Vedat SÖYLER kardeşim, Çağatay ŞAHAN kardeşimin "İşsizlik Türkiye'nin
Kaderimi ?" başlıklı yazısında istatiksel verilerle vermek istediği
mesajı sanırım algılayamamış.Her hangi birinin ülkemizde ki işsizlik
üzerine bilimsel araştırma ve çalışmalarla ileri sürülen bir bilgiyi
reddetmesi için ya konuyu bu araştırmaları yapan ve sunanlardan daha
iyi bilmesi ve bu konuda uzman olması yada daha bilimsel veri ve
kanıtlar ortaya koyması gerekir diye düşüyorum.Bugün bir çok ülkede
olduğu gibi ülkemizde de işsizliğin önemli bir toplumsal sorun haline
geldiğine bu ülkede yaşayan insanlar olarak birebir şahitiz, kaldı ki
bu hükümetin uzman kurum ve kadroları tarafından da her yıl istatiksel
verilerle duyuruluyor.(Ne kadar doğruysa ?) Ancak sanırım işsizlik
sorununun olduğu diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de polemikler
işsizliğin nedenleri ve mevcut yönetimlerin bu soruna yeterli çözüm
bulamamaları üzerine yapılıyor, dolayısı ile işsizlik ve işsizlik
hakkında yapılan polemikleri bir birinden ayırmakta yarar var.Ben
konuya siyasal açıdan değil de sıradan bir birey olarak biraz güncel
bakmak istiyorum, sanıyorum insanların büyük bir çoğunluğunu da somut
ve güncel gerçekler ilgilendiriyor.Öncelikle sayın ŞAHAN'ın yazısı
yanıt bekleyen bir yazıdan ziyade sadece bilgi amaclıydı, ancak sayın
SÖYLER buna kendi açısından yanıt niteliğinde bir değerlendirme
yapmış.Herşeyden önce orman mühendisi olduğunu söyleyen yani eğitimli
bir kardeşimin bilimsel bir çalışmaya yaklaşım tarzını yadırgadım
doğrusu.Bu kardeşim orman mühendisiyim diyor ve üç yıldır farklı bir
alanda da faaliyet yürüttüğünü yani anladığım kadarı ile ek iş
yaptığını söylüyor.O zaman bende "madem bir mesleğiniz var neden bir
ek iş yapma gereksinimi duydunuz diye sorma hakkına sahibim
sanırım.Buradan şu sonuç çıkıyor, demek ki sevgili kardeşim asıl sahip
olduğu ve icra ettiği meslekten yeteri kadar bir kazanç elde edemiyor,
buradan da ülkemizdeki gelir dağılımı adaletsizliği sonucuna varmak
mümkün.İşte bugün tartışılması gereken asıl sorun da bu zaten.Bir
ülkede insanların sigorta anlamında bir meslekleri varsa, bundan
yeterince kazanç sağlıyamıyor ve ek iş anlamında yapabilecek birşeyler
bulabiliyorsa bu ülkede işsizlik yok anlamına gelmemeli, konuya bu
kadar sıradan bakmak haksızlık olur, gerçekleri görmezlik olur.Size
çok sıradan bir örnek vereyim ; Açlık ve yoksulluk sınırlarının yine
istatiksel verilerle belirlendiği ve asgari ücretin bunun çok çok
altında olduğu ülkemiz gerçeginde bir çocuklu bir aile düşünün, anne
ev hanımı, ev kira, çocuk okula gidiyor, baba işsiz, empati yaparak bu
ailenin reisi olun, nasıl bir yaşam sürmek istersiniz ? Ülkemizde bu
konuda bir seçim hakkınız varmı? Asgari ücretin ne kadar olduğunu
biliyormusunuz? Yada sizce asgari ücret komisyonunu oluşturan 15
kişiden beş'i iş veren beş'i hükümet ve geriye kalan beş'i işçi
temsilcisi olan insanlar, belirledikleri bu ücretle böyle bir ailenin
geçinemeyeceğini bilmiyorlarmı? Bu durumda insanların isyanı iş
bulamadıklarına değil belki ama bir insanın hakettiği gibi
yaşayabilecekleri kazancı elde edemediklerine olsa gerek.Sorun
böyleyken toplumsal bir yaraya bireysel anlamda ne kazanç elde
edilebileceği bile belirli olamayan sözünü ettiğiniz vergi dışı bir
takım işlerle çözüm önerileri sunmaya kalkışmanızı çok komik ve de
aynı zaman da talihsiz bir yaklaşım olarak değerlendiriyorum.Umarım
bir sonraki yazınızda iş önerisinde bulunduğunuz yada patronluğunu
yaptığınızı ifade ettiğiniz iş dalında görev almak isteyen
arkadaşlara, adınıza yapacakları işten aylık ne kadar kazanç elde
edebileceklerini, çalışma saatlerini, sosyal güvenceleri, çalışma
şartlarını ve iş garantilerini de açıklarsınız, sanırım iş arayanların
en çok gereksinim duydukları bu ayrıntılar olacaktır.Aksine bir tutum
ahkam kesmekten öteye gitmez, ve yaşam mücadelesi veren insanları son
derece üzer.Bu konuda aydın insanlara düşen görev bu tarz
yaklaşımlarla toplumda kapmlaşmalara neden olmak değil, toplumun her
kesimiyle bütünleşebilmektir.Saygılarımla .....