Grubumuzun üyesi Melih Aksan, 2023 tarihli bir makale gönderdi:
Consonantal Dotting and the Oral Quran
Sessiz Harflerin Noktalanması ve Sözlü Kuran
Journal of the American Oriental Society 143.4 (2023)
https://academia.edu/111507928/Consonantal_Dotting_and_the_Oral_QuranMakalenin ulaştığı temel sonuç; Kuran'ın yazıya geçirilme ve çoğaltılma sürecine, en başından beri çok güçlü ve bağımsız bir sözlü gelenek (ezber ve tilavet) eşlik etmiştir. Katipler, noktaları nereye koyacaklarını metnin iskeletine bakıp tahmin ederek değil, zaten hafızalarında var olan ve toplumca bilinen sözlü okunuşa dayanarak belirlemişlerdir. Dolayısıyla kıraat farklılıkları, yazılı metnin belirsizliğinden doğan yapay icatlar değil; kökleri ilk döneme dayanan canlı ve kontrollü bir sözlü aktarımın yansımalarıdır. Metin ve sözlü hafıza, birbirini doğrulayarak kesintisiz bir şekilde günümüze ulaşmıştır.
...Yazarın verdiği ayet örnekleri net bir şekilde söylüyor ki: Sözlü tilavet (okunuş), yazılı metinden önce geliyordu ve ona yön veriyordu. Katipler harflerin altına veya üstüne nokta koyarken "Bu kelime ne olabilir?" diye tahmin yürütmüyorlardı; kulaklarıyla duydukları ve ezberledikleri canlı kelimeyi kağıda doğru sabitlemek için noktaları yerleştiriyorlardı.
Yazar Hythem Sydky, şarkiyatçıların reddedemediği bilimsel bir tonla çok güzel açıklamış. İstatistik kullanarak şunu diyor: Bu noktalar oryantalistlerin iddia ettiği gibi sonraki yüzyıllarda "tahminlere göre" yerleştirilmiş olsaydı, farklı bölgelerdeki yazmalarda ortak kalıplar yakalamak imkansız olurdu.