TARİHÇE-İ HAYAT DERSLERİ-123-İLK HAYATI(DEVAMI)

0 views
Skip to first unread message

Erhan Patlak

unread,
May 18, 2010, 2:38:09 PM5/18/10
to

                         TARİHÇE-İ HAYAT DERSLERİ

3.97.İLK HAYATI(DEVAMI)

İFADE-İ MERAM(DEVAMI)

İstanbul’da Dârü’l-Hikmet’te bulunduğu zaman, Sünûhat risalesinde yazdığı gayet acip bir vâkıa-i ruhaniye(Devamı)

 

Bu hizmetine dair kendi ifadesinden bir parça(Devamı)

 

يَاۤ اَيُّهَا الْمَبْعُوثُونَ اِنَّكُمْ لَمَبْعُثُونَ لِيَوْمٍ عَظِيمٍ
1

Ey mücâhidîn-i İslâm ve ey ehl-i hall ve akd!.. Bu fakirin bir meselede on sözünü, birkaç nasihatini dinlemenizi rica ediyorum.

1– Şu muzafferiyetteki hârikulâde nimet-i İlâhiye bir şükür ister ki devam etsin, ziyade olsun. Yoksa, nimet böyle şükür görmezse gider. Madem ki Kur’ân’ı, Allah’ın tevfikiyle düşmanın hücumundan kurtardınız. Kur’ân’ın en sarih ve en kat’î emri olan “salât” gibi ferâizi imtisal etmeniz lâzımdır; ta onun feyzi, böyle harika suretinde üstünüzde tevâli ve devam etsin.

2– Âlem-i İslâmı mesrur ettiniz, muhabbet ve teveccühünü kazandınız. Lâkin o teveccüh ve muhabbetin idamesi, şeâir-i İslâmiyeyi iltizam ile olur. Zira, Müslümanlar İslâmiyet hasebiyle sizi severler.

3– Bu âlemde evliyaullah hükmünde olan gazi ve şühedalara kumandanlık ettiniz. Kur’ân’ın evâmir-i kat’iyesine imtisal etmekle, öteki âlemde de o nurânî güruha refik olmaya çalışmak, âlî himmetlilerin şe’nidir. Yoksa, burada kumandan iken orada bir neferden istimdad-ı nur etmeye muztar kalacaksınız. Bu dünya-yı deniyye, şan ve şerefiyle öyle bir metâ değil ki, aklı başındaki insanları işbâ etsin, tatmin etsin ve maksud-u bizzat olsun…

4– Bu millet-i İslâmın cemaatleri, her ne kadar bir cemaat namazsız kalsa, hatta fâsık da olsa, yine başlarındakini mütedeyyin görmek ister. Hattâ, umum şarkta, umum memurlara dair en evvel sordukları sual bu imiş: “Acaba namaz kılıyorlar mı?” derler. Namaz kılarsa mutlak emniyet ederler; kılmazsa, ne kadar muktedir olsa nazarlarında müttehemdir. Bir zaman, Beytüşşebab aşâirinde isyan vardı. Ben gittim, sordum: “Sebep nedir?” Dediler ki:

“Kaymakamımız namaz kılmıyordu. Öyle dinsizlere nasıl itaat edeceğiz?” Halbuki bu sözü söyleyenler de namazsız, hem de eşkıyâ idiler.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Ey mahşer misali büyük bir günde tekrar dirilmiş olan milletvekilleri!

 

Lügatler :

âlem : dünya
âlem-i İslâm : İslâm dünyası

aşâir : aşîretler
cemaat : topluluk
çendan : gerçi, her ne kadar
dünya-yı deniyye : alçak, değersiz dünya
ehl-i hall ü akit : bir ülkeyi yöneten, meclis üyeleri, milletin ihtiyaçlarını görüp onları idare edenler
emniyet etmek : güvenmek
evâmir-i kat’iye : kesin emirler
evliyaullah : Allah’ın sevgili kulları
evvel (en evvel) : ilk olarak
fâsık : günahkâr
ferâiz : farzlar, Allah’ın kesin emirleri
feyiz : bereket, bolluk
güruh : grup, topluluk
hârikulâde : olağanüstü
himmetli : ciddî gayret gösteren, çalışan
idame : devam ettirme
iltizam : bağlanma, bir görevi aksatmadan yerine getirme
imtisal etmek : emre uymak, bir emri yerine getirmek
istimdad-ı nur : nur isteme
işbâ etmek : doyurmak

itaat etme : emre uyma, boyun eğme
maksud-u bizzat : doğrudan kast edilen, asıl gaye
mesrur : mutlu
metâ : değer ve kıymet ölçütü; değerli mal
millet-i İslâm : İslâm milleti
muhabbet : sevgi
muktedir : güçlü, otoriter
mutlak : kayıtsız, şartsız, kesin
muzafferiyet : zafer, galibiyet
muztar kalmak : yapmak zorunda kalmak, mecbur olmak
mücâhidîn-i İslâm : İslâm mücahidleri; İslâm uğruna cihad edenler
mütedeyyin : dinin emirlerini eksiksiz yerine getiren, dindar

müttehem : suçlu; itham altında kalan

nazar : bakış; bakış açı
nefer : rütbesiz asker
nimet : lütuf, ihsan
nimet-i İlâhiye : Allah’ın nimeti
nurânî : nurlu, parlak
refik : arkadaş, yoldaş
salât : namaz
sarih : açık
sual : soru
şark : doğu, doğu bölgeleri
şe’n : temel özellik, şan
şeâir-i İslâmiye : İslâmın temel şartları ve kuralları
şüheda : şehitler
şükran : minnettarlık, teşekkür
şükür : Allah’a karşı minnet duyma, teşekkür etme
tevâli etme : devam etme, sürüp gitme
teveccüh : ilgi, iltifat
tevfik : yardımda bulunma, muvaffak eyleme
umum : bütün
ziyade olmak : artmak, çoğalmak

 

 

 

 

 

--
Bu e-postayı Google Grupları'ndaki "Nur Penceresi" adlı gruba abone olduğunuz için aldınız.
Bu gruba kayıt göndermek için nurpen...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu gruba olan aboneliğinizi iptal etmek için nurpenceresi...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Diğer seçenekler için http://groups.google.com/group/nurpenceresi?hl=tr adresinden grubu ziyaret edin.
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages