Arşiv'den 16 Ekim 2017 dipnot'u ve/veya Ata'kürt operasyonu?!

645 views
Skip to first unread message

Hayrullah Mahmud ÖzgürTÜRK

unread,
Nov 23, 2020, 4:38:49 AM11/23/20
to oybi...@googlegroups.com
Arşiv'den 16 Ekim 2017 dipnot'u ve/veya Ata'kürt operasyonu?!

Eksen İran'a kayarken, sır'larınız ne kadar güven'de ve/veya Ata'kürt operasyonu?!

“Herkesin niyeti gider Kral’ın kulağına
Hayal bile edemeyecekleri bir yolla!”
William Shakespeare, Henry V
...
24
http://odatv.com/fasizm-avrupanin-gobeginde-iktidara-geldi-1610171200.html
https://tr.sputniknews.com/avrupa/201710151030602379-avusturya-halk-partisi-sandik-cikis-anketi/
http://www.hurriyet.com.tr/son-dakika-deniz-baykal-hastaneye-kaldirildi-40611669
http://www.hurriyet.com.tr/son-dakika-kerkuke-operasyon-basladi-iste-kerkukte-yasananlar-40611635
https://tr.sputniknews.com/abd/201710161030605699-pentagon-kerkuk-irak-aciklama-siddet/
https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201710151030602056-muslim-suriye-abd-rusya/
http://www.haberturk.com/may-ve-merkel-iran-i-gorustu-1673508
http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-41622873
http://www.dw.com/tr/abd-ve-g%C3%BCney-kore-ortak-tatbikata-ba%C5%9Flad%C4%B1/a-40963755
https://tr.sputniknews.com/avrupa/201710151030604417-macron-weinsteina-verilen-onur-nisaninin-iptal-edilecegini-acikladi/
http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-41633746
https://tr.sputniknews.com/rusya/201710131030587567-turkiye-kirim-gemi-yasak/
https://www.birgun.net/haber-detay/thy-nin-montreal-ucagi-geri-donuyor-184363.html
https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201710131030586221-rudskoy-irak-suriye-militan/
https://washingtonhatti.com/2017/10/13/wpostdan-oneri-geldi-turkiye-vatandaslarini-degil-akp-yetkili-ve-yandaslarini-cezalandirin/
http://www.dw.com/tr/natoda-t%C3%BCrkiyeye-insan-haklar%C4%B1-ele%C5%9Ftirisi/a-40945853
http://www.patronlardunyasi.com/haber/Torba-dan-Kurumlar-Vergisi-ne-zam-cikti/196954
http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-41607545
http://haber.sol.org.tr/toplum/maliye-bakani-kamu-2018-yilinda-kemer-sikacak-213362
https://tr.sputniknews.com/turkiye/201710131030588336-melih-gokcek-veda/
http://www.hurriyet.com.tr/son-dakika-pesmergelerle-turkmen-hasdi-birlikleri-arasinda-catisma-40609925
http://www.milligazete.com.tr/haber/1244913/suudi-arabistan-irana-karsi-abdnin-yanindayiz
http://patronlardunyasi.com/haber/Kiptas-ev-sahibi-degil-dert-sahibi-yapti/196962
http://www.yeniakit.com.tr/haber/abd-ve-iran-arasinda-yillar-suren-restlesme-385296.html
http://www.airkule.com/haber/ILK-UCAK-GEMISI-ICIN-ONAY-CIKTI/28489
http://www.tgrthaber.com.tr/gundem/ibbye-6-metro-hatti-icin-dis-borclanma-yetkisi-202405
http://www.finansgundem.com/haber/merkez-bankasi-dolarlarin-pesinde/1239251
http://www.finansgundem.com/haber/rusya-151-milyar-dolarlik-borcu-sildi/1239233
http://www.mynet.com/haber/dunya/abd-iran-devrim-muhafizlarini-irgc-yaptirim-listesine-aldi-3319205-1
https://tr.sputniknews.com/analiz/201710141030589001-tanap-turk-akimi-rakip-olabilir-mi/
https://tr.sputniknews.com/rusya/201710141030590685-moskova-nato-bina-sis/
https://tr.sputniknews.com/avrupa/201710141030590868-merkel-ab-zirvesinde-turkiyeyle-muzakerelerin-sonlandirilmasi-yer-almayacak/
http://www.hurriyet.com.tr/kerkuk-icin-ultimatom-40610810
http://www.hurriyet.com.tr/abdnin-barzaniye-mektubu-cikti-40610816
http://www.hurriyet.com.tr/tesla-400-calisanini-isten-cikardi-40610842
http://www.haberturk.com/almanya-disisleri-bakani-sigmar-gabriel-den-trump-a-savas-uyarisi-1672653
https://tr.sputniknews.com/avrupa/201710151030595852-avusturya-disisleri-genel-secim-kurz-favori/
https://tr.sputniknews.com/asya/201710151030595063-kuzey-kore-ulkemizin-barisa-giden-yolunda-engel-olan-herkesi-yok-etmeye-haziriz/
https://tr.sputniknews.com/afrika/201710141030593035-somali-bombali-saldiri-en-az30olu/
http://www.superhaber.tv/ingiliz-sarayinda-dayak-soku-esini-yumrukladi-85100-haber
http://www.trthaber.com/haber/dunya/abdde-kizgin-yolcunun-esprisi-havalimanini-tahliye-ettirdi-337944.html
http://www.hurriyet.com.tr/insani-bu-hale-getiriyor-istanbulda-ilk-kez-ele-gecirildi-40610844
DURUM
Haber şu:
Bir haftadır herkes bunu konuşuyor: 81 Oscar, 800 milyon dolarlık servetle sektörün en büyük şirketinin patronu olan Harvey Weinstein’in 30 yıldır kadın yıldızları taciz ettiği ortaya çıktı. Gwyneth Paltrow’dan Angelina Jolie’ye herkes mağdur oldu, Brad Pitt’in yumrukları bile onu durduramadı. Hollywood’un gelmiş geçmiş en büyük skandalına hoş geldiniz.
(...)
Yorum şu:
Brexit / AB makas'ı ve/veya Clinton / Trump harp'i.
Clinton / Obama destekçisi bir yapımcı'nın kirli çamaşırları ortaya döküldü.
Yani?!
Neo Führer'den köhnemiş düzen'in kök'üne dinamit.
İsrail / İran makas'ı çerçevesi'nde mesaj çok net:
"Kirli çamaşırlarınız" ve/veya sır'larınız ne kadar güven'de?!
Hasılı:
Mesaj, sadece ABD'nin içine değil, Türkiye dahil olmak üzere Avrupa'nın içine de.
Pandora'nın kutusu yeniden aralandı.
Ezcümle:
Eksen İran'a doğru kayıyor ise kimsenin sır'ları güven'de değil.
AB / Brexit makas'ı.
Nokta.
...
Arşiv'den KİTAP Özeti
Kitabın adı: Sırlar Evreni / ABD Ulusal Güvenlik Dairesi’nin Dinleme ve İstihbarat Ağı
http://www.pandora.com.tr/urun/sirlar-evreni-abd-ulusal-guvenlik-dairesinin-dinleme-ve-istihbarat-agi/176486
Yazarı: James Bamford
Çeviri: Suat Kemal Angı
2001, 2002
Ocak 2009
Dost Kitabevi
716 sayfa
9 TL
(…)
NSA: Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı’nın dünya çapındaki faaliyetlerini konu alan bu çalışma, bugüne dek içyüzü meydana çıkarılamamış birçok etkinlik, operasyon, uluslararası anlaşma ve işbirliğinin üzerindeki sır perdesini de kaldırıyor. Bu alandaki uzman araştırmacılardan biri olarak kabul edilen Bamford, hayli kapsamlı bir araştırmanın sonucu olan ve ABD’de büyük yankılar uyandıran kitabında tarihin akışını belirleyen olayların esas temellerini ve faillerini açıklıkla gözler önüne seriyor. Soğuk Savaş döneminden post-endüstriyel dünyaya uzanan bir yelpazede birçok uluslararası ve bölgesel ihtilaf için alternatif bir okuma sunan çarpıcı bir araştırma.
http://www.milliyet.com.tr/abd-turkiye-yi-gozetliyor/dunya/haberdetay/15.05.2010/1238261/default.htm
http://tr.wikipedia.org/wiki/Ulusal_G%C3%BCvenlik_Te%C5%9Fkilat%C4%B1
(…)
Sayfa 15:
Savunma Departmanı, “DoD” için çalıştıklarını söylüyorlar ama işleri hakkında kesinlikle konuşmuyorlar.
(…)
Sayfa 19:
TICOM üyeleri, “Ultra Gizli şeyleri, yani Birleşik Devletler ve İngiltere’nin Almanya’ya ait en üst düzey kodları kırmış olduğunu bilen birkaç kişi arasında yer alıyordu.
(…)
Sayfa 25:
Alman kriptologları bu cihaza Kılıçbalığı’nın bir ön modeli diyordu. Amerikalılar ve İngilizler ise kısaca “Balık” diyordu.
(…)
Sayfa 26:
NSA’nın Avrupa’daki en gizli ve en önemli dinleme karakollarından biri olacak olan Augsburg şehrine vardığında…
(…)
Sayfa 53:
Süveyş Kanalı’na el konulması, “Soğuk Savaş” denen “acımasız poker oyunu”nda son hamle oldu.
