231.---ASA-YI MUSA DERSLERİ----Ve Senin bu misafirhane-i dünyada yolcular için böyle rahmet havuzların bulunması ve insanın seyr ü seyahatine [yolculuğuna] ve gemisine ve istifadesine musahhar [boyun eğmiş olması] olması işaret eder ki

3 views
Skip to first unread message

haydar karakus

unread,
Jan 3, 2013, 4:33:21 AM1/3/13
to
231. ders
Asâ-yı Mûsâ’dan
İkinci Kısım
               Sekizinci Hüccet-i İmâniye
               Münâcât(7)
Hem denizde, kıymettar, hâsiyetli [özellikli], ziynetli [süslü] cevherlerden hiçbirisi yoktur ki, güzel hilkatiyle [yaratılışı ile] ve câzibedar [çekici] fıtratıyla [mizaclarıyla] ve menfaatli [faydalı] hâsiyetiyle [özellikleri ile] Seni tanımasın, bildirmesin.
Evet, onlar birer birer şehadet ettikleri gibi, heyet-i mecmuasıyla [hepsi birlikte], beraberlik ve birbiri içinde karışmak ve sikke-i hilkatte [yaratılış mührüne] birlik ve icatça gayet kolay ve efratça[fert fert] gayet çokluk noktalarından Senin vahdetine [birliğine] şehadet [şahitlik] ettikleri gibi; arzı, toprağıyla beraber bu küre-i arzı [yeryüzünü] kuşatan muhit [her tarafı kuşatan] denizlerini muallâkta[boşlukta] durdurmak ve dökmeden ve dağıtmadan güneşin etrafında gezdirmek ve toprağı istilâ ettirmemek ve basit kumundan ve suyundan, mütenevvi [çeşitli] ve muntazam [kusursuz] hayvanâtını [hayvanları] ve cevherlerini halk etmek ve erzak [rızık] vesair umûrlarını [işlerini] küllî [her şeyi içine alacak şekilde] ve tam bir surette idare etmek ve tedbirlerini görmek ve yüzünde bulunmak lâzım gelen hadsiz cenazelerinden hiçbirisi bulunmamak noktalarından, Senin varlığına ve Vâcibü’l-Vücud [varlığıyın inkar edilemez] olduğuna mevcudatı[varlıkları] adedince işaretler ederek şehadet [şahitlik]eder.
Ve Senin saltanat-ı rububiyetinin [herşeyi kuşatan terbiye ve egemenliğinin] haşmetine [büyüklüğüne] ve herşeye muhit [kapsayıcı] olan kudretinin[gücünün] azametine [büyüklüğüne] pek zâhir [açık] delâlet [işaret] ettikleri gibi, göklerin fevkindeki [üstündeki] gayet büyük ve muntazam [düzenli intizamlı] yıldızlardan, tâ denizlerin dibinde bulunan gayet küçücük ve intizamla [düzenle] iaşe edilen[ihtiyacları karşılanan] balıklara kadar herşeye yetişen ve hükmeden rahmetinin ve hâkimiyetinin[egemenliğinin] hadsiz genişliklerine delâlet [işaret] ve intizâmâtıyla [düzenli oluşlaruyla] ve faideleriyle ve hikmetleriyle ve mizan [ölçülü] ve mevzuniyetleriyle [düzenlilikleriyle], Senin herşeye muhit [her şeyi içine alan] ilmine ve herşeye şâmil [çevreleyen] hikmetine işaret ederler.
Ve Senin bu misafirhane-i dünyada yolcular için böyle rahmet havuzların bulunması ve insanın seyr ü seyahatine [yolculuğuna] ve gemisine ve istifadesine musahhar [boyun eğmiş olması] olması işaret eder ki, yolda yapılmış bir handa, bir gece misafirlerine bu kadar deniz hediyeleriyle ikram eden Zât, elbette makarr-ı saltanat-ı ebediyesinde[sonsuz saltanat merkezi; ahiret yeri] öyle ebedî rahmet denizleri bulundurmuş ki, bunlar onların fâni [geçici] ve küçük nümuneleridirler [misalleridir]. İşte denizlerin böyle gayet harika bir tarzda arzın etrafında vaziyet-i acibesiyle [hayret verici bir şekilde] bulunması ve denizlerin mahlûkatı [yaratıkları] dahi gayet muntazam [düzenli] idare ve terbiye edilmesi, bilbedahe [açıkça] gösterir ki, yalnız Senin kuvvetin ve kudretinle ve Senin irade ve tedbirinle, Senin mülkünde, Senin emrine musahhardırlar [boyun eğmişlerdir] ve lisan-ı halleriyle Hâlıkını [yaratıcısını] takdis edip [Yüceltip, hamde ve övülmeğe lâyık olduğunu bildirerek] Allahu Ekber derler.
 
 
Devam edecek:256
 
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages