NUR ÇEŞMESİ-88-RİSÂLE-İ NUR'UN ŞİMDİ VUKU BULAN BİR İNKÂRA KIRK SENE EVVEL VERDİĞİ KAT'İ CEVAP

0 views
Skip to first unread message

Erhan Patlak

unread,
May 15, 2026, 9:33:05 AM (3 days ago) May 15
to

                                                                          NUR ÇEŞMESİ

 

11.9.RİSÂLE-İ NUR’UN ŞİMDİ VUKU BULAN BİR İNKÂRA KIRK SENE EVVEL VERDİĞİ KAT’İ CEVAP(DEVAMI)

Meselâ: Ona teklif eden demiş: “Ben, emir kuluyum.” Cebr-i keyfî kanun ile emir olur mu ki, emir kuluyum desin. Evet, Kur’ân-ı Hakîm’de, Yahudi ve Nasranilere başta benzememek için ona dâir âyet olduğu gibi, âyet, ulü-l emre itaati emreder. Allah ve Resulünün itâatına zıd olmamak şartiyle, o itâatın emir kuluyum diye hareket edebilir. Halbuki bu mes’elede; an’ane-i İslâmiye kanunları, hastalara şefkatle incitmemek, garîblere şefkat edip incitmemek, Allah için Kur’ân ve ilm-i îmanîye hizmet edenlere zahmet vermemek ve incitmemek emrettiği halde; husûsan münzevi, dünyayı terketmiş bir adama ecnebi papazlarının serpuşunu teklif etmek on vecihle değil, yüz vecihle kanuna muhalif ve İslâmın an’anevî kanunlarına karşı bir kanunsuzluktur ve keyfî bir emir hesabına o kudsî kanunları kırmaktır.

Benim gibi kabir kapısında, gâyet hasta, gâyet ihtiyar, garîb, fakir, münzevi, sünnet-i seniyeye muhalefet etmemek için otuz beş seneden beri dünyayı terkeden bir adama bu tarz muameleler, kat’iyyen şek ve şüphe bırakmadı ki;

komünist perdesi altında anarşilik hesabına vatan ve millet ve İslâmiyet ve din aleyhinde müdhiş bir sû-i kasd eseri olduğu gibi, İslâmiyet’e ve vatana hizmete niyet eden ve müdhiş hâricî tahribâta karşı cephe alan dindar meb’uslar ve Demokratlara dahi büyük bir sû-ikasttır. Dindar meb’uslar dikkat etsinler. Bu dehşetli sû-i kasda karşı müdafaada beni yalnız bırakmasınlar.

(Hâşiye): Rus’un Başkumandanı kasden önünden üç def’a geçtiği halde ayağa kalkmayan ve tenezzül etmeyen ve onun i’dam tehdidine karşı izzet-i İslâmiyeyi muhafaza için ona başını eğmeyen; İstanbul’u istilâ eden İngiliz Başkumandanına ve onun vasıtasiyle fetva verenle-re karşı, İslâmiyet şerefi için, i’dam tehdidine beş para ehemmiyet vermeyen ve “Tükürün zâlimlerin o hayâsız yüzüne!” cümlesiyle ve matbuat lîsaniyle karşılayan; ve Mustafa Kemâl’in elli meb’us içinde hiddetine ehemmiyet vermeyip, “Namaz kılmayan hâindir” diyen; ve Divan-ı Harb-i Örfî’nin dehşetli suâllerine karşı, “Şerîatın tek bir mes’elesine ruhumu feda etmeğe hazırım” deyip, dalkavukluk etme-yen ve yirmi sekiz sene, gâvurlara benzememek için inzivayı ihtiyar eden bir İslâm fedaisi ve hakîkat-ı Kur’âniyenin fedakâr hizmetkârı-na maslahatsız, kanunsuz denilse ki; “Sen Yahudi ve Hristiyan pa-pazlarına benzeyeceksin, onlar gibi başına şapka giyeceksin, bütün İslâm ulemâsının icmaına muhalefet edeceksin; yoksa ceza vereceğiz” denilse, elbette öyle her şeyini hakîkat-ı Kur’âniyeye feda eden bir adam, değil dünyevî hapis veya ceza ve işkence, belki parça parça bı-çakla kesilse, Cehenneme de atılsa, kat’iyyen; yüz ruhu da olsa, bü-tün tarihçe-i hayatının şehâdetiyle, feda edecek.

Acaba, bu vatan ve dinin gizli düşmanlarının bu eşedd-i zulm-ü nemrudanelerine karşı, ma’nevî pekçok kuvveti bulunan bu fedakâ-rın tahammülü ve maddî kuvvetle ve menfî cihette mukabele etmemesinin hikmeti nedir?

İşte bunu, size ve umum ehl-i vicdana ilân ediyorum ki; yüzde on zındık dinsizin yüzünden doksan ma’sûma zarar gelmemek için, bütün kuvvetiyle dâhildeki emniyet ve asayişi muhafaza etmek için, Nur dersleriyle herkesin kalbine bir yasakçı bırakmak için Kur’ân-ı Hakîm ona o dersi vermiş. Yoksa bir günde, yirmi sekiz senelik zâlim düşmanlarımdan intikamımı alabilirim. Onun içindir ki; âsâyişi ma’sûmların hâtırı için muhafaza yolunda haysiyetini, şerefini tahkir edenlere karşı müdafaa etmiyor ve diyor ki: Ben, değil dünyevî hayatı, lüzum olsa âhiret hayatımı da millet-i İslâmiye hesabına feda edeceğim.

S a i d N u r s î

 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages