Tam ekim zamanıydı. Çiftini koşan soluğu tarlada alıyordu. Herkeste
bir gayret, insanlarda bir telaş. Biraz geç kalmıştık ama
sürebildiğimiz kardı. Öküzleri boyunduruğa vurduk. Arabayı koştuk.
Sabanımız, azığımız hazırdı. Daha avludan çıkmamıştık ki; Sela
verilmeye başlandı. Selanın bitmesini beklerken babam, acaba
Keçicilerin Mehmet mi vefat etti, çok hastaydıda dedi. Sela bitti.
Bende meraklanmıştım. Derken davul sesi yankılanmaya başladı.
Şaşırdım. Olacak şey değil. Önce sela ardından davul sesi...
Sayın Emrullah Akbulat'ın kaleminden bir hikaye denemesi olan "Ahmedin
Rüyası"...
Okumak İçin Lütfen Buraya Tıklayınız...
http://www.muslumancerkes.com/php-files/news.php?readmore=335