***İnsan insanın neyidir?***

12 views
Skip to first unread message

Laedri dost

unread,
Jun 29, 2009, 5:56:36 PM6/29/09
to

İnsan Resimleri



İnsan insanın neyidir?



Beyaz kağıt üstüne düşmüş her sözcüğü, kendime yazılmış bir mektup gibi göresim gelir çoğu zaman. Böyle değil midir gerçekte, yazıyla aldı verdisi olan her fani, kaleme sarıldığında, sözcüklere can suyu verip giysiler biçmeye durmaz mı? İşi gücü sözcüklerledir onların, içlerini tükenmez arzularla doldurup meçhule salarlar.

Başka zamanlara, başka kentlere ve insanlara doğru... O söz bulutları, belki hiç beklemedikleri bir anda birilerini bulacak ve sahibi adına onlarla konuşmaya başlayacaktır. İnsanın özündeki değişmez arzu, konuşmak, hep birilerine konuşmak... Dünya yüzündeki şunca kitabın içinde saklı sonsuz sözcükler, bizimle konuşmak için can atıp durmakta, emaneti ulaştırmak arzusuyla tutuşmaktadır. İnsanın insana söyleyeceği ne çok şey var!

"Şiir yaz da onu kimselere deme / Elin ekmek tutsun da kendin ye bir güzel"... Olmuyor, öyle olmuyor... İnsan, insanı bulmak istiyor; anlatmak, söyleşmek, dokunmak... Bir ihtimal bile olsa, sözünün bir gün gidip birini bulacağını umuyor. O buluşmada bir an olsun 'var' olmak, hatırlanmak, düşünülmek, çoğalmak istiyor.

'Söz' nedir öyleyse? İnsandan insana çiçektozları taşıyıp, ruhları döllendiren, sonsuz dostluklar yeşerten rüzgâr mı? Bitki soyunun üreyip çoğalması, çiçektozlarının oradan oraya taşınmasıyla mümkün oluyorsa, insan duyarlığının, düşüncesinin süregitmesi de sözcüklerin tozlaşmasıyla gerçekleşiyor olmalı. Çağdan çağa, insandan insana, kültürden kültüre sonsuz bir duygu aktarımı... Yaşasın, aramızda uçuşan bereketli sözcük rüzgârları!

Bir ortaçağ şairinin, Sapfo'nun mesela, selamını getiren bir dizeyi okurken, ne hissederiz? "Mutlu kal, yıllar boyunca..." Sonra bizim Yunus'un "Kaynar denizleyin canım oynar gemileyin tenim" dizesini bulunca?... Kimlere değe dokuna geldiler kim bilir, kimlerde sürgün vere vere ulaştılar bize? Sözün bunca tazeliği, ölmezliği, 'tozlaştığı' her insandan yaşamak devşirmesinden midir?

İnsandan insana yol var çok şükür, gönülden gönüle akar ırmaklar var. Çok uzaklarda, yüzünü hiç görmediğim, aramızda sözcüklerden köprüler kurduğumuz bir dost, 'Sizin için bahçelere gittim.' diyor. "Çiçek açmış kayısı ağaçlarına baktım, potincik böcekleriyle, kelebeklerle söyleştim sizin için..." Daha kırkı çıkmamış bir dost, benim için 'vekaleten' bahçe gezmelerine çıkıyor. Cümle kurda kuşa benden selam ediyor. İnsan insana yük olmuyor, kederine omuz veriyor.

On yıl mı olmuş göçüvereli, Alaeddin Özdenören? Sanki hiç gitmemiş, selamını bırakmış aramızda. "Benden selam olsun diye / Uzak kentlerdeki kardeşlere..." diyordu bir şiirinde. Hep susardı, ama dizeleri onun adına konuşuyor şimdi 'uzak kentlerdeki kardeşleri'ne. Uzak kentlerde meçhul kardeşlerimiz var. Ruhlarımız, tozlaşmak için birbirini arıyor belki de... Ebedi kardeşlikler kurmak için zamanını bekliyor.

Şu yazının başlığını ödünç aldığım Nermi Uygur, "İnsan insanın yükü müdür?" diye soruyordu... Sözcükleri öyle şekerlendiriyor, çiçek tozlarına öyle batırıyordu ki, her denemesinden bir insanlık şarkısı yükseliyordu. "Gel gör ki hemen hemen herkeste, her zaman olmasa bile sık sık, şöyle bir izlenim bırakmakta yaşam: Hoşnut değiliz birbirimizden. İnsanın insana davranışı, sık sık dayanılmaz bir yük gibi çöküyor üstümüze." Hoşnut değiliz birbirimizden... İnsanın insana davranışı, insanın insana dokunan sözleri bir yük gibi çöküyor üstümüze. İnsan insanı yaralıyor, kırıyor, kurutuyor; kavgalarda, paylaşamamaklarda...

Gözleri sonu gelmez hırslarla perdelenenler, sözcük tozlarını nasıl görebilsin?
 
Ali Çolak

 
.

__,_._,___



--
Bana ulaşmak için: dost...@gmail.com

http://hbayhan.blogspot.com/
http://guzelyazilar-laedri.blogspot.com/
Eğer bir gün dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa
Rabbine dönüp:
“Benim çok büyük bir derdim var”
deme!
Derdine dönüp:
“Benim çok büyük bir Rabbim var”
de!
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages