Bulaşıcı hastalığa sebep olan mikrobiyolojik etkeni tespit etmek amacıyla yapılan laboratuvar testleri, hastalığın tedavisinin uygun şekilde yapılabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Testlerde güvenilir sonuç elde edebilmek için, hastanın fiziksel muayene bulguları ve hangi mikroorganizmalara maruz kalmış olma ihtimali olduğu, mikroorganizma suşlarının toplumdaki yayılma oranları gibi epidemiyolojik kriteler de göz önünde bulundurulmalıdır.
Serolojik metotlar mikrobiyolojik tanımlama da çok duyarlı, spesifik ve genellikle oldukça hızlı yöntemlerdir. Bu testler belirli bir antikorun spesifik bir antijene bağlanabilme yeteneğine dayanmaktadırlar. Antijen (genellikle protein veya karbohidrat yapısında, enfeksiyon ajanı tarafından üretilen organik bir maddedir) antijen tarafından bağlanır ve bu bağlanma kolaylıkla tespit edilebilecek bir zincirleme tepkimenin gerçekleşmesine yol açar. İmmunoassay adı verilen daha gelişmiş serolojik testlerde ise test mantığı, daha gelişmiş sistemlerde veya tam otomatik analizörlerde kullanılarak hem mikroorganizma antijenleri, hem de konakta enfeksiyona yanıtt olarak üretilen proteinler tespit edilebilmektedir.[1]
Mikroorganizmalar ökaryot veya prokaryot olabilirler. Mayalar, küfler ve protistler gruplarına dahil Ökaryotik mikroorganizmalar hücre içi organellere ve hücre çekirdeğine sahiplerken, tamamı mikroorganizma olan prokaryotlar, hücre içi organellere sahip değildirler ve Bacteria ve Archaea üst alemlerinde sınıflandırılırlar.[1][2] Mikrobiyologlar geleneksel olarak kültür, boyama ve mikroskobi yöntemleri ile çalışırlar. Ne var ki doğada bulunan mikroorganizmaların %1'den daha az bir kısmı mevcut yöntemlerle kültürde izole edilebilmektedirler.[3] Bu nedenle günümüzde DNA sekanslama gibi moleküler biyoloji yöntemleri de mikrobiyolojik çalışmalarda kullanılmaktadırlar, örneğin 16s Ribozomal RNA gen dizilimi bakterilerin tanımlanmasında kullanılmaktadır.
Anabilim Dalımızın hedeflerini, mikrobiyoloji konularında temel bilgilere analitik yaklaşımlara sahip veteriner hekimler yetiştirmesi, mikrobiyoloji alanında nitelikli insan gücünün geliştirilmesi, ülkemizde sorun olan ve olabilecek hayvan hastalıklarının teşhisine yönelik araştırmalar yapılması ve izleme süreçlerinin geliştirilmesi, hayvan hastalıklarının epidemiyolojisi ve kontrolüne yönelik projeler gerçekleştirilmesi oluşturmaktadır.
Mikrobiyoloji uzmanları, genellikle laboratuvar ortamında çalışır ve gelen örnekleri inceler. Bu nedenle ilk olarak mikrobiyoloji uzmanlarının, iş sağlığı ve güvenliğine dikkat ederek çalışması beklenir. Bunun dışında mikrobiyoloji uzmanlarının görev ve sorumlulukları şöyle sıralanır;
Mikrobiyoloji uzmanları genellikle laboratuvar ortamında çalışır ve bu nedenle de rutin işler ile uğraşır. Rutin işlerden sıkılmamak ve disiplinli olmak, mikrobiyoloji uzmanlarında aranan niteliklerin başında geliyor. Mikrobiyoloji uzmanlarında aranan diğer nitelikler ise şöyle sıralanır;
Antimikrobiklerin çeşitli mikroorganizmalar üzerine etkilerinin saptanması. Bakterilerde antibiyotiklere dirençten sorumlu enzimlerin saptanması. Klinik örneklerde hastalık etkeni mikroorganizmaların tanımlanması. Bitki ekstrelerinin antimikrobiyal aktivitelerinin saptanması. Hastane ve farmasötik endüstrisinde kullanılan dezenfektanların, deterjanların antimikrobiyal aktivite tayinleri. İlaç, gıda ve kozmetiklerde bulunan koruyucuların antimikrobiyal aktivite tayinleri. İçilecek ve kullanım sularının mikrobiyolojik analizleri. Mikrobiyolojik yöntemlerle vitamin ölçülmesi.
Klinik mikrobiyoloji uzmanlık alanındaki tüm paydaslarımızla yeniden bulusma fırsatı saglayan kongremizde dernegimizin 14. Yasında, Cumhuriyetimizin 100. Kurulus yıl dönümünde hep birlikte olmanın yüreklerimizi yeniden aydınlatmasını umut ediyoruz.
8d45195817