(…)
Sayfa 54:
NSA’nın uzun vadeli İngiliz ortağı GCHQ, İngiltere ve Kıbrıs’taki dinleme karakolları sayesinde, batı Avrupa’nın ve Ortadoğu’nun birçok bölgesini izleyebilecekti.
(…)
Sayfa 84:
Bu tam bir (Küba) “Wag the Dog” savaşı olacaktı. (Salla –gitsin- köpeği ya da kim takar köpeği. Köpek, ‘Başkan’ı, kuyruksa ‘Başkan’ın Adamları’nı temsil eder, iletişim PR danışmanları…)
(…)
Sayfa 89:
Pentagon’daki masanın üzerinde kristal bir top, çekmecesinde de favori şiiri vardır. Planlamacılar eğlenceli insanlardır. Ne kılıç ne de tabanca taşırlar, omuzları düşük kambur yürürler. Çünkü; onların testisleri kristaldir!
(…)
Sayfa 97:
“İster Fransız isterse Amerikalı olsun, silahlı kuvvetler mensupları mesleklerinden kaynaklanan bazı ortak niteliklere sahiptir ve dünyanın her yerinde tetik üzerinde bekleyen birçok asker parmağı vardır” diyordu rapor.
(…)
Sayfa 153:
Havana’da Mexico City’deki Küba elçiliğine çekilen bir mesajda, “Kennedy suikasti, Birleşik Devletler’deki gerici güçlerin mükemmel bir şekilde planladığı, dünya barışına karşı yapılmış bir provokasyondur” deniyordu.
(…)
Sayfa 331:
Gizli bir NSA analizinde, “Müttefik haberleşmeler karşısında Vietnamlı Komünistlerin giderek çok açık hatta korkutucu üstünlüğü ortaya çıkmaktaydı” diye yazar.
(…)
Sayfa 351:
Gövdesindeki bıçak benzeri anten sayısı arttıkça, bir zamanların zarif U-2’si giderek bir ‘oklukirpi’ye daha çok benzemeye başlıyordu.
(…)
Sayfa 429:
Kanadalılar sinyal istihbaratının yeni çocukları olsalar da, İngilizler sinyal olgusu ortaya çıkmadan yüzlerce yıl önce Sigint’i keşfetmişti. Ta Elizabeth zamanında, İngiltere’de en azından birkaç kişi hükümdarlığın herkesin mektubunu gizlice okduuğunu biliyordu. Yeşil tepeciklerin ve sazdan yapılma küçük evlerin Avon boyunca uzandığı Stratford’ta William Shakespeare, Henry V’te bu uygulamadan söz ediyordu:
“Herkesin niyeti gider Kral’ın kulağına
Hayal bile edemeyecekleri bir yolla!”

(…)
Sayfa 443:
Hiç kuşkusuz, NSA’ya verilen anahtar kelime listenin başlarında, Çin Ulusal Hassan Makineler İthalat ve İhracat Anonim Şirketi Başkanı Jin Xuekuan’ın adı yer almaktadır.
(…)
Sayfa 445:
İran, yıllarca Çin’den C-802 satın almayı sürdürdü, fakat Tahran’daki görevlilerin füze satışlarının geleceği konusundaki endişesi giderek artıyordu. Çin’in Amerika’yla yakınlaşmaya başladığını hissettiklerinden, bu ülkenin, daha önce Pakistan’a yaptığı gibi, İran’a yaptığı silah satışını da yavaşlatması veya durdurması olasıydı.
(…)
Sayfa 446:
1997 Temmuz’unda NSA, Beyaz Saray’a bazı kötü haberler ulaştırdı. Teşkilatın elektronik süpürgeleri, Tahran’dan Hong Kong’a yapılan bir telefon konuşmasını dinlemişlerdi ve görüşmeden İran’ın bir Fransız Microturbo motoru elde edip nasıl yapıldığını anlayıncaya kadar parça parça sökmeyi deneyeceği anlaşılıyordu.
(…)
Sayfa 461:
‘Krallığa Ait Sırların İfşası ve Devlet Sırları Yasası’nın ihlali olacaktır.
(…)
Sayfa 461:
Asıl mesele çok daha önemlidir: Echelon’un bir insan hakkı olan bireysel mahremiyeti ortadan kaldırıp kaldırmadığıdır. NSA’nın bilgisayar sisteminin neredeyse sonsuz belleğinde 5 trilyon sayfalık metni (241 km yüksekliğinde bir kağıt yığınını) dosyalayabilen bir sistem depolanır.
(…)
Sayfa 429:
“Sistem”de bir yıldan fazla saklanamayan Birleşik Devletler vatandaşlarına ait bilgilerin tersine, yabancı ülke vatandaşlarına ait bilgiler sonsuza dek saklanabilir. Hint mürekkebi kadar kalıcı olan işaret, sonsuza dek ilgili kişinin üzerinde kalır.
(…)
Sayfa 497:
“Teknoloji artık çift taraflı bir kılıç haline geldi” diyordu Hayden.
(…)
Sayfa 500:
“Sinyalleri sadece dijitalleştirmek, belirli oranda bir koruma sağlar” diyordu eski bir NSA görevlisi. “Fakat ona gerçekten zorlu bir şifreleme sistemiyle vurursanız, ki bu dijital şifrelemedir, o zaman bu çabanın da boş olduğunu anlarsınız.”
(…)
Sayfa 511:
Eski CIA direktörlerinden Robert Gates, Körfez Savaşı’nın gizli servis için bir tür Waterloo olduğunu söylüyordu. (Waterloo Savaşı: Kesin yenilgiyi, acı tecrübeyi simgeler.)
(…)
Sayfa 518:
Geniş anlamda, değişen felsefe göstermektedir ki, Amerikan casus dünyası tam bir daire çizerek, sırlara ulaşmanın en iyi yolunun onları saklandığı yerden çalmak olduğu noktasına geri dönmüştür. Bugün artık dünyadaki tüm bilgiler tek bir sabit sürücüye sığabilmektedir.”
(…)
Sayfa 521:
Kripto Şehri’nin yıllık elektrik tüketimi – 1065 km uzunluğundaki teller üzerinden 409.005.840 kilowatt saat – Maryland’ın başkenti Annapolis’inkine eşittir. Altı dönümden fazla yer tutan bilgisayarları, yılda 169.920.000 metreküp soğuk hava pompalayan 25 tonluk havalandırma cihazları ve yarım milyondan fazla ampulüyle şehir, günde 54 milyon watt elektrik harcar. Bu tüketim, tüm eyaletteki ikinci en büyük elektrik kullanıcısı olan gizli şehre, ayda yaklaşık 2 milyon dolarlık şok bir elektrik faturasına mal olur. 1992 yılında, Kripto şehir 3,5 trilyon BTU’luk (İngiliz ısı birimi) petrol, elektrik ve gaz tüketmiştir. – 33 milyon galonluk akaryakıta eşit.
(…)
Sayfa 522:
Eldeki bu devasa enerjiye rağmen, Kripto Şehir hala elektrik kesintilerinin sıkıntısını çeker ve bir NSA rapor(lar)ına göre, bu durum zaman zaman “kritik bilgi kaybı”na yol açar!
(…)
Sayfa 524:
“Kripto Şehir”in başka bir yerinde NSA’nin Büyük Körfez Bandosu çalarken, Parkway Korosu da Cats’i ya da Phantom of the Opera’yı, hatta Mozart’ın Requiem’ini seslendiriyor olabilir.
(…)
Sayfa 528:
Görünmez şehrin kalbinde NSA’nın devasa “Karargah”ı (Operasyonlar Binası) bulunur. Kapladığı altmış sekiz dönümlük zemin alanının içine, dört tane Birleşik Devletler Capitol Binası kolaylıkla sığabilir.
(…)
Sayfa 528:
Dev “Karargah” (Operasyonlar Binası), her yöne uzanan ve birbirine bağlanan 278.700 metrekarelik bir labirenttir. Binaya ilk giriş, gizli şehrin içindeki…
(…)
Sayfa 541:
AGrubu’nun şifre kırıcıları Sovyetler Birliği üzerine yoğunlaşırken, B Grubu Komünist Asya’nın…
(…)
Sayfa 541:
Küresel Sorunlar ve Silah Sistemleri Ofisi (W Grubu) kuruldu. Jeopolitik ve Askeri Üretim Ofisi (M Grubu) adı altında oluşturulan diğer organizasyon ise…
(…)
Sayfa 543:
NSA ile DIA’nın ortak projesi lan DEFSMAC (“deaf – smack” – Sağır tokat – diye telaffuz edilir) istihbarat topluluğu içinde bile çok az bilinir.
http://tr.wikipedia.org/wiki/11_Eyl%C3%BCl_sald%C4%B1r%C4%B1lar%C4%B1
(…)
Sayfa 547:
“Kırmızı Mühür”, “Tecrit Alanı” anlamına gelir – bir NSA belgesinde yazana göre, “aşırı hassas” (örneğin, bölümlere ayrılmış) gizli malzeme ve faaliyetlerin bulunduğu ofis” (vurgu aslındaki gibidir.) Kullanılmadığı sürece tüm gizli belgeler, güvenli bir yerde kilit altında tutulmak zorundadır. “Mavi Mühürlü” yerlerdeki hassas belgelerin gizlilik derecesi o kadar yüksektir ki, bunlar “üzerleri siyah bir örtüyle tamamen örtülmek” koşuluyla masanın üzerinde bırakılabilir.
(…)
Sayfa 550:
“SIGINT Operasyonları ve İstihbarat Bilgisi”ne mi ihtiyacınız var? Güvenli telefondan 9.555.1212’yi çevirin, NSA’nın “ERİŞİM” menüsüne bağlanın ve sonra “1” tuşuna basın!
(…)
Sayfa 562:
“Almanlar, ‘Gizli Dinleme’ sanatının eski efendileridir.”
(…)
Sayfa 562:
CIA eski Direktörü Robert Gates: “Devasa miktarlarda veri toplama yeteneğimiz var ama asla bunların tümünü analiz etme kabiliyetine sahip değiliz. Sadece depoluyoruz. Elektronik istihbarat toplama sistemlerimizin, analizcilerimizin işleyebildiğinden ve siyasetçilerimizin kullanabileceğinden çok daha fazla ham veri ürettiği ortada!”
(…)
Sayfa 563:
NSA Basım Tesisi’nde üretilen kripto – grafik malzemeler arasında, nükleer savaşa onay vermek için kullanılan “vurulan kodları” (Go Codes: Askeri terminolojideki vurun kodu, B – 52 mürettebatına gönderilen ve onlara yerleri önceden saptanmış nükleer silahları vurma emri veren şifreli mesajlara denir), bir kere kullanıldıktan sonra imha edilmek üzere tasarlanmış kare şeklinde küçük kağıtlar – ki rakam ve harf dizileriyle karmakarışık edilmiş halde olurlar – ve delikli, şifre anahtar bantları vardır. Kasete benzer mühürlü kutularda paketlenmiş şifre şeritler çekip çıkarılır, koparılır ve kripto – grafik makinelere takılır. Bu anahtar bant, güvenliği sağlamak için her gün değiştirilir.
(…)
Sayfa 571:
NSA bir şirket olarak düşünülseydi, harcadığı dolarlar, kapladığı yer ve çalıştırdığı personel sayısı bakımından ‘Fortune 500’ şirketinin ilk yüzde 10’unun içinde olurdu.
(…)
Sayfa 603:
Bu yeni “sistem”, aşırı parazitli ortamdan gelen kelimeleri seçmekte inan kulağından çok daha iyidir. Hedef kelimeleri, konferans, toplantı ve kokteyl partileri gibi gürültülü ortamlarda arkadan gelen bir yığın düzensiz sesin arasından bile seçebilir. “Sistem, aynı kelimeyi söyleyen farklı konuşmacıları insanüstü bir duyarlılıkla saptayabilir” diyordu üniversite yetkilileri…
(…)
Sayfa 605:
“Soğuk Savaş”, savaşılmayan, can verilmeyen çarpışmalarla nitelendirilir. “Bu dönemde, matematikçiler ve kriptologlar savaştı!”
(…)
Sayfa 626:
NSA’nın bütçe sorunlarını eski bir pilot deyişiyle özetliyordu: “Burun yere doğru yöneldi ve evler giderek büyüyor.”
(…)
Sayfa 634:
“Kırılmaz şifre diye bir şey yoktur!”
(…)
Sayfa 634:
“Şimşek Projesi” için araştırmalar haziran 1957’de başladı. Tarihin hükümet destekli bu en büyük bilgisayar araştırma projesinin yüklenicileri arasında Sprey Rand, RCA, IBM, Philco, General Electric, MIT, Kansas Üniversitesi bulunmaktaydı.
(…)
Sayfa 636:
II. Dünya Savaşı’nda, Birleşik Devletler Donanması’nın “bombe” diye bilinen şifre kırma makineleri saniyede 1300 karakteri test edebiliyordu. Diğer bir deyişle, “Alman kilidi”ni açacak doğru anahtarı bulabilmek için saniyede 1300 farklı anahtar deniyordu. NSA, doğru olanı bulabilmek için saniyede 3 milyon veri anahtar deneyebiliyordu – gerçekten şimşek hızıyla. Hasat, bir izleme listesindeki…
(…)
Sayfa 644:
Suyun da “ultra” saf olması gerekir. Çünkü; sudaki partiküller transistora zarar verebilir.
(…)
Sayfa 653:
NSA’nın bilgi depolama kapasitesi… Sistem tamamlandığında 5 trilyon sayfalık metni – 242 kilometre yüksekliğinde bir kağıt yığınını – depolama kapasitesine sahipti.
(…)
Sayfa 658:
NSA’nın saniyede bir katrilyon matematiksel işlem hızına ulaşmak için geliştirdiği fikirlerden biri de işlemcileri bellek çiplerinin ortasına yerleştirmekti.
(…)
Sayfa 666:
Ladin’in telefon numarası (0087736825055331) aynı zamanda Mısır ve Kenya’daki teröristlerin özel telefon defterlerini ve günlük planlarını da ortaya çıkarttı.
(…)
Sayfa 698:
On milyarlarca haberleşme mesajı NSA tarafından her saat emilmeye devam edilirken, çok az sayıda analizci olması nedeniyle sistem tıkandı. “Birleşik Devletler İstihbaratı belki de dünyadaki en geniş bilgi işlem ortamıdır” diye hatırlıyordu eski NSA Direktörü William O. Studeman. “Şunu göz önünde bulundurun: tek başına bir istihbarat toplama sistemi, yarım saatte milyonlarca girdi üretebilir.” Meclis Seçim İstihbarat Komisyonu eski personel direktörü ve eski CIA görevlisi John Millis’e göre asıl srun bu devasa miktarın kendisiydi. “Topladığımız istihbaratı işlemden geçirmenin, analiz etmenin ve diğer birimlere yaymanın yanına yaklaşamıyoruz” diyordu. “Tam olarak dengesiz bir durumdayız!”
...
Kitabın adı: ARTIK SIR DEĞİL
http://www.idefix.com/kitap/artik-sir-degil-yasemin-congar/tanim.asp?sid=H3F71U6TVS3DR3L8WBZW
Yayına Hazırlayan: Yasemin Çongar
Hemen Kitap
I. Baskı: Temmuz 2012
20 TL
496 sayfa
(…)
Sayfa 277:
KÜRTLER ADINA KİM KONUŞUYOR: HALA BİR “ATAKÜRT” MÜ ARANIYOR?
Din, AKP ve derin devlet konularında bölündükleri gibi Kürtler, Türkiye’nin Kürtlerinin “Atakürt”ünün kim olması gerektiği konusunda da anlaşmazlık halindeler.
(…)
Sayfa 278:
Altan Tan bize yeni “Atakürt”ün solla iyi ilişkileri olan bir ılımlı İslamcı kürt olması gerektiğini ve kendisinin hala böyle birini aradığını bildirdi.
(…)
Sayfa 300:
Kürdistan Bölgesel Hükümeti Başkanı Mesud Barzani, 10 Temmuz 2007 tarihinde ABD Başkanı George W. Bush’a bir mektup yazdı. Bu mektup, ABD’nin Bağdat Büyükelçisi Ryan Clark Crocker’a 19 Temmuz’da iletildi. Mektubun tam metni, Crocker onaylı “KİŞİYE ÖZEL” bir telgrafla, 26 Temmuz 2007 tarihinde Washington’da Beyaz Ev, Ulusal Güvenlik Konseyi ve ABD Dışişleri Bakanı’na, Ankara’da ise ABD Büyükelçiliği’ne elektronik olarak gönderildi. “Mektubun aslı ayrıca paketle iletilecektir” kaydı düşülen telgraftaki haliyle Barzani’nin Bush’a mektubu:
Sayın Bay Başkan,
Bu zor zamanlarda size sağlık ve başarı dileklerimi iletmeme müsaade ediniz. Hâlihazırda bölgemizdeki durum hakikaten kendine özgüdür ve güçlüklerle doludur, ancak sizi temin ederiz ki bu güçlüklerin üstesinden gelmek ve yeni Irak’ın demokrasi ve federalizm istikametinde ilerlemesini tam olarak desteklemek için yılmaz gayretlerimizi sürdüreceğiz. Kürdistan şimdiden böyle bir demokrasi, istikrar ve nisbî güvenlik tecrübesini yaşamaktadır. Ancak, Kürdistan’ın statüsünün dış müdahaleler nedeniyle yeni tehditler altında olduğu da iyi bilinen bir gerçektir.
Bizler Kürdistan’da, komşularımızla iyi ve dostâne ilişkiler kurmanın güçlü savunucularıyız. Türkiye’ye yönelik her çeşit şiddet ve saldırganlığı kınıyor ve Türkiye’nin meşru kaygılarına saygı gösteriyoruz. Ancak, son dönemde Ankara’nın Kürdistan bölgesine ve bu bölgenin yeni demokratik tecrübesine yönelik politikaları düşmancadır ve haklı gösterilemez. Esasen, Kürt kimliğinin ve varlığının her türlü tezahürü, Türkler tarafından ulusal güvenliklerine yönelik bir tehdit gibi algılanmaktadır.
Türkiye, buraya, Kürdistan bölgesine müdahaleyi meşru göstermek için muhtelif gerekçeler aramaktadır ve PKK’nın mevcudiyeti de özel bir bahane oluşturmaktadır. Bu hususa ilişkin olarak, biz siyasi ve barışçı çözümü desteklemeye hazır olduğumuzu açıkça ortaya koyduk. Üstelik, ciddi bir diyalog yürütmek üzere heyetlerimizi Ankara’ya göndermeye hazır olduğumuzu da dile getirdik; Türk tarafı her zaman bizim girişimlerimizi kabul etmek konusunda isteksiz davrandı ve doğrudan temasın her türünü reddetti. Askerî seçenek geçerli bir seçenek olamaz zira bu tür operasyonlar geçmişte başarısız olmuştur ve gelecekte de başarıya ulaşmayacaktır.
(Burada Barzani, büyük ihtimalle, Ankara’nın Irak Kürdistan Bölgesel Hükümeti ile doğrudan temas konusundaki isteksizliğinden yakınıyor. Ancak, Barzani’nin ABD Başkanı nezdinde, üstü kapalı biçimde gündeme getirdiği konunun, Ankara’nın PKK ile doğrudan temastan uzak durması olması da mümkün. Esasen, mektubun hemen bir sonraki cümlesinde askerî seçeneğin geçerli bir seçenek olmadığının belirtilmesi, “Ankara doğrudan temasın her türünü reddetti” ifadesinin gizli nesnesinin PKK olabileceğini düşündürüyor. Her halükârda, Barzani’nin Ekim 2004’te, yani bu mektubun yazılmasından üç yıl önce –ve Saddam Hüseyin’in devrilmesinden kısa bir süre sonra – Ankara’da, “Kürdistan Demokratik Partisi Lideri” sıfatıyla ağırlandığını hatırlatalım. Barzani, son olarak 2010 Haziran’ında Türkiye’yi ziyaret etti.)
Asker, sivillere baskıyı arttırdı!
Hâlihazırda, sınırlarımızdaki Türk askerî yığınağı durumun vahametini arttırmıştır ve özellikle de Türk topçusunun sınıra yakın yerleşimleri sürekli olarak bombardıman altında tutması, civar bölgelerdeki halk arasında endişe yaratmıştır.
(Barzani’nin Türkiye’nin askerî yığınağından yakındığı bu mektubu kaleme almasından bir gün önce, 9 Temmuz 2007’de Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari Bağdat’ta bir basın toplantısı düzenlemiş ve Türkiye’nin sınıra 140 bin asker yığdığını açıklamıştı. İlginçtir, konu beş gün sonra, yani Başkan Bush Barzani’nin bu mektubunu henüz okumamışken, 14 Temmuz 2007’de Washington’ın gündemine geldi. Türkiye’nin asker yığınağına ilişkin bir soruyu cevaplayan ABD Savunma Bakanı Robert Gates, “Türkiye’nin sınır boyunca bu boyutta asker konuşlandırdığına ilişkin hiçbir belirti görmedim” dedi. ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Peter Pace de, “Türk Silahlı Kuvvetleri operasyonlarını yürütürken takviyeye gerek duymamak için sınırın kendilerine ait olan tarafında daima yeterli sayıda kuvvet bulunduruyor. Rakamlardaki biraz aşağı ve yukarı oynamalara, Türk kuvvetlerinin yeteneğindeki bir değişme belirtisi olarak bakmıyorum. Çünkü son yıllarda Türk ordusu orada zaten gayet güçlü” diye konuştu. Bunun anlamı, Barzani’nin yakındığı Türk askerî yığınağına Pentagon’dan “yeşil ışık” yakılmasıydı.)
Türkiye’deki siyasi rekabete ve ordunun sivil yönetim üzerinde her zamankinden daha fazla baskı kurmasına tanıklık ettiğimizden, topyekûn bir askerî harekat tehdidi daha da bariz hale gelmektedir.
(Barzani, Türkiye’de 22 Temmuz seçimlerine gidilirkenki siyasi rekabet ortamından, ordunun ve ordu yandaşlarının Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığını önleme amaçlı ittifakından ve gerek PKK saldırılarının gerekse sınır ötesi harekât kozunun bu ittifak tarafından kullanılma biçiminden birebir haberdar görünüyor.)
Harekât bölgeye çok zarar verir
Bugün, tek güvenli, istikrarlı bölge ve kurtuluş sonrası Irak (Baas rejiminin ABD öncülüğündeki dış güçlerin işgaliyle devrilmesi kastediliyor) için tek başarılı model Kürdistan’dır. Türkiye’nin amaçlarının peşinden gitmesi ve askerî operasyona girişmesi ve zaten çok istikrarsız bir duruma katlanmakta olan Irak’ın toprak bütünlüğünü ihlal etmesi halinde, bu durum, bölgedeki çatışmaya, hesabı mümkün olmayan zararlara yol açabilecek yeni ve alarm verici bir boyut katmaktan başka bir sonuç vermeyecektir. Dolayısıyla, Sayın Başkan, askerî bir maceraya girmelerini, Irak’ın egemenliğini ihlallerini ve Kürdistan halkına yönelik husumetlerini engellemek için Türkiye’ye her türlü baskıyı yapmanızı size kuvvetle tavsiye ediyorum.
http://www.taraf.com.tr/haber/sinirotesi-harekati-mutlaka-onleyiniz.htm
http://t24.com.tr/haber/barzaniden-busha-sinirotesi-harekati-mutlaka-onleyiniz/164789
Saygılarımla.
Mesud Barzani
http://egitim.milliyet.com.tr/Dunya/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=1530438&b=Barzani%20Istanbul%20turunda
http://forum.donanimhaber.com/m_40209681/tm.htm
http://www.tccb.gov.tr/haberler/170/82713/cumhurbaskani-gul-irak-kurt-bolgesel-yonetimi-baskani-barzaniyi-kabul-etti.html
http://www.ajans5.com/detay/2009/07/29/barzani-turkiye-ile-iliskilerimizi-mit-sagladi.html
http://www.takvim.com.tr/Siyaset/2012/07/25/barzani-gaza-geldi
http://gundem.bugun.com.tr/hakkari-de-15-pkk-li-olduruldu-199770-haberi.aspx
http://gundem.bugun.com.tr/gul-terore-taviz-vermeyecegiz-199772-haberi.aspx
http://www.gazeteport.com.tr/haber/105278/quotben-seni-yasatmak-icin-dunyaya-getirdimquot
http://www.gazeteport.com.tr/haber/105290/abd-ussune-canli-bomba-saldirisi
http://ultra-turkler.blogspot.com/2012/07/acem-sarkac-veveya-bir-adm-sonras-buyuk.html
http://aydinlikgazete.com/mansetler/10832-barzan-doruladi.html
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/21060155.asp?yazarid=215
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/21060951.asp?yazarid=308
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/21060157.asp
http://www.takvimhaber.com/haber/dunya/6750-wikileaksten-esada-darbe.html
(…)
Sayfa 342:
Büyükelçi Pearson, yukarıdaki telgraftan tam 55 dakika sonra 1 Mart (2003) günü saat 21,20’de, yine aynı adreslere çok sayıda kapsamlı bir telgraf göndermiş. “Türkiye: Parlamento Oylamasının Ardından Post – Mortem (Latince, “ölüm sonrası” anlamına gelen bu söz bir mecazi otopsi anlamında kullanılır ve herhangi bir işlem sonrası yapılan muhasebeyi anlatır) başlıklı telgrafın tam metni şöyle:
http://haber.gazetevatan.com/erdogan-1-martta-devlete-yenildi/367239/1/Haber
...
Ve...
Son olarak...
Demokrasiden Diktatörlüğe?!
Melih Aşık, Oktay Pirim, Milliyet, 29 Temmuz 2011 tarihli yazıdan bir pasaj:
Bir ağacın dallarına yerleşmiş olan sığırcık ailesi, etrafın fena halde kirlenmesi üzerine kokudan ve pislikten duramaz olmuş. Çocukların ısrarı üzerine ana ile baba yuvayı bir evin damına taşımışlar.
Kısa bir süre sonra o yuva da pislik içinde kalmış... Yavru sığırcıklar başlamış:
- Baba başka yere taşınalım, burada da pislikten ve kokudan duramıyoruz, demeye...
Baba dayanamamış:
- Sizde bu kıç varken, demiş, hangi yuvaya gitsek etrafı aynen böyle pislik götürür...
Fıkrayı yeni anayasa ile özgürlükçü demokrat düzen kurulacağını iddia edenler için anlattık...
Siz demokrat değilseniz hangi anayasayı elinize versek fark etmez...
Mevcut anayasa askerlerce hazırlanmış da... Darbe anayasasıymış da... Onun yerine sivil ve özgürlükçü anayasa yapılacakmış...
Bilir misiniz Japon anayasasını kim hazırlamış? 1947’de Amerikan işgal kuvvetleri... Hâlâ aynı anayasa yürürlükte.
Onur Öymen’in “Demokrasiden Diktatörlüğe” adlı kitabında çarpıcı örnekler bulabilirsiniz...
Diyor ki Onur Öymen:
- Alman Anayasası 1948 yılında Londra’da Müttefik ülkelerin temsilcileri tarafından hazırlandı ve âdeta Almanya’ya tebliğ edildi. Peki Bavyera anayasasını kim hazırladı? İşgal kuvvetlerinin subayları hazırladı...”
Bu anayasalar hâlâ yürürlükte... Ve kimse işgalcilerin hazırladığı anayasalar deyip değiştirmeye kalkmıyor. Çünkü anayasalar tılsımlı metinler değil ... Kötü bir anayasa ile iyi bir yönetim mümkündür.  Ülke anayasasız bile yönetilir. Yeter ki demokrat olmaya niyetiniz olsun... Yeter ki demokrasiye amaca varmak için bir araç diye bakmayalım...
Nokta.

16 Ekim 2017
Hayrullah Mahmud
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages