Ynt:

0 views
Skip to first unread message

cagrigurel

unread,
Apr 26, 2007, 4:42:53 AM4/26/07
to os...@googlegroups.com

aha da kitap.

----- Özgün İleti -----
Kimden : os...@googlegroups.com
Kime : "OSYAD"
Gönderme tarihi : 26/04/2007 4:00
Konu : "Bir Taşla Beş Kuş Vuran Adam ; Davut Çuhadar !!!"

----- Özgün İleti -----
Kimden : os...@googlegroups.com
Kime : "OSYAD"
Gönderme tarihi : 26/04/2007 4:00
Konu : "Bir Taşla Beş Kuş Vuran Adam ; Davut Çuhadar !!!"
Osmaniyerehberi.com sitesinde yazar Talip Özcan Osmaniye belediye
başkanı ile ilgili kimsenin bugüne kadar  fark edemediği
aşağıdaki
tespitleri yapabilmiÅŸtir.

Kendi makalesinden aynen alınan bu tespitler sırası ile ;

Yazar Talip Özcan diyor ki ;
“Evet, tespit ettiğim Belediye Başkanımızın
özellikleri ve büyük
ihtimal köşe yazılarımın ana temalarının başlıkları
ÅŸunlar;

* Örnek aldığı Belediye ve Šehircilik; Japonya
* Para, İnsan ve Zaman yönetimi
* Eksikleri, İhtiyaçları Tespit Etmek
* Genel Sorunları Bilmek
* İnsanların Anlayacağı Dille Yaklaşmak
* Benim Šehrim, benim evimdir yaklaşımı
* Belediye Sorumluluklarının farkında olmak
* Değişim Šart, Ayak uydurmayan olmamalı akrabası dahi.
* Bir sıkıntı varsa bir an önce yok edilmeli ???(Kendi tespitim)
* Mevzuatı iyi değerlendirmek. (İmar Kanunun 18. Maddesini
iyi )ï Štespit etmiÅŸ
* Projeleri uygularken bir taşla en az 5 kuş vurmalıyım
anlayışı.
* ve de bu çok önemli Belediyenin kasasından bir kuruş harcanmadan
yapılmalı anlayışı. Çünkü borç haddinden çok büyük.

Aslında yaptığı bu toplantı; kuş avına çıkmasının ilk
hamlesiydi.
Toplantı Belediye Başkanının icraatları karşısında
herkesin şaşkınlığı
ve takdirliğiyle devam etti. Bir arkadaşım Belediye
Başkanını çok
eleştiri ederdi, onun bile böyle takdir etmesi Davut beyin
başarılı
olduğunun bir kanıtıdır.†       (Yazının başı ve
sonu adı geçen web
sitesinde hala duruyor.)

Talip bey yukarıda sözünü ettiği bu maddeleri belediye
başkanın
icraatları olarak görüyormuş, öyle ya yoksa nasıl tespit ederdi
deÄŸil
mi ? Neyse Talip beyin üstün gazetecilik dehası ve son derece
görülmesi güç olan tespitlerine bakıp yararlanalım. Kimbilir belediye
başkanı da bu yazıyı okuduğunda yok canım bu ben
deÄŸilim, Talip bey
hayalindeki belediye başkanından söz ediyor sanırım diye
düşünmüş olsa
gerek  eminim ...Neyse Talip beyin yazısında olduğu gibi önünde
yıldız
olan maddelere bir göz atalım ...

* Örnek aldığı Belediye ve Šehircilik; Japonya

Yorum : Yanlış duymadınız Japonya’dan söz ediyor
Talip bey, hani ÅŸu
yıllardır parlayan uzak Doğunun yıldızı yıldızı Japonya var
ya …Talip
bey bu maddeyle belediye başkanının İlimizdeki Belediyecilik ve
Šehircilik anlayışını Japonya'dan örnek aldığını
söylüyor.Talip beyin
bunu nereden anladığı muallakta bir olay, zira kendisinin ve belediye
başkanının Japonya'yı görüp görmediği herkes tarafından
merak konusu,
biraz da kulağa komik aynı zamanda da hoş geliyor hani.Yani
kısaca
başkanın icraatları ile Osmaniye'yi Japonya'ya benzetiyor Talip bey.
Adama gülerler inanın, ne Japonya'sından söz ediyorsun kardeşim,
gerçekleri görmek için o kadar uzağa gitmenin ne anlamı var,
ülkede
çok sayıda örnek belediye var, onlardan esinlensin bence.İnsanları
güldürmeyin Talip bey ...


* Para, İnsan ve Zaman yönetimi

Yorum : Belediye başkanının hem parası olmadığını
söylüyor hem de
“para yönetiminden† söz ediyorsunuz, hangi parayı
yönettiğini de
açıkça söylerseniz tüm Osmaniyelilerin yüreklerine su serpmiş
olursunuz.Šu olmayan parayı yönetme tekniğini bir öğrensek
bir daha
sırtımız yere gelmez vallahi diyen çok sayıda hemşehrilerimi
görür
gibi oluyorum. Gelelim “insan† faktörüne, bu konuda
Osmaniyeden trajik
haberler geliyor, emekliliklerini hak eden belediye çalışanlarının
mağduriyeti gibi, lütfen bir de onları yazarmısınız? Bu psikoloji
içerisindeki insanları yönetmek nasıl bir birikim ve ustalık
gerektiriyor ve yaklaşık üç yıllık bir sürede elde
edilebilecek bir
yetenekmi ? Demek ki başkan çalışma ekonomisini teoride
olduÄŸu kadar
pratikte de çok iyi biliyormuş. Bu yeteneğini de önceki
belediye
başkanlıkları döneminde mi edindi acaba ? Son olarak
“zaman† kavramına
bakalım bir de, evet işte en önemli faktör de bu zaten, ama bunu
herkes kendi isteğine göre, yani ister boş laf, isterse
iş üreterek
kullanabilir.Siz merak etmeyin bunu yediden yetmiÅŸe herkes iyi
biliyor, müneccim olmaya gerek yok.

* Eksikleri, İhtiyaçları Tespit Etmek

Yorum : Evet insanın bunu becerebilmesi için dünyaya belediye
başkanı
olarak gelmesi şart, bu yüzden belediye başkanı için en
kolay iÅŸlerden
biride bu olsa gerek.Öyle ya vatandaş nereye yol
yapılacağını, nereye
alt yapı gerektiğini nereden bilsin Osmaniye de yaşamıyor ki
; bunu
elbette olağanüstü yetenekleri olan bir belediye başkanı
tespit
edebilir.İşte bunda haklısınız....

* Genel Sorunları Bilmek

Yorum : Genel sorunlar derken, yukarıda ki maddeyle arasında ne fark
olduğunu günlerce düşündük ama maalesef çözemedik, bunu
da siz
uydurmuş olsanız gerek.Sanırım madde sayısı biraz daha çok
görünsün
diye....

* İnsanların Anlayacağı Dille Yaklaşmak

Yorum : Hah iÅŸte bak bu madde tam yerine oturmuÅŸ.Bizde bu
maddeden
sayenizde belediye başkanının Osmaniyelilere nasıl ve nereden
yaklaştığını anlamış olduk, üstelik anladıkları
bir dille diyorsunuz,
bu arada belediye başkanının yeni bir dil öğrendiğini
de anlamış
olduk.Öyle ya ne demişler bir lisan bir insan. Ne yani belediye
başkanı saraydan mı çıkmış? Daha önce bu dili bilmiyordu
da başkanlığı
döneminde mi öğrenmek durumunda kalmış. Meğer
ÅŸu Osmaniyeliler ne
anlaşılması zor insanlarmış, keşke bir de
Osmaniyeliler belediye
başkanının dilini öğrenebilseler sorun kalmayacak.
DoÄŸrusu buda
yerinde bir tespit hani, bravo...

* Benim Šehrim, benim evimdir yaklaşımı

Yorum : Evet ne var bunda yani, tespiti zor bir kavram mı ?
Osmaniye'de yaşayan herkes bunu düşünür, bunu bilir.
Önemli olan
burada ev kavramına nasıl bakıldığıdır.Kiminin evini pislik
götürür,
kimininki de tertemizdir. Belediye başkanı Osmaniye'yi madem evi gibi
görüyor, bunu bir de Osmaniyelilere sormak lazım.Ya da başkanın
evine
gidip bakmak gerekir...Mesela salondaki dev ekran plazma televizyonun
üzerin toz var mı, yok mu ? Başkan eğer ki
Osmaniye’deki her ev benim
diyorsa kendi evi de öyle olmalı yada diğerlerinin evleri de
başkanın
evi gibi olmalıdır.

* Belediye Sorumluluklarının farkında olmak

Yorum : Nasıl yani, sorumluluk derken yukarıdaki maddelerden ayrı
sorumluluklarda mı var sizce ? Varsa nedir bilelim, yok sizde
bilmiyorsanız ben söyleyeyim. Sorumluluk demek çözüm mekanizması
oluşturmak demek. Belediye başkanı sorumluluklarını iyi
biliyorsa,
zaten Osmaniye de sorun yok demektir.Var mı, yok mu ? Size soralım bir
de ...

* Değişim Šart, Ayak uydurmayan olmamalı akrabası dahi.

Yorum : Vallahi gözlerimiz yaşardı, ne idealist bir başkan ki
akrabalarını bile sözünü ettiğiniz değişim
konusunda karşısına
alabiliyor. Sözlerinizden başkana akrabalarından daha yakın insanlar
olabileceği anlamı çıkmıyor değil hani. İyide hangi
anlamda bir
değişimden söz ediyorsunuz ? İnsanlar değişe
değişe insanlıklarından
çıktılar.Šu değişim nedir, nasıl bir şeydir
anlayamadık gitti. Biri
çıkıp bize ben değiştim beni örnek alın dese de bizde
görsek neymiş şu
değişim.Yoksa belediyenin insanları değiştirmek
gibi ayrı bir görevi
vardı da biz mi bilmiyorduk? Örneğin siz
deÄŸiÅŸtiniz mi ? DeÄŸiÅŸtiyseniz
şuan nasıl bir değişim yaşıyorsunuz, bize de
anlatır mısınız ?
Belediye başkanı değişmiş mesela, zira onu
gençliğinden ve geçmişten
tanıyanlar artık tanıyamaz hale gelmişler. Maalesef bizde bunu
geçte
olsa anladık …

* Bir sıkıntı varsa bir an önce yok edilmeli ???(Kendi tespitim)

Yorum : Haa ! doğru bu sizin tespitiniz. Öyleyse sizi
baÄŸlar ama bizde
bilsek zararı olmaz sanırım. Bunu isterseniz sokağa çıkıp
Osmaniyelilere sorun, onlar size neyin yok edilip neyin yok
edilmediğini daha yansız ve objektif söylerler. Sanırım siz
Osmaniye'de oturmuyorsunuz....
Eğer başkan bunu sizin söylediğiniz gibi
yapmışsa Osmaniyeliler için
bulunmaz Bursa kumaşı, beklenilen başkan demektir. Yani
Osmaniyeliler
hak ettikleri başkana kavuşmuşlar. İyi ya bundan daha
güzel ne
olabilir ki. Herkes hak ettiği yerdedir sözü bir kez daha
doğrulanmış
oldu böylece….

* Mevzuatı iyi değerlendirmek. (İmar Kanunun 18. Maddesini iyi tespit
etmiÅŸ )

Yorum : 3194 sayılı İmar Yasası’nın 18. Maddesini
sağır sultan bile
bilir, önemli olan burada hak sahiplerini mağdur etmemek.Bunun kime ne
yarar getirdiÄŸini kimi maÄŸdur ettiÄŸini yada her hangi
bir rant amaçlı
olup olmadığını ne siz ne de biz biliyoruz. Maddeyi bilmek
uygulamanın
yerinde yapıldığı anlamına gelmez. Görev süresi
yaklaşık üç yılı bulan
bir belediye başkanının böylesine insanın ağzını
sulandıran bir
maddeyi bilmemesi gülünç olur zaten.İsterseniz birde 18. maddeden
kazanılan yerlerin nasıl değerlendirildiğini
araştırın, bizide
bilgilendirin.

* Projeleri uygularken bir taşla en az 5 kuş vurmalıyım
anlayışı.

Yorum : Evet işte bu mükemmel manşeti bir ömür boyu
düşünsek aklımıza
gelmez, bu konuda tam bir gazetecilik örneği vermiş, tüm
Osmaniyelileri gözlerinin içersine baka baka
şaşırtmışsınız doğrusu.
Zaten Osmaniyelilerde bu belediye başkanının görevi devir
alışından bu
yana Osmaniye'de ne taş ne de kuş kalmadığını
söyleyip duruyorlar.
"Taştan tasarruf edilerek, çok sayıda kuş avlama projesi",
Örneğin
Avrupa birliğinden ödenek alabilmek için müthiş bir proje
doÄŸrusu.Hem
kuşun hem de taşın bol bulunduğu bir ülkede
yaşıyor olmamızda büyük
şans, bunu geçmeyelim sakın, fırsatı değerlendirmek gerek.
Bu arada
belediye başkanının atıcılık sporuna duyduğu ilgiyi ve bu
yeteneÄŸini
de biz sizden daha önce öğrenmiş bulunuyoruz, belirtelim
hani bir
yanlış anlama olmasın sonra …

* ve de bu çok önemli Belediyenin kasasından bir kuruş harcanmadan
yapılmalı anlayışı. Çünkü borç haddinden çok büyük.

Yorum : Evet sevgili kardeşim önemli elbette ama nasıl ve neyi
parasız
yapmak önemli yine anlayamadık.Hem bu işler tek kuruş
harcanmadan
yapılmalı, hem de borç çok mantığını açıklarsanız sizin
kadar mutlu
olacağız. Madem belediye başkanının böyle bir
mantığı var, borç
nereden geliyor o zaman.Yoksa şu hep aynı masal mı ? "Biz enkaz devir
aldık" masalı mı ? Sayıştay’ın belediyelerin
faaliyetlerini denetleme
yetkisinin bile elinden alındığı bir düzende bol keseden atmak
kolay
elbette. Kim para almadan senin evinin yolunu, oturduÄŸun semtin alt
yapısını yapar, hiç kimse.. Ya bu yapılıyorsa ??? Evet olabilir, zor
da deÄŸil hani, bunu biz iyi biliyoruz da bir de birinci
ağızdan duysak
nasıl olur. Bu iş bu kadar kolay oluyorsa Osmaniye'nin
şimdiye güllük
gülüstanlık, tam bir Japonya olması gerekmiyormuydu ? .Ama  sana bir
ip ucu  vereyim. Geçenlerde şöyle bir olay olmuş, "Adamın
Almanya'da
bir yakını varmış, kendisini telefonla arayıp Türkiye'deki evinin
etrafına bir duvar yaptıracağını, maliyetini öğrenmesini
istemiÅŸ.Adam
uyanık ya, hemen tanıdığı bir duvar ustasına ölçtürüp
biçtirip duvarın
maliyetini çıkarmış.Ve ustaya bu işi kendisine
vereceÄŸini ama bir
şartının olduğunu söylemiş.Usta sormuş
"Šartın nedir ?" Adam ;
“Nasılsa para benim değil, sen duvarı yap, sana
fazlasıyla öderim ama
benim evin çatısını da onaracaksın.† Demiş. Usta kabul
etmiÅŸ ve
duvarın maliyetinin neredeyse iki katı bir fiyat vermiş. Para adamdan
çıkmıyor ya, Almanya'daki yakınını aramış, ve rakamı
söylemiş.
Gurbetteki zavallı adam ne bilsin Türkiye'deki fiyatları, zaten onun
asıl derdi bir an önce duvarın yapılmasıymış. Usta da
ağzının suları
akarak almış parayı duvarı yapmış. Sıra adamın
çatısına gelince orayı
da işte öylesine üstün körü yapıp bitirmiş.Etme bulma
dünyası işte
başkasını parası ile yapılan çatı o kadar olur, bir sene
sürmemiş çatı
eski haline gelmiş.Usta kötü niyetli olunca duvarın ömrü de bir o
kadar sürmüş.Var gerisini sen anla, hikaye bu , kıssadan hisse
derler
buna. Bu durum da gurbetçi parasının boş yere gittiğine mi
yansın, en
yakını tarafından aldatıldığına mı yansın, yeni baştan
tekrar masraf
edip duvarı yaptıracağına mı yansın ??? İşte parasız
iş böyle yapılır
ancak.Bir yıl önce yapılan şehirler arası yolların bugün ki
durumu
bunu en güzel kanıtıdır.

*Aslında yaptığı bu toplantı;( Yazar belediye başkanından
söz ediyor.)
kuş avına çıkmasının ilk hamlesiydi. Toplantı Belediye
Başkanının
icraatları karşısında herkesin şaşkınlığı ve
takdirliÄŸiyle devam etti.
Bir arkadaşım Belediye Başkanını çok eleştiri
ederdi, onun bile böyle
takdir etmesi Davut beyin başarılı olduğunun bir kanıtıdır.

Yorum : Kuş avı benzetmenizde sanırım belediye başkanına
da avcı
rolünü uygun görüyorsunuz.Ben avcı değilim anlamam av
iÅŸinden de, ama
sizlerde gazeteci olarak bu toplumu iyi gözlemleyen
insanlardansınız.Bu durumda avcıların av maceralarını anlattıkları
avcı kahvehanelerine de yolunuz düşmüştür umarım.Oralarda
küçücük
tavşanlar kocaman bir ayı oluverirler.Hatta balık tutmaya giden
meraklılar av yapamadıklarında görenlere mahcup olmamak için parayla
balık aldıkları bile olur.( Bu durum için bizim oralarda eskiler bir
terim kullanırlardı ama anımsayamadım) Geçmişte bazılarının Van
gölünde bir canavar gördüklerini iddia ettikleri gibi mesela.Ayrıca
belediye başkanının icraatlarını siz gazetecilere özel
anlatması da
apayrı bir olay, oysa öncelikle bu icraatlarını halkla paylaşması
gerekir. Neticede en yerinde kararı siz değil halk verecektir. Ne yani
bu son tespitinizde  belediye başkanının, halkın göremediği
icraatlarını sizlerin aracılığıyla mı onlara göstermek
istediÄŸini
söylemek istiyorsunuz ? Ayrıca bir belediye başkanının durup
durup da
seçimlerin yaklaştığı şu günlerde icraatlarından
söz etmesine de kimse
şaşırmış değil.İnsanlarda Allah korkusu sonra
da bir vicdan olmalı,
bunu en başta siz bilin, sonra da ; önceleri başkanı
eleÅŸtiren
şimdiler de ise kendisini takdir eden sözünü ettiğiniz
arkadaşınıza da
hatırlatın lütfen.
     Sonuç itibarı ile Osmaniye dışında da yaşayan
Osmaniyeliler
olarak ilimizin gündemini yakından takip ediyoruz. Osmaniye'de
yaÅŸayan
insanlar zaten orada olanlara birebir ÅŸahit. Siz gazetecilerden
beklenen yöre insanlarını dinlemeniz, onların sorunlarına kulak
vermeniz, onlara hayallerinizi değil, bilmediklerini anlatmanız,
onları aydınlatmanız.Sizlerden beklenilen, birilerine sırtınızı
dayayıp, halka cephe almanız, halktan uzaklaşmanız değil,
halkla
bütünleşmeniz. Halk sizin taraf olmanızı istemez, yoksa sizlere ne
gerek var herkes at gözlüklerini takar, kendi yandaşını dinler.
Belediye başkanları ya da diğer makam sahibi insanlar bir
gün görev
sürelerini tamamlar ve giderler, ancak halk her zaman aynı yerinde,
aynı saf ve temizliği ile kalacaktır ve sizler ekmeğinizi
ÅŸu yada bu
kişilerden değil halktan kazanacaksınız. Yaptığınız
görevi size asıl
veren halktır. Bir gün yeryüzünde belediye başkanı ile
baÅŸ baÅŸa
kalırsanız gazetecilik yapılamayacağını o zaman anlarsınız.
Sevgilerimle.


Hakan FETTAHOÄ LU

OSYAD Yönetim Kurulu Başkanı



____________________________________________________________________________
Sınırsız kapasite Mynet email’de! Hemen tıklayın!
teberik007.doc
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages