veya kalkışması'nda, Diyanet İşleri Başkanı elinde "Kılıç" ile poz kesmiş ise "ismiyle müsemma" nedir ne değildir?!
Gladyo'nun kılıç'ı!?
Konjonktür'e binaen, "kılıç çeken kılıç'la ölür" altyazısı geçiliyor.
Tehirli 2012 Kıyamet güncesi kapsamında, LARP.
Vs vs.
Nokta.
29 Temmuz 2020
Hayrullah Mahmud