GÜVEN SORUNU
Diasporada Çerkeslerin varlığını temsil eden en önemli kuruluşlar
derneklerdir. Türkiye 'de sayısı yaklaşık sekseni bulan dernek
kurulmuştur. Hatta bazı büyük şehirlerde birden fazla derneğimiz
vardır.
Bu yazımı yaklaşık on yılını dernek ortamlarında geçirmiş bir
büyüğümüzle yaptığım sohbetten sonra yazmaya karar verdim. Kendisine,
yaklaşan sürgün günü için dernek olarak hazırladıkları bir program
olup olmadığını sormuştum. Bu şekilde açılan sohbet, derneklerde
dirsek çürütmüş abimizin eteğindeki tüm taşları dökmesine neden oldu.
Sürgüne dair bir seminer hazırladıklarını hatta geçen gün gidip salonu
kiraladıklarını söylerken neden bu kadar sinirlendiğini
anlayamamıştım. Ancak konuşmasının devamında ' kiralanan salon çok
büyük, böyle programlara bizim millet katılmaz! , ne gerek vardı o
kadar para harcamaya zaten dernek maddi anlamda sıkıntıda' ! Demişti.
Yıllardır dernek ortamlarında bulunan abimizin bu cümlesi beynime
balyoz gibi inmişti. Bu düşünceye hiçbir zaman inanmak istemedim. '
Siz iyi duyuramamışsınızdır abi' diye cevaplayınca daha çok
sinirlendi. 'Her hafta dernekte düğün olacağınıda duyurmuyoruz ama
nedense yeterli çoğunluk toplanıyor' ! Dedi. Sohbetin devamında
aslında derneklerde azda olsa milletine faydalı olmak isteyen
gençlerin olduğunu, ancak onlarında dernek yönetimine yâda maddi
imkânsızlıklara takıldıklarından bahsetmişti. Oldum olası derneklerin
potansiyel zexes ve folklorcu yetiştirme mekânı olarak görülmesine
karşı oldum. Ancak derneğe giden gençlerin ne kadarının 'kültürümüzü
yaşatma' davasını sırtlandığını yâda derneklerde bu amacın gençlere ne
kadar aşılandığı ayrı bir tartışma konusudur.
Sanırım, derneklerimizin genel sorunlarından biride maddiyat. Ben
kendimi bildim bileli derneklerimizin parası yok. Ancak bu konu
üzerinde değinilmesi gereken sorunlar olduğunu düşünüyorum. Türkiye '
de derneklere giden kesim azınlık durumundadır. Geriye kalan büyük
kesimin derneğe gitmeme nedenlerini ise şu şekilde sıralayabiliriz;
kültürü yaşatma olarak iddia edilen faaliyetlerin ceguya dayalı
olması, Çerkeslikten dem vuran insanların konuştuklarıyla
yaşadıklarının aynı olmaması, her türlü düşüncenin ve görüşün
hoşgörüyle karşılanmaması, yönetimdeki insanlarla yâda dernekte sözü
geçen büyükler ile gençlerin uyuşamaması, derneklerin açılma amaçları
doğrultusunda ilerleyemedikleri, yâda derneğe sadece akordiyon
çalmasını ve ceguyu öğrenmek için gidildiği düşüncelerinin yaygın
olmasıdır. Öncelikle derneklerin bu yanlış imajlardan sıyrılıp, ciddi
kararlar alması ve aldıkları kararlarında arkasında durmaları
gerekmektedir. Ne Birkaf nede Kafder olarak değil ' KAFKAS KÜLTÜRÜNÜ
YAŞATMA VE DAYANIŞMA' ! Özelliği ile faaliyet göstermeleri ve derneğe
gelmeyen kesimi bu birleşmeye inandırmaları gerekmektedir.
Derneklerin ' Sadece derneğe gelenler gerçek Çerkes' tarzındaki
burjuvari hallerinden kurtulmaları, kendi yağımızda kavruluruz
anlayışını unutmaları, halkın içine inmeleri, evlere konuk olmaları,
konuk oldukları evlerdeki HER DEĞERLİ ÇERKESİN sorun ve isteklerini
dinlemeleri, köyleri düğün haricinde ziyaret etmeleri, kültürü yaşatma
ve yeni nesli yetiştirmek üzere yapmak istediklerini samimi bir dille
derneğe gelmeyen büyük kesime anlatmaları gerekmektedir. Ancak bu
şekilde derneklere karşı sarsılan ''güven'' tazelenmiş ve derneklerin
çalışmalarına olan ihtiyaç hissettirilmiş olacaktır. Bizim milletimiz
inandığı davanın sonuna kadar gider ve maddi, manevi desteğini de
esirgemez. Ancak inandırmak çok önemli bir konudur. İşte o zaman
derneğe aylık olarak yapacağı katkıyı insanlar içleri rahat, yeni
neslin ve kültürün devamlılığının sağlanması adına üzerine düşen
vazifeyi yapmış olmanın rahatlığı ve güveni içinde, çekinmeden şartlar
ne olursa olsun yapacaklardır. Bu şekilde derneğe özellikle kızlarını
göndermek istemeyen babalar, kendisi derneğe gittiği halde kardeşinin
derneğe gitmesine izin vermeyen abiler sorun olmayacak, milletine
hizmet etmek isteyen ve kendisini yetiştirmek isteyen her çerkes
gencide hayırlı oluşumlara dâhil olabilecektir. Maddi imkânların
genişlemesi ile birlikte abimizin boynunu bükerek ifade ettiği gibi
dernek başkanları sadece kesesine göre değil, taşıdığı amaç ve yapmak
istedikleri için seçebiliriz. Bu şekilde başkan koltuğuna oturan
idealist yöneticilerle de daha kapsamlı ve eğitici projelerin
gerçekleştirileceği de tartışılamaz bir gerçektir.
Hem belki bu şekilde; Sayısı gün geçtikçe artan bunca derneğimize
rağmen, Bursa gibi batıda ve büyük şehir olan bir ilin Çerkes köyünün
suyunun daha geçen sene musluklardan akmaya başlaması ve bu sene
yollarının asfalt olması gibi bir utancıda yaşamak zorunda kalmayız.
Belki yaptırım gücümüz oluşur kim bilir...
Özetle dernekler, derneğe gelmeyen kalabalık Çerkes kesimin desteğini
ve yardımını arkalarına almadan kalıcı ve faydalı projelere imza
atmaları mümkün değildir. Bu şekilde yapılmayan her oluşum yok olmaya
yâda yok sayılmaya mahkûmdur.
KAFKASYA
kafk...@muslumancerkes.com
http://www.muslumancerkes.com/php-files/viewpage.php?page_id=730