Medya'nın "Mezdeke" raksı ile sınavı?!
DURUM ANALİZ
Haber şu:
Mezdeke dansı Habertürk spikerinin başını yaktı!
32 yaşındaki Habertürk spor spikeri Hande Sarıoğlu'nun, kıvrak vücut hareketleriyle dansözlere taş çıkartan videosu ve Instagram paylaşımlarıyla adından söz ettirmesi HaberTürk yönetiminde büyük rahatsızlığa neden oldu. Evindeki doğal hallerini sık sık instagram hesabından takipçileriyle paylaşan Sarıoğlu'nun, son olarak yüzünün yarısını peçe ile kapatarak dans ettiği bir videosunu takipçileriyle paylaşması HaberTürk yönetimini kızdırdı. Kanal yönetimi o görüntülerden sonra ekrana çıkartılmayan ünlü sunucuya iş akdinin feshedildiğini bildirdi.
https://www.medyaradar.com/mezdeke-dansi-haberturk-spikerinin-basini-yakti-medyaradarozel-haberi-2040885https://www.medyaradar.com/haberturkten-kovulan-unlu-spiker-isyan-etti-tuh-sizin-alayinizin-insanligina-haberi-2040984(...)
Yorum şu:
Usta kalem Fehmi Koru gibi yapalım.
Bildiğini bilmezden (tecahül-ü arifane) gelen satırlar ile medyatik gündeme dair birkaç satır nakşedelim:
Konjonktüre binaen "ortam" sarsılıyor.
HT'de "Alo Fatih" olayından sonra sıra geldi "Alo Mezdeke" vakasına!
Haberde yer alan satırları tekrar etmeden söyleyelim:
İsrail / İran makası ya da Brexit / AB makası çerçevesinde, "Alo Kenan (Tekdağ)"ın kapısını tıklatıyorlar.
Turgay Ciner'in tercih'i sorgulanıyor, "Avukat" Medya Grup Başkanı üzerinden.
"Mezdeke dansı yapan spiker kimin zevkini yansıtıyor?" ya da "İşe kim aldı?" vb soruların cevabı olarak, en tepedeki adres işaret ediliyor (Kenan Tekdağ).
Bu konuda sicili, bir hayli kabarık.
Bu çerçevede, ünlü başka ekran yüzlerinin adı da anılıyor ilişki haritası içinde.
Nüans?!
Tekdağ'ın, 15 Temmuz öncesinde, Gülen'in abileri ile de arası iyiydi.
15 Temmuz sonrasında yerini korudu, Gülenci diye bilinen bazı çalışanların işlerine son verildi ya da kısmı bildik mezvu.
https://www.sabah.com.tr/gundem/2021/01/30/fatih-altaylinin-buyuk-yalani-haberturkteki-manseti-silmis-fetoden-ozur-dilemishttps://www.gazeteciler.com/haber/kubra-pardan-hulya-hokeneke-destek/409065https://www.sabah.com.tr/yazarlar/hilalkaplan/2021/02/01/mizansenin-perdesini-yirtacagimhttps://odatv4.com/8-madde-de-necip-fazil-gercegi-31012120.htmlhttps://www.medyaradar.com/medya-mahallesi-karisti-haberturk-sabah-arasinda-feto-kavgasi-patladi-haberi-2040280https://www.mynet.com/haberturk-canli-yayininda-gerginlik-hilal-kaplan-yayindan-alindi-110106714958https://www.medyaradar.com/kubra-par-ile-rok-birbirine-girdi-senin-gibi-igrenc-bir-sohretim-olacagina-haberi-2040206https://www.gazeteciler.com/haber/roktan-hapisteki-ahmet-altana-cruyff-benzetmesi/409040https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/haberturk-yazari-metinerin-kovuldugu-tescillendi-1809341https://www.medyaradar.com/fatih-altaylidan-hilal-kaplana-sert-sozler-gecmiste-hangi-orgutlerle-birlikte-oldugunuz-ortada-haberi-2040360https://odatv4.com/turkiyenin-konustugu-haberi-bir-de-ortaya-cikaran-isimden-dinleyin-31012100.htmlhttps://www.medyaradar.com/sabah-ve-akit-yazarlari-haberturku-hedef-aldi-gucu-sinsiliginde-haberi-2040284https://odatv4.com/28-ay-hapsi-isteniyor-11022123.htmlHasılı:
Parmak bir şeyleri işaret ederken, parmağa bakanlardansanız, mezdeke dansı yapan spiker istifa etti(rildi) diye bakmak mümkün.
