Bölücü Faaliyetler, yıpratma ve caydırma politikası olarak, yıllardır
süregelen bir strateji, bir davranış biçimidir. Sivil ve silahlı
eylemler ile Bölücü Faaliyetler ülkenin etnik, jeopolitik kültürel ve
temel dinamikleri gözetilerek şekillenir. Mevsimsel faktörleri de göze
alarak uygulamaya dökülen Bölücü Faaliyetler çok yönlü olarak
faaliyete geçebilir. Ülkedeki başta siyasi istikrar olmak üzere
yöneticilerin hal ve tutumları Bölücü Faaliyetleri tetikleyebilir.
Zayıf bir yönetim anlayışı kitleler arası kavga ortamının baş
göstermesi Bölücü Faaliyetlerin istifade ettiği en uygun
ortamlardandır. Bölücü Faaliyetleri yaşamamış ülke yok gibidir. Savaş
sanatlarının içinde gerilla harbine benzetilse de, taktik ve saldırı
anlayışı açısından bir harpten ziyade bir uygulama biçimidir.
Bölücü Faaliyetlerün, ana hedeflerinden biri halkın üzerine tesir
etmektir. Halkın yıpratılmasına, caydırılmasına, birbirleri arasında
korku ve güvensizlik ortamının yaratılmasına, insanların geleceğe daha
karamsar bakmasına, huzursuzluğun başlamasına, ülkenin dinamiklerinin
de teker teker çökmesine vesile olur.
Halkın gözünde değer yargıları bozulursa, halkın gelecek nesillere
aktardığı değerlerinde bozulmalar yaşanır. Nesillerin devamlılığı,
daha doğrusu nesillerin bozulmadan, kendi öz kültür ve fikirleri
doğrultusunda yaşayabilmesi, tehlikeye düşer. Bölücü Faaliyetler
eylemleri her an karşımıza çıkabileceği gibi şekil değiştirerekte
devam eder.
Bölücü Faaliyetlerde elde edilmek istenen amaç gerçekleşene kadar
Bölücü Faaliyetlerin bütün çeşitleri denenir. Bütün yollar mübahtır
anlayışı ile, en kötü savaş ortamında bile her türlü ahlaki, etik ve
yasal kurallarla koruma altına alınmış, hastaneler, sivillerin toplu
yaşam alanları, devlet memurları, okullar, kadınlar, çocuklar,
yaşlılar bile Bölücü Faaliyetlerin kurbanı olabilir. Bölücü
Faaliyetler, bazen durağanlaşır bazen şiddeti artar, bazen silah
bırakılır, bazen af istenir, bazen pişman olunur, bazen teslim olunur
ama Terörist ve Bölücü Faaliyet yandaşları hiçbir zaman sonlanmaz.
Eğer içeriden yada dışardan maddi/manevi destek alınıyorsa yada
taraftarı var ise, Bölücü Faaliyetler örgütü faaliyetlerine daha rahat
bir şekilde devam eder.
Bölücü Faaliyetler silahlı olduğu gibi, silahsız olarak sosyal ve
siyasi alanda da yapılabilir. Önemli olan Bölücü Faaliyetler örgütünün
kendini net olarak gösterdiği durumdur. Düşmanınızı net olarak
bilirseniz savunma yapmanız daha da kolaylaşır. Melek görünümde ki
şeytanlarla uğraşmak çok daha zordur. İçerideki düşmanla uğraşmak,
onları içinizden ayıklamak, dağda günlerce yapılan silahlı
operasyonlardan daha zordur. Gündüz halkın içinde gece dağlarda gezen
Bölücü Faaliyetler, gündüz güler yüzlü, gece şeytan kesilen Bölücü
Faaliyetlerle uğraşmak daha zordur. Bölücü Faaliyetler yandaşları veya
uygulayıcıları amaçlarına ulaşmak adı altında halkı etkilemek ve
güçlerini göstermek için her iş alanı her yönetim sahası ve her
ortamda yer alabilir. Bu nedenle Bölücü Faaliyetlere maruz kalmış
ülkelerde istihbari faaliyetler büyük önem arz eder.
Eylemlerin nerede ne zaman yapılacağı, iyi bir istihbarat çabası
gerektirir. Bölücü Faaliyetlerin dini, milliyeti, insanlığı olmaz.
Zaten gerçek dindar,gerçek milliyetçi, gerçektende milletine tam bağlı
olan insan terörist olmaz, olamaz.
Bölücü Faaliyetler örgütlerinin maşa olarak kabul edilen çakal takımı,
maalesef kandırılan, uyuşturulan beyinlerden meydana gelmiştir. Ancak
onları idare eden kişiler, mutlak surette paranın ve menfaatin üzerine
oyun oynarlar. Bölücü Faaliyetler destekçilerinin mutlak surette
çıkarları vardır. Büyük örgütler ve büyük paralar..
Menfaatin olmadığı bir yerde Bölücü Faaliyetlerde olmaz, Bölücü
Faaliyetlere ihtiyaç da olmaz. Bölücü Faaliyetlerle mücadele
örgütlenmelerinde bile bir müddet sonra paranın hakim olduğunu
görüyoruz. Ülkelerde uygulanan Bölücü Faaliyetlerin şekli boyutları,
tasarlanan planlara göre değişir.
Bölücü Faaliyetlerle mücadele de peki bizler ne yapmalıyız? Mücadele
uzun ve kapsamlı olduğu için öncelikli olarak yılmamalı, biran için
bile Bölücü Faaliyetler boş bırakılmamalı, hafife alınmamalı, bitti,
Bölücü Faaliyetleri bitirdik deyip hemen ardından şehit verilmemeli,
halkın devleti ile kucaklaşması sağlanmalıdır (bu durumda şuan için
neler yapılır bilmiyorum, Allah yardımcımız olsun, Allah Türk
Milletini korusun.),bölgede güçlü olmalı, sözünü dinletebilmelidir.
İstihbaratınızın çok kuvvetli olması gerekir. Tüm kamu kurum ve
kuruluşlarınızın aynı çaba ve azimle koordineli bir şekilde çalışması
gerekir.
Bunların yanında esas önemli olan, İÇİMİZDEKİ HAİNLERİ TEMİZLEMEKTİR.
Hangi görevde, hangi pozisyonda olduğuna bakılmaksızın, kimin nesi
olduğuna bakılmadan, şunun bunun bilmem nesi demeden mücadele
sürdürülmeli ve hainler temizlenmelidir.
Hatta bir daha zarar vermesin diye kaynaklar kurutulmalıdır.Bölücü
Faaliyetler, ülkemizin üzerinde bir kambur olarak devam edecektir.
Halkın zarar görmemesi için askerlerimizin ve güvenlik güçlerimizin
yıpratılmaması gerekir. Onların asıl vazifelerinin dışında anlamsız
işlerle uğraştırılmasının, sırf gündem oluşturmak için abuk subuk
konulara itilmelerinin önüne geçilmelidir.
Bölücü Faaliyetlerle mücadele için, bir ülkenin sivil, asker,
istihbarat birimleri tam olarak koordineli çalışmalıdır. Her an uyanık
olmalı, içerideki hainlere, köstebeklere dur denilmelidir. Kanunlardan
taviz verilememeli, günü kurtarma planları yerine uzun vadeli mastır
planları yapılmalıdır. Komşu ülkelere dahi, asla ülke politikasından
taviz verilmemelidir. Birilerine şirin görüneceğiz diye bir
yerlerimizi yırtmamalıyız.
Sonuna kadar hep birlikte, barış, mutluluk ve huzur dolu bir ülkede
yaşamak dileğiyle, kalın sağlıcakla. Saygı ve sevgilerimle...