Genel olarak iki eşit tefsir vardır. Bunlar mevdui ve mevzii olarak ikiye ayrılır. Mevdui tefsir; konulu anlatım olarak karşınıza ıkar. Bununla beraber mevzii ve teczii tefsirler ayet ayet anlatımı kapsar. Teczii tefsir; kendi arasında tahlili, icmali, mukaren olarak ayrılır. Mukaren tefsir; karşılaştırmalı olarak da bilinir. Tahlili tefsir; dirayet ve rivayet tefsirleri olarak bilinir. Dirayet; idrak etme ve kavrama anlamına geldiği iin bu tefsirle hazırlanan aıklamalar son derece derin olur. Rivayet tefsirleri ise ayetleri Peygamber ve sahabelerin szleri ile aıklamaya alışır. Dirayet tefsirleri kendi iinde farklı eşitler barındırır. Bunlar mezhebi, fıkhi, işari, itimai, ilmi gibi kollara ayrılır. Mutlak dirayet tefsirleri bir grş ile kanıtlanmaz. Temel olarak iki tefsir ve bunların alt dalları olduğu sylenebilir.
Kuran ayetlerinin aıklandığı ve uzman kişiler tarafından yorumlandığı kitaplar tefsir kitabı olarak karşınıza ıkar. Tercih edilen tefsir trne gre kitabın zelliği değişir. Bu kitaplar, Kuran okuyan kişilerin ayetleri farklı aılardan değerlendirmesini sağlar. Ayrıca anlaşılması g olan ayetler ile ilgili uzman kişi grşlerinin ğrenilmesi son derece faydalıdır. Kitap eşitleri arasında konulu anlatımı olanlar yer alır. Bu kitaplar ile ayet ayet aıklama yapan seenekler de mevcuttur. Tefsir kitabı, aıklama trne gre farklı sayfa sayısına sahip olabilir. Ayet ayet aıklamanın yer aldığı kitaplar olduka fazla sayfa sayısına sahiptir. Kuran dili, diğer dillerden farklı olduğu iin ayetlerin anlamı pek ok kişi tarafından tam olarak bilinmez. Byle durumlarda tefsir kitaplarından faydalanılır.
Ehli snnet ve'l cemaat izgisinde, gvenilir Kur'an-ı Kerim tefsir ve meal kaynaklarını bir arada karşılaştırabilir, ayetlerin Arapa yazılışları ile Trke okunuşlarını bir arada grebilirsiniz
Tefsir veya Yorumlama (Arapa: علم التفسير; İlm-il Tefsir), İslam dini terimidir. 'el-Fesr' masdarından tef'il babında yorumlamak, aıklamak manalarına gelen bir kelimedir. Eş değer bir kelime "te'vil"dir (yorum). Kur'an ayetlerinin aıklanmasına dair dalıdır. Tefsir ilmi ile uğraşan kişiye mfessir denir. Al-i İmran suresi 7. ayette yer aldığı zere Kur'an hem anlamı aık (anlaşılır, muhkem), hem de yoruma aık (mteşabih) ayetleri bnyesinde barındırır. İslam tarihinde Kur'an ayetlerini anlamak veya anlamlandırmak zere ok sayıda alışma yapılmıştır.
Tefsirciler tarafından ilk mfessir kabul edilen Muhammed, Kur'an'ı yine Kur'an ile tefsir etmiştir. Sahabe ve tabiin denilen birinci ve ikinci nesil Mslmanlardan rivayetle Muhammed'in Kur'an ayetleri ile ilgili bazı aıklamalarını hadis klliyatları ierisinde kaydedilmiştir.
Meal, Kur'an ayetlerinin "yorumlu tercmesi", tefsir ise ayrıntılı aıklamasıdır. Tefsir ve meal yazarları, bire bir tercmedeki metne cmlelerdeki anlatım bozukluklarının giderilmesi, kapalı anlatımlar, cmle dşklkleri, kelimelerin tam karşılığının meal yapılan dilde bulunmaması, birebir tercmenin sakıncalı bulunması vb. sebeplerden ayetleri doğrudan tercme etmekten kaınırlar. Bu alışmalarda ok sayıda bir diğerinin anlayışını sorunlu yaklaşımlar olarak gren sulayıcı eleştiriler grmek olasıdır.[1][2][3][4] Bu erevede anlayış ve uygulamalardaki farklılaşmaların dini metinlere, ayrıca şeriat uygulamalarına; abdest, namaz, tesettr, mut'a, hac vb. ibadetlere yansımıştır.
Tefsir: Aıklayan, kapalılığı gideren, haber veren, fısıltı yapan anlamındadır. Kur'an ayetlerinin yazıldığı dneme ait Arapa dilbilgisi (belağat, bedii, beyan), varsa ilgili hadis rivayetleri ve kontekst (konu, bağlam, İslami literatrde esbab-ı nzul) zelliklerini kullanarak aıklamaya alışan bilim dalıdır. Geleneksel tefsircilerde pek grlmeyen mitoloji, bilim tarihi ve antropoloji gibi alanlardaki bilgi de bazı ifadelerin anlaşılması iin nemli olabilir.
İslam'ın erken dnemini kapsayan yzyıllarda Mslmanlar arasında Yahudi-Hristiyan geleneği ile ilgili karakterlerin isim, kimlik ve genealoji bilgilerinin ok iyi ve aslına uygun şekilde bilinerek ifade edildiği sylenemez. Konu ile ilgili kişi ve yer isimleri ayrıntılı bilgilere Kur'an'da rastlanılmamaktadır. İslam dnyasında bu bilgiler yine Hristiyan/ Yahudi Apokrif geleneğinden gelen rivayetlerle şekillenir. Ayrıca tefsirler ve rivayetler yazarının hayal rn olan sslemeler ve tutarsızlıklarla doludurlar.[5]
Tefsirlerin tmnde tefsir yapan kişinin bilgi birikimi, n kabulleri, seimleri, eğilimleri, zihinsel kapasite ve kabiliyetlerinin tefsire yansıtılması doğal bir sonutur. rneğin Kur'an ayetlerinde geen "Rahman Arş'a oturdu", "Allah'ın eli onların elinin zerindedir", "Allah'ın yz" gibi ifadeler akait ve kelam aısından yorumlanır.
Geleneksel tefsirlerde bilimsel bir yansızlık ve objektif bir bakış aısının yansıtıldığını sylemek imknsızdır. rneğin Allah'ın isimleri gibi bazı konularda uzun uzadıya yapılan aıklamalar dilbilimi ve antropoloji aısından hibir bilimsel temele dayanmaz ve tamamen tefsir yapanın vermek veya oluşturmak istediği Tanrı imajının şekillenmesine hizmet amacı taşır.
Tefsir kitaplarında iş bazen o kadar ileri noktalara taşınır ki anlatılanlar ancak masal kitaplarının konusu olabilir. rneğin bir tefsirde Calut'un uzun boyu anlatılırken O'nun denizden balık yakalayıp ellerini gneşe uzatarak kızartıp yediğini veya İbni Kesir tefsirinde Zlkarneyn'in doğu seferinde bir lden geerken rastladığı insanların uzun kulaklarından birini altlarına serip yatak yaptığını, diğer kulaklarıyla da kendilerine glgelik oluşturduklarını okumak mmkndr (İsrailiyat İslam mitolojisi). U noktalarda dolaşan bu yorumlar bazen gnlk hayata yn verir. rneğin Nur suresi 31. ayetin yorumunda bazı tefsirciler rtnme emrinin başı kapsamadığı, esasen bunun bir emir değil tavsiye olduğu sonucuna ulaşırken, aynı ayeti yorumlayan diğerleri başın rtlmesinin farz ve dini rtnme iin yeterli ve gerekli olduğu sonucuna ulaşır. Bir başkaları ise aynı ayetlerin yorumundan tesettr iin başrtsnn yeterli olmadığı, kadının btn vcudunun rtlmesi gerektiği anlamını ıkartırlar.
We use cookies and similar tools that are necessary to enable you to make purchases, to enhance your shopping experiences and to provide our services, as detailed in our Cookie notice. We also use these cookies to understand how customers use our services (for example, by measuring site visits) so we can make improvements.
If you agree, we'll also use cookies to complement your shopping experience across the Amazon stores as described in our Cookie notice. Your choice applies to using first-party and third-party advertising cookies on this service. Cookies store or access standard device information such as a unique identifier. The 103 third parties who use cookies on this service do so for their purposes of displaying and measuring personalized ads, generating audience insights, and developing and improving products. Click "Decline" to reject, or "Customise" to make more detailed advertising choices, or learn more. You can change your choices at any time by visiting Cookie preferences, as described in the Cookie notice. To learn more about how and for what purposes Amazon uses personal information (such as Amazon Store order history), please visit our Privacy notice.
