Çendan, kâfir az bir ömürde bir günah işlemiş, fakat o günah içinde nihayetsiz bir cinayet var. Çünki küfür, bütün kâinatı tahkirdir, kıymetlerini tenzil etmektir ve bütün masnuatın vahdaniyete şehadetlerini tekzibdir ve mevcudat ayinelerinde cilveleri görünen esma-i İlahiyeyi tezyiftir. Onun için, mevcudatın hakkını kâfirden almak üzere, mevcudatın sultanı olan Kahhar-ı Zülcelal'in kâfirleri ebedi cehenneme atması, ayn-ı hak ve adalettir. Çünki nihayetsiz cinayet, nihayetsiz azabı ister.
(Bediüzzaman Said Nursi - 12. Mektub'dan)
Lügatler
|
Adalet :zulüm etmemek, hak sahibine hakkını vermek, haksızları terbiye etmek Âyine: ayna Ayn-ı hak :hakkın ta kendisi Azab :büyük sıkıntı, dünyada işlenen günahların âhiretteki cezası Cilve :görünüm, yansıma Cinayet :birisine dokunan ve cezayı icap ettirecek suç işlemek Çendan :gerçi, her ne kadar, o kadar Ebedi: sonsuz Esma-i ilâhiye :ilâhi isimler Günah :cezayı gerektiren amel, hata, isyan, islama aykırı iş Kâfir :Allah’ı veya Allah’ın kesin olarak bildirdiği bir şeyi inkâr eden kimse Kahhâr-ı Zülcelal :her an kahretmeye yok etmeye gücü yeten ululuk sahibi(Allah)
|
Kâinat : evren, yaratılanların hepsi Kıymet :önem, değer, bedel Küfr/küfür : Allah’ı veya Allah’ın kesin olarak bildirdiği herhangi bir şeyi inkâr etme, inançsızlık, dinsizlik Masnuat :yapılanlar, sanatlı yapılmışlar Mevcudat: varlıklar Nihayetsiz: sonsuz Ömür :yaşama, hayat, yaşayış Sultan :reis, hükümdar, hâkimiyet sahibi Şehadet : şahitlik, tanıklık Tahkir :hakir görme, küçümseme, alçaltma Tekzib: yalanlamak Tenzil :indirmek, aşağı indirmek Tezyif :küçük düşürmek, çürütmek, eğlenmek, alaya almak Vahdaniyet :birlik, benzeri olmamak
|