| |
Kur'an-ı Kerim'den... |
|
| |
"Zulmedenlere meyletmeyin; yoksa ateş size de dokunur. Sizin Allah'tan başka dostunuz zaten yoktur; sonra hiç kimseden yardım görmezsiniz."
(Hûd Sûresi 113. Ayetin Meali) |
|
| |
|
|
| |
Allah Resulünden (asm)... |
|
| |
Enes'den (r.a.) rivayetle Sevgili Peygamberimiz (asm) şöyle buyurmaktadır:
"Allah korkusu her hikmetin başıdır. Şüpheli şeylerden titizlikle sakınmak, amellerin efendisidir."
(Hadis-i Şerif Meâli - Camiü's-Sağir - 3909)
|
|
|
|
|
| |
Risale-i Nur Külliyatı'ndan... |
|
| |
"Ey bu vatan gençleri! Frenkleri taklide çalışmayınız. Âyâ, Avrupa’nın size ettikleri hadsiz zulüm ve adâvetten sonra, hangi akılla onların sefahet ve bâtıl efkârlarına ittibâ edip emniyet ediyorsunuz? Yok, yok! Sefihâne taklit edenler, ittibâ değil, belki şuursuz olarak onların safına iltihak edip kendi kendinizi ve kardeşlerinizi idam ediyorsunuz. Âgâh olunuz ki, siz ahlâksızcasına ittibâ ettikçe, hamiyet dâvâsında yalancılık ediyorsunuz. Çünkü şu surette ittibâınız, milliyetinize karşı bir istihfaftır ve millete bir istihzâdır."
Lem'alar | On Yedinci Lem'a
|
|
|
|
|
| |
Sitemize Yeni Eklenenler... |
|
| |
Ehl-i Sünnet ve Cemaat der ki: “Hazret-i Ali Hulefâ-i Erbaanın dördüncüsüdür. Hazret-i Sıddık daha efdaldir ve hilâfete daha müstehak idi ki, en evvel o geçti.” Şîalar derler ki: “Hak Hazret-i Ali’nin (r.a.) idi. Ona haksızlık edildi. Umumundan en efdal Hazret-i Ali’dir (r.a.).”..
Elcevap: Hazret-i Ali (r.a.) mükerreren, kendi ikrarı ve yirmi seneden ziyade o hulefâ-i selâseye ittibâ ederek onların şeyhülislâmlığı makamında bulunması, Şîaların bu dâvâlarını cerh ediyor...
Okunan Yer: Lem'alar | Dördüncü Lem'a
Açıklayan: Dr. Burhan Sabaz (25-Haziran-2013)
Yani, “İman eden ve iyi işler işleyen mü’minlere beşaret ver ki, altında nehirler akan Cennetler onlarındır. O Cennetlerden bir meyve yedikleri zaman, ‘Bu, bundan evvel yediğimiz meyvedir’ derler. Biribirine benzer bir surette rızıkları getirilip verilir. Ve o Cennetlerde, onlar için temiz kadınlar vardır. Ve onlar, o Cennetlerde de daimî bir şekilde kalacaklardır.”
Okunan Yer: İşaratü'l-İ'caz,25. âyetin tefsiri
Açıklayan: Dr. Ahmet Çolak (26-Haziran-2013)
Arkadaş! Şu minber-i âlide hutbe-i ezeliyeyi okuyan ve şahsiyet-i mâneviyesiyle bizlere meşhud ve yüksek şuûnatıyla âlemde meşhur olan zât-ı nurânî, (a.s.m.) vahdaniyet-i İlâhiyeye bir burhan-ı sâdık-ı nâtık ve tevhidin hakikat olduğuna bir delil-i hak ve saadet-i ebediyenin de vücuda gelmesine kat’î bir delil ve zahir bir burhandır.
Ve keza, o zât, insanları hidayete davet etmekle saadet-i ebediyenin husulüne sebep olduğu gibi, vüsulüne de sebep..
Okunan Yer: Mesnevi-i Nuriye | Reşhalar
Okuyan: Sinan Yılmaz (24-Haziran-2013)
BİRİNCİ İŞARET
Sual: Şeytanların kâinatta icad cihetinde hiçbir medhalleri olmadığı, hem Cenâb-ı Hak rahmet ve inâyetiyle ehl-i hakka taraftar olduğu, hem hak ve hakikatin cazibedar güzellikleri ve mehâsinleri ehl-i hakka müeyyid ve müşevvik bulunduğu, hem dalâletin müstekreh çirkinlikleri ehl-i dalâleti tenfir ettikleri halde, hizbüşşeytanın çok defa galebe etmesinin hikmeti nedir? Ve ehl-i hak, her vakit şeytanın şerrinden Cenâb-ı Hakka sığınmasının sırrı nedir?.
Okunan Yer: Lem'alar | On Üçüncü Lem'a
Açıklayan: Prof. Dr. Ahmet Akgündüz (24-Haziran-2013) |
|
|
|
|
| |
Esma-ül Hüsna... |
|
| |
El-Bâtın: Herşeyin gerçek yüzüne vâkıf olan; herşeyin iç yüzü bilhassa canlıların vücut fabrikalarında işleyen binler mucizeli ve muntazam tezgâhlar ilim, kudret ve hikmetine şahitlik eden; şiddet-i zuhurundan, sınırsız büyüklüğünden ve zıddının olmayışından dolayı mahlukâtın gözünden gizlenen, ancak eserleriyle varlığını gösteren,
El-Vâli: Herşeyin dizginini elinde tutan, her işi sadece kendi elinde; varlıkları idare, hâkimiyet ve tasarrufu altında bulunduran. |
|
|
|
|
| |
Cevşen-ül Kebir'den... |
|
| |
Ey hâkimlerin hâkimi olan mutlak Hâkim,
Ey adaleti bütün âdillerden sonsuz derece yüksek olan mutlak Âdil,
Ey sözü en doğru olan, doğruların doğrusu mutlak Sâdık,
Ey varlığı ve birliği ayan ve beyan olan her şeyden daha açık Mutlak Zahir,
Ey temiz olanlarından sonsuz derece pak ve temiz olan mutlak Tâhir,
Ey en üstün ve en güzel mertebe-i hilkatte yaratan Hâlık,
Ey en sür’atli hesaba çeken, hiç bir hesap ona ağır gelmeyen mutlak Hâsib,
Ey sesleri en iyi şekilde işiten, dertleri, ahları en güzel biçimde dinleyen mutlak Sami,
Ey kerem ve bağışı en üstün, ikram ve atası en güzel olan mutlak Kerîm,
Ey merhamet edenlerin en merhametlisi, şefkat edenlerin en yücesi olan Rahîm,
Ey şefaatçilerin en yücesi, şefaat ve affı en bol olan mutlak Şâfi’,
Sen aczden ve şerikten, kusurdan münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman el-aman!. Bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar. |
|
|
|
|
| |
Bu Belgeselleri İzlemeyenler Çok Şey Kaçırıyor!!! |
|
| |
|
|
|
|
|
| |
Sorularla Risale Sitemizden |
|
| |

Risale-i Nur'u konu konu araştırmak için vazgeçemeyeceğiniz bir kaynak
Gitmek için Tıklayınız |
|
|
|
|
| |
Feyyaz Yayınları... |
|
| |
Bu eserde:
Niçin bir mezhebe tabi olmak gerektiğini...
Mezheplerin arasındaki ihtilafın sebeplerini...
İctihadın ne olduğunu...
Müctehidlerin tabakalarını...
Ve mezheplerle alakalı pek çok sorunun cevabını bulacaksınız.
www.kermespazari.com - www.seyrangah.tv
|
|
|
|
|
Nurpenceresi.com - Facebook - Twiter - Haber Grubu |