NUR ÇEŞMESİ-89-URFA KAHRAMANCIKLARININ ORANIN SAVCILARINI SUSTURAN MÜDAFAALARIDIR

0 views
Skip to first unread message

Erhan Patlak

unread,
May 16, 2026, 9:03:25 AM (2 days ago) May 16
to

                                                                          NUR ÇEŞMESİ

 

12.1.URFA KAHRAMANCIKLARININ ORANIN SAVCILARINI SUSTURAN MÜDAFAALARIDIR

Asliye Ceza Mahkemesi Yüksek Makamına

Urfa

Muhterem Hâkimler!

Müsaadenizle bir iki ma’rûzatımı mecbûren söyleyeceğim:

Şimdi bu vatanın her tarafında ve Âlem-i İslâmın hatta diğer ecnebi memleketlerinin mühim merkezlerinde Kur’ân nâmına intişâr etmiş ve milyonlarla kimselerin îmanlarını taklidden tahkike çevirmiş ve bu millete en kıymetli ve büyük te’sirini feyizli dersleriyle isbat etmiş, Kur’ân’ın nuru Risâle-i Nur’un neşretmemesi ve bizim gibi hayatı tehlikede, îmansızlık ve dalâlet vadilerinde koşan biçârelerin okumaması için dinimizin gizli düşmanları olan komünist veya tabiiyyun olan farmasonlar türlü desîselerle adliyeleri ve hükümetleri şaşırtmak için çok çalıştılar.

Kaç def’a Nurları okuyan mübârek talebeleri ve başta dâhî bir mütefekkir ve kahraman-ı İslâm olan Bediüzzaman Said Nursî’yi mahkemelere verdirdiler. Eskişehir, Isparta, Denizli, Ankara, Afyon, İstanbul Ağır Ceza Mahkemeleri... Neticede gizli ders, tarikatçılık, cem’iyyet kurmak gibi ittihamların tamamen hilâf-ı hakîkat olduğu isbat edilerek beraetler verildi. Mahkemelerce tebeyyün etti ki: Risâle-i Nur serapâ İslâmiyet, Kur’ân, îman hakîkatlarından ibarettir ve Nur talebeleri Kur’âna kopmaz rabıtalarla bağlanmışlardır.

Dini hiç bir şahsî, dünyevî, süflî menfaatlere âlet etmedikleri ve sadece RIZA-YI İLÂHÎ için çalıştıkları Güneş gibi tezâhür etti. Çünkü; RİSÂLE-İ NUR bin seneden beri İslâmiyet aleyhine ve insaniyet zararına tahribâtçı küllî cereyanlara karşı sarsılmaz delil ve hüccetlerle tam mukabele edip din düşmanlarının temellerini dağıtıyor.

İşte biz de bizim ebedî hayatımızı ve ebedî saadetimizin anahtarı îmanımızı bu dalâlet asrında bize kazandıran RİSÂLE-İ NUR’u okurken ve yazdıklarımızı tashih ederken sanki dinsiz, komünistlerin saçma ve düzmece zehir saçan evraklarını okuyormuşuz gibi yakalanıp mahkemeye veriliyoruz. Ma’sûm dindarların aleyhinde olan dinsiz komünistler hem etrafa evham vererek bizim gibi gurbette, yalnız dersleriyle alâkadar, siyasetten hatta dünyadan habersiz iki-üç talebenin birkaç kişi yanına gelip gitmesiyle ve onların kendi derslerini bir-iki kişinin dinlemesiyle hem bizi, hem adliyeyi, hem zabıtayı ma’nasız meşgalelerle uğraştırıyorlar.

Her asırda en az üç yüz elli milyon mensubu bulunan, milyonlarla hâfızların lîsanında her zaman tekrarlanan KUR’ÂNIMIZIN emsâlsiz tefsiri Risâle-i Nur; talebeleri olan bizleri, hayatımızdan daha çok sevdiğimiz îmanî derslerimizden mahrum etmek istiyorlar. Habbeyi kubbe yaparak, formalitelere uydurarak, bir isim takarak, lâstikli bir kanun maddesine rast getirip bizi kanunen mes’ul göstermek istiyorlar. Fakat âdil, vicdanlı hâkimler neticede hakîkatı meydana çıkarıyorlar.

Ezcümle: Bu son def’a Afyon Mahkemesi dört sene devam ettiği halde, sonunda zaten serbest olan RİSÂLE-İ NUR yine serbest bırakıldı.

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages