Her yıl 21 Mart günü, bütün Türk Dünyasının bayramı olarak kutlanan
Nevruz, bu yıl Osmaniye'de çok farklı, zengin ve renkli idi. Valilik,
Belediye Başkanlığı ve Osmaniye'deki Sivil Toplum Kuruluşlarının
işbirliği ile gerçekleştirilen Osmaniye Nevruz Şenliği tam anlamıyla
milli birlik ve beraberlik mesajı verdi.
Osmaniye Nevruz Şenliği kutlaması fikri nerden akla geldi?
Hemen söyleyelim. Nevruz Şenliği geçmiş yıllarda Kültür
Bakanlığının talimatıyla Osmaniye İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
tarafından yapılıyordu. Ama doğrusunu söylemek gerekirse bu kutlama
amacına ulaşmıyordu. Türk dünyasında kutlanan Nevruz bayramının ruhuna
uygun düşmüyordu.
Geçen yılki törenin ardından Osmaniye Gazeteciler Cemiyeti
Başkanı Menderes Demir'in tepkisi ve benim de onun tepkisini
paylaşmam üzerine 2007 yılı Nevruz Şenliği kutlaması için düğmeye
basılmış oldu.
Ben Nevruzun Osmaniye halk kültüründeki yerini ve önemini
incelemek, öncelikle de Osmaniye'de açan Nevruz çiçeğini bulmak için
işe başladım.
Hatta bahar bayramı demek olan nevruz için "Osmaniye'de
Nevruz Çiçekleri" adıyla yazdığım makalede şairlerimizin dilinden
Osmaniye çiçeklerini anlattım.
Konuya Valimiz Zübeyir Kemelek Beyin de yakın ilgi
gösterdiğini anlayınca kolları sıvadık.
Osmaniye'deki kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum
kuruluşlarının katılımıyla yaptığımız toplantıda; Valilik adına İl
Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Tabur, İl Dernekler Müdürü Adnan
Gizlice, Belediye Başkanlığı adına Sosyal ve Kültür İşleri Müdürü Alim
Koca, Osmaniye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Menderes Demir, Aktif
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ali Celal kaymak, Osmaniye Hacı Bektaş
Veli Kültür Derneği Başkanı Bektaş Yıldırım, Osmaniye Yörükler Derneği
Başkanı Yakup Korkmaz ve benim de yer aldığım bir Tertip Heyeti
oluşturduk.
Şenliği Cumhuriyet meydanında yapmak için hazırlıklara
başladık. Özellikle Menderes Demir ve Adnan Gizlice sivil toplum
kuruluşları ile görüşmelere geçerken Bektaş Yıldırım onlara destek
oldu. Ben de Hakkı Coral Beyle beraber Kastabala kırlarında yeni açan
çiçek fotoğrafları çekiyor, nevruz çiçeği arıyordum. Hasan Ersoy'la
aradığım nevruz çiçeğini Karacalar Mezarlığında bulamadım ama Zorkun
Yaylası Yolu üzerindeki Allah Allah Deresinde buldum.
Nevruz Şenliği afişimiz tamamlandı.
Cumhuriyet Meydanı, siyasi partilerimizin ve sivil toplum
kuruluşlarının çadırlarının kurulmasıyla tam bir bayram meydanı halini
aldı.
Osmaniye Nevruz Şenliği iki bölümden oluşacaktı. Birinci
bölümde unutulan eski Osmaniye halk kültürü canlandırılacak, ikinci
bölümde resmi program uygulanacaktı.
Bu nedenle Orman İşleri Müdürlüğü Müdürlüğünce iş birliği
yaparak; Gıçgıç Oyunu ve Çuval Düğüşü için ağaçlar, Nevruz Ateşi için
odun getirttik. Ağaca Tırmanma gösterisi için direğimizi TEDAŞ
diktirdi. Fırıncılar Derneği Başkanı Feyzullah Çelikbağ'a Nevruz
Ekmeği, Doğa Yemekçiliğe Nevruz Toğgası pişirttik. Ayrıca Kale Yıkma,
Halat Çekme, Yumurta Kırma yarışları için de hazırlığımızı tamamladık.
Osmaniye kültürünün ortaya çıkarılması için yapılan her
çalışma önemli idi. İlk bakışta, Amerikalıların sahiplendiği bowlingin
aslı bizim Kale Yıkma oyunu, rodeo oyununun aslı da bizim at üstünde
savaşı andıran ağaç üzerindeki Çuval Dövüşü değil miydi?
Asker millet Türklerin halk kültürüne taşınan en güzel
geleneklerinden biri Osmaniye'de hala yaşatılan Kale Yıkma oyunu
unutulmamalı idi.
Oğuz Türkmen kültüründeki toy çorbası olan Toğga geleneği
Osmaniye yemek kültüründe hala yaşatılmakta idi. Gıçgıç oyunu
Osmaniye'yi üç taraftan saran Gavurdağlarının halk kültürünü
yansımakta idi.
Osmaniye gençlerindeki gizli yeteneklerin ortaya
çıkarılması da amaçlanmakta idi.
20 Mart akşamı Cumhuriyet Meydanında Nevruz Gecesi yaptık.
Pograma bağlı olmaksızın yapılan Nevruz gecesinde her şey doğaldı.
Gıçgıç oynayanlar, direğe tırmananlar, Ulaşlılar Derneği halay
gösterisi, Düziçililer Derneği, OŞYAD, OGSAT gösterileri tamamen
doğaçlama idi.
Osmaniye Nevruz Şenliğinin başarılı olacağı belli idi.
Çünkü Osmaniye bu şenliğe Osmaniyeli gazeteciler tam destek vermiş,
devamlı haber yaparak halka mal etmiş, ORT şenliği canlı yayınlayarak
haberin etkisini derinleştirmişti.
Ve asıl gün gelmişti. 21 Mart 2007 günü heyecan
doruktaydı. Çünkü Osmaniye'de Nevruz halkla beraber kutlanacaktı.
Kutlamanın provake edilmesi ihtimali de vardı. Ama İl Emniyet
Müdürümüz Halil Yılmaz beyin aldığı tedbirler başarılı olunca işler
yoluna girdi.
Nevruz Şenliği için Osmaniyeliler Cumhuriyet Meydanında
idi.
Osmaniye'nin eski adı İsneyn idi. Kervanlarıyla mal
getiren bezirgânlar her Salı günü İsneyn Pazarında çadırlarını
kurarlardı. Her çadıra Çönkü denirdi. Her çönkü bir ağanın himayesinde
idi. Çadırların en büyüğüne Derimevi veya Şorevi denirdi. Cumhuriyet
meydanında Osmaniye'nin tarihi yeniden canlanmakta idi.
Bağımsız Türk Devletleri; Azerbaycan, Kazakistan,
Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan ve Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyetini kuran ve vatan yapanların, Türkiye Cumhuriyetini kuran
ve vatan yapan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının,
vatanımızda milli birlik ve beraberliğimizi bozmak için ortaya çıkan
bölücü terör odakları tarafından şehit olanların aziz ruhlarının şadı
için saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunması ile tören başladı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşından sonra Dedem Korkut
duası okundu;
"Yom vereyim Hanım.
Karlı kara dağların yıkılmasın!
Gölgelice kaba ağacın kesilmesin!
Kan gibi akan suyun kurumasın!
Kadir Tanrı seni namerde muhtaç etmesin!
Koşarken ak-boz atın sürçmesin!
Ala gönderin kırılmasın!
Aksakallı baban yeri Uçmak olsun!
Ak pürçekli anan yeri Cennet olsun!
En sonunda arı imandan ayırmasın!
Âmin diyenler Tanrının yüzünü görsün!
Ak alnında beş kelime dua kıldık, kabul olsun!
Allah'ın verdiği umudun kırılmasın!
Derlesin, toplasın, günahlarını adı görklü Muhammed Mustafa yüzü
suyuna bağışlasın! Âmin"
Osmaniye Nevruz Şenliği Tertip Heyeti adına OGC Başkanı
Menderes Demir'in konuşması, Şenlik için Osmaniye Milletvekilleri ve
BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile MHP Genel Başkanı Dr.Devlet
Bahçeli'nin tebrik telgraflarının ardından Azerbaycan Hükümet Başkanı
Neriman Nerimanof'un Mustafa Kemal Paşa'ya gönderdiği 24 Mart 1921
tarihli telgraf okundu:
"Cenubi Kafkasya Komiseri, Azerbaycan Serbest Harbiye
Mektebi talebeleri, iki bölüklü Süvari Askerleri ve Topçuları, Nişancı
Türk Alayı askerleri Türk Milletinin büyük Nevruz Bayramını tebrik
ediyor. Ve biz ümit ediyoruz ki Azerbaycan İnkılâp Ordusu, kahraman
Türk ordusu ile beraber garp emperyalizmi tazyikinde bulunan şark
milletlerini yakında kurtarırlar. Yaşasın şark inkılâp başları Mustafa
Kemal!"
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü adına 24 Kasım Anadolu
Lisesi Tarih Öğretmeni Mehmet Çetinkaya'nın "Türk Kültüründe Nevruz"
konulu konuşmasından sonra davet edilen Valimiz Zübeyir Kemelek'in
"Osmaniye Nevruz Şenliği " açış konuşmasında birlik ve beraberlik
mesajları vardı.
Bir Azerbaycan atasözünde söylendiği gibi; "Ocağı
oluşturmak elin işi, Ocağı tutuşturmak ilin işi" olmalıydı.
Kafkas folkloru giysili iki gencin teslim ettiği meşale
ile Valimiz Zübeyir Kemelek tarafından Nevruz Ateşi yakıldı.
Ardından örste demir dövüldü. Çünkü, Türk kültüründe
nevruz dirilişin ifadesi idi. Diriliş efsanesinin adı da Ergenekon'du.
Demir dövme geleneği Ergenekon'dan çıkış için dağları eriten demirciyi
temsil içindi. Ergenekon; Ergen ve Gün kelimelerinden meydana
gelmişti. Türklerin Ergenekon'dan çıktığı gün olan nevruz, kışın
bittiği, baharın geldiği gündü.
Örste Demir dövülürken çıkarılan ses bir türkü gibi
yankılanırken Türk dünyası Osmaniye Cumhuriyet meydanında gibi idi.
"Özbek, Türkmen, Uygur, Tatar, Azer bir boydur.
Karakalpak, Kırgız, Kazak hepsi bir soydur."
Ve Osmaniye'deki Güvercin Sevenler Dernekleri tarafından
uçurulan binlerce Nevruz Güvercini gökyüzünü süsledi.
Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği Semah Gösterisi bir
harikaydı. Anadolu halk kültürünün müzikal dehası olan semah, Alevi-
Bektaşi toplumunun yüksek müzik zevkinin bir örneği idi. "İşitmek"
anlamındaki "Sem" kelimesinden türeyen Semah, Alevi itikadınca sadece
bir oyun değil tarihi eski Şaman Türklerine kadar giden bir ibadet
şekli idi.
Yörükler Derneğinin düzenlediği Koç Kırpma yarışı ve bu
esnada kemanıyla gelen Ahmet Kaya'nın söylediği 12 Direkli türküsü
herkesi büyüledi. Türkünün yüzde yüz otantik okunuşu, sürülerinin
peşinde derelerde tepelerde geçen maceralı Yörük hayatının nağmelere
dökülmüş hali gibi idi.
Yörük kültürünün büyüsünden tam olarak kurtulamamışken can
Azerbaycan'ın halk oyunları topluluğu ile Osmaniye adeta Bakü ile
bütünleşti.
Ne yahşi bir gösteriydi! Nice şad etti bizi!
Azerbaycan oyunları; bazen Türk ordusunun cihangirliğinin
ve zaferlerinin tarihi tablosu gibi, bazen de Türk'ün ölümsüz ruhu
için dikilen bir anıtı gibi idi. Kıskançlığı, kahramanlığı, yiğitliği,
sevdası ile Türkün yaşantısının hikâyesi idi.
İl Gençlik ve Spor Müdürü Ökkeş Demir'in hakemlik yaptığı
Halat Çekme yarışında gazeteciler siyasilerden bir adım önde idi.
Adem Timi'nin başkanlığındaki Davulcular Derneğinin şovu
da görülmeye değerdi.
Ve Nevruz ateşinden atlayanların oluşturduğu Dostluk
Halayı için Osmaniyeliler elele verdi.
Osmaniye Halk Oyunlarında sayısız başarılara imza atan 7
Ocak İlköğretim Okulu Halk Oyunları ekibinin Valimizi karşılarken
yaptığı gösteriden sonra Rahime Hatun Kız Meslek Lisesi ve Anadolu Kız
Teknik Lisesi halk oyunları ile Osmaniye Güneysu İlköğretim Okulu halk
oyunları gösterileri etkileyici idi.
Bu okullarımız; Milli Eğitim Bakanlığınca geçtiğimiz hafta
Şanlıurfa'da düzenlenen Adana, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis,
Osmaniye'den 20 okulun katıldığı Bölge Halk Oyunları Yarışmasında
Osmaniye'yi başarıyla temsil etmişti. Minikler Dalında 7 Ocak
İlköğretim Okulu 1. olurken Yıldızlar Dalında Güneysu İlköğretim Okulu
3. olmuştu. Aynı yarışmada Ortaöğretim Okulları Arasında Adana İsmet
İnönü Kız Meslek Lisesi'nin ardından Osmaniye Rahime Hatun Kız Meslek
Lisesi 2. olmuştu.
Nevruz Toğgası ikramı, Yumurta Tokuşturma yarışı, Kuzey
Kafkas Kültür Derneği halk oyunları topluluğunun gösterisi ve
Osmaniye'nin sevilen sanatçısı Yunus Gülşa konseri ile Osmaniye Nevruz
şenliği sona erdi.
Son sözü Vali Zübeyir Kemelek söyledi; "Tertip heyetini
tebrik ederim.""
Yazan: İsmet İPEK (Osmaniye)