Neticede, işe kim aldı ise ona güvenerek, "arkam sağlam, nasılsa bana bir şey olmaz" diyerek, o dans videosunu yüklemiş olmalı, spiker hanım.
Ne var ki, konjonktür ortada.
Nagehan Alçı ya da yine Nagehan Hanım'ın ifadesi ile edebiyat profesörü olacak kadar kültürlü eşi ROK, hapise girebilir.
Kenan Tekdağ görevinden istifa edebilir ve/veya FETÖ ile iltisaklı ya da irtibatlı diyerek ifadeye çağrılabilir.
Neticede 15 Temmuz sonrasında o kadar isim Gülen'le bağlantılı çıktı ise "İşe alan kimdi?" sorusu kapsamında, Kenan Tekdağ odak'ta.
Altyazısı geçilen mesaj bu.
Ezcümle:
Kamu bankalarından borç ötelemesi alan (kumarbaz) şarkıcı söz yazarı Serdar Ortaç şarkısında diyor ya, "Dansözler var"!
Bu medya, matruşka BOP'ta ne dansözler gördü, mezdeke dansı yapan spiker avantür hikaye!
Ki, nice gazeteci işsiz kaldı, köşeler boşaltıldı, bu kadar ses çıkmadı ise HT'nin patron katına geçilen mesajlar yek tek ortada.
https://www.amerikaninsesi.com/a/turkiyede-hukumetle-ayni-cizgide-olmayan-kanallara-baski/5754261.htmlhttps://www.amerikaninsesi.com/a/freedom-house-raporu-yazarindan-turkiye-elestirisi/5766529.htmlhttps://www.haberturk.com/yazarlar/serdar-turgut-2025/2970136-clubhouse-un-yasaklanmasi-mumkun-mudurhttps://www.indyturk.com/node/311731/ya%C5%9Fam/i%CC%87lk-insan-g%C3%BCbrele%C5%9Ftirme-tesisi-a%C3%A7%C4%B1ld%C4%B1Londra'dan bir kelebek havalandı...
Vs vs.
Nokta.
...
VAZİYET
Haber / Yazı şu:
Yeni Akit yazarı Gülümseyen hedef gösterdi: LGBT gibi sapkın anlayış sporda da var!
Yeni Akit gazetesi yazarı Ahmet Gülümseyen, LGBTİ+’ları 'sapkın' diyerek hedef gösterdi. "Bugün Boğaziçi Üniversitesi’ne taşınmasıyla gündem olan, sporun içerisine sızdırılmaya çalışıldığı eşcinsel (LGBT) ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği sapkınlığının spor vasıtasıyla nasıl yaygınlaştırılmaya çalışıldığı, artık zor değil…" görüşünü savundu.
Gülümseyen yazısında, "LGBT, Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini yaygınlaştırmak isteyen anlayışın, neyin peşinde olduğunu anlamak için, üstadımız rahmetli Hasan Karakaya Hocamızın Temmuz 2015’te kaleme aldığı ‘LGBT yürüyüşü… Sanki Lût Kavmi hortlamış, Taksim’e gelmiş!’ başlıklı yazısına okumak gerek. Hasan ağabeyimiz, adı geçen kelimenin her harfinin neye karşılık geldiğini açıklarken, sadece '…yakında ‘Üçüncü Cins’ demeye başlarlar!.. Ne derlerse desinler; Nihayetinde ‘hastalıklı’dırlar, ‘Sapık ve sapkın’dırlar!..'şeklindeki birkaç cümlesiyle bile, bugünleri o kadar güzel özetliyor ki. Adı geçen kelimenin (LGBT) diğer harflerinin taşıdığı mânânın felaketini tahmin ederdiniz! " ifadesini kullandı.
Gülümseyen yazısında şunları kaydetti:
Açtıkları ‘Lût kavminin çocuklarıyız’, ‘İbne dönme el ele, ahlaksız devrime!’ pankartlarıyla, toplumumuzun değerleriyle bağdaşmayan bu tedaviye ihtiyaç duyulan bir hastalık olduğu, LGBT’nin daha fazla yayılmasını önlemek için, eğitimde ve diğer alanlarda olduğu kadar spor alanından da uzaklaştırılması gerektiğini görmekteyiz. Ali Koç’un mevcut başkanı Fenerbahçe’de, geçtiğimiz yıl (2020) 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen ‘Nesiller boyu eşitlik’ kampanyasında yapılan açıklamada ‘Kasım 2018’de Fenerbahçe Spor Kulübü olarak Başkanımız Ali Koç’un öncülüğünde Birleşmiş Milletler ile kadın ve kız çocukları için küresel bir anlaşma gerçekleştirdik…’ ifadeleri yer alıyor. İş ortaklığının ana sponsorluğunu ise işletmesi Koç Holding’e ait TÜPRAŞ yapıyor. Proje, masumane olarak görülmesine rağmen, LGBT sempatizanları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği sapkınlarının desteğini alması, bu ve benzeri projelerle neyin hedeflendiği, milli ve manevi değerlerin nasıl zedelenmek istendiğini görmek, zor olmasa gerek…
https://t24.com.tr/haber/yeni-akit-yazari-gulumseyen-hedef-gosterdi-lgbt-gibi-sapkin-anlayis-sporda-da-var,932671(...)
Kontr'haber Yazı şu:
Oray Eğin: Düzeltme servisi: “LGBT+ üyesi”
Cinsel tercih yerine cinsel yönelim veya cinsel kimlik kullanılması konusunda epey yol aldık sayılır. Giderek daha az rastlıyorum cinselliğe tercih diyenlere. Sonuçta bir mağazadan kıyafet tercih etmiyoruz, ya da açık büfeden önümüze yemek koymuyoruz.
Ancak bugünlerde bir başka ifade karşıma çıkıyor: “LGBT+ üyesi.” Burası da bir kulüp değil ki üye olunsun… Herhalde kibar olmak için kullanılıyor bu “üye” kelimesi ama komik duruma düşüyor. Oysa tercihten pek de farkı yok bu ifadenin.
Benim doğrudan “eşcinsel” denmesine bir itirazım yok, ama LGBT+ “üyeleri” eski kafalı olmakla suçlayacaklar beni. “Mensubu” demekle “bireyi” demek arasında da pek fark yok, o zaman LGBT+ veya “LGBT+ bireyi” desek?
(...)
Arşiv'den not yazı da şu:
Soylu’ya Külliye’den yanıt var
İçişleri Bakanı Soylu'ya yanıt Külliye'den geldi. Konu: Eş cinsellik
İçişleri Bakan Süleyman Soylu’nun, Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine atfen sosyal medya hesabından “LGBT sapkınları” ifadesi kullanması tepkilere yol açmıştı. Daha sonra Candaş Tolga Işık'ın Global TV'de sunduğu "Az Önce Konuştum" programına katılan Soylu, "LGBT tamamen Batı'nın Türkiye'ye pazarladığı, sunduğu... Bizim geçmişimizde böyle bir şey var da biz bilmiyor muyuz? Ama Batı'da var" demişti.
Bakan Soylu’nun mesajı tartışılmaya devam ederken, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Üyesi Murat Bardakçı’nın “Osmanlı'da Seks” kitabı gündeme geldi.
BARDAKÇI KİTABI İÇİN NE DEMİŞTİ
Murat Bardakçı 12 Aralık 2012 tarihinde, Habertürk’teki köşesinde kitabıyla ilgili, “‘Osmanlı'da Seks’in temeli ‘Osmanlı'nın cinsel hayatı’ yahut padişahın, sarayın veya halkın cinsel eğilimleri değil, ‘Osmanlı döneminde kaleme alınmış hayalî cinsel metinler’dir. Erotik edebiyatımızın elyazması kütüphanelerde muhafaza edilen bazı kaynakları ile yine Osmanlı zamanında basılan ama artık bilinmeyen, üstelik bugün değil aynen yayınlanmaları, yazılmaları bile pek mümkün olmayan ilk örnekleri...” ifadelerini kullanmış, “Şimdi, ‘Bu kitaplarda bahsedilen olaylar ve aşırının da aşırısı olan fantaziler gerçek hayatta da yaşanmış olabilir mi?’ diye sorabilirsiniz: Bilmiyoruz, zira bu hadiseler gerçek bile olsa, tamamı özel hayatla ilgilidir. ‘Yasak’, ‘gizli’ ve ‘saklı’ anlamına gelen Harem'de nelerin nasıl yaşandığını, hiç kimse bilmez!” diye yazmıştı.
Bardakçı kitabındaki bazı olayların ise gerçeğe dayandığını da ifade ederek, “Ben, 1980'lere kadar üzerinde kimselerin çalışmadığı bu eserlerin bazılarının bir bölümünü yeni harflere naklettim ve asırlar önce yaşanmış olan birkaç tarihî olaya da kitapta yer verdim, o kadar... Bu olaylar ‘Türkler'e tarihi sevdiren adam’ diye bilinen Ahmed Refik ile Reşad Ekrem'in daha önce yayınladıkları gerçek kaynaklara dayanan birkaç hadise ile ‘Bâlî Bey'in hanımının maceraları’ gibi devlet arşivinde belgeleri bulunan eski birkaç skandaldan ibaretti” şeklinde yazmıştı.
AKP 2015 YILINDA LGBT İÇİN NE DEMİŞTİ
Öte yandan AKP, 7 Haziran 2015 yılındaki seçimlerden önce çıkardığı seçim broşüründe LGBT’lilere özgürlük getirdiğini iddia ederek, “Türkiye Ramazan ayının ortasında İstiklal Caddesi'nde Gay Pride yapabilen bir ülke. Muhafazakar insanların daha görünür olması kimsenin hayat tarzına müdahale edildiği anlamı taşımıyor” denilmişti.
MURAT BARDAKÇI’NIN KİTABINDA NELER YAZIYOR
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu “LGBT sapkınları, LGBT tamamen Batı'nın Türkiye'ye pazarladığı, sunduğu... Bizim geçmişimizde böyle bir şey var da biz bilmiyor muyuz? Ama Batı'da var” derken, Osmanlı’daki erotik edebiyat örnekleri ve kimi gerçek olaylar dikkat çekiyor.
Peki, Osmanlı’da erotik metinlerin yer aldığı Murat Bardakçı’nın “Osmanlı’daki Seks” kitabının içeriğinde neler var?
Onedio sitesinin “Osmanlı’daki Seks” kitabından yaptığı derleme şöyle:
“KILIÇ ALİ PAŞA HAMAMI'NDA SOYUNURKEN İSMAİL AĞA TARAFINDAN ÇOK BEĞENİLEREK İÇ OĞLANI YAPILAN YEMENİCİ BALİ OĞLAN...
Kitapta, 1686 yılında Hamamcılar Kethüdası olan İsmail Ağa tarafından kaleme alınan Dellakname-i Dil Küşa yani Gönüller Açan Tellaklar Kitabı adlı uzunca bir metin yer alıyor. İstanbul'un ünlü hamamları ve bu hamamlarda "kulamparaya peştamal çözen nazenin oğlanları" anlatan İsmail Ağa'nın kitabı kaleme almasının sebebi ise yine bir hamam oğlanı. Kılıç Ali Paşa Hamamı'nda "soyunurken" İsmail Ağa tarafından çok beğenilerek "iç oğlanı" yapılan Yemenici Bali Oğlan, "Bir kitap yazsan, içinde adımız geçse, tarihte hatırlansak" deyince İsmail Ağa, İstanbul'daki 2 bin 123 "parlak" tellaktan on birini seçerek anlatmaya başlamış. Tabii başta Yemenici Bali Oğlan. Kethüda'nın coşkulu üslûbunun katkısıyla, ortaya Osmanlı'nın en renkli eşcinsel metinlerinden biri çıkmış. İsmail Ağa, "mahbûb-ı ziba" yani "yakışıklı sevgili" diye andığı Yemenici Bali Oğlan için şunları söylüyor: "Henüz on beş yaşında ve güzellik tacı adının başında ve bu günahkârın mürg-i dili (gönül kuşu) yemenici oğlanın samur kaşında." Zavallı Yemenici, gaddarlıklarıyla nam salmış 59. Yeniçeri Ortası'nın acemilerinden. Şahbaz bir yoldaşının altındayken baskın verilince defterli olup Kılıç Ali Hamamı'nda soyunmaya başlamış. Kethüda'nın deyişiyle, "Amma camekân odada, amma içeri halvette o nazlı oğlanın firuze kâsesini ejder misali demir kazık millerle oymuşlar."
KAYITLI İLK FAHİŞELER KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN DÖNEMİNDE
Murat Bardakçı diyor ki; "İstanbul halkı için seks skandalları, sık rastlanan olaylardandır. Hiçbir dönemde de engellenememiştir." Kitaba göre ilk kayıtlı fahişelere Kanuni Sultan Süleyman devrinde rastlanmış. Kanuni döneminde İstanbul'da ün yapan ilk fahişelerin isimleri Arap Fatı, Giritli Narin, Atlıases Kamer, Kirteli Nefise ve Balatlı Ayni...
İlk jigololar ise Yavuz Sultan Selim devrinde ortaya çıkmış.
MİLLİ KAHRAMAN BALİ BEY'İN EŞİNİN JİGOLO TUTKUSU...
Yavuz Sultan Selim döneminin milli kahramanı olan Bali Bey'in karısı jigololara tutkunmuş. Varını yoğunu genç erkeklere veriyormuş. Çift bu yüzden pek çok kez kadılık olsa da, yaşananlar Yavuz'un kulağına gitse de Bali Bey'in karısı genç erkeklerle ilgilenmekten bir türlü vazgeçememiş.
GÜNAH YALNIZCA HALK İÇİN...
Lezbiyenlikle ilgili gerçek hikâyelerden biri Sadaret kaymakamı Osman Paşa'nın karısının başından geçmiş. 1810 yılında Sadaret kaymakamı olan Osman Paşa'nın en büyük zaafı İstanbul'un en namlı lezbiyenlerinden biri olan karısına aşırı düşkünlüğüymüş. Karısı bir çingene rakkaseye gönül verip evde hanımların katıldığı içkili, müzikli meclisler düzenleyince dedikodular alıp başını gitmiş. Bu âlemler duyulunca, saraydan, "Karısına sahip çıkamayan devlete hiç çıkamaz" yazılı fermanla Osman Paşa'yı devlet görevinden azletmişler. Günah yalnızca halk içindi.
BİR HAYDUTA PEŞKEŞ ÇEKİLEN SİPAHİ MUSTAFA BEY...
Bir kadızadenin gönül eğlencesiyken sokaklara düşen Sipahi Mustafa Bey, Mudurnu Dağı’nda “Kara Domuz” namlı bir hayduda peşkeş çekilmiş. İsmail Ağa’nın deyişiyle haydut, “Oğlancığı kıllı sineye çekip gözleri yaşına bakmayıp gümüş kümbetine demir kazık çakmıştır.” Haydudun diğer adamları da Sipahi Mustafa Bey’e tecavüz ettikten sonra zavallıyı, “Yürümeye mecali kalmamakla bir handa emanet yatağa koyup gitmişler.” Bu Sipahi Mustafa Bey de Fındıklı’daki Müftü Efendi Hamamı’nda defterli olmuş.
KIZ SOFTA LAKAPLI ÜRGÜPLÜ İSMAİL...
Kitapta anlatılan hamam oğlanlarından biri de Kız Softa namlı Ürgüplü İsmail. İstanbul’da hemşerisi Dağlı Mustafa’nın yanında kalırken, üçüncü gece bu niyeti bozuk hemşeri, “Oğlan, s..... yarî hiledir (dostça bir oyundur) deyip oğlancığı b’il-ikna (ikna ederek) rızasıyla fiilî livataya mübaşeret eyledikte (girişince) maslahatı begayet kebir olmakla İsmail bihuş oldukta gaddar herif işini tamam görmüştür.” Bu olayın ardından Kız Softa, İstanbul’da tezgâh arkası, dükkân, yangın yeri, mezbelelik birçok yerde soyunmuş nihayet Yıldızbaba Hamamı’nda beline peştamalı sarmış.
TOKMAKÇI KALYONCU SÜLEYMAN...
Kethüda Efendi'nin "âdem ejderhası" diye anlattığı Kalyoncu Süleyman rağbet edilen bir "tokmakçıymış." Bir gün kahvede otururken, Piyalepaşa hamamcısı ile tanışmış. Hamamcı, "Tamam, bana böyle şahbaz bir tokmakçı lazım" deyip Süleyman'ı hamama almış. İsmail Ağa, bu âdem ejderhasının hamam muamelesini anlatırken adeta kendinden geçmiş: "Uzan beyim, paşam deyip nicesini baldır bacağa atar, kıvamı geldikte kendi peştemalını fora edip dal... müşterinin ayaklarını öper..."
ARNAVUT ASILLI KINALIKUZU FİRUZ...
El, ayak parmakları kınalı olan Firuz, Arnavut asıllıymış. Bir hemşerisi Firuz’u hamama gelen kulamparalara tanıştırmış, el öptürmüş. Hamamda yaşananları anlatan Kethüda Efendi, Firuz için de kalemini konuşturmuş: “Efendim, ortaklık yoludur. Oğlanın başını tutmam gerektir deyip o lain Arnavud şaki, Firuz’un boynuna kol kemendini attıkça, oğlanın g... nur topu misali d... ki, aşk olsun o oğlana ... basana.”
LEZBİYEN İLİŞKİLER...
Murat Bardakçı’nın kitabında Osmanlı’daki lezbiyen ilişkiler de anlatılıyor. Arapça “zarif” kelimesinden gelme “zürefa”nın “lezbiyen”, “sevici” anlamında kullanıldığını belirten Bardakçı, bu merakın, İstanbul’da her dönemde ve özellikle yüksek kesimde revaçta olduğunu anlatıyor.
https://odatv4.com/soyluya-kulliyeden-yanit-var-03022121.html(...)
Yorum şu:
Neo II. Dünya Savaşı'na kayan gündem kapsamında, "Eşcinsellik, AB'nin himayesinde" altyazısı geçiliyor.
Nüans?!
Eşcinsellik bulaşıcı ise pasif olandan kaynaklı değil, aktif olanlardan kaynaklı!
Vatikan'ın hali ortada!
Kadın'dan korkan "o kafa", erkeğe meyletti, Lut Kavmi'nin müridi oldu.
Arsızlık ise arsızlığın merkezinde pasif olan değil, aktif olan arsızlar var.
Haz yasak, kadın yasak ama eşcinsel ilişki yasak olsa da gizli ve legal.
Günah deyip kadına el sürmeyen, erkekten hoşlanmakta bir sakınca görmüyor ise bu "dindar" hikayede bir sakatlık yok mu?!
Oray Eğin vb isimlerin cinsel kimliği beni ilgilendirmiyor, yazdığı yazılar ile ilgiliyim.
Yazıları yetersiz ise okunmaz olur ise ister erkek olsun ister kadın fark etmez, bir süre sonra işsiz kalır.
Eşcinsel olmak kişinin özeli.
Ne var ki, matruşka BOP'ta, eşcinsel olmayı "üstün insan" olmak diye öyle bir pazarladılar ki, aynen "kürt seçmen" gibi paylaşılamayan grup oldu.
Eşcinsel olmak üst başlık ise aynen kadın ya da erkekte olduğu gibi, değişik takımları tutanları var, siyasal tercihi farklı olanlar var, kaypak olanı var, mert olanı var, aldatanı var, maganda olanı var, medeni olanı var.
Homojen değil.
Neticede, bu noktada sorgulanması gereken, eşcinselleri küçümseyen, eşcinsellere zulmeden ve buna karşılık eşcinselle yatan aktif eşcinsel zorbalar kimler?!
Katolik, sünni fark etmez.
Araştırılması gereken bu!
Vatikan'da yaşanan rezaletin sebepleri var, haz yasak, kadın ya da erkek yasak, bu sebepten çocuklarla seks dahil, lezbiyen ilişki vb ne ararsanız var.
O vakit diğer basit soru da şu:
Kadınla ilişkide bir sıkıntı olmadığı halde, "sevap" olduğu halde, bir kısım "dindar" kesimdeki, oğlancılık sevdasının kökeninde ne var?!
Padişahın haremi var, buna rağmen kimi oğlanla yatıyor ve/veya eşcinsel ilişki yaşıyor!
Hasılı:
Şark toplumunda, kendi cinsi ile yatan "eşcinsel sayılmadığı"ndan bu kadar yaygın diyebilir miyiz, o tarz ilişkiler.
Oysaki, adı üstünde eşcinsel ilişki.
Yani aktif olanı da eşcinsel, pasif olanı da!
Birçok caminin tuvaletleri akşamları kilitleniyor ise sebeplerini cemaate sor, anlatsın.
Zina haram / günah diyeceksin, sonra da...
Ezcümle:
Siyasal İslamcılar, eşcinselleri bu kadar kafaya taktıysalar, içlerindeki aktif eşcinselleri eğitsinler.
Homoseksüel ile yatan da homoseksüeldir.
Vatikan'ın hali ortada!
Naçizane, yaptığı işe bakarım, ne kadar işinin ustası, ne kadar ciddiye alıyor yaptığı işi, saygı duyuyor vb.
Bunun dışında "inancı, cinsiyeti, özeli" kişiyi ilgilendirir, saygı duyarım.
(İbnelik bir ruh / seciye halidir, aynen orospuluk gibi! Eşcinsellikle alakalı bir durum değildir.)
Her saygı duyduğuma katıldığım, onayladığım anlamı da çıkmaz; ne var ki, saygı da bunun için var.
Her fani kendi yolunda (my way).
Vs vs.
Nokta.
...
NEDİR NE DEĞİLDİR
Haber şu:
Müge Anlı: Sana Bir Yumruk Atarım, Bir De Yer Çarpar
Sunucu Müge Anlı canlı yayında 'Karısı hak ettiyse, dövmüştür' diyen adama 'Ben şimdi sana kameranın içinden sana bir yumruk atarım, bir de yer çarpar' sözleriyle tepki gösterdi.
https://www.medyafaresi.com/haber/muge-anli-sana-bir-yumruk-atarim-bir-de-yer-carpar/955504(...)
Yorum şu:
Cahile kızılmaz!
Doğrusu ne ise öğretilir.
Ne var ki, Müge Anlı'nın yaptığı cehalet değil ise nedir; tribünlere oynamak mı?!
Kaldı ki, şiddet "şiddet" ile çözülmez ve fakat!?
Şiddet'in kökeninde kadın var!
Çocuğunu döven azarlayan, dayakla terbiye eden kadın var!
Oğluna, gelini için, "Şunun ağzına iki tane yapıştırıp susturamıyor musun?" ve/veya "Sen erkek olsaydın, o gelin öyle yapamazdı" diyen anne var.
Küçük çocukları dayakla terbiye eden, "akşama baban gelince bak sana nasıl dayak attırıyorum" diye tehdit eden anne var.
Var oğlu var.
Erkek, şiddet eğilimli ise ki bunun diploma ile de bir bağı olmadığı ispatlandı, anneden yani kadından kaynaklıdır.
ABD'de kadına şiddet, Türkiye'nin de üstünde.
AB'de nedir rakam?!
Erkek, "kadına şiddet"i, bir başka kadından öğrenir.
Ya da fetva bir diğer kadından gelir, diyelim.
Kadının kurdu kadındır.
Tetiğe basan erkek, tetiği çektiren bir başka kadın!
Namus cinayetlerinin ardında da, yine kadınların "o kadınlar" hakkında ettiği laflar yok mudur!?
Ne diyordu, üstad Victor Hugo, "Bir insanı medenileştirmeye karar verirseniz, işe onun ninesi ile başlayın" vb.
Hasılı:
Olmadı Müge Anlı.
Piyasadaki erkek kabadayılar bitti, ROK familyadan mülhem, Seda Sayan'ı vb de geçtik, şimdi sıra sana mı geldi!?
Velev ki, tepkinde haklısın!
Sizin gibi bir program yöneticisi de çözümü şiddet ile çözmeyi düşlüyor ise onlar ne yapsın!?
İletişimde temel kural, karşındakinin anladığı kadar varsın ya da kişi ne anlamak ister ise onu duyarmış.
Hal böyleyken, ünlü ekran yüzü Anlı da sorunu yumruk atarak çözmek istiyor ise kavgada yumruk aranmaz, attığın kadar yersin de!
Müge Anlı, bu üslupla hiç çocuğunu tehdit etmiş midir?!
Ya da eşini!?
Ezcümle:
Çalışan kadınlar, beyaz yakalı kadınlar, okumuş kadınlar, erkeklerle her konuda yarışsın ama magandalıkta rekabete gerek yok.
Bu sebepten Sinan Akyüz "Etekli İktidar" kitabını yazdı.
Kadın çürüdü mü, aile kurumu çöker, aile kurumu çökünce devlet çöker.
Matruşka BOP'ta kadını çürüttüler.
Kaldı ki, Müge Anlı'nın yönettiği programlara çıkan hikayeler ortada.
Çürüme Emden çukuru zaviyesinde, arsızlık Everest.
Vs vs.
Nokta.
13 Şubat 2021
Hayrullah Mahmud