Bu safi, temiz, güzel gökler; fevkalade büyük ve fevkalade sür'atli ecramıyla muntazam bir ordu ve elektrik lambalarıyla süslenmiş bir saltanat donanması vaziyetini göstermek cihetiyle, senin rububiyetinin haşmetine ve her şeyi icad eden kudretinin azametine zahir delalet.. ve hadsiz semavatı ihata eden hakimiyetinin ve her bir zihayatı kucağına alan rahmetinin hadsiz genişliklerine kuvvetli işaret.. ve bütün mahlukat-ı semaviyenin bütün işlerine ve keyfiyetlerine taalluk eden ve avucuna alan, tanzim eden ilminin herşeye ihatasına ve hikmetinin her işe şümulüne şübhesiz şehadet ederler. Ve o şehadet ve delalet o kadar zahirdir ki; güya yıldızlar, şahid olan göklerin şehadet kelimeleri ve tecessüm etmiş nurani delilleridirler.
(Bediüzzaman Said Nursi - 3. Şua'dan)
Lügatler
|
Azamet : büyüklük, yücelik Cihet :yön, taraf Delalet : delil olmak Delil :ispat vasıtası, doğruyu gösteren Ecram :Gök cisimleri, yıldızlar Fevkalade : adetin üstünde, yüksek bir şekilde Hadsiz : sayısız, sınırsız Hakimiyet: hükümdarlık Haşmet :büyüklük, heybet Hikmet :Herkesin bilmediği gizli sebeb, gizli sır, sebeb, fayda, gaye, her şeyin belirli gayelere yönelik olarak, manalı, faydalı ve tam yerli yerinde olması İcad :yaratma, var etme, vücuda getirmek İhata : kuşatma, kapsama Keyfiyet : bir şeyin esası, içyüzü, nitelik, özellik Kudret : güç, kuvvet, iktidar Mahlûkât-ı semaviye :gökteki varlıklar Muntazam :düzenli, tertipli, intizamlı Nurani :nurlu, ışıklı, parlak
|
Rahmet :merhamet, acımak, şefkat etmek, ihsan etmek, esirgemek Rububiyet : Rablık, terbiye edicilik, yaratılmışlara muhtaç olduğu her şeyi vermek Safî :katışıksız, temiz, bozuk olmayan, arınmış Saltanat :hâkimiyet, padişahlık, zenginlik, şatafatlı hayat Semavat :gökler, semalar Sürat :hız Şahid :bilen, tanıyan, şahitlik yapan Şehadet : şahitlik, tanıklık Şua :ışık, parıltı Şümul : kapsama, kuşatma Taalluk :bağlılık, münasebet, alakalı olmak Tanzim :düzenleme, nizama koyma Tecessüm :cisim şekline girmek, maddeleşmek Vaziyet :durum, hal Zahir :aşikar, açık, görünen Zihayat : hayat sahibi, canlı
|