Aşağıda bir
arkadaşımız tarafından Facebook'da paylaşılan Menderes ile ilgili bir yazıyı
iletiyorum.
Yazıda da ifade
edildiği gibi idamın hiç bir zaman savunulacak yanı yoktur... Bence de
Menderes'in idam edilmesi Türkiye için büyük kayıptır... Bu
ülkenin Menderes iktidarı döneminde yaşadığı sivil dikta tecrübesine yazık
olmuştur... Menderes idam edilerek mağrur zalimken mağdur mazlum
olmuştur... Bu mağdurluğun ekmeğini sonraları Demirel; onunkini de
Özal yemiştir. Nihayet Erbakan'ınkini yediği yetmemiş olan Tayyip bir kez
daha Menderesinkini yemeye koyulmuştur. Bu nedenle de bu halk bugün Tayyip
iktidarında Menderes dönemi sivil diktasının aynısını bir kez daha yaşamak
durumunda kalmıştır...
Maalesef türlü
çeşitli darbeler düzenin ve sağ zihniyetin geleceğini kurtarmak için sivil
diktaya dönüşen "sandık demokrasisini" askıya alıyorlar. Sonra da aynı
zihniyetteki benzer adamların yeniden umut olarak pazarlanıp, sandığa
konularak sandıktan çıkmaları sağlanıyor.. Böylece az gelişmiş,
gelişmekte olan ülkelerde kapitalizm içinde imkansız 'liberal demokrasi' hayali
peşinde bir fasit daire içinde çark döndürülebiliyor...
Halbuki
darbelerle;
Menderes
devrilmeseydi ve idam edilmeseydi kendiliğinden tükenip gidecekti.. Demirel
de umut olmazdı.
Demirel
de devrilmeseydi kendiliğinden
tükenip gidecekti.. Özal da umut olmazdı.
Mubarek devrilmeseydi kendiliğinden
tükenip gidecekti.. Mursi umut
olmazdı...
Mursi de devrilmeseydi kendiliğinden tükenip
gidecekti.. Şimdi ise kahramanlaştırılmaya çalışılıyor.. Bir sonraki Mursi
veya benzerinin iktidarı için İhvan siyaseten nadasa alınıyor...
Bu arada olan gerçek demokrasi deneyimi şansını kaybeden
halklara oluyor.
Kıçının tam olarak
ıslanmasına müsaade edilmeyen halkların da akılları bir türlü başlarına
gelmiyor… Darbelerle demokratik direniş hareketlerine müdahale edilerek
halkların bilinçlenmelerine müsaade edilmiyor… Bunun istisnası Gezi ve Taksim
direnişi olabileceği için en sert bir biçimde üzerine gidiliyor… Gözdağı
politikasıyla direniş ve hareket marjinalleştirilmeye çalışılıyor..
Tanya
MENDERESİ
GÖĞE ÇIKARANLAR YAZININ TAMAMINI OKUSUN
Menderes
neden idam edildi
Adnan
Menderes Yassıada da 17 Eylül 1961'de sağlık muayenesini yapan doktor heyetinden
sağlam raporu alındıktan sonra öğlen 13:21'de idam edildi.
Adnan Menderes neyle suçlanmıştı?
1- Örtülü ödenek
paralarını zimmetine geçirmek,
2- 6-7 Eylül Olayları'na önceden haberi olduğu
halde olarak müdahale etmemek,
3- Kanuna aykırı olarak üniversite basmak ve
halka ateş açtırtmak,
4- Bazı muhalefet milletvekillerinin ve muhalefet
liderinin seyahat özgürlüğünü kısıtlamak,
5- Devlet radyosunu siyasi
çıkarları için kullanmak,
6- Halkı Demokrat izmir gazetesinin matbaasını
tahrip etmeye teşvik etmek
7- Kırşehir'in haksız olarak ilçe yapılması,
8-
Yargı bağımsızlığının ihlali,
9- Tahkikat Komisyonu'nun kurulup olağanüstü
yetkilerle donatılması,
10- CHP'nin mallarına "haksız" yere el konulduğu
iddiaları,
gibi nedenlerle.
Peki bunlar idam cezası için yeterli
mi?
Bence hiçbir suçun cezası idam olamaz, idama tamamen karşıyım. Fakat
Menderes de idama karşı mıydı? Elbette değil, 1951-1960 yılları arasında
Menderes 43 kişinin idam kararına imza attı ve hepsi idam edildi. idamların en
dramatik olanı ise, 14 Nisan 1955'te casusluk suçundan idam edilen Hayati
Karaşahin'di. infazı, Ankara Samanpazarı'nda halka açık olarak yapıldı. Suçu
neydi? Rusya için casusluk yapmak.
Menderes'in başka suçları yok muydu?
Aslında Menderes'in suçları mahkemelerde gündeme gelmeyenlerdi. ABD'nin
tepkisinden çekinen Gürsel hükümeti aşağıdakileri hiç gündeme getirmedi.
1-
1951 yılında Menderes hükümeti Kore Savaşı'nda Amerika için asker gönderdi.
Amerikan çıkarları için bine yakın vatan evladı Kore'de yaşamını yitirdi,
binlercesi yaralandı.
2- 1952'de NATO'nun isteği üzerine komünizme karşı
gayri-nizamı harp yapacak Seferberlik Tetkik Kurulu, daha sonraki adıyla Özel
Harp Dairesi kurdu.
3- 1954 yılında Yabancılara petrol arama ve çıkarma izni
verildi.
4- Tek parti döneminde kurulan bazı traktör ve basma fabrikaları
Menderes döneminde özelleştirildi veya ekonomik olmadıkları için kapatıldı. Nuri
Demirağ tarafından kurulduktan sonra ismet inönü tarafından devletleştirme
kapsamına alınan uçak ve uçak motoru fabrikaları, Eskişehir tank fabrikası ve
Kırıkkale silah fabrikası Menderes döneminde NATO standartlarına uymadıkları
gerekçisiyle kapatıldılar
5- Cezayir kurtuluş savaşı sırasında Fransa'yı
destekledi.
6- 1954-1958 yılları arasında 238 gazeteci iktidara karşı yazılar
yazmak suçundan mahkûm oldu.
7- "Tahkikat Komisyonu"nu kurdu. 15 DP
milletvekilinden oluşan komisyon hem suçlama hem de yargılama hakkına sahipti.
Komisyon 5 kişiden fazla yan yana yürümeyi bile yasakladı.
8- ismet inönü'ye
12 oturum meclisten men cezası verildi
9- Turan Emeksiz hükümete karşı
istanbul Üniversitesi'nde düzenlenen bir protesto mitinginde polisin açtığı ateş
sonucu öldü. Hüseyin Onur ise sol bacağı kesilerek kurtarıldı.
10- Hukuk'un
üstünlüğünü savunan Yargıtay Başkanı Bedri Köker, Yargıtay Başsavcısı Rifat
Alabay, Yargıtay 2. Başkanlarından Haydar Yücekök, Yargıtay Üyeleri Melehat
Ruacan, Kamil Çoşkunoğlu, Faik Uras ve ilhan Dizdaroğlu 'görülen lüzum üzerine'
re'sen günde emekliye sevkedildiler.
Aslında Menderes hükümeti, ordu darbe
yapacak gerekçesiyle daha 6 Haziran 1950'de, Genelkurmay Başkanı Nafiz Gürman
olmak üzere bütün üst komuta kademesi dahil olmak üzere 15 general ve 150 albayı
re'sen emekliye sevk etti.
1950-1960 DP hükümetinin kısa bir
değerlendirmesini yapmaya çalıştım.
Başbakan Erdoğan, Menderesin ölüm
yıldönümü ile ilgili olarak yaptığı konuşmayı Necip Fazıldan şiir okuyarak
tamamladı. Ben de Nazım Hikmettin bir şiiri ile yazımı tamamlıyorum. O şiirde
belki Menderesin niçin idam edildiğini de bulabilirsiniz.
KORE'DE ÖLEN
BiR YEDEK SUBAYIMIZIN MENDERES'E
SÖYLEDiKLERi
DiYET
Gözlerinizin ikisi de yerinde, Adnan
Bey,
iki gözünüzle bakarsınız,
iki kurnaz,
iki hayın,
ve zeytini
yağlı iki gözünüzle
bakarsınız kürsüden Meclis'e kibirli kibirli
ve
topraklarına çiftliklerinizin
ve çek defterinize.
Ellerinizin ikisi de
yerinde, Adnan Bey,
iki elinizle okşarsınız,
iki tombul,
iki
ak,
vıcık vıcık terli iki elinizle
okşarsınız pomadalı
saçlarınızı,
dövizlerinizi,
ve memelerini metreslerinizin.
iki
bacağınızın ikisi de yerinde, Adnan Bey,
iki bacağınız taşır geniş
kalçalarınızı,
iki bacağınızla çıkarsınız huzuruna Eisenhower'in,
ve bütün
kaygınız
iki bacağınızın arkadan birleştiği yeri
halkın tekmesinden
korumaktır.
Benim gözlerimin ikisi de yok.
Benim ellerimin ikisi de
yok.
Benim bacaklarımın ikisi de yok.
Ben yokum.
Beni, Üniversiteli
yedek subayı,
Kore'de harcadınız, Adnan Bey.
Elleriniz itti beni
ölüme,
vıcık vıcık terli, tombul elleriniz.
Gözleriniz şöyle bir baktı
arkamdan
ve ben al kan içinde ölürken
çığlığımı duymamanız için
kaçırdı
sizi bacaklarınız arabanıza bindirip.
Ama ben peşinizdeyim, Adnan
Bey,
ölüler otomobilden hızlı gider,
kör gözlerim,
kopuk
ellerim,
kesik bacaklarımla peşinizdeyim.
Diyetimi istiyorum, Adnan
Bey,
göze göz,
ele el,
bacağa bacak,
diyetimi istiyorum,
alacağım
da.
25 Haziran 1959 —