29 Ekim "real politik" ve/veya Möbius şeridi'nde "Deja vu"?!

469 views
Skip to first unread message

Hayrullah Mahmud ÖzgürTÜRK

unread,
Oct 28, 2020, 5:11:52 AM10/28/20
to oybi...@googlegroups.com
29 Ekim "real politik" ve/veya Möbius şeridi'nde "Deja vu"?!

SÖYLEMMETRE (DURUM ANALİZ)
Haber şu:
Ünlü anketçiden flaş tahmin: 2022'de erken seçim.
.
KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır, "2022 yılına geldiğimizde evet, erken seçim olabilir. Ancak ben, 2023 seçimlerinin normal zamanında olacağını sanmıyorum" dedi.
Sözcü gazetesinden Fatma Vurgun'un sorularını yanıtlayan KONDA Genel Müdürü Ağırdır, erken seçim ve 'Z kuşağı'na ilişkin açıklamalarda bulundu.
Ağırdır, 'Sizce, gelecek seçimlerde sonucu Z kuşağı mı belirleyecek?' sorusuna, "Z kuşağı, Y kuşağı gibi kavramlara benim itirazım var. Bu, batıda geliştirilmiş bir teori ve kendine göre bir açıklayıcılığı elbette var. Ama bizdeki mesele doğum tarihi değil. Gerçek açıklayıcı olan şey, çocukluğu benim gibi kasabada geçen ya da sizin gibi metropolde geçenler arasındaki fark" yanıtını verdi.
"Yüzde 50'den fazlası umudunu kesmiş"
Ağırdır, şöyle devam etti: Örneğin benim kızım 1983 doğumlu. Benim 18 yaşında Ankara'ya gelip ‘Farklı insanlar, farklı fikirler, farklı diller var' deneyimimi o 1-2 yaşlarında anaokullarında, kreşlerde daha erken deneyimledi. Dolayısıyla bu, doğum tarihiyle ilgili değil. Çoklu kültürün içine doğmak yani nerede yaşadığın daha belirleyici oluyor. Buradan baktığımızda Türkiye'deki seçmenin 3'te 1'i metropollerde doğup büyümüş.
Geleneksellik, ataerkillik, kadın meselelerini üreten bir takım olgular ya da dini referanslar metropollerde doğan kuşaklar için aynı ağırlıkta, anlamda değil. Bizim araştırmalarımıza göre bu insanlar hiyerarşik ve katı yapılara rıza göstermiyor, itiraz ediyorlar. Bu kadar katı hiyerarşik düzenle sorunları var. Okulda öğretmenin anlattığı ya da ders kitaplarında yazan doğruların değil, internette yazanların da doğru olabileceğini görüyor.
Bu insanların yüzde 50'den fazlası siyasi aktörlerden, ülkenin geleceğinden umudunu kesmiş.
Sandığa zaten yarısı gitmek istemiyordu şimdiye kadar. Giderlerse de ataerkil düzene ya da bu kontrollü düzene itiraz etmek için gidecekler. Önümüzdeki seçimlerde ne kadarının sandığa gittiği belirleyici olacak. Daha özgürlükçü ve birey olmayı savunan partilere oy verecekler.
"Evet, erken seçim olabilir"
Ağırdır'ın 'Önümüzdeki yıllarda siyasette bizi neler bekliyor' sorusuna cevabı şöyle oldu:
2020 başlarken siyasi gerilimlerin artacağını söylemiştim. 2021 yılında da bu gerilimler yoğun olacak. Olağan koşullardan bakıldığında erken seçim olacağını sanmıyorum. Erken seçim olması için ön koşullar var. Birinci koşul, iktidarın yönetim sisteminde hakimiyetini kaybetmiş olması gerekir. Yanlış ya da doğru yönetiyorlar tartışılır ancak devlet dediğimiz mekanizmaya hakimler.
İkinci koşul, muhalefet öyle güçlenmiştir ki parlamentoda ya da siyaset zemininde iktidarın yönetme kapasitesi daralıyordur. Ancak muhalefette bir güçlenme söz konusu değil. Üçüncü koşul ise iktidar sokaktaki hayatı yönetemiyordur. İşte burada bazı belirtiler var. Pandemi, pandemiye eşlik eden ekonomik kriz, dış politikadaki gerilimler gibi
https://www.medyafaresi.com/haber/unlu-anketciden-flas-tahmin-2022de-erken-secim/950742
(...)
Yorum şu:
Bugün aslında dün'dü!
Nüans?!
2007 öncesinde (Hz Muhammed karikatürleri dahil) ne yaşandı ise...
Anlaşılmadı, açık seçik yazalım:
3 Kasım 2002 (Anadolu İhtilali) sandık'ı, "iç" mi yoksa "dış" dinamik'lerin eseri mi?!
El cevap:
Ekonomi artı Saddam operasyonu üzerinden yükseldi 3 Kasım sandık'ı.
Yani?!
Hem ekonomi hem de dış politika.
Demem o ki:
28 Şubat 1997, 17 Ağustos 1999 deprem'i, ardından 2001 "anayasa" kitapçıklı, Ecevit'in deyişi ile "devlet krizi" başlıklı "ekonomik kriz", derken Kemal Derviş, derken Bahçeli ve "3 Kasım 2002" tarih'li erken seçim.
Yani?!
Bahçeli'nin ağzını büzmesinden "erken seçim" diyeceği belliydi.
Demem şu ki:
Matruşka BOP kapsamında, 11 Eylül ikiz saldırı öncesinde ABD süper güç'tü.
11 Eylül sonrasında neler yaşandı, nasıl yaşandı, sır değil!
Büyük Resim üzerinden bakıldığında, Erdoğan'ı dam'a kimler çıkarttı ise BOP'un final'inde Saddam gibi indirmek için vs vs.
Hasılı:
3 Kasım 2020 öncesi / sonrası kapsamında, içinden geçmekte olduğumuz süreç -Neo Sevr- ortada.
Çanakkale'de öldük ama yenilmedik, Çanakkale'yi geçemediler, ne var ki, sonrası malum; yek kurşun yakılmadan İstanbul işgal edildi, Enver Paşa Alman denizaltısı ile İstanbul'u terk etti, 19 Mayıs 1919'da ise sahada temizlik kapsamında Gazi Mustafa Kemal "Samsun"a çıktı. Direniş'i örgütledi, Laik Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'ni kurdu.
Hal böyleyken; 1 Mart Tezkeresi bumerang.
Irak / Saddam Tezkeresi idi, Acem Harp Tezkeresi oldu!
At pazarlığı kapsamında, 1 milyar dolar olan ihtiyaç, aylık 2 milyar dolar limitine dayandı.
Nüans?!
ABD'ye kimin "Başkan" seçileceği soru'sunun cevap'ından da önemli olan, "kim hangi matematik üzerinden beyaz saray'a yürüyecek" sorusunun cevabı hayat memat mesele!
Bush'un seçildiği "tartışmalı seçim" sonuç'unun mek parmak sonrasında neler yaşandı!?
"Kimyasal silah" iddiası üzerinden Irak işgal edildi, siyasal kürt'lere Saddam devriltildi.
Ezcümle:
3 Kasım 2020 sandığı'nın sonuç'u merak ediliyor ise ek soru:
Möbius şeridi nedir ve/veya "deja vu" ne değildir!?
https://evrimagaci.org/deja-vu-dejavu-nedir-bir-olayi-daha-onceden-yasadiginiz-hissi-neden-kaynaklanir-923
https://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%B6bius_%C5%9Feridi
1 Temmuz'da açılan perde Aralık sonunda iniyor; alt'tan geçilen mesaj bu!
Başka?!
Süreç değişkenlerle dolu, bu çerçeve'de Merkel siyaset'i bırakıyor.
Süreç'te ne teyze kaldı, ne hala / bibi, ne dayı, ne de kuzen vb.
Putin ise Mısır'da olduğu gibi real politik üzerinden saf'laş(tırıl)mış.
Çin yaptırımları!
S - 400!
Zarrab!
Vb derken, 4 Kasım "Ateş'ten gömlek"!
Ki, Hatay alev alev ya da referandum'la Türkiye'ye katılan Hatay el'imizden kayar mı?!
Kıbrıs'ın beş tarafı vardı, şimdi KKTC yek ayak'lı.
Ex'cümle:
(Acem Barzan) Suikast!
1. Dünya Savaşı'nı başlatan "komplo" malum.
2. Dünya Savaşı'nı başlatan "komplo" sır değil!
Kaldı ki, II. Dünya Savaşı'nda Paris, Alman'dan da Nazi.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Vichy_Fransas%C4%B1
Nüans?!
1. Dünya Savaşı'nda Osmanlı tasfiye edildi.
2. Dünya Savaşı'nda ise İsmet Paşa Ankara'sı, Almanlar'ın istediği gibi "taraf'sız" kaldı.
("Hitler, II. Dünya Savaşı'nda Türkiye'yi neden işgal etmedi?" sorusunun cevabı; 1. Dünya Savaşı, Enver darbesi vb içinde saklı ve/veya İsmet Paşa, Nazi'ler ya da Almanlar ile o dönem tango yaptı, diyelim ya da Damat Ferit'in İngilizler'e yakalanması için verdiği liste'de İsmet Paşa'nın da adı vardı.)
"Matruşka BOP" kapsamında, "11 Eylül" -ilişik- saldırı'sı tv'den canlı yayınlandı, Dünya Ticaret Merkezi herkes'in gözleri önünde yıkıldı, öncesinde Körfez Harekatı CNN'den canlı'ydı.
Demem o ki:
Sosyal medya çağ'ında, BOP'un final'i de canlı!
Ne var ki, at gözlüğü ile süreç'e bakıldığından, "görünen gerçeklik" dışında gözüken bir şey var mı?!
(Tren geliyor!)
Saddam, Kuveyt'i işgal edip Batı'ya nasıl meydan okudu ise Erdoğan da, kendisine verilen rol gereği, sabah'tan akşam'a Saddam gibi, Kaddafi gibi "Batı'ya meydan oku(tulu)yor"!
(Sistem robot.)
Demem şu ki:
Anahtar kelime "yalan söylemek" ve/veya "kandırmak" ise Trump bu iş'in pir'i.
Söz verir, tutar ya da tutmaz ve/veya Biden'ın yolu belli.
Yani?!
3 Kasım sandık sonuç'u şimdiden tartışmalı ise sandık'tan Ankara için "Ama'sız, Fakat'sız, Lakin'siz" bir sonuç çıkacak diye not düşmek, kehanet olmasa gerek.
3 Kasım sonrasına dair ortada ne sürpriz var ne de bilinmeyen!
Tartışmalı seçim sonuç'u üzerinden Acem Harp takvim'i ve/veya Tehirli 2012 Kıyamet güncesi "LARP".
Aynı su'da iki defa yıkanılmaz ve/veya "İran'la savaş sözü verip tutmamak, 3 Kasım 2020 sonrası 'kendi kendini (!) intihar etmek'le eş'mana" ise çan'lar her yönden Erdoğan Ankara'sı için çalıyor.
İp'i vermişler Erdoğan'ın eline, Saddam gibi, Kaddafi gibi, Menderes gibi söyletiyorlar.
Vs vs.
Nokta.

28 Ekim 2020
Hayrullah Mahmud
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages