Nur deryasından günün sözü (13.05.2026)

0 views
Skip to first unread message

Erhan Patlak

unread,
May 13, 2026, 8:30:30 AM (5 days ago) May 13
to

Ey şiddet-i zuhurundan gizlenmiş ve ey azamet-i kibriyasından ihtifa etmiş olan Kadir-i Zülcelal! Ey Kadir-i Mutlak! Kur'an-ı Hakiminin dersiyle ve Resul-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselam'ın talimiyle anladım: Nasılki gökler, yıldızlar, senin mevcudiyetine ve vahdetine şehadet ederler.. öyle de; cevv-i sema bulutlarıyla ve şimşekleri ve ra'dları ve rüzgarlarıyla ve yağmurlarıyla, senin vücub-u vücuduna ve vahdetine şehadet ederler.

Evet camid, şuursuz bulut, ab-ı hayat olan yağmuru, muhtaç olan zihayatların imdadına göndermesi, ancak senin rahmetin ve hikmetin iledir. Karışık tesadüf karışamaz. Hem elektriğin en büyüğü bulunan ve fevaid-i tenviriyesine işaret ederek ondan istifadeye teşvik eden şimşek ise, senin fezadaki kudretini güzelce tenvir eder. Hem yağmurun gelmesini müjdeleyen ve koca fezayı konuşturan ve tesbihatının gürültüsüyle gökleri çınlatan ra'dat dahi, lisan-ı kal ile konuşarak seni takdis edip, rububiyetine şehadet eder. Hem zihayatların yaşamasına en lüzumlu rızkı ve istifadece en kolayı ve nefesleri vermek, nüfusları rahatlandırmak gibi çok vazifeler ile tavzif edilen rüzgârlar dahi; cevvi adeta bir hikmete binaen "levh-i mahv ve isbat" ve "yazar, ifade eder, sonra bozar tahtası" suretine çevirmekle, senin faaliyet-i kudretine işaret ve senin vücuduna şehadet ettiği gibi, senin merhametinle bulutlardan sağıp zihayatlara gönderilen rahmet dahi; mevzun, muntazam katreleri kelimeleriyle, senin vüs'at-i rahmetine ve geniş şefkatine şehadet eder.

 

(Bediüzzaman Said Nursi - 3. Şua'dan)

 

Lügatler

Âb-ı hayat : hayat suyu

Aleyhissalatü vesselam :selam ve dua onun üzerine olsun

Azamet-i Kibriya :Cenâb-ı Hakkın her yönden büyüklüğü

Binaen :bu sebebten, bundan dolayı, dayanarak

Camid :cansız, ruhsuz, sert

Cevv : gök boşluğu

Cevv-i sema :gökyüzü, gök boşluğu, atmosfer

Faaliyet-i kudret : Allah’ın sonsuz kudretiyle ortaya çıkan fiiller, işler

Fevaid-i tenviriye :aydınlatmanın, nurlandırmanın faydaları

Feza :gökyüzü, gök, uzay

Hikmet :Herkesin bilmediği gizli sebeb, gizli sır, sebeb, fayda, gaye, her şeyin belirli gayelere yönelik olarak, manalı, faydalı ve tam yerli yerinde olması

İhtifa :gizlenmek

İhtifa :gizlenmek

İmdad :yardım, yardıma yetişmek

İstifade :faydalanma, yararlanma

Kadîr-i Mutlak :her şeye gücü yeten mutlak güç ve kuvvet sahibi(Allah)

Kadîr-i Zülcelal :her türlü eksiklikten yüce, kuvvet ve kudreti herşeyi kuşatan, sonsuz haşmet ve yücelik sahibi olan Allah

Katre :damla

Kudret : güç, kuvvet, iktidar

Kur’an-ı Hakîm :her âyet ve suresinde sayısız faydalar ve hikmetler gizli olan Kur’an

Levh-i mahv ve isbat : bir şeyin yıkılıp tekrar kuruluşunu gösteren manevî levha, yaz boz tahtası

Lisan-ı kal :sözlü ifade

Lüzum :gereklilik, lazım olmak

Merhamet :acımak, şefkat göstermek

Mevcudiyet :varlık, mevcut olmak, var olmak

Mevzun :vezinli, ölçülü, tartılı, düzgün

Muhtaç :ihtiyacı olan

 

Muntazam :düzenli, tertipli, intizamlı

Nefes :soluk

Nüfus :nefisler

Ra’d : gök gürültüsü

Ra’dat :gök gürültüleri

Rahmet :merhamet, acımak, şefkat etmek, ihsan etmek, esirgemek

Resûl-i Ekrem : Allah’ın en şerefli ve değerli elçisi olan Hz. Muhammed(a.s.)

Rızık :maddi manevi ihtiyaca lazım olan nimet, yiyip içilecek şey

Rububiyet : Rablık; Cenâb-ı Hakkın herbir varlığa yaratılış gayelerine ulaşmaları için muhtaç olduğu şeyleri vermesi, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulundurması

Suret : biçim, şekil

Şefkat :acıyarak sevmek, karşılıksız yardım ve sevgi

Şehadet : şahitlik, tanıklık

Şiddet-i zuhur :çok kuvvetli şekilde görünme

Şua :ışık, parıltı

Şuur :anlayış, idrak, bilinç

Takdis :kutsamak, büyük hürmet göstermek, mukaddes bilmek

Talim :eğitim, öğretme

Tavzif :vazifelendirmek, iş vermek

Tenvir :aydınlatma

Tesadüf : rast gelmek, kendiliğinden olmak, tedbirsiz meydana gelmek

Tesbihat :tesbihler, Allah’ı anmalar, Allah’ı noksan sıfatlardan yüce tutan sözler

Teşvik :şevklendirmek, cesaret vermek, kışkırtmak

Vahdet: birlik

Vücub-u vücud :Allah’ın varlığının zorunlu oluşu, var olmak için bir sebebe muhtaç olmaması

Vücud: beden, varlık, var olmak

Vüs’at-i rahmet :rahmetin genişliği, büyüklüğü

Zihayat : hayat sahibi, canlı

 

 

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages