İklil KUrban, maalesef Tatar Dünyası'nda herkesi hedef alarak çatmaya, birbirimize düşürmeye çalışmaktadır. Çattığı kimseler de Tatar Dünyasının ileri gelenleri. Bunları Prof. Dr. Nadir Devlet, Dr. Gönül Pultar, Agiş ailesinin çatmadığı kimsesi kalmadı. Ankara'da ravil Ağabeyime de soğuk davranılmış. Bu yazıyı iftiralı hakaretlerinin durmadan artması dolayısıyla yazıyorum. Bu adama inanmayın. Konya Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü'nde beraber çalıştık, birbirimize dert ortağı olmuştuk. Enstitüde de herkesle kavgalı olmuştu. Bunlar Doğu Türkistan'da gelince annem rahmetli Hanife Agiş, annesini bizde misafir etmiş. Ravil Ağabeyim geçimini sağlasın diye kendisine iş bulmuş. Bunlar insanlık ve Tatarlık için yapılıyor. Ankara'daki Kazan Tatarları, yine Tatarlık için ailesine arka çıkıyorlar. Ama huylu huyundan vaz geçmez. Kendisi ile barışık olmayan bu şahıs, öz anasından kardeşlerini bile kardeşlikten silmişken, Tatar kardeşlerine de olmadık iftiralar atmaya, Tatarları da birbirine düşürmeye çalışır. Ben Fazıl Agiş Kazan'da İslâm Kalendarı adlı röportajda gazetede güya Atatürk'e hakaret etmişim. Saçmalamasın. "İt ürür, kervan yürür" atasözünün Atatürk'le ne ilgisi var. Sonra ben Halkevleri Genel Merkezi Kültür, Tarih ve Edebiyat Kolu Başkanlığı yapmış biriyim. Tarafsızlar blokundan yana , Üçüncü Dünyacılardan yana siyaset izlemiş biriyim. Ben İslâm'a karşı laf edenlere bunu söyledim. Özellikle ateist olanlar için kullanıyorum. İklil kurban da herkes bilir ki ateisttir. Mao rejiminin verdiği eğitim ona işlemiş ki bunu atamıyor. Ateistler, başkalarının serbest ve hür düşünmesini istemezler. Bu yüzden totaliter kafaya sahiptirler. Herkes onlar gibi düşünmeli, davaları kendi tekellerine alırlar. İslâm hukukunda zındık denilen ateistler, baskıcı hareketlere girişmedikçe, başka inançta olanlarla savaşmadıkça yaşama hakları elinden alınmamıştır. Eğer İklil Kurban ve avanesi devlet ve iktidarı ele geçirip güç sahibi olsalar, Robespiyerleri, Jakobenleri aratmaz hepimizi idam ederler.
Bir de Sürgündeki hükümetmiş! Hükümet; devlet başkanı, başbakan ve bakanlardan oluşur. Kabinesi vardır. Ülkesini kaybeder ve ülkesinin dışında icraatını sürdürür.
Burada Tatarları Dünya kamu oyu önünde çocukça düşünen geri zekâlılar küçük düşürerek milletimizi aşağılatmaya, Rusya Federasyonu içinde baskı içinde yaşatmaya hakkınız yok. Bahsedilen seçimden de devletler hukuku yönünde kabul edilebilir tarafı yok. Lütfen siyaset biliminden anlamadan küçük kafanızla büyük işlere yeltenmeyin.
İklil Kurban Çin Halk Cumhuriyeti'nden normal yollarla Türkiye Cumhuriyeti'ne göç etmiştir. Kendisinin babası Uygur, annesi Tatar'dır. İlk eşi Gülbostan Hanım rahmetl de Tatar, kendi anlattığı ile bir ara Azeri bayanla evlenip boşanmış, daha sonra Taşkent'e giderek Reise hanım adlı bir Tatar'la evlenip boşanmıştır. Daha sonra Kazan'a giderek Kazan Devlet Üniversitesi'nde misafir öğretim üyesi olarak ders verdiğinde öğrencisi Roza ile evlenmiştir.
Kendisi Çin'den resmî yolla gelmişken, zor şartlarda ülkesinden kaçarak Hindistan taraflarından göçüp gelen ve Doğu Türkistan için herkesin gözü önünde hizmetlerini,bir lider olarak sürdüren İsa Yusuf Alpteki rahmetliye vatan haini deyip duruyordu. Niye dediğinde Çinlilerle işbirlikçi olduğunu söyler. Doğu Türkistan halkının kan dökülmeden daha rahat ve ferah yaşaması için diplomasiyi kullanmışsa, savaş yerine barış yollarını dikkate alıyorsa nasıl vatan haini olur. Kabileler bile böyle düşünmezler, çocukça hislerle savaş oyunları yerine akıl kullanmak gerekir. Çinlilerle görüştü ve halkının selameti için Ruslarla dalaşmadı diye vatan haini mi olunuyor? Yoksa halkını helak ettiren mi hain?
Mirzalara çatılıyor. Çatılırken de bütün mirzalara çatılıyor. Her mirza aynı mı davrandı? Tarihi iyi anlasınlar. Milletyimizi soysuz yapmasınlar.
Hiç yazmak istememiştim; böyle de mide bulandırıcı mesele de olmasını istemezdim ama yazmak zorunda kaldım; ildeşlerim kusura bakmasınlar, bugün bize denen yarın onlara da denir; dernekler için dendi de. Dernekleri İklil'in sözlerinden tenzih ederim. Ellerinden geleni yapıyorlar.
İklil'i baş tacı etmiştik, Yeğenim Kâmil ile tartışmaları oldu, derken aramızda birşey yokken iftira ederek düşmanlığını bana da yöneltince, ben de dostumu düşmanımı bileyim, yüzüğme tüküren için yağmur yağdı demem, nankörlüğe hoş göremem, durup dururken fitne çıkaranı kimin hesabına, ister kendi ister başkası ona hain derim.
İklil gibi akılsız dostum olacağına Lev Tolstoy gibi dostum olsun. Gelecek havlamaya aldırmadan yola devam: İT ÜRÜR KERVAN YÜRÜR.