Bu yazı bana ait değil. Ben yazmadım.
Ancak 1969 dan beri bu konuda yırtınıyorum.
Herkese anlatmaya çalışıyorum.
İşin acı tarafı pek çok konuda olduğu gibi, benim yıllardır yırtındığım konu yeni bir şeymiş bana sunuluyor.
Pekiyi bu nereden çıktı? Damdaki Kemancı Müzikali Ankara'da 1969 yılında sahneye kondu. Oyunun yazarı "Sholom Aleichem" takma adını kullanan "Solomon Naumovich Rabinovich" dir.
O zamanlar bu konuda gazetelerde bir yazı çıkmıştı ben de oradan duydum. Uydurmadım yani. Her ne hal ise, toplum o kadar cahilce bir din taassubu içinde ki.
Bilmediğin anlamadığın dille ibadet işte bu kadar olur.
En iyisi benim gibi hiç uymamak. TULUĞ GÜMAN
'selamın aleyküm'ün islamla ilgisi yok.
Selamun aleyküm'ün aslı ibranice "şalom aleküm"dür ve yahudiler tarafından en az 2500 yıldır kullanılır.
Herhangi bir yahudi internet sitesine girip bakarsanız herkesin bunu kullandığını görürsünüz. İslam ile herhangi bir ilgisi yoktur; araplar semitik akrabaları yahudilerden aldıkları selamun aleyküm'ü müslümanlık var olmadan önce de telâffuz ediyorlardı.
Selamın aleyküm Türkçesi 'selam üzerine olsun'dur. Yani dini bir içerikte taşımamaktadır.
Bay, çüz, hay, bilmem ne benim gözümde neyse, selamun aleyküm de odur.
Sonuçta hepsi de Türkçe olmayan, dışarıdan gelme kelimeler. Kimsenin dinî inancıyla uğraşmıyoruz, sadece bir yanlışı düzeltmeye çalışıyoruz.
İslam birliği taraftarlarının mesele haline getirdikleri konulardan biri de selamlaşma işidir. Bunlar 'günaydın'ı kabul etmiyorlar. 'Selamünaleyküm' diyorlar ve bunun Müslümanlar arasında manevi bir bağ olduğunu ileri sürüyorlar. Müslümanlar arasında manevi bağ selamlaşma ile olacaksa bütün Müslümanların Türkçe selamı kabullenmeleri mantık ve ahlak icabıdır. Çünkü islamiyeti koruyan, yaşatan ve yüceltenler en çok Türkler olmuştur.
Ülkemde bazı Türklerin arapça ''selamın aleyküm'' diyerek, veya farsça-kürtçe ''merhaba'' diyerek selamlaşmalarına üzülüyorum.
Türk ülkesinde Türkçe 'den taviz verilmemelidir.
Ümmetçi kişiler ''selamın aleyküm'' demenin islami bir zorunluluk olduğunu savunurlar. Oysa ''selamın aleyküm'' sözü ibraniceden arapçaya geçmiş ve araplaşmış bir selamlaşma şeklidir.
İslam öncesinde araplar yine ''selamın aleyküm'' diyerek konuşmaya başlardı. Bu kelimenin aslı ibranice ''salom aleküm'' idi.
İbraniceden arapçaya, oradan da Türkçeye geçen bu tamlamayı kullanmamalı; yerine ''esenlikler'' dilemeli, ''günaydın'' ''iyi günler'' ''iyi akşamlar'' demeliyiz.
''merhaba'' ise farsçadır. Farsiler ve kürtlerin öz selamıdır.. Bu kelimeyi de kullanmaktan vazgeçmeliyiz.
Böyle bir iddia var ortada konuya hahim olanların yorumuna muhtaç. E.K.