Elmalılı Muhammed Hamdi 1878 yılında Antalyanın Elmalı İlesinde doğdu. İlk ve orta ğrenimi ile hafızlığını Elmalıda tamamladı. Tahsilini ilerletmek iin dayısı Mustafa Efendi ile birlikte İstanbula gitti ve Kk Ayasofya Medresesine yerleşti. Beyazıt Camiindeki derslerine devam ettiği Kayserili Mahmud Hamdi Efendiden icazet aldı. Bundan sonra hocası Byk Hamdi, kendisi Kk Hamdi diye anılır oldu. Bu sırada devam ettiği Mekteb-i Nvvabı birincilikle bitirdi. Kendi gayretiyle edebiyat, felsefe ve musiki ğrendi. Avrupai tarzda bir meşrutiyet yerine İslama uygun bir meşrutiyet modeli geliştirmek iin alışmalar yaptı. Beyazıt Medresesinde iki yıllık ders-i amlık grevinden sonra II. Meşrutiyetin ilk meclisine Antalya mebusu olarak girdi. Daha sonra Şeyhulislamlık Mektubi Kaleminde grev aldı. Mekteb-i Nvvab ve Mekteb-i Kudat da fıkıh, Medresetl-mtehassısinde usul-i fıkıh, Sleymaniye Medresesinde mantık ve Mlkiye Mektebinde vakıf hukuku dersleri okuttu. Israrlı teklifler zerine Damad Ferit Paşanın birinci ve ikinci hkmetlerinde Evkaf nazırı olarak grev yaptı. 15 Eyll 1919da ayan heyeti yeliğine tayin edildi. İlmi rtbesi de Sleymaniye Medresesi mderrisliğine ykseltildi. Milli Mcadele sırasında İstanbul hkmetlerinde grev yaptığı gerekesiyle İstiklal Mahkemesince gıyabında idam kararı verildi ve Fatihteki evinden alınarak Ankaraya gtrld ve kırk gn tutuklu kaldı. Muhtemelen İttihad ve Terakki Cemiyeti yesi olduğu iin susuz bulunarak serbest bırakılınca İstanbula dnd. Bu arada Metalib ve Mezahib adlı eseri Trkeye evirdi. Trkiye Byk Millet Meclisi bir tefsir hazırlatma kararı alınca, Diyanet İşleri Reisliği bu işi Elmalılıya teklif etti. Elmalılı bu teklifi kabul ederek yazmaya başladı ve Hak Dini Kuran Dili adını verdiği eserini vefatından nce bitirmeye muvaffak oldu. Uzun sre mptela olduğu kalp yetmezliğinden 27 Mayıs 1942de vefat etti ve Erenky Sahrayıcedid mezarlığına defnedildi. Elmalılı, bu eserini muteber ehl-i snnet kaynak tefsirlerinden alıntılar yaparak, bazen katılmadığı grşleri tenkid ederek hazırlamış, hkm ayetlerinde daha ok Hanefi mezhebine uygun bilgiler vermiştir. Akli bir zaruret olmadıka ayetlerin mutlaka aık anlamlarını esas almıştır. Mesela; Muhammed Abduhun Fil suresini tefsir ederken ebabil kuşlarının attığı
taşların kızamık veya iek mikrobu taşımış olabileceğini ileri srmesi rneğinde olduğu gibi, zorlama tevilleri Kuranı tahrif olarak değerlendirmiştir.
İlk defa Diyanet İşleri Reisliği tarafından yayımlanan Hak Dini Kuran Dili adlı eserinin (İstanbul 1935-1938) daha sonra birok baskısı yapılmıştır. Tefsirin sadeleştirmeleri de yapılmıştır. Biz kendi slubumuz erevesinde sadeleştirdiğimiz meale, oğu Elmalılı tefsirinden, başka tefsir ve hadis kaynaklarından zl dipnotlar ekledik. zellikle hkm ayetlerinde ve gerekli grdğmz bazı yerlerde bir sayfayı bulan aıklamalar ekledik. Şunu hemen belirtelim ki Elmalılı, Trke diline hakim olduğu halde, meal ve tefsirinde Arapa ve Farsa kelime ve terkipleri nemli lde muhafaza etmiştir. zellikle mealde uzunca ayetlerin paralarını birleştirmeden paralar halinde ve ayetteki sırayı koruyarak vermekle yetinmiştir. Ayetlerin byk lde birleştirilmemiş para anlamı mealde yer almıştır.