Türkiye’ye 1994’te giren Amway, dünyanın her yerinde 12 binden fazla çalışanı, 3 milyonun üzerinde distribütörü ve pazarı olan 500’e yakın ürün çeşidine sahip dev bir Amerikan firması. Bir özelliği de Bush’a Irak işgali sebebiyle maddi yardım yapan firmalardan olması. Buna rağmen Türkiye’de, özellikle de dindar çevrelerde çok tutuluyor. Dini bütün ev hanımları Amway kullanıyor, Amway’de çalışıyor. Amway, çalışanlarını büyülüyor. Amway çılgınlığı gün geçtikçe büyüyor.
Ayrıntılar için lütfen bakınız: http://peace-action.inbyron.com/lists.html#invest
Yardım eden firmlar arasında 9. sırada …….
AMWAY ÇILGINLIĞI
Bir Amway ürünü kullanmamış olanımız var mı? Hadi diyelim kullanmadık; duymayanımız var mı? Hiç sanmam. Etrafınıza şöyle bir bakın tanıdığınız, tanıdığınızın tanıdığı kaç kişi Amway işinde. Araştırmaya başlayınca doğrusu hayret içinde kaldım. Nereden bulacağım şimdi Amway distribütörü diyordum ki sağım solum kum gibi Amwayci kaynıyormuş. Bir çoğunun, siyaset camiasından, sanat camiasından ismini bildiğimiz kişilerin eşleri olduklarını öğrendim. Tek tek aradım ve Amway’le ilgili olarak görüşmek istediğimi söyledim. Aldığım ilk cevap, “Buna ben karar veremem, yetkili kişilere danışmam lazım” oldu. Tekrar aradığımda ise izin çıkmadığını öğrendim. En az on kişiden bu cevabı alınca ben de pes ettim ve daha önce Amway’de çalışmış ve fakat bir sebeple ayrılmış iki kişi ile görüştüm. Hikayeleri ve Amway’e bakışları oldukça farklı iki kişi. Aslında sadece onları dinlemek bile Amway çılgınlığı hakkında oldukça fazla bilgi veriyor ama ondan önce çok önemli birkaç hususa dikkat çekmek istiyorum.
AMWAY IRAK İŞGALİNİ DESTEKLİYOR MU?
Doğrusu aramızda Amway ürünleri kullanımının bu kadar yaygın olduğunu ve Amway çalışanlarının bu derece fazla olduğunu öğrenince çok şaşırdım. Çünkü Amvay’in bir Yahudi firması olduğunu, Irak işgali münasebetiyle birbirimize forward ettiğimiz boykot edilecek ürünler listesinde görmüştüm. Biraz daha araştırınca Amway’in Irak işgali dolayısıyla Bush’a ekonomik yardım yaptığını, bu yardımın da 1.3 milyon dolar olduğunu öğrendim. Bunu Amway çalışanları ya bilmiyor ya da önemsemiyor. Amway’in çalışanlarına kazandırdığı para da Bush’a yaptığı yüklü yardımla doğru orantılı. Yani hatırı sayılır bir miktar. Firmanın çalışanlarına tanıdığı imkanlar sorgulanmasının önünde perde oluyor. Dini bütün hanımlar, Amway’in çevreye ve insan sağlığına duyarlı tavrından ve vaat edilen kazançtan etkileniyorlar. Amway’in bir Amerikan firması olması bir şey ifade etmiyor. Zaten tükettiğimiz ürünlerin pek çoğu Amerikan patentli değil mi! “Amway bir Yahudi firmasıymış. Peki buna ne diyorsunuz?” sorusuna ise “Değil. Öyle olsa çalışmayız.” diyorlar.
Bunun doğru olmadığına inanıyorlar. Olduğuna yahut olmadığına dair net bir bilgileri yok ama gene de olmadığına inanıyorlar. Bizden söylemesi. Yahudi ya da değil ama satın aldığımız her Amway ürününden, sattığınız ve dolayısıyla para kazandığınız, o parayla çocuklarınızın ihtiyacını karşıladığınız her Amway ürününden elde edilen gelirin ne işe yaradığından emin misiniz? Eminseniz ve içiniz rahatsa mesele değil. Fazla söze gerek yok.
alntı:
Amway ürünleri dünyanın hiç bir yerinde (market, mağaza, bakkal vs..)
satılmıyor. Sadece üyeler vasıtasıyla pazarlaması yapılıyor. Amvvay bir
insanın hemen hemen tüm ihtiyaçlarını karşılayan bir üretim yapıyor. 11
bin çeşit ürüne sahip. Aynı zamanda dünyanın önde gelen markalarıyla
anlaşarak (kendi belirlediği şartlarla ) onların ürünlerini de kendi
üyeleri vasıtasıyla pazarlıyor. (Herhalde dünyada 2,5 milyon üye ağına
sahip böyle bir organizasyona kimse hayır demez.)
Amway’ın ABD Michigan’daki tesisleri, her türlü üretimin
yapıldığı, alanı itibariyle müthiş bir sahaya sahip dev bir kuruluş.
Tesislerin otabana bakan tarafının uzunluğu 28 km. Bu büyüklükteki bir
tesisin bünyesinde yapılan çalışmalar, üretimler herhalde çok ilginç
boyutlardadır. Yine bu tesislerde dünyadaki örgütlenmeyi sağlayan özel
birimler mevcut. Türkiye masası, Endonezya masası, Hindistan masası gibi.
Her şey son derece titiz bir şekilde bilgisayar ağıyla kontrol ediliyor,
örgütleniyor.
Teknik nitelikleri itibariyle ilginç özelliklere sahip Amway sisteminin
üzerinde durulması gereken tarafı sistemin felsefesi. Gördüğümüz o ki, bu
sıradan bir pazarlama organizasyonu değil. Yazının başında belirttiğimiz
gibi bilinçli, gönüllü bir kölelik mevzu bahis. Oluşturmuş olduğu metotla
insanları çılgınca zengin olma arzusuna koşturan, bu koşuşturmayı da
kendisinin oluşturduğu kültürel bir zemine oturtan bu sistem, modern
insanın dramatik tablosunu oluşturuyor. Daha çok zengin olmak, daha çok
tüketmek ve tükettirmek arzusunda olan insanı bambaşka bir hayat düzlemine
çekiyor.
---------
düzenli ve sistemli tüketici olmak sonucuna götüren, insanları bu ağa
dahil eden mekanizma bu düşünce yapısına göre işliyor, bu kafa yapısıyla
insanları etkiliyor, insanların ihtiraslarına el atarak onları tahrik
eden, bu suretle tüketim ağının bir figürü yapan bu sistem neden Önemli?
Her şeyden önce bu sistem bütün insanlığın düşmanıdır, Modernizmin
“örgütlü bir uygulayıcısıdır. insanları kendilerinden çalan,
beyinleri köleleştiren bir felsefeye sahiptir. Sürekli büyümek için
sürekli tüketmeyi hedef gösteren Batı felsefesi, bu amacına tüm dünya
insanlığını da kullanarak ulaşmak istiyor. Bugün her ne kadar
batıda modernizm eleştirileri
yapılıyor olsa da, pratikte değişen bir şey olmadığını görüyoruz.
-------
Amway sisteminin işleyişine bakıldığında bir gizli örgüt havası görülüyor.
Olayın basit bir pazarlama mantığından uzak olduğu ayan beyan ortada. Bir
tarikat, bir mezhep gibi gönüllü katılımla gelişen bir mekanizma söz
konusu. Amerikan orijinli bu mekanizma yeni bir yaşam biçimini enjekte
ediyor insanlığa. Onları belirlediği hedeflere yine kendi belirlediği
çerçevelerde koşturuyor. Her üye Amway’in belirlediği yaşam
ölçülerine göre hareket ediyor. Amway sistemini mükemmel bir hale
sokabilmek için üyelerinden bir de ortak kültür oluşturuyor. Şöyle ki;
dünyada yayınlanan kitaplardan bir tanesini ayın kitabı olarak seçiyor ve
tüm üyelerine okutturuyor. Sürekli koşuşturan Amway üyeleri okuma
zamanlarını da bu kitaplarla dolduruyorlar. Olay gerçekten çok vahim bir
tablo oluşturuyor.
----------
Amway ve benzeri sistemlerin yapısı tüketime dayanmakta, yani modern yaşam
tarzını benimsetmek istemektedir. Modernizm, hayatı nasıl tüketebilirim
diyen bir yaşam tarzıdır. Sonu olmayan, sürekli olarak hayatı tüketmeye/
tükettirmeye yönelik, tüketim kültürünü pompalamaya yönelik bir yaşam
tarzı. Belki bu yaşam tarzının yazılı bir doktrini yok ama varlık olarak
hayatta yer eden, karşımızda duran bir olgu modernizm. Bu yaşam tarzında
ve dolayısıyla Amway sisteminde dünya bir ideal, bir amaç olmaktadır.
---------
İman ettiğimiz kitap, bizlere zengin olmayı öğütlemiyor. “Yoksulu
doyurmaya önayak olmayan dini inkar ediyor”. Bizler Müslümanlar
olarak zulme, sömürüye karşı mücadele etmek durumundayız. Bu şuurda
olmayanların, bunun için mücadele etmeyenlerin Müslümanlığı nereye
kadardır? Zulmün kol gezdiği bir toplumda yaşıyoruz. Yüzlerce köy
yakılıyor, bunu devlet bile itiraf ediyor. İnsanlar yerlerinden,
yurtlarından olup göç ediyorlar. Büyük şehirlerin varoşlarında asgari
ücretle yaşam kavgası veren, gecekondularda yaşayan yüz binlerce insan
var. İstanbul’un %20’lik azınlığı refah içinde yaşarken, geri
kalanları ise asgari ücrete talim ediyor. Amway sistemi de zaten bu %
20’yi hedeflemektedir, Amway daha fazla tüketen insanlara hitap
etmektedir. Gecekondu muhitlerini pek hedeflemez. Bu sisteme giren
insanlar artık asgari ücretle yaşamaya çalışanların durumlarını
düşünmeyeceklerdir. “Nasıl daha çok kazanılabilsin hesabını
yapacaklardır. Zulme, sömürüye karşı çıkmak artık bir tarafta kalacak ve
bir Amway üyesi bundan böyle Amerika’ya karşı çıkamayacaktır.
----------
"""Artık Türkiye’nin lüks otellerinde düzenlenen 100-200 kişilik
Amway oturumlarında sakallı ve başörtülü insanları, ABD’Iİ Elmasları
hep birlikte çılgınca ayakta alkışlarken görmek mümkün. Özel yaşamlarında
takvayı kuşanmak adına evlerinde haremlik selamlık uygulayan bu kişilerin
bir çoğunu, aynı salonda yan yana oturtan hangi kimliktir? Daha şimdiden
Amway’in bu tür toplantılarında “Elmas” olma yolunda
“Liderliği yakalamış başörtülü kızlar sahneye çıkartılıp
alkışlatılıyor ve Amway’lerle aşılanan kimliğin nasıl bir üst kimlik
haline geldiği İslam düşmanlarınca zevkle seyrediliyor."""""""""
HÜLYA ÜNLÜ (Özel öğretmen)
Hipnoz gibi bir şey!
Hülya Ünlü, başörtüsü yasağıyla birlikte üniversiteden ayrılmış. İçine düştüğü boşlukta ilk karşısına çıkan Amway olmuş. O ve onun gibi birkaç arkadaşıyla birlikte Amway işine girmişler. “Bizim amacımız biraz para kazanmaktı. Firmanın sahibinin bir Yahudi olduğunu öğrendiğimizde ilk düşündüğümüz ‘yiğidi öldür hakkını yeme’ oldu. Ama aradan 6 ay geçtiğinde ayrılmaya karar verdik. Çünkü bu iş bize göre değildi” diyor.
“Amway bence sadece bir firma değil. Evet çok iyi para kazanıyorsunuz. Ben o dönem için çok iyi para kazandım. Ama toplantılarda pozitif yaşam propagandası yapılıyor. Bir nevi hipnoz uygulanıyor. Fatih merkezli toplantılarda rahatsız edici çok fazla bir şey göremeyebilirsiniz ama Park Otel’de yapılan toplantılarda bariz bir biçimde batılı yaşam tarzı ve değerler empoze ediliyor. Giyip kuşamınızdan davranış kalıplarınıza, selamlaşma biçimlerinize kadar her ayrıntıyla ilgileniyorlar. Bunlar sadece işte başarılı olmanız için değil yaşam kaliteniz için de çok önemlidir mesajı veriliyor. Bir Amerikan firması olması kimsenin umurunda değil. Biz Yahudi olduğunu öğrendiğimizde ki bunu zaten söylemezler- ‘yiğidi öldür hakkını yeme!’ diye düşünmüştük. Şimdi tabii ki böyle düşünmüyorum ama bugün bu bilgi gizleniyor. Çünkü Müslümanlar arasında hem çok tüketiliyor hem de firmanın Müslüman ülkelerde binlerce çalışanı var. Amerikan filmlerinde rastladım. Karı koca kavga ederken adam karısına “ne bu Amway mı?” diye bağırıyor. Yani her şey ortada gibi ama aslında karışık ve gizemli bir şey bu. Kadınlar bu işe kaptırıyorlar kendilerini ve yükselmek için çok şeyi göze alıyorlar. Çünkü gerçekten de iyi para kazanıyorlar. Müslüman bir kadının bu işe başlamasında çevreci ürünler olması, doğanın bize emanet edilmiş olması ve adaletli bir kazanç dağılımı vs. etkili oluyor. Tabii ki ev hanımlarının bile yapabileceği bir iş olması da kadınları etkiliyor. Ama işin içine girince anlaşılıyor ki öyle az mesai ile olacak iş değil. Yükselmek için çok çalışmaları gerekiyor. Üstelik ağır işçi gibi. Dükkanınızla geziyorsunuz. Ben 6 ay kadar çalıştım. Başörtüsü yasağı dolayısıyla bir çok arkadaş bu işle uğraşmaya başlamıştık. Ama 6 ay sonra ayrıldık.”
Ayşe Sak: Dick DeVos’a hayranım
2000 yılında, bir arkadaşımın daveti üzerine katıldığım bir ev toplantısında dinledim ilk kez Amway iş planını. İş planı çok karmaşık bahsedilen paralar çok abartılı gelmişti bana. Sözedilen paranın dörtte birini bile kazansam bana yeter diyerek işe başladım. Amway’den ayrıldıktan sonra bir iki iş teşebbüsüm oldu ve o zaman çok daha iyi anladım Amway’in ne kadar mükemmel bir firma olduğunu. Amway hiç sektirmeden her yıl 5A1 kredi notu alabilen ender firmalardan. Hiç borcu olmaması, ürün kalitesinin, şirket hizmetlerinin mükemmel olması ve çok yüksek ciroya sahip olması gerekiyor bir firmanın bu notu alabilmesi için. Amway insanın kendi iş yapabilme gücünü keşfetmesini, kendine güvenini sağlıyor. İçinizdeki ışığı fark ettiriyor. Bu süreç içinde kişisel gelişim kitapları okumaya teşvik ediliyor, nasıl giyinmeniz, nasıl konuşmanız hatta nasıl tokalaşmanız gerektiği konusunda sürekli eğitim alıyorsunuz. Amway tecrübesinin bu anlamda bana çok şey kattığını söyleyebilirim. Bence başarılı olmak isteyen firmalar kendilerine Amway’i örnek almalılar.
İlk başladığınızda yapmanız gereken Amway ürünlerini kullanmak. Yani kendi marketinizden alışveriş yaparak işe başlıyorsunuz. Beni en çok etkileyen Amway’in çevreye ve insan sağlığına gösterdiği duyarlılık olmuştur. Vitaminler ve cilt bakım ürünlerinin kalitesinden ödün vermemek için hammaddesi olan bitkileri kendi tarlalarında yetiştiriyor. Toprağın ıslah edilmesinde asla tarım ilaçları kullanılmıyor. Zararlı haşarelerin zararsız haşareler tarafından yokedilmesi sağlanarak ekime hazırlanıyor. Tarlaların üzerinden uçak bile geçirilmiyor. Ambalajları tamamıyla geri dönüşümü mümkün olan malzemelerden üretiliyor. Üzerindeki boyalar dahi kök boya.
Müşteri portföyünüz, içinizdeki iyi olanı paylaşma ve tavsiye etme güdüsüyle oluşuyor. Ben fikri daha iyi sattığım için müşteriden önce ekip oluşturdum. Müşteri zaten kendiliğinden geliyor. Alttakiler çalışıyor, üstekiler çalışmadan kazanıyor sistemi burada geçerli değil. Herkes kendi emeğinin karşılığını alıyor. Çok adil bir sistemleri var. Başka türlü olsa ben zaten girmezdim. İstediğiniz yere kadar tırmanma imkanınız var. Önünüz açık. Kendiniz ve ekibinizle oluşturduğunuz ciroya göre yükseliyorsunuz. En az üç istikrarlı dalınız oldu mu sürekli pirime hak kazandığınız zümrütlük seviyesine ulaşıyorsunuz. Zümrüt seviyesinde aylık ortalama geliriniz 3,5 -5 bin YTL arası oluyor. İlerleyip 3 değil 6 dalınızı platin yaparsanız elmas oluyorsunuz. Aylık geliriniz de en az 10 bin YTL oluyor. Çift elmas ya da taç olup daha fazlasını da kazanabilirsiniz. Üstelik primler dolara endeksli olduğundan enflasyondan etkilenmiyorsunuz. Ben ayrıldığımda altın seviyesine ulaşmıştım. 3 ay daha devam edebilseydim platin olacaktım. 2,5 yılda 2,5 milyar kazanacak seviyeye geldim. Fakat ayrılmak durumunda kaldım. Amway’de ileriye gitmek için düzgün bir aile imajınızın olması gerekiyor. Erkekler bakıyorlar ki kadın almış başını gidiyor onlar da eşleriyle birlikte bu işi yapmaya başlıyorlar. En azından eşlerine destek olmaları gerekiyor. Ayrılmam da kişisel sebepler de vardı fakat üzerimdeki bazı insanların bana yaptıkları haksızlıkların ve hesapların kurbanı oldum. Psikolojik baskıyla istifaya zorlandım. Amway’den ayrıldığınızda sizin dallarınız ve oluşturduğunuz iş hacmi olduğu gibi bir üst sıra sponsorunuza geçiyor. Benim istifa etmemle beraber benimkiler de üst sıra sponsoruma kaldı. Başka söze gerek yok herhalde.
Terazisi şaşmaz Amway’in. Başarılı olmak için yapmanız gereken, firmaya ve ürüne inanmanız ve tabii çalışmanız. Bir profesör de okuma yazma bilmeyen bir kadın da bu işi yapabiliyor. Ve hiçbir ayrıma tabii tutulmuyorsunuz. Firmanın sahipleri Amerikalı. Bunun bence hiçbir olumsuz anlamı yok. Amerikalı olmak ve Amerikancı olmak arasında fark var. İnsanların hangi dine değil hangi inanca sahip oldukları önemli. Kavga Habil ve Kabil’den bu yana iyi ve kötülerin kavgasıdır. Güzel işler güzel insanlara aittir. Ben Dick DeVos’la tanışmayı çok istedim. Ona hayranım. Yaptığı şey ortada. Kaliteli bir şey üretiyor ve insanları, sömürmeden adil bir biçimde çalıştırıyor. İnsan sağlığına önem veren ve kazançta adaleti öne çıkarmış bir firma. Cirosunun yüzde 65’ini dağıtıyor. Bundan güzel bir ticaret olur mu? Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.
Amway konusundaki kendi tespitlerim;
Direkt olarak saadet zinciri demesek bile buna yakın bir kurum.İlk amway
toplantısına katılacak kişilere özellikle hayatlarında hiç
düşünemeyecekleri imkanları vaad etmiyorlar fakat bunların hiç zor
olmayacağını amway sistemine girip çalışarak hedeflere ulaşabilecekleri
anlatıyorlar.
Bir evi yada arabası olmayan insanlara hawai adalarındaki bir evin
slaytlarını gösterip hayallere dalmasına,hedeflerini yüksek tutmaya ve
ulaşılabilirliğini anlatıyorlar.Sattıkları ürünler konsatre yapısı gereği
ticari açıdan maliyetli olduğu için fiyatları yüksek.Bu ürünlerin
faydaları piyasadaki diğer firmaların muadil ürünlerinden daha fazla
olduğu bir gerçek fakat A firmasının A ürününün piyasa değeri 100 ise
amvay ürünün değeri 150 ama bu ürün 500 liraya satılıyor.
Falanca saadet zinciri vardı bir aralar hatırlarsanız,ihtişamlı toplatılar
beyaz ceket,mavi ceket vs.vs kademe ve rütbeleri vardı,bu zincir sadece
para ile döndüğü için yasal değildi ve çökertildi.
Amway da benzer bir prensip ile ortada ticaret adı altında ürün ve mal
dönmektedir.Yani işin özü sisteme kılıf uygulamaktadır.Serbest piyasa
ekonomisinde fiyatlara devlet müdahale etmez,istediğiniz ürünü istediğiniz
fiyata satabilirsiniz,tüketici alır veya almaz bu konu satıcı firmanın
piyasa fiyat politikası iile ilgilidir.Fiyat performans aralığına tüketici
karar verir.
Amway ürünleri marketlerde ve piyasada satılsa talep seviyesi çok düşük
olacaktır.Bir şekilde insanlar bu zincire dahil olması ve zincirin üst
kısımlarındaki insanların gelirlerinin artması gerekmektedir.Bunun için
insanlara çok dürüst olmayan bir psikoloji ile yaklaşılmaktadır.
Zamanla zincire dahil olan insanları hırs kaplamakta en yakın eşe dosta bu
ürünleri satmaya çalışmakta,eğer insanlar almaz ise aile ilişkileri bile
değişmektedir.
Vatandaş,yani en son üye olan insanlar büyük bir ağacın kılcal
damarlarından ibarettir.Eğer aktif bir kişiliğe ve geniş bir çevreye
sahipse bir süre işler iyi gidecek sonra artık bırakacaktır kendi zincir
kopacaktır.
Sonuç itibarı ile yıllar önce katıldığım bir amway toplantısı ve yakın
çevremdeki amway'cıların yaşadıklarınından ve benim gördüklerimden
yazdığım bir amway yorumudur.
Hiç tavsiye etmem.
Saygılar..
LÜTFEN BU BİLGİLERİ ETRAFINIZDAKİLERLE PAYLAŞIN
____________________________________________________________________________
Sınırsız kapasite Mynet email’de! Hemen tıklayın! |