
Kocaeli Büyükşehir‘in bence en güzel projesi olan kitap fuarı kapandı.
Bana göre bu güzel organizasyon yılda bir kez yetmiyor.
İki kez olmalı!
Böylesine güzel bir organizasyonda çirkin bir olay yaşandı ve kendi standında yaşandığı için ulusal yayınlarında da yer aldı!
Fuarda Yeni Asya Gazetesi‘nin standında yer alan bir karikatür ortalığı karıştırdı.
Ancak olay gazetenin 15 Mayıs tarihli yayınında aynen şöyle yer aldı:
“Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği 5. Kocaeli Kitap Fuarında Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) mensubu olduğunu söyleyen 3 kişinin Yeni Asya standına gelerek, stand önünde asılı bulunan İbrahim Özdabak imzalı “Çakma kurban olayım” karikatürünün asılı olduğu yerden çıkartılmasını istemesi ortalığı karıştırdı. Emniyet mensupları ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi‘nin fuarda görevli basın mensubu standımıza gelerek olayla ilgili zabıt tuttu ve saldırganlar uzaklaştırıldı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi‘nin düzenlediği 5. Kocaeli Kitap Fuarı‘nda Atatürkçü Düşünce Derneği mensubu olduğunu söyleyen 3 kişi, Yeni Asya Neşriyat standına gelerek, stand önünde asılı bulunan ve satışı yapılan karikatürist İbrahim Özdabak‘ın çizdiği “Çakma kurban olayım” karikatürünün asılı olduğu yerden çıkartılmasını istedi. Stand görevlilerince kendilerine zabıt tutup istedikleri yere şikâyet edebilecekleri, ancak karikatürün yerinden sökülmesinin mümkün olmadığının söylenmesine rağmen bu kişiler, karikatürün bulunduğu yerden çıkartılması hususunda ısrarcı oldu. Saldırganlar bu ısrarlarında başarılı olamayınca, daha sonra güvenlik görevlilerini çağırarak karikatürü tekrar zorla yerinden kaldırma girişiminde bulununca hadise büyüdü. Tartışmalar üzerine Yeni Asya standının önünde büyük bir kalabalık toplandı. Ancak Yeni Asya Neşriyat‘ın stand görevlileri karikatürün zorbaca yerinden indirilmesine izin vermedi.”
***
Şimdi yayın bu…
İzin vermedi derken ADD‘nin itirazıyla sehpa içeri alındı, ancak yönetim stant içine karışamadığı için karikatür günlerce orda kaldı, işin ilginç yanı da satılamadı da zaten!…
Şimdi gazete yayınında ADD‘yi “kültür hazımsızlığı” ile suçlamış ancak karikatürün içeriğini her nedense anlatmamış!
Bakın onu da ben size açıklalayım…
Karikatürde bir ilkokul öğrencisinin kafasına “balyoz”la “kazık” çakılıyor!!!!
Çocuğun kafasından kanlar geliyor!!!
.jpg)
Kazığın üstünde de “KEMALİZM” yazıyor!!!
Bu kadarı yeter sanırım…
Ancak bitmiyor…
Kişiler sanki milli marşımızla da alay eder gibi...
Çocuk ağlıyor ve o kimse… elbette öğretmenine…”Çakma kurban olayım” diyor…
***
Fuarı gezerken, birçok şikayet aldığım bu karikatürü ben de gördüm ve stantdaki beylerle bu karikatürün anlamıyla birlikte; gerek öğrencinin beynine çakılan kazıkla şiddet unsuru, öğrencinin kanlı görüntüsü ve de en önemlisi kazığın üzerinde yazan “Kemalizm” sözcüğünün ne kadar yanlış anlatıldığını ve de üstelik bunun böyle teşhirinin de suç olduğunu belirterek olayı kınadığımı söyledim.
Çünkü bu karikatürde resmen her şeyle alay edilmiş.
Stand yetkilileri “Ama bu bir karikatür….” diyince,
Kendilerine “Sevgili peygamberimiz hakkında da bir kariklatür çizildiğini ve de bunun dünyayı yerinden oynattığını söyleyince, bir şey diyemediler ve sustular!
Konuyu hemen o anda ben de fuar yetkililerine de ilettim.
Çünkü böylesine güzelim bir fuar bu tür yanlış anlatımlarla gölgelenmemeli!
Bu konuda birliyorum ki aynı zamanda bir eğitimci olan “Başkan Karaosmanoğlu da bunu istemezdi.
Yaşanan bu olayla bu tür organizasyonlarda herkesin çok dikkatli olması gerekiyor.
Özellikle böylesine büyük organizasyonlarda…
19 Mayıs Atatürk‘ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı!...
Ulusça kutladığımız en önemli ve en büyük bayramlarımızdan biri…
Önce bayram “ulusal” olmaktan çıkarıldı, ardından stadlardan…
Ama kimse devlet kutlamasından çıkarıldığını söylemedi!
Anıtkabir başta olmak üzere hiçbir devlet yetkilisi, bakan ve valiler törenlere katılmadı.
Adı “Gençlik ve Spor Bayramı” olduğu için Ankara‘da sadece Gençlik ve Spor Bakanı, 81 ilde de Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürleri görevlendirildi.
Atatürk‘ü Anma kısmı yine unutuldu!...
23 Nisan çocukları gibi, 19 Mayıs gençlerini de kimse hatırlamadı!
***
Televizyonlarda izledik…
Yine seyirci aldatıldı!
Bayram yasaklarına karşı yapılan eylem yürüyüşlerinin hepsi yine “bayram coşkusu, bayram yürüyüşü” olarak seyirciye aktarıldı!
Oysa en büyük ADD, ÇYDD, TGB, CHP gibi birçok kişi, kurum ve kuruluşun yaptığı yürüyüşler ve fener alaylarında Ankara Sıhhiye, Güven Parkı, İstanbul Şişli, Kadıköy Bağdat Caddesi, adeta yasaklara isyan edercesine, bayramını coşkuyla, elinde Türk Bayrağı veya Atatürk posteri olduğu halde coşkuyla yürüdü ve hatta sloganlar bile attı!
Trafik durdu, cadde doldu..
Cumhurbaşkanı baba ocağında
Başbakan, ABD Obama ocağında
Bakanlar ve valiler bayram koşusundan sonra evlerinde…
Atatürk‘ü anmadılar, bayramı kutlamadılar.
Herkes tepkili…herkes kızgın!...
Bu şekliyle siz nasıl seyirciye “19 mayıs coşkuyla, halkla iç içe, sokaklarda kutlandı” diyebilirsiniz ki?...
Gerçekten komik oluyor!...
***
Bayram günü bizim kentimizde yürüyüş yolundaki sabah yapılan minik gösterilerin ardından gün boyu alanlar ve stadlar boş kaldı!
Oysa başka illerin kent meydanları, yolları doldu taştı!...
Reyhanlı‘daki katliam denildi ki buna hepimiz elbette çok üzüldük!
Ankara‘da 81 il 27 ülkeden bir araya gelen gençler en güzel şöleni yaptı, ilimizde gençlerimiz yine gençlerimiz kapalı salonlara kapatıldı!
Rutin iki konuşma, iki şiir, bir dramayla koca bayram rutin olarak kutlanan “belirli gün ve hafta” kapsamına alındı!
Şimdi soruyorum sizlere:
Stadlardaki gösterileri, “askeri zorlama gibi” mantığıyla gören zihniyetler bu sıcak yaz gününde onca öğrenciyi salonlara kapatmaya da zorlandığını düşünecek mi?
Oysa bırakın gençler alanlara yayılsın ve bayramını coşkuyla kutlasın!
Veya stadlarda yapmıyorsunuz.. o zaman eskiden olduğu gibi, kutlamaları cadde ve sokaklara taşıyın!...
Örneğin; İstanbul‘da üniversiteler arası Su Festivali düzenlendi.
Gençler çok anlamlı bir şekilde “Küreğimizle değil, yüreğimizle buradayız” dedi.
Oysa 19 Mayıs‘ta yıl boyu boş kalan Bizim Gölkay ve Su Kay tesislerinde gençler için bir şey yapılamaz mıydı?
Ama o da olmadı…
Çünkü bizde onu bile yapacak ne kürek, ne de yürek vardı!
Eğitimsiz kalmayın, öğretmenlerinizi unutmayın!...