Anam. (Sabri / İlkokul 3)
Bir kadına yardım etmek için. (Berat / İlkokul)
Bebek.
Vahşi ve yırtıcı hayvanları ormana sokmamalıyız, zehirli ve yırtıcı yılan ve bitkilerden arındırmalıyız. (Fatma / İlkokul-5)
Oraya gidip, depremzedelere yardım etmeliyiz, hal hatırlarını sormalıyız. Depremzedelerin sobalarını yakmalıyız, yorganlarını üstlerine örtmeliyiz. Acıkanlara çorba filan içirmeliyiz. (Melek / İlkokul-5)
Şerif ve adamları. (Kamil / İlkokul 5)
Şeytana. (İlkokul 5)
Kıyamet günü, yani gerdek gecesidir. O gün, her şey çok kötü olur. Bütün gece kıyamet kopuverir. (Serpil / İlkokul-5)
Kıyamet günü, her şeyin kıymetli olduğu bir gündür. (Kemal / İlkokul-5)
Kına, gerdek ve dolunay gecesi. (Hatice / İlkokul 5)
Bir ilmi birim birimidir ve ölçeğin tanımını yapmak için ölçek gerekir. (Arif / Ortaokul-1)
Yaylaya benzeyen, şehirden uzak kimsenin gitmediği, yazın ter atmak için yerler ovadır. (Yavuz / Ortaokul-1)
Doğu Anadolu, çok dağlık mağlık bir yerdir. Oralar, dağlık mağlık olduğu için ulaşım oraya gidemiyor. Ulaşım gitmeyince fabrika kurulamıyor. Fabrika, dağin tepesinde olmaz. Dağı yok etmek gerekir. Bu da para ister. Ülkemiz, fukara karşılayamaz. Zaten daği yok etmek için dinamit konulsa, teröristler onları çalıp çırpıp götürür. Bu yüzden oraya endüstri gitmemiş. (Mustafa / Ortaokul-1)
Yol, su, camii, mezarlık.
Çevre kirliliğinden, dünyadaki insanların 100 / 90'ı sakat, 100 / 10'u ölmüş. Çevre kirliliği, insanlara sakıncalıdır. (Melek / Ortaokul-1)
Bence hızlı nüfus artışı, çok kötü bir şey. Çünkü hep çarpık kentleşme, peçe
kondu, ekonomik sorunlar. Eğer biz, 10 kardeş olsaydık kötü olurdu. Zaten
babamın işi kötü gidiyor. Yakında 4 kardeş olucaz üç iken. Ya ne buluyorlar
çocukta, ha yapmışsın, ha yapmamışsın. Daha çok var, ama zaman yetmiyor. (Sevda
/ Ortaokul-1)
Çevre kirliliği, gürültü, insanların küfürleri, cağillik,
işsizlik, kötümserlik, çok çocuk, ekonomik durum, hilekarlık, hak yemek, emek
yemek. Yok, bir şey yok. Bu ülke düzelmez. (Murat / Ortaokul-1)
İki oda, bir salon, bir mutfak (Ortaokul 1)
Elektirik kesintisi (Gülümser / 6)
AYAĞINI YORGANINA GORE UZAT
Ayağını yorganına göre uzatır mısın? Ayağını çekyata göre uzat. Yani ayağını belirli bir yere kadar uzat. Ayağını yorgana göre uzatmazsan, ayağın açıkta kalır ve ölürsün. Kendine dikkat ol. Biz, kendimize dikkat olmazsak ölürüz, üşütüp güme gideriz. Nineler, kendilerine dikkat etmezseler ölürler. Dedeler de bakımsızlıktan ölürler veya açsızlıktan da ölürler. Babaanneler de yaşlılıklarından ölürler veya kalpten de gider, hiç haberleri olmaz. Yaşlı babalar, kalpten bakımsızlıktan, kansızlıktan ölebilirler. Yeni doğmuş bebekler de mamasızlıktan ölüyorlar. Bir gelin, yeni evlenmiş gelin eve gelmiş. Ana ve baba, sevincinden ölmüş. Simdi oniki, onüç, ondört yaşlarında kalpten gidenler oluyor. (Melek / Ortaokul-1)
Her zaman her yerde dikkatli olmalıyız. Mesela bir yere alışverişe gittik. Neler alacaksak ona göre yanımıza paramızı almalıyız. Bir yere gittik ve gittiyimiz yerde yorulduk diyelim ve bir taksiye bindik, gideceğimiz yere geldik ve bir baktık ki para çantasında onbin bile yok. Aha simdi aba altında sopa yedin kafasız. Taksiciye yalvar yakar, aldırmadı, sürdü gitti. Ta ormanlık yere koydu. Etrafta in cin top oynuyor. Başka hiç kimse yok, çare de yok. Madem onbin bile yok, niye taksiye bindin kafasız, yorganına göre uzatsana. Başımızı ağaçlara vururuz. Ayağımızı yorganımıza göre uzatırsak, başımıza bir şey gelmez. (Hümeyra / Ortaokul-1)
SAKLA SAMANI GELİR ZAMANI
Köyde samanı doğrayıp samanlığa koyarlar. Sonra bir iki yıl sonra o samanı ağırbaşlı hayvanlarımıza yediririz ve onlarda bize gereken ürünleri verirler. Sakladığımız samanı hırsızlar yahut teröristler çalıpp çırpıp götürmezse en sonunda bir vakit zamanı gelir. (İlyas / Ortaokul-1)
Boy ölçeyi, kilo ölçeyi ve kesir ölçeyi (Ayşe / Ortaokul-2)
Bir canlının boyunu posunu ölçmeye yarayan şey. (Ali / Ortaokul-2)
Mesela kapının oraya gittiğimizde boyunuzu ölçebilirsiniz. Buna boylam denir. (Yavuz / Ortaokul-2)
Bir seklin düz bir şekilde destek olmadan durmasıdır. (Serdar / Ortaokul-2)
Dünyamızı insanlar kurmuştur. Dünyamız, temiz sular, temiz hava ve temiz yolları, yani temiz yollarla dünyamız, güzel bir şekilde oluşur. (Seda / Ortaokul-2)
Türkiye çok özel bir konuma sahiptir. Özel bir konuma sahiptirden dolayı özel konum, başka kimseyi ilgilendirmez. Ama etrafımızdaki devletler, özel konumumuza karışıp dururlar. Halbuki hiç karışmamalılar. (Selim / Ortaokul-2)
Altgeçit, Üst geçit, yaya geçidi (Serkan / 7)
Doğu Anadolu, çok dağlık mağlık bir yerdir. Oralar dağlık mağlık olduğu için ulaşım oraya gidemiyor. Ulaşım gitmeyince fabrika kurulamıyor. Fabrika dağın tepesinde olamaz. Dağı yok etmek gerekir. Bu da para ister. Ülkemiz fukara, karşılayamaz. Zaten dağı yok etmek için dinamit konulsa teröristler onları çalıp çırpıp götürür. Bu yüzden oraya endüstri gitmemiş. (Mustafa / Ortaokul-1)
Balıkçılık, hamsi yani, accık tarım, nataşa, en çok geçim kaynağı olanlarıdır. (Halil / Ortaokul-2)
Bence sık yerleşme olmasıdır. Karadenizliler sıkışık yerleşirse herkes yerleşebilir ve göçe gerek kalmazdı. Bence istediği yerde olmalı, istediği zaman her şeyi yapabilme özgürlüğü tanınmadığı için ve de bence dünyamızda bulunan terörü yok edemedik ve o yüzden onları rahatsız ediyorlardır. (Yavuz / Ortaokul-2)
Çukur mukur gibi yamukluklara ova denir. (Ali / Ortaokul-2)
Boş ve
yamuk araziye denir. (Fatma / Ortaokul-2)
Akarsuların oydukları ve insanlara göre yüksekte kalan çukur tepecik. (İlyas / Ortaokul-2)
Bizim sokakta oynamak isteğimizi azaltır. Çünkü her bir kişi doğduğunda sokakta yer daralıyor kilometrekareye 10 kişi düştüğünde zamanla ora daralır.(Murat / Ortaokul-1)
İnsanların çoğu, temizliği sevmiyor veya sevmek istemiyor. Genelde çok gürültü oluyor. Düşünürsek her insan yere bir defa tükürürse çevre temizliği çok zor olur. Gece kordular ise gözün güzelliğini bozuyor. (Sevda / Ortaokul-1)
Petrol, Raman ve Gazman'dan çıkartılır. (Filiz / Ortaokul 2)
İki tanedir. Maden delik arama enstitüsü ve perakende Anonim Ortaklığı (PAK). (Arzu / Ortaokul-2)
İstanbul, önemli bir şehirdir. Toprağı altındandır. Köyden göç edenler, İstanbul'a iş, aş bulmak için giderler ve zengin olup köylerine geri dönerler. Bağzıları, ev parası için, Bağzıları ise başlık parası için...Ama bunlar, hepsi eskidendi. Simdi bir tek ev parası ve çocukların okuma parası için geliyorlar. Şimdiki zamanda başlık parası yoktur, kaçan kaçana, seven sevene. Köyden İstanbul'a gelen hemşeriler çoktur. Ayrıcana İstanbul'da çok çok ürün yetişir. Bunların bazıları, domates, salatalık, lahmacun, ve kıvırcık maruldur. İstanbul, ayrıca Asya ile Avrupa arasında bir yol gecen hanı köprüsü gibidir. Her bir kimse, bu köprüden geçer. İstanbul, önemli olmasaydı nüfusu onbeş milyon olur muydu hiç? (Derya / Ortaokul-2)
Turistlerin Turist olması, yerlerin temiz olması ve Turistlerin yatıp kalkması gerekir. (Selda / Ortaokul-2)
İzmir, limanı ürünlerin iç ülkelere, İstanbul limanı ise dış ülkelere limanlandığı yerdir. Ege limanı, pencere; Marmara limanı, kapı gibidir. Üstelik pencerenin kapıdan daha güzel olmasıdır. (Saygın / Ortaokul-2)
Ben, kenar deniz gördüm. Benim teyzemin kenar denizi var. (Yunus /
Ortaokul-2)
Bir evin karşısındaki denize kenar deniz deriz. (Eda /
Ortaokul-2)
Dümdüz ve uçsuz bucaksız şahane yerlere ova denir. (Hakan / Ortaokul-2)
Dörde ayrılır: Yeşil ova, kurak ova, ağaçlık ova ve güllük gülüstanlık ova. (Esma / Ortaokul-2)
Ovalar, dörde ayrılır. Doğu, batı, kuzey, güney. (Ali / Ortaokul-2)
Çukur ova, düzlük ova ve yamuklu ova diye üçe ayrılır. (Ufuk / Ortaokul-2)
Dünya insanları sığmayacağına göre oksijen yetmezliğinden ölüme yol açar. Çevre kirliliği, ölüm ve krize yol açar. (Yusuf / Ortaokul-2)
Hastalıklar olur, doğa kirlenir, uçan hayvanlar, hava kirliliğinden uçamazlar. (Nuri / Ortaokul-2)
Yolda gidiyorum, bir adama rastladım, aha bu yoldan gideceksin dedi, giderim. Sora sora Bağdat'ı bile buluruz ki. (Recep / Ortaokul-2)
Yönümüzü kuyruklu yıldızla, mezar kapısıyla, duvar saatiyle, deniz kabuğuyla ve karınca kararınca yöntemiyle buluruz. (Celal / Ortaokul-2)
Yönümüzü pekala soraraktan buluruz. Etrafımızdaki bir kimseye pekala sorarız. O da yine bize pusulalık yönümüzü buluruz söylerse zaten sora sora pekala Bağdat bulunur. Bir de çubukla ve saat katranıyla pekala yönümü bulurum. (Recep / Ortaokul-2)
Kasabayı ihtiyarlar heyeti ve köy bekçisi yönetir. (Yavuz / Ortaokul-2)
Yolunmuş kaza kazasker denir. (Cemal / Orta-2)
Bulgarlara karşı Çakırkeyif Ali paşa savaştı. (Selin / Ortaokul-2)
Bulgarlara karşı çanakçömlek Ali Paşa savaştı. (Ortaokul-2)
Çetinceviz
Ali paşa savaştı. (Suat / Ortaokul-2)
Hazreti peygamber efendimiz zamanında yapılan maçta kavga çıkmış. Müşrikler, Müslümanlara saldırmış, bu olaya hakkem de karışmış. En son kararı da hakkem vermiş. Onun için bu olaya hakkem olayı denilmiştir. Maçlarda üç hakkem vardır. Maçı kontrol eden hakkem, orta hakkem, yan hakkem. (Cemal / Ortaokul-2)
En dış ve en yabancı, çok uzak açıklara yapılan ticarete dış ticaret açığı diyoruz. (Bilal / Ortaokul-2)
Dışarı ihraç ettiğimiz mallar, yolda hasara uğrarsa veya yerine ulaşamazsa buna dış ticaret açığı denir. (Mahmut / Ortaokul-2)
Bilinmiyor... (Ali / Ortaokul-2)
İnsanların hayvan gibi konuşup
hayvanları taklit etmesine fabıl denir. (Sema / Ortaokul-2)
SAKLA SAMANI GELİR ZAMANI
Yani bir şeyi saklayınca zamanı eninde sonunda gelecektir. Saman, hayvanların yemeyidir. Çimenlerin kurumasıyla çimenler sararır, saman oluşur. Samanlar da bazı yerlere satılmaya gider ve oradan hayvanlarını alan insanlar, samanlarını kiloyla alırlar ve bitince yine alırlar. Köylerde çok çimenler vardır. Onların kurumasıyla saman oluşur ve oradan imalat yerlerine gider. Gün geçtikçe onlar satılır. Kurban bayramı gelince, hayvanlar kesilir ve etleri afiyetle yenir. Bazı hayvanlar dişi ise onların yavruları olur. Dişi hayvanlar, yavrularını emzirirler ve dişi hayvanlar aç kaldıysa ona saman verirler. Hayvanı varsa onu tarlaya getirir, onu gezdirir, tozdurur. Ot yedirirler ve akşam olunca onları yerine getirirler.Oonları mışılca uyuturlar. Örnek 1: Bir gün kadının kocası kaza yapmış ve onun da bir ayanı kesmişler ve ona çok para lazımmış ve kocasına takma ayak takdırcaklarmış hiç bir doktor yapamazmış ve yabancı ülkeden doktor getirmişler ve kadının kocasının ayağına takma ayak taktırmışlar ve para kadına çok lazım olmuş Atalarımız demiş ki sakla samanı, gelir zamanı (Selda / Ortaokul-2)
Meclis başkanlarının iflası durumunda ara seçime gidilir. (Ayşe / Ortaokul-3)
Mahkemelerce ölmesi kesinleşenlerin ölmesine izin vermek. (Orhan / Ortaokul-3)
Daha cesaretli, kurnaz akıllı, kurduğu pilanlar, öbürkülerden iyi savaşmayı bildiğinden, halkla iyi geçindiğinden komutanlık verildi. (Halil / Ortaokul-3)
Gazeteci Hasan Tahsin (Barış / Orta3)
Mondros kimdir bilmiyorum (Orhan /
Osmanlı Devleti altında yaşayıp ekmek yiyen Ermeniler, kendi kendilerini kışkırtmaları sonucu doğu anadoluda hoşnutsuzluklara başladılar. Mustafa Atatürk pasa, düşmanla baş edebilmek için Kamil Karabekir'i Ermeni üzerine doğrulttu. Ermeni, yenilip barış istedi. Böylelikle en iyi sonuç Osmanlının oldu. (Pınar / Ortaokul-3)
Yunanlılar, İnönü'yü ele geçirmek istiyordu. Afyon, Eskişehir üstünden gittiler. Yunanlılar 31 mart sabaha karşı savaş açtılar öğlen zamanı zaiyatı verip gece karanlıktan yararlanıp geri çekildiler. Akşam vakti sabaha kadar hazırlanıp bir nisan sabaha karşı günü yine saldırdılar. Bir nisan akşam vaktinde bu zafer çok iyi savaş veren Türklerin olmuştu. (Fatih / Ortaokul-3)
Terlik giymeden dolaşıp duran deyişik türdeki hayvanlara Terliksi hayvan denir. (Sevda / Lise-1)
Anne ve babanın gece yaptığı işe üreme denir. (Gülşah / Lise 1)
Ayın dünyaya yaklaşıp uzaklaşmasına fotosentez denir. (Davut / Lise-1)
Fotoğraflayıp sentezlemek olayına fotosentez denir. (Orçun / Lise-1)
Bitkilerin derin nefes alıp vermesine fotosentez denir. (?)
Çok ayıpçı bir şeye denir. (Esma / Lise-1)
Yürümenin hızlı şekline koşma denir. (Samet / Lise1)
Destan, ulusların kahramanlık, cinsel ve biraz da ahlaksal serüvenleridir. (Bora / Lise-1)
Yaklaşık dokuz santimetredir. (Lise 1)
GÜNEŞ BALCIKLA SIVANMAZ
GÜNEŞ ışınları, değdiği yeri kurutur ve çöl haline getirir. Güneşi çahmurla sıvarsak, bu delilik olur. GÜNEŞ, balçıkla sıvanmaz diyorum. GÜNEŞ, bunca uzaktan dünyamızı etkiliyorsa dünyadan çahmur alıp sıvamaya gittiğimizde güneşe yetişmeden çahmur kuruyup toprak olur. ve biz de ölürüz. Eğer GÜNEŞ, çahmurla sıvansaydı, çahmur kurur, eski halini alırdı, yani kururdu diyorum. (Sinan / Lise-1)
SAKLA SAMANI GELİR ZAMANI
Bir Arkadaşımız bir şey isterse vermeyiz, ama bir kalem veya silgi isteriz. O da bize vermez. Komşunun oğlu veya kızını okula savacak kitabı yoksa komşusunda varsa vermeli, zamanı gelince o da ona verir. Türkiye Irak'a ödünç silah vermezse Türkiye'de bir savaşa girdiğinde Irak'ın aklına şıpadanak gelir ve Türkiye'ye yardım eder. Örneğin Spor kulüpleri. Trabzonspor, Fenerden ödünç para vermesi lazım, vermese bile Fenerin Trabzonspor'a işi düşer. Zamanı geldiğinde Trabzon da Fenere vermez. Büyük Türk gençleri, birbirine bir ev kiralar, zamanı gelince o evi veren büyük Türk gencinin alın terini, emeğini eline koymalıdır. Bir ailenin ineği hastalanmış, veteniren aramaya koyulur. Diğer komşunun evinde telefon vardır. Telefonu açmaya izin vermez, inek orada ölür. Aradan yıllar geçer, o telefonu açmaya izin vermeyen komşusunun oğlu hastalanır. Aha iste şimdi zamanı geldi. Onun evindeki telefonu bozuldu. Onun evinde telefon var ve telefon açmaya gidemez. Ya işte saklasaydın samanı, gelirdi simdi zamanı (?)
Karadeniz bölgesinde toprak çok verimlidir. Burada en çok hamsi yetiştirilir. Hamsi, önce ovalarda, sonra yamaçlarda, en sonunda dağlarda yetiştirilmiştir. Bu bölgemizde kışlar çok yağışlı olduğundan hamsiler serada yetiştirilir. (Hatice / Lise-2)
Karadeniz bölgesinde yerleşim az ve insanlar seyrektir. Geçim sıkıntısı yüzünden insanlar yeryüzünden göç etmek zorunda zorunda kalmıştır. İnsanlar, önce dağlara sonra ovalara, en sonra da yeryüzünden göç etmek zorunda kalmışlardır. (Fatma / Lise-2)
Bölgede daha iyi yeryüzü şekilleri bulunur. Bölge Hötrd ve benegramdan meydana gelmiştir, bütün sinema artistleri de burada bulunur. (Adem / Lise-2)
Marmara bölgesinde miki iklim tipi görülür. Yumuşakımsı bir iklim olduğundan tabiata dayanır. (Ferda / Lise-2)
İstanbul boğazı, az biraz derindir, Çanakkale boğazı ise çok çok az biraz derindir ve aralarında dünya kadar fark olmasıdır. (Seyit / Lise-2)
Topraklar, dere kenarında toplanıp toplanıp giderler. En sonunda topraklar, toplanıp toplanıp gitmezler. Gitmezlerse Alevinyon denir. (Ali / Lise-2)
Tanım, bir varlığa bir şeye özgü nitelikleri belirtilmesi niteliği bicim seklindeki kelimeyi belirten anlam tarif... (Meryem / Lise-2)