3 Kasım 2020 öncesi ve/veya 3 Kasım 2020 sonrası ya da Denzel Washington'a katılıyor musunuz?

419 views
Skip to first unread message

Hayrullah Mahmud ÖzgürTÜRK

unread,
Nov 13, 2020, 7:41:59 AM11/13/20
to oybi...@googlegroups.com
3 Kasım 2020 öncesi ve/veya 3 Kasım 2020 sonrası ya da Denzel Washington'a katılıyor musunuz?  

DURUM ANALİZ
3 Kasım 2020 öncesi Arşiv'den yazı şu:
GÜNERİ CIVAOĞLU: Biden ‘beynini’ arıyor...

ABD’nin Demokrat Başkan adayı Joe Biden’ın 8 ay önce söylediklerinin kokusu yeni çıktı.
Şöyle bir halk deyişimiz vardır:
“Dün gaz çıkardı (os...u) kokusu bugün çıktı...”
Teşbihte hata olmaz derler...
Biden’ın söyledikleri de zaten akıllı bir adamın ağızından çıkacak cinsten değil.
Bizim halk özdeyişiyle -hani- özdeşleşiyor desem yeridir. (Biden’ın beynini aradığı ve kafasının sadece gaf ürettiğini gösteren karikatürlere bakınız.)
5f4434025542851d2cd0d438.jpg
BENİ UYARMIŞLARDI
Daha Obama’nın Başkan olduğu yıllarda Joe Biden, Obama’nın yardımcısı olarak Türkiye’ye gelmişti.
Amerika’da da Demokrat Parti lehine seçim kampanyalarında yer almış bir Türk dostumun evinde Joe Biden onuruna yemek düzenlenmişti.
Çok dar kadrolu bir davetti.
Davetin yapıldığı eve girer girmez Biden’ın çevresindeki Amerikalılar tarafından şöyle uyarıldım.
Burada Başkan Yardımcımızın sizinle yapacağı konuşmayı veya başkalarıyla grup halindeyken ya da yalnız yaptığı konuşmalara tanık olmanız halinde o söylediklerini hiçbir şekilde yazmayacaksınız, TV’de söylemeyeceksiniz.
Bunu sizden özellikle rica ediyoruz.
Başkan Yardımcımız bazen söylenmemesi gerekenleri söyler, söyledikleri siyasi skandallara neden olabilir.
Bazen kelimelerini frenleyemez.
O nedenle, bu kesin uyarıyı Başkan Yardımcımızın katıldığı davetlerin konuklarına önceden söylüyoruz.
ABD Demokrat Parti Başkan adayı Joe Biden gaflarıyla ünlü.
Karikatürde de görüldüğü gibi, Biden’ın beyninden düşünceleri tıpkı kahve makinesine kahve taneleri gibi dökülüyor. Makineden de “gaflar” çıkıyor. Ve gaflar da kelimeler halinde ağzından çıkıyor. Yani adamın gafları meşhur.
5f4433ef5542851d2cd0d436.jpg
Bir başkan adayıyla ancak böyle dalga geçilir. Biden elinde çivi ve çekiç “KAYIP BEYİN ARANIYOR, BULANA ÖDÜL” afişleriyle “beynini arayan, beyinsiz adam” olarak çizilmekte. Kabalık etmek istemem ama onun Türkiye’ye nezaketsizliği de içe sindirilir gibi değil.
AĞZININ AYARI YOK
Görüyorsunuz ki adamın ağzının ayarı yok.
Yoksa...
Nasıl NATO müttefiki Türkiye’nin işlerine burnunu uzatabilir?
“Başkan seçildiğimde Erdoğan’ın başkan seçilmesini önleyeceğim” gibi demokrasi dışı bir söylemde bulunabilir?
Başkan seçilirse Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’la nasıl karşı karşıya gelecek, iki ülke arasındaki sorunları/konuları hangi yüzle konuşabilecek?
Zaten bakın sayfaya bir karikatür koydum.
Chicago Daily Tribune’de yayımlanmış gibi bir çizimde manşet şöyle:
“BİDEN BİDEN’I YENDİ (Biden Defeats Biden)”
Yani...
Böyle giderse Joe Biden öyle akıl almaz potlar kırar, laflar eder ki kendi kendine çelme takar, kendi şansını bitirir.
Seçildiğini kabul edelim...
Dünya belki Trump’ı bile arar hale gelebilir.
5f4433cc5542851d2cd0d434.jpg
PANDEMİ AŞISI TRUMP’IN KOZU
Trump en kötü günlerini yaşıyor.
Kovid-19 krizini o kadar kötü
yönetti ki Joe Biden gibi “beyinsiz” diye dalga geçilen ve ağzından çıkan lafı bilemeyen, gaf üstüne gaf yapan,
potlar kıran “Joe Biden bile anketlere
göre daha önde.
Trump şimdi yeni bir hamleyle aradaki farkı kapatıp yeniden öne geçmeyi planlıyor.
Amerika’nın “Kovid-19’a karşı etkin aşıyı bulduğu” iddiasında.
Birkaç ay içinde ABD’de Kovid-19 tehdidinin -neredeyse- sıfırlanacağı gibi söylemlerle kasımdaki seçimlere oynuyor.
Gerekli test sayısına ve süresine itibar etmeksizin “bu aşıların kullanılmaya başlanacağının” müjdesini veriyor.
Hedefi “sağlık kaygılarını gidermenin” yanı sıra “pandemi sebebiyle çöken ekonomiyi canlandırmak, işsizlik sayısını normallere getirmek” umutlarını yeşertmek.
Tabii bu arada Joe Biden’ın kendi kendine çelme takma ihtimalini de unutmamak gerek.
https://www.milliyet.com.tr/yazarlar/guneri-civaoglu/biden-beynini-ariyor-6289427
(...)
3 Kasım 2020 sonrası Yazı 1:
GÜNERİ CIVAOĞLU: Joe Biden’la Boğaz’da...

ABD’nin seçilmiş Başkanı Joe Biden’la İstanbul’da bir davetteydik.
Üç saat dolaylarında -çeşitli konulardaki- konuşmalarını dinledim.
Bazen sorular sorduk.
Evirip çevirmeden net cevaplar verdi.
Peki...
Joe Biden sosyal medyada dönmekte olan mesajlarda iddia edildiği gibi “Türk düşmanı” mı?
Böyle bir izlenimimiz olmadı.
“Türk düşmanı” olarak algılanacak hiçbir ifadesine tanık olmadık.
Zaten...
Öyle bir “söylemi” hatta “iması” bile olsa gereken cevabı anında verebilecek duyarlı bir gruptuk.
Tam tersine, gece boyu her birimize ayrı ayrı güler yüzle yaklaştı.
Hatta Sedat Ergin’le birlikte onu ortamıza aldığımız fotoğraf, çektirirken omuzlarımıza sarılarak poz vermişti.
Joe Biden’ın son günlerde “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alarak Türkiye’de iktidarın seçim yoluyla düşürülmesi için muhalefete destek vereceği” yolundaki sözlerini hayli yadırgadım.
Gerçi o sözleri “Türkiye’ye ve Türklere düşmanlık” kelimelerini içermiyordu ama Erdoğan, Türklerin seçilmiş Cumhurbaşkanı’dır.
“Onu devirmek için muhalefete ABD desteği” ise Türkiye’ye demokrasisine dışarıdan müdahale kalkışımı olur.
Türkiye için kabul edilemez bir söylemdir.
Muhalefet ise ne böyle bir iş birliğine girer, ne de böyle bir söylemi kabul edebilir.
Fotoğrafların hikâyesine gelince...
Her yazı, her fotoğraf zamanın ruhu içinde değerlendirilmeli.
9 yıl sonra ABD Başkanı seçilecek olan Joe Biden’lı yemek davetinin fotoğraflarını ve 6 Aralık 2011’de o geceden izlenimlerimi yansıttığım yazıyı sunuyorum...
 HAFTA SONUNDA Boğaz kıyısında bir gece. 4 bizden, 2 de Amerikalı gazeteci, Think Tank yöneticisi eski Büyükelçi Özdem Sanberk, birkaç iş insanı, ABD’nin iki numarası Joe Biden’ın çevresindeler.
Sahir Erozan’ın yalısındaki davette Joe Biden’a refakat eden Amerikan üst düzey bürokratlar ile Dışişleri Müsteşarı Büyükelçi Feridun Sinirlioğlu, Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Namık Tan, ABD İstanbul Başkonsolosu Scott Frederic Kilner ve eşi de vardı.
Ve iyi seçilmiş iki kadın konuk...
Tülin Şahin, Türkiye’nin “tanıtım yüzü”, 5 yabancı dil konuşuyor. (Tülin o yıl Türkiye’nin “tanıtım yüzü” seçilmişti.)
Pelin Batu oyunculuğunun ötesinde Boğaziçi Üniversitesi’nde tarih doktorası yapmakta.
Osmanlı ve Cumhuriyet tarihi konularında sorulara cevap verebilecek donanıma sahip.
Emekli Büyükelçi İnal Batu’nun kızı...
Eğitiminin büyük bölümünü İngilizce dilinde tamamladı.
Sonuç, Sahir Erozan başarılı bir “cast” yapmış.
BİR RAHAT ADAM
JOE Biden kravat takmamıştı.
Lacivert ceket, pamuklu kumaştan krem rengi pantolonu, yaka uçları düğmeli gömleği, rahat mokasenleriyle prototip Amerikalı hafta sonu giysileri içindeydi.
Yıllardır tanışıyormuş gibi hepimizle sohbet etti.
Açık sözlüydü.
Bunu “Teksaslıyım” gerekçesiyle sık sık vurguladı.
Irak’tan, İran’dan, Suriye’den, bölgedeki Türkiye faktöründen ayrıntılı sayılabilecek cümlelerle ve net söylemlerle anlatımları oldu.
Konularına hâkim.
Ortadoğu liderlerinin psikolojik yapılarını da dikkate alarak analizler yaptı.
Soruları, kaçamak yapmadan cevaplaması dikkat çekiciydi.
Sık sık gülümsüyordu.
Korumasının zaman zaman kulağına eğilerek “Artık ayrılmanız gerekiyor” fısıltılarına karşın konuşmalarını sürdürdü.
Sonra da “birlikte fotoğraf çektirme” faslı...
Gruplar halinde, 2’li-3’lü, teke tek...
ALEVLERE YOLCULUK
İSTANBUL‘da bir süredir “deniz taksi” uygulaması var.
Özellikle Avrupa ve Asya arasında köprüler ve çevre yolları saatlerce tıkanırken, “deniz taksi”yi çağırıp 5-10 dakikada karşı sahile gitmek “ilaç” gibi...
Four Seasons Oteli’nin rıhtımından bindik, 5 dakika sonra karşı sahildeki Kuzguncuk’taydık.
Sahir’in yalısı önünde yakılan ateş yanılmayı önlüyordu.
Ayrıca salondan bakıldığında da, alevlerin denize yansıması hoş bir görüntüydü.
Yalının içi de rahat ortamı tamamlıyordu.
Sahir turizmci olarak pırıltılı bir kariyer çizgisini sürdürmekte, o yanıyla tanınmakta.
Oysa bir de politikacı yanı var.
Clinton’un ABD Başkanı seçilme kampanyasından başlayarak Demokratik Parti için zaman zaman aktif politikanın içinde oldu.
Joe Biden’ın gazeteciler, iş adamları ve bazı kanaat önderleriyle bir araya geldiği gecenin onun konutunda düzenlenmesi bu nedenle...
BUZLAR ERİMİŞ
“EEE sonra?” sorunuzu işitir gibiyim.
Elbette “ABD’nin 2 numarası neler söyledi; Suriye, PKK, Arap Baharı, AK Parti ve diğer konularda söylemleri neydi?” diye sormanız doğal.
Bunların hepsi konuşuldu.
Ama...
“Off the record” şartıyla, yani “yazılmamak kaydıyla...”
Bu tüm söyledikleri “yalıda hoş seda olarak kaldı” demek değil.
Yazılarımda ABD’nin bakış açısı izleri için yararlı olacak söyledikleri.
Ancak...
“Türkiye-ABD ilişkileri küresel ısınmadan bile hızlı soğuktan sıcağa geçiş sürecinde. İran için Başbakan Erdoğan ve Brezilya Başkanı Silva’nın birlikte imzaladıkları öneri ve Suriye Başkanı Beşar Esad ile aile boyu muhabbet nedenleriyle esen sert rüzgârlar durmuş, hava ılımana dönüşmüş.”
https://www.milliyet.com.tr/yazarlar/guneri-civaoglu/joe-bidenla-bogazda-6351706
(...)
3 Kasım 2020 sonrası Yazı 2:
GÜNERİ CIVAOĞLU: Bizimle Sahir Erozan’ın yalısında yemek yediği Türkiye ziyareti günlerinde Joe Biden önce Ankara’dadır.

Dışişleri, protokol kuralları gereğince dönemin Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek’in Joe Biden’a TBMM’de bir kahvaltı davetini programa koymuştur.
Cemil Çiçek izlenimini şöyle anlattı bana:
“Sizin de yazdığınız gibi şakacı, halk deyimlerini kullanan, süssüz konuşan bir politikacıydı.
Arap Baharı o sıralarda yeni başlamıştı.
Tunus’ta başlayan hareketlenme Mısır’a da sıçramıştı.
Başkan Yardımcısı Joe Biden kahvaltıda bana ‘Tunus ve Mısır’daki bu olaylar hakkında’ fikrimi sordu.
Ben de ‘Size bir hikâye anlatayım’ cevabını verdim.”
Hikâye şu:
‘ Kasabanın birinde her gün bir yangın çıkmaya başlamış.
Yangınların nedenini bulmak için bir araştırma komisyonu kurulmuş.
Gerekli incelemeler, araştırmalar yapıldıktan sonra komisyon raporunu açıklamış.
Raporda “yangınları itfaiyenin çıkardığı anlaşılmıştır” yazıyormuş.
Başkan Yardımcısı Joe Biden’a “Ortadoğu’da yabancı itfaiyeler var” dedim.’
Biden hiçbir şey söylememiş.
Zoraki bir gülümseme...
Konu kapanmış.
Ortadoğu da hâlâ önce yangınları çıkartan, sonra da söndürmeye talip olup bölgeye yerleşen “itfaiye devletler” var.
Türkçemizde “taşı gediğine koymak” diyoruz bu gibi söylemlere.
https://www.milliyet.com.tr/yazarlar/guneri-civaoglu/aliyevin-yumrugu-6352652
(...)
Yorum şu:
3 Kasım 2020 öncesi yazılan yazı ortada!
3 Kasım 2020 (ilk) sandık sonuç'u çerçevesi'nde yazılan yazı ortada!
Ertesi gün düşülen "hamiş" ortada.
https://twitter.com/JournoComTr/status/1307267304581980161
Vs vs.
Nokta.

13 Kasım 2020
Hayrullah Mahmud
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages