Gayra bakan ve gayra nisbeten hâsıl olan meziyetler, faziletler, tefevvuklar; hakiki değiller, nisbidirler, zaiftirler. Eğer gayr, nazardan sakıt olsalar; onlar da sukut ederler. Mesela: Sıcaklığın nisbi lezzeti ve fazileti, soğuğun tesiri iledir. Yemeğin nisbi lezzeti, açlık eleminin tesiri iledir. Onlar gitse, bunlar da azalır. Hâlbuki hakiki lezzet ve muhabbet ve kemal ve fazilet odur ki; gayrın tasavvuruna bina edilmesin, zatında bulunsun ve bizzat bir hakikat-ı mukarrere olsun. "Lezzet-i vücud ve lezzet-i hayat ve lezzet-i muhabbet ve lezzet-i marifet ve lezzet-i iman ve lezzet-i beka ve lezzet-i rahmet ve lezzet-i şefkat ve hüsn-ü nur ve hüsn-ü basar ve hüsn-ü kelam ve hüsn-ü kerem ve hüsn-ü siret ve hüsn-ü suret ve kemal-i zat ve kemal-i sıfat ve kemal-i ef'al" gibi bizzat meziyetler; gayr olsun olmasın, şu meziyetler tebeddül etmez.
İşte Sani'-i Zülcelâl ve Fatır-ı Zülcemal ve Halık-ı Zülkemal'in bütün kemalatı hakikiyedir, zatiyedir; gayr ve masiva, ona tesir etmez. Yalnız mezahir olabilirler.
(Bediüzzaman Said Nursi - 32. Söz'den)
Lügatler
|
Bina edilmek :yapılmak, kabul edilmek Bizzat :kendisi, kendi zatıyla Elem :keder, üzüntü, acı Fâtır-ı Zülcemal : Herşeyi yoktan benzersiz olarak yaratan ve sonsuz güzellik sahibi olan Allah Fazilet :değer, meziyet, iyilik Gayr :diğer, başkası, yabancı Hakikat-ı mukarrere :sabit, kesinleşmiş gerçek Hakiki: gerçek, doğru Hakikiye :gerçek Hâlık-ı Zülkemal : sonsuz mükemmellik sahibi olan ve herşeyi yoktan yaratan Allah Hâsıl : meydana gelen Hüsn ü kelam : sözdeki güzellik Hüsn ü kerem : ikram etmedeki güzellik Hüsn ü siret :ahlâktaki güzellik Hüsn ü suret :dış görünüşteki güzellik Hüsn-ü basar :görme sıfatındaki güzellik Hüsn-ü nur :nurdaki güzellik Kemal :olgunluk, mükemmellik, fazilet Kemalat :faziletler, iyilikler, mükemmellikler Kemal-i ef’al :fiil ve işlerdeki mükemmellik Kemal-i sıfat :vasıf ve özelliklerdeki mükemmellik Kemal-i zat :zatındaki, şahsındaki mükemmellik Lezzet :tat Lezzet-i beka :devamlılık ve kalıcılıktaki lezzet Lezzet-i hayat :hayattaki lezzet Lezzet-i iman :imandaki lezzet
|
Lezzet-i marifet :ilim ve irfandaki lezzet Lezzet-i muhabbet :sevgideki lezzet Lezzet-i rahmet :merhametteki lezzet Lezzet-i şefkat :şefkatteki lezzet Lezzet-i vücud :varlıktaki lezzet Masiva :Allah’tan gayrı her şey, Allah’ın dışındaki varlıklar Mesela :örnek olarak Mezahir : göründüğü yerler, aynalar Meziyet :üstün özellikler Muhabbet : sevgi,sevmek Nazar :bakma, bakış, görüş açısı, dikkat Nisbeten :kıyasla, oranla Nisbi :kıyaslama ile olan, göreceli Sakıt olmak:düşmek Sâni-i Zülcelal :sonsuz haşmet ve yücelik sahibi olan ve her şeyi sanatla yaratan Allah Sukût :düşmek, yukarıdan aşağı doğru birden inivermek, alçalmak, değerini kaybetmek, bozulmak Tasavvur :tasarlamak, düşünmek, zihninde şekillendirmek Tebeddül :değişmek, başkalaşmak Tefevvuk :üstünlük Tesir: etki Zaif : zayıf, dayanıksız Zat : hürmete layık kimse, kişi Zatiye :kendisine ait, kendisinden olan, hususi
|