Yangın?!

381 views
Skip to first unread message

Hayrullah Mahmud ÖzgürTÜRK

unread,
Oct 15, 2020, 5:12:51 AM10/15/20
to oybi...@googlegroups.com
Yangın?!

DURUM ANALİZ
Yazı şu:
HINCAL ULUÇ: Terörün amacını iyi bilmemiz gerek!..

Güneydoğu'daki sivilleri, çocukları gözünü kırpmadan öldüren terör örgütü, günlerden beri hatta ekleri de dahil manşetlerde.. Hemen tüm köşelerde ayni zamanda..
Lanetleniyorlar.. Sosyal medya yağmur gibi yağıyor.. Hemen her ünlü, bir lanet mesajı yayınlıyor.
Onlar da sayfalar dolduruyor..
Bu mesajları aynen nakleden gazetelerimiz, köşelerde de "Lanetlemeyenler"i izliyor. Teşhir ediyor.. Onları da lanet mesajına zorlayan haberler ve yorumlar kaleme alıyor..
..Ve bu gazeteler, bu "Lanetleme yarışındaki gazeteler en çok kimi mutlu ediyor" hiç düşündünüz mü?.
Güneydoğu'daki terörün ağaları eğer, bayram yapmıyorlarsa, ben hiçbir şey bilmiyorum, demektir..
Terör eyleminin amacı nedir, bir düşünün..
Yakın tarihten, 1972 Olimpiyatları'ndaki Münih Baskını'ndan başlayarak düşünün..
Dünya Kara Eylül çetesinin adını nasıl duymuştu?.
Peki İkiz Kuleleri yok eden uçakların amacı neydi?.
Amerika'yı yıkmak değil herhalde..
Usame bin Ladin denen iğrenç herif, bu binlerce masumu öldüren eylemle El Kaide adını dünyaya duyurdu. Yaptığı eylemle de, "Bakın biz güya en korunmalı devlet Amerika'da bile neler yapabilecek güçteyiz" gösterisi yaparak, dehşet saçtı..
Dünya televizyonları adeta naklen yayın yaparak, bu dehşetin, en ücra köşelere bile ulaşmasını sağladı.
Peki kime hizmet etti bu yayınlar?.
Usame'ye..
Bir yandan onun "Dehşet ve Korku" yaratma amacına hizmet etti. Öte yandan, taraftarlarının ona daha da inanmasına, daha da bağlanmasına, "Canlı bomba" olacak kadar inanmasına yaradı..
Şimdi bir daha düşünün..
Londra'da, Paris'te son zamanlarda terör eylemleri oluyor.. BBC başta, İngiliz ve Fransız televizyonları canlı görüntü yayınlıyorlar mı?. Etrafta yerlerde kanlar içinde insanlar.. Ölüler, yaralılar..
Göremezsiniz.. Çünkü onlar, o görüntüleri yayınlamanın, terörün amacına hizmet olduğunu bilirler..
Şimdi bakın..
Güneydoğu'daki o rezil örgüt, son zamanlarda iyice sıkıştı. Gerek saklandıkları delikler, gerekse liderlerinin kaldığı yerler, İHA'larla (İnsansız Hava Araçları) ile tespit edilip SİHA'larla (Silahlı İnsansız Hava Araçları) ile vurulur oldular.
Türkiye'de saklandıkları dağlar da belirlendi ve Güneydoğu, Doğu ve Kuzey Anadolu'da izlenmeye başladılar. Canlı, ölü ele geçirilir oldular. Dehşet onların kampında başladı ve kandırıp götürdükleri, teslim olmaya başladılar..
Bu ortamda yapacakları şey ne olacaktı?.
Taraftarlarına güven verecek, dağılmalarını önleyecek "Biz daha ölmedik, bakın hâlâ güçlüyüz" dedirtecek, Türk kamuoyunda da "Siz haberlere inanmayın. Bakın hâlâ hem de içinizde eylemler yapacak güçteyiz" algısı yaratacak eylemler yapmak..
Ne varki Milli İstihbaratımız o kadar güçlü ki, anında haber alıyor ve eylemcileri daha parmak oynatamadan deliklerinde basıyor ve yakalıyorlar..
Giderek gücün bitiyor, giderek azalıyorsun..
Eylem de yapamıyorsun.. O zaman.. O zaman bir başka alışılmış terörist taktiği..
Asla parmağının olmadığı dehşet olaylarına sahip çıkmak.. Olay ne kadar devasa ise, o kadar iyi..
Yazın bu kadar kurak, bu kadar sıcak geçtiği ülkelerde en devasa olay nedir?. Orman yangınları..
Koskoca Amerika Birleşik Devletleri bile baş edemez..
Mesela Kaliforniya her yıl yanar da yanar..
Haftalarca söndürülemez.
Yangın yaşam yerlerine uzanır. Hollywood ünlülerinin milyonluk villaları dahi yanar..
O zaman bekle, Türkiye'de bir orman yangını başlasın.. Baktın büyük, baktın söndürülmesi zaman alacak.. O zaman hemen yüklen.. Dünyaya yay "Yangını biz çıkardık" de..
Günlerce radyolar, televizyonlar, gazeteler ve sosyal medya adını, gücünü duyursun. Teslim olmayı düşünen kendi tayfana göz dağı, gösteriş olsun.
Parmağını oynatmadan, bin kuşu birden vur..
Hayır!. Hiçbir iddiada bulunmuyor, sadece Sokrates mantığıyla bir durum analizi yapıyor ve diyorum ki..
Daha kim tarafından çıkarıldığı, hatta kaza olup olmadığı bilinmeyen bir yangına sahip çıkan bir rezil terör örgütünün amacına hizmet etmekten başka işe yaramayan, büyütme, abartma ve uzatma yayınlarından kaçınmamız gerek..
Tam tersine, halkımıza "Devlete güven, teröre korku" inancı ve algısı verecek yayınlar yapalım..
Bizim tüm medya, Hatay'ı bir terör eyleminin kurbanı ilan ederken ben dün niye tam tersi bir Hatay yazısı kaleme aldım, sanıyorsunuz..
Niye ormanları yanan Hatay'ı yazmadım, onu yakanları lanetlemedim de, Hatay'ın emsalsiz güzelliklerini, yeni Reyhanlı Barajı sayesinde Amik Çanağı'nın su tutmaya başlamasıyla göçmen kuşların yeniden konaklamak ve üremek için Hatay'da durak yapmalarını anlattım. O bağlamda Hatay'ın emsalsiz güzelliklerini bir daha yazdım?.
Reyhanlı Barajı'nı bizzat Devlet Başkanımız açtı.
Önemini herkes görsün anlasın diye.. Tek satır okudunuz mu o konuda..
Yusufeli Barajı'nı da yazmadığımız gibi..
Çünkü güzellikleri anlatırsan, yapılanı översen, tiraj, reyting, retweet ve like yok. Tık yok.. Kötüleri, çirkinlik ve felaketleri yazar, her fırsatta söversen, hepsi var..
Yeter!. Günlerden beri terör örgütü reklamı yapanlar..
Hepiniz bilirsiniz, reklamın iyisi kötüsü olmaz..
Eylemin eğer varsa, ya da yok da yükleniyorlarsa, amacı sizlerin manşet ve ana haberlerinizi, hatta magazin eklerinizi köşelerinizi tıka basa doldurup, adı, gücü üzerine dehşet algısı yaratmak ve taraftarlarına "İnanmayın. Biz ölmedik.. Eskisinden de güçlüyüz" mesajlarını bizi alet ederek vermek.
Bu yüzden bugüne dek Hatay yangını için tek satır yazmadım.
Bugün artık mecbur kalıp kaleme sarılınca da, gördünüz, ne örgütün, ne de onun sivil ve çocuk kasabı liderlerinden bir tekinin adını geçirmedim.
Benim gibi, örgütün tuzağına düşmeyen tüm meslektaşlarıma ve bu tuzağa balıklama dalanların gazına gelmeyip sosyal medyayı kullanmayan ve beklemeyi tercih eden, başta Cem Yılmaz ve Halit Ergenç, tüm ünlülere teşekkür ederim..
Teröre hizmet etmemenin yolu, soğukkanlı olmak ve sabırla, devletine güvenle beklemek, halkın, ulusun moralini yüksek tutmaktan geçiyor, dostlar!.
..Ve de terörist tarafından KUL- LA- NIL- MAMAK'dan!.
https://www.sabah.com.tr/yazarlar/uluc/2020/10/14/terorun-amacini-iyi-bilmemiz-gerek
(...)
Kontr'Haber şu:
İngiltere Kraliyet Hava Kuvvetleri'nin 1945 yılında attığı deprem bombası, Alman kruvazörü Lützow'u batırmıştı.

Swinoujscie, o dönemde Almanya'ya aitti ve bombardıman sırasında Swinemünde ismiyle anılıyordu.
https://tr.sputniknews.com/avrupa/202010141043024929-ikinci-dunya-savasindan-kalma-bombasi-etkisiz-hale-getirilirken-patladi/
(...)
Yorum şu:
İstihbarat Savaşları?!
BOP'un final'inde Neo Roma "yangın yeri"!
Nüans?!
Doğru soru şu:
Ormanlar alev alev ise hangi servis ya da servis'lerin iş'i?!
https://tr.wikipedia.org/wiki/Neron
Bir diğer soru:
Yunanistan'la sorun yaşandığında pkk ormanlarımızı yaktı ise Hatay'daki yangın kim'in iş'i?!
El cevap:
Fransa ile sorun yaşıyor ise Ankara, bir başka şeytan'ın gör dediği enstantane:
Orman yakmak, yangın çıkartmak, şartlar müsait ise çocuk oyuncağı!
Ne var ki, "büyük yangın" çıkartmak, planlamak, istihbarat iş'i.
Rüzgar'ın yönünü bileceksin, hangi yöne, hangi hız'da yayılacak önceden ölçeceksin!
Yani?!
ABD'deki yangınlar da, istihbarat savaşlarının uçkunları.
Hasılı:
Post modern savaş demek, istihbarat savaşları demek!
Klasik savaş'lardan farklı olarak, ordular kafa kafaya gelip tokuşmuyor.
Deprem, yangın, doğa felaketleri de bu savaş'ların birer parçası!
Aynen renkli demokrasi bahar'larının sokak kalkışmaları gibi.
Aynen pandemik virüs operasyon'unda olduğu gibi.
Vb.
Ezcümle:
Mesaj'ları doğru okumak hayat memat mesele!
Neo Lale Devri bitti, ne var ki...
https://www.sabah.com.tr/yazarlar/uluc/2020/10/10/yeni-normal-yasama-donus-ama
Vs vs.
Nokta.

15 Ekim 2020
Hayrullah Mahmud